Gece Nöbetindeki Esrarengiz Kadınlar

Heybet Y., yoğun bakımda, gece nöbetinde iken bir hastayı ziyarete gelen esrarengiz kadınlar ile ilgili korkutucu anısını anlatıyor.

Heybet Yarar – Anestezi teknisyeniyim. 14-15 sene yoğun bakımlarda çalıştım. Anlatacağım olayı 2014 senesinde, İzmir‘de özel bir hastanenin yoğun bakımında çalışırken yaşadım.

Yoğun Bakımdaki Sabiha Teyze

Diyarbakırlı bir teyzemiz vardı. Adı Sabiha F.. Kendisi KBY ve KKY teşhisi ile yatıyordu. 74 yaşındaydı. Genel yoğun bakımda yer olmadığı için onu KVC (Kardiyovasküler Cerrahi Yoğun Bakım) bölümüne aldık.

KVC yoğun bakımımız üç yataklıydı. Gece nöbetindeydim. Bir hastam o vardı. Gece saat 02:45’te yoğun bakım telefonu çaldı. Arayan gece süpervisörüydü.

Gece Nöbetinde Gelen İki Esrarengiz Kadın

Bana dedi ki “Heybet, iki bayan gelecek. Onları al içeri. Sabiha teyzeyi ziyaret etsinler.” Ben de “Abi” dedim “Sabah başhemşire sorun çıkarmasın. Yasak bu saatte almak.” dedim. “Mesuliyet bana ait” dedi.

Neyse; kapı zili çalındı, gittim. İki kadın; 25 yaşlarında. Onları bi’ gördüm, tabiri caizse; dibim düştü. O kadar güzellerdi ki anlatamam. Neyse; önlük, bone vs. giydirdim ama konuşmuyorlar…

“Buyurun” dedim, içeri geldiler. Hastanın başına gittiler. Yine konuşmuyorlar ama sanki gözleriyle konuşuyorlar. O esnada gece süpervisörü girdi içeri. Yanıma; deskte oturdu.

Hastanın Ağzına Bir Şey Koydu

Ben hala onları izliyorum. Yanımdaki adama “Abi ne kadar güzel iki kadın.” dedim. Hemen kadınlardan biri bana bakarak tebessüm etti. Sonra o kadınlardan biri göğüs tarafından bir şey çıkartıp, hastanın ağzına tıktı.

Ben de bir hışımla ayağa kalkıp “Ne yapıyorsunuz siz!” dedim bağırarak. İkisi birden çığlık atmaya başladı. Bir nevi korktular. Gece süpervisörüRahat bırak onları!” diye kızdı bana. “Abi” dedim “Görmüyor musun; ağzına bir şey soktular?! O da “Bir şey olmaz.” dedi.

Neyse, bunlar çıktı gitti. Ben de merak ettim; gittim, ağzını açtım Sabiha teyzenin. Bir baktım; üç tel kıl vardı ağzında. Neyse, aldım çöpe attım.

Ben Kimseyi Görmedim

“Sabiha teyze, o gelenler kimdi?” dedim “Tanıyor musun?”. O da “Hangi gelenler? Kimseyi görmedim.” dedi. “Emin misin? Az önce iki kadın geldi başına.” dedim. “Yok oğlum; kimse gelmedi.” deyince içimi bir hafakan bastı.

Hemen katlardan bir hemşire çağırdım. 10 dakika molaya çıkacağımı söyledim. Çıktım, acilin önüne indim, sigara içiyorum. O sırada gece süpervisörü geldi.

“Abi” dedim “Gece gece taktın bizi valla ya…” Süpervizör “Heybet, ne takması? Ne diyorsun? Anlamıyorum seni.” dedi. “Abi” dedim “İki kadını yolladın KVC’ye hasta yakını diye. ‘Al’ dedin. Sonra kendin geldin” dedim “İçeri; yanıma…”

“Yok oğlum; gelmedim. Kimseyi göndermedim. Ne saçmalıyorsun sen?” dedi. “Abi” dedim “Valla billa sen aradın ‘İki kadın gelecek ziyarete. Onları al içeri’ dedin. Sonrasında sen geldin; yanıma oturdun…”

Böyle dedikçe adam sinirleniyor. “3 saattir ben acilde, doktor odasında yatıyorum. Neden bahsediyorsun? Anlamıyorum.” diyor. “Tamam abi.” dedim “Bir şey yok.” deyip, yukarı çıktım.

Kadınlar Kamera Kayıtlarında Görünmüyordu

Yoğun bakıma girdim, oturdum. Çıldırmak üzereyim… O anda yine süpervisör geldi. “Heybet, az önce ne oldu? Bir anlat.” dedi. Durumu iyice anlattım… “Gel.” dedi “Kameralara bakalım.” dedi.

Güvenliği arayıp, çıktık odaya. Görüntülere baktık. Ben görünüyorum; bir insana nasıl önlük giydiriyorum, bağlıyorum; hepsi çıkıyor ama o iki kadın gözükmüyor. Kendi kendime yapıyormuşum gibi görünüyor.

Aradan 5 dakika geçiyor. Kapı, kendi kendine açılıyor kayıtlarda. “Bak; burada da güya sen giriyorsun içeri ama görünmüyorsun…” dedim süpervizöre…

Neyse, sabah oldu nöbetim bitti ama eve gitmedim. Öğlen, hasta yakınları alınıyor içeri. Onları bekledim. Özellikle Sabiha teyzenin yakınlarını bekledim. Öğlen oldu. Yakınları geldi; oğlu, gelini geldi. Onlar içeri girmeden köşeye çektim. Durumu onlara anlattım.

Baktım; ikisi de gülüyor. “Bu ilk değil. Daha önce de çok denediler Heybet.” “Nasıl?” dedim “Abi anlamadım.”

Muska, Musallat…

Annemin köyde arsa ve tarla var. Üvey teyzem, o arsa ve tarlayı almak için” dedi “her türlü yolu deniyor. Muskamusallat mı dersin; bütün pislikleri yapıyor. Bu da onlardan biridir.” dedi. “Ama Allah‘a çok şükür ki bertaraf ediyoruz hepsini. Sen de korkma, alış.” dedi.

“Başlarım alışmasına!” dedim. “Böyle mi olur?! İşi gücü, hastaları bırakıp bunlarla mı uğraşacağız?!”

Hemen gecedeki süpervisörle birlikte başhekime çıkıp, durumu anlattık. Başka bir hastaneye sevk ettiler…

İşte böyle bir şey de yaşadık arkadaşlar.

Facebook Grubu

Okuduklarını nasıl buldun?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
Abone Ol

Leave a Reply