1999 Gölcük Depreminde Yaşanan Paranormal Olaylar

Paranormal Aktivite1999 Gölcük depreminde yaşanılan ve duyulan paranormal olaylardan derlenen içeriğe, yazım hatalarını düzeltmek dışında müdahalede bulunulmamıştır.

Paranormal Aktivite – Okuyacağınız yazı Paranormal Haber Facebook Grubu’ndaki en popüler postlardan biri olan “1999 Gölcük Depremi‘nde Yaşanan Paranormal Olaylar” içerikli paylaşıma yapılan gerçek yorumlardan derlenmiştir.

Yüzlerce yorum alan ve 1999 Gölcük depreminde yaşanılan; duyulan anılar, kulaktan kulağa yayılan söylencelerden oluşan söz konusu içeriğe tarafımızdan; bazı bariz yazım hataları ve anlatım bozukluklarını düzeltmek dışında herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Aynı şekilde anlatılan olayların gerçekliğine yahut akla ve mantığa uygunluğuna dair ima yoluyla dahi olsa herhangi bir yorum yapmak veya katmaktan özenle kaçınılmıştır. Bu konudaki nihai yargıyı her okur kendi içinde; inanç, görüş ve ruh haline göre verecektir zaten.

– Sinan Özgenç –

1999 Gölcük Depremi’nde Yaşanan Doğaüstü Olaylar

Arkadaşlar bi’ sorum olacak: 1999 Gölcük depreminde 5 yaşındaydım. Bazı şeyleri net hatırlıyorum; deprem anı evden çıkışımız, çadırda kalışımız vs. vs. O gün çok fazla paranormal olay yaşanmış; öyle diyorlar… Yaşayan bilen gören var mı aranızda?

İrem G. Paranormal haber grubu üyesi konu başlatıcısı

Meleklerin Koruduğu Kız Çocuğu

Nalan A.
Bizim mahalleye gelin gelen kızın ablası, çocukları, eşi enkaz altında kaldılar. O sırada kadın duştaymış. Enkaz altından çıkarken melekler üstünü örtmüşler beyaz örtüyle. Kızı anlatmış; enkaz altındayken -hepsi oldu – kız çocuğu bir hafta enkaz altında bekledi.

Dediğine göre kıza melekler koltukları çember yapıp, kızı korumaya alıp, bir hafta boyunca ekmek su vermişler. Kız hiç korkmamış. Şimdi genç kız oldu tabi. … Bizzat ben de dinledim valla ağzından. “Annemin üstünü örttüler abla.” dedi. Duştan çıplak çıktığı için deprem anı yakınları şok olmuş; beyaz örtüye sarılı enkaz altından çıkarırken.

Gece Gelen Ak Sakallı Dede

Nalan A. Ben o zamanlar Sinop’taydım. İzmit’te kardeşlerimin aniden sünnet olayı çıktı. Ben amcaların yanına geldiğim için gidemedim. Deprem gecesi Sinop’ta yıldızlar iç içe, elinin avucunda olacak kadar alçaktaydılar. Amcama “Bu havada bi’ tuhaflık var görüyor musun? Sanki bir şey olacakmış gibi” dedim çocukluk haliyle. Yıldızlar peş peşe kayıyor bir yandan. Gece ne hikmetse uyuyamadım. Kardeşlerimin sünnet olduğu gece deprem oldu.

Gece 3’te ev çatır çatır sallanıyormuş. Erkek kardeşim “Anne! Korkuyorum!” diye kanepede ağlıyormuş. O sırada; uzun boylu, uzun sakallı bir dede gelmiş. Elinde sopası varmış. Kardeşimin başını okşamış, sakinleştirmiş. “Sakın ağlama. Sana ve ailene bir şey olmayacak” demiş. Kardeşim öyle sakinleşmiş. Bize anlattı o zamanlar ama doğru mu söyledi çocukluk haliyle yalan mı bilmiyorum.

Anne Karnından Fırlayan Bebek

Nalan A. Annemlerin alt sokağında hamile kadın vardı 7 aylık… Koca bina çapraz yıkılınca beşinci kattan uçmuş, karnındaki bebek çıkmış; fırlamış benim gittiğim okulun bahçesine kordonuyla. O bebek şimdi delikanlı oldu. Annesi şehit oldu tabi. Birkaç sene önce gördüm en son o çocuğu. 6-7 sene önce komşumuz göstermişti “O bahçeye kordonuyla fırlayan bebek bu” diye. “Okuyo’.” diyordu okulda…

Bir de annem o gece “Zifiri karanlıktı her yer. Göz gözü görmüyordu” dedi. Sokakta bi’ genç kafayı yemiş. Babası, annesi enkaz altında kalmış. O sağ çıkıp kafayı yemiş. Deli gibi o gece sokakta gezip bağırıyormuş “O evde biri var! O evde biri var!” diye.

Enkazın Altında Yol Gösteren Biri

Burak K. Abim Gölcük’te askerlik yaptı. Komutanı deprem hakkında bir şey anlatmış: Enkazın altında biri yol göstermiş çıksın diye.

“Taksici”lerden Rivayet Edilenler

Özlem E. O zamanlar İstanbul Ümraniye’deydik. 16 yaşındaydım. Boğucu bir hava vardı. Yıldızları çok net görüyorduk. Binlerce yıldız vardı… Uyuyordum… Annem uyandırmıştı. Sanki matkapla yer sarsılıyordu. O ses hala kulağımda…. Çatıdaki kiremitler tıkır tıkır sallanıyordu. Bi’ taksici adam mezarlıktaki evliyaları görmüş; ondan çok etkilenmiştim

Fatih M. Ben o depremde 10 yaşındaydım. Sakarya Adapazarı’ndaydım. Hiçbir paranormal olay yaşamadım. Allah bir daha yaşatmasın ama bir taksi şoförü, o gece; ayakları olmayan bir sürü; ruh desem mi bilemedim ama şeyler görmüş…

Denize Düşen Ateş Topu

Nalan A. Görümcemin eski eşi anlattı: Arkadaşlarıyla o gece deniz kenarında demleniyorlarmış. Denizin ortasına o gece ateş bombası gibi bir şey düşmüş gökten. Deniz havaya kalkmış. Anlam verememişler. Kaçmışlar hemen or’dan deprem olduğu gece

Eslem E. Bunu çok kişiden duymuştum. Babaannemler İzmit’teydi. Onlar da ateş topu gördüklerini, sonra deprem olduğunu söylemişlerdi.

Engin B. Denizden kırmızı bir alev topu yükseldiği söyleniyor. Ben 11 yaşındaydım. Görmedim.

Özgür E. Ben de 14 yaşındaydım. Ankara’dan gelmiştim trenle. Bayağı yorgundum, uyuyacaktım… Gece 1 gibi hava aniden aşırı ısındı. Balkona çıkmıştım. Gürültü koptu! Avcılar’da yaşıyordum, ev denizi görüyordu. Denizden parlama geldi. Depremden sonra aşağıya indim. Gökyüzüne baktım; yıldızlar çok yakın ve parlaktı. O kadar yıldızı daha da görmedim diyebilirim.

Denizden Gelen Uğultu

Ahu D. Teyzem, Büyükçekmece’de, sahile sıfır evde oturuyordu. O gece uyanıklarmış. Balkonda çay kahve içiyorlarmış. Hava çok sıcakmış. Denizden uğultu gelmiş, müthiş bir sesmiş…

Tarık A. Ben de yaşadım, gördüm, duydum. Deniz kenarındaydım, çatı katında, kafedeydim. Gökyüzü ve deniz gözümün önündeydi. Çıkan uğultulu sesler, kıpkırmızı deniz ve yağmur gibi yağan yıldızlar hala gözümün önünde. Sonrası da var tabi…

Yaşlı Teyze Kılığındaki Melek

Yıldız Y. Herkes bir şeyler anlattı o dönem doğru veya yanlış ama çok etkilenmiştim: Yaşlı bir teyze, bir apartmana girmiş Gölcük’te. Kapıyı çalmış. Bir genç açmış kapıyı. “Oğlum beni terminale götürür müsün?” demiş. O çocuk kapıyı kapamış. Diğer dairenin kapısını çalmış. Ona da aynısını demiş. O kişi “Götürürüm” deyip, aşağıya inmiş. Arabaya bindiklerinde deprem olmuş. O sırada adam arka koltuğa baktığında teyze yok!.. O zaman demişlerdi “Bir kişinin canını kurtarmakla yükümlü melekmiş. Kim o teyzeye yardım ederse onu kurtaracaktı…” çok etkilenmiştim…

Köyü Uyaran Deli

Arzu A. A. Bizim orada bir deli var. Deli diyorum ama çoğu insandan akıllı. O gece bütün köyü dolaşıp “Vuuuuu… olacak! Kaçın!” demiş. Tabi kimse inanmamış deli diye. O günden sonra ona çok iyi davranmaya başlamışlardı. Geçen sene vefat etti.

Bizim Evi Kocaman Amcalar Tutuyordu

Hüseyin S. G. Bizim sitede komşumuzun kızı vardı. O zamanlar 5 yaşında filandı. Şimdi büyüdü evlendi kerata. Deprem olurken camdan bakmış. Ertesi gün annesine “Bizim evi kocaman amcalar tutuyordu” demiş. Hadi buyrun…

Vitrini Tutan Cübbeli Şahıs

Arzu . Deprem olduğu gün annemlerde kalmıştım. O gece ablamlarla yerde yatmıştık. Yanımızda vitrin vardı. Bir anda vitrinin yanında birisini gördüm. Yüzünü seçemedim ama cübbe gibi bir şey vardı üzerinde. Vitrini tutuyordu ama sanki kendini gözümle değil de kalp gözüyle gördüm. Ertesi gün dışarda yatıyoruz ya ablamla eve gidip abdest aldık, çıktık. Kaldığımız boş arsaya doğru gidiyoruz… Bir anda bir koku geldi. Çok güzel bir koku… Biz dedik “Bu deprem zamanı kim bu kadar parfüm sıkmış?” Koklaya koklaya gittik. Evimizin orada bir yatır vardı; koku oradan geliyordu…

Biri Beni Kaldırdı

Alev D. Deprem olmadan biri çekip kaldırdı beni. Korktum “Ne oluyo?!” demeden deprem oldu! Çığlık sesime annem geldi.

Altıncı His Dediler

Fatih Ö. Ben o gece İstanbul dışındaydım, Konya’da… Saat 02.30 sıralarında sıtma tutmuştu. Hasta filan değilim tabi. Sebepsiz yere zangır zangır titriyorum… Acile götürdüler. “Yakın zamanda kötü bir şey mi oldu ya da olacağından korktuğun bir şey mi var?” dedi doktor. O an anlam vermedim. Sakinleştirici yaptılar. Sabah kalktım her şey malum… Ekranda gördüğüm anda ben yine şoke oldum… “Altıncı his…” dediler.

Gökyüzündeki Tuhaflıklar

Deniz E. A. 9 yaşında Düzce’deydim. Babam yoldan gelmiş, eve gireceği sıra gökyüzünün kırmızıya yakın olduğunu görmüş. Duş almış, tam yatacakken bir uğultu duymuş! Yıldızlar çok yakın ve parlakmış. Müstakil evdeydik. Kapıya çekici dayamış. Ev sallanmaya başlamış. Apar topar beni alıp, evimizin önündeki fındık bahçesine, yalınayak gitmişiz. Ne cam kırığı ne ısırgan… Hiç birini hissetmedik… Karşı binadaki insanların çığlıklarını unutamam… Çok kötüydü… Rabbim kimseye yaşatmasın.

Ümit G. Y. Biz de Sakarya Akyazı’da aynısını yaşadık. Babamlar eve dozer giriyor sanmış. Sonra dışarı çıkarmışlar bizi. Dışarıda arabanın içinde otururken araba ileri geri yapıyordu sarsıntılardan dolayı. 5 yaşındaydım az buçuk hatırlıyorum…

Makbule A.P. Ankarada’da hava çok sıcaktı. O gece yıldızlar çok fazla ve parlaktı. Ve sürekli yıldız kaydığına şahit olduk. En az on beş tane, abartısız..

Esra B. 30 tanesini öylesine bakarak gördüm İstanbul’da. Saysak çok daha fazla tabii. Gökyüzü acayipti; açılmıştı.

Tezcan Ç. Benim teyzemin oğlu da geceyi gökyüzünü kızıl görmüş.

Emrah K. Çok doğru. Ben İzmitliyim. O gece ayaktaydım, her anını yaşadım. Dediğiniz gibi; sanki yıldızlar çok yakındı. Evet; balkonda saat 1-2 civarları ben de birkaç yıldız kaydığını gördüm. Allah bir daha yaşatmasın.

Samet E. 14 yaşındaydım. Gökyüzünde şimşek çakar gibi ışıklar oluştu bir daire şeklinde. Çok net hatırlıyorum ve büyük bir ses geldi toprağın altından.

Kerem T. 99 depreminde 18 yaşındaydım. Deprem sırasında ayaktaydım. Bizzat yaşadım. Deprem olmadan önce muhabbet kuşları hissetti, bağırmaya başladılar. Tam onlara bakmaya giderken deprem oldu. Dışarıya çıktığımızda gökyüzü yere yakın gibiydi ve çok fazla yıldız vardı onu hatırlıyorum.

Arzu B. Gökyüzü kızıl gibiydi hatırladığım en yüksek yerinden Gölcük’e baktığımda.

Esra B. Gökyüzünü izlemeyi severdim ve izledim çok. Öyle bir berraklık görmedim. Kimse her baktığında bir göktaşının yanarak düştüğünü görmemiştir. 30 taneyi saymıştım biraz bakınca. Normal bir, gün, olay ve gök değildi yani…

Depremi Rüyamda Gördüm

Safiye S. Ç. O zamanlar şimdiki gibi deprem psikolojisi yoktu . Şimdi en ufak bir şeyde “Deprem mi olacak?!” korkusu yaşıyoruz. Ben aslen Kocaeliliyim. Fakat İstanbul’da yaşıyoruz . O gece rüyamda İzmit’te öyle bir deprem yaşıyordum ki… Yalnızım; baktım insanlar çil yavrusu gibi dağlara kaçıyor. Dua ediyorum ‘Allah’ım ben de aşağı inip insanlar arasına katılsam’ diye. Kızım 5 yaşındaydı. Boğmaca geçiriyordu. Onun öksürüğüne uyandım. Sanıyorum 5 dakika sonra gerçek depremi yaşadım. Hala etkisini yaşıyorum. İnsan rüyalarından etkileniyor.

Görkem A. Ben de 12 yaşlarındaydım. Rüyamda deprem oluyordu. Annem uyandırdı kapının kirişine sığınmıştık .

HAARP Tartışmaları

Bilal G. Size şöyle bir izahta bulunmak istiyorum: Grupta üye olsam da paranormal olaylara bakış açım biraz farklı. Sizin gördüğünüz sarıklılar, gökyüzü kızıl, denizde uğultu gibi şeyler tamamıyla psikolojik demek isterdim ama değil. İnternette de araştırabilirsiniz; 99 Gölcük depreminde, HAARP adı verilen, düşük frekanslı ses titreşimleriyle çalışan, insan beynini bile ele geçirip, neye inanmalarını istiyorlarsa inandıran bir yapı var. Bu; suni depremler, yağmurlar, doğa olayları yapabilen bir sistem. 99 Gölcük depremi haarp olarak Youtube’da araştırırsanız az çok bilgi sahibi olabilirsiniz.

Eylül A. S. HAARP konusunda haklı olabilirsin tabi ki. Fakat bu his ve duygular, sadece o gün deprem bölgesinde yaşanmadı. Mesela Amerika’daki bir yakınımız bu tarz manevi olaylar yaşadı o gün. Ve bir başka ülkedeki akrabamız da. Aynı gün içinde bir çok farklı şehir ve ülkede bu manevi farklılıkları yaşadıklarını hatta deprem olacağı gün telefonla aradılar hal hatır sorup gördükleri rüya ve tuhaf durumlarını söylediler.

Teknoloji o kadar ilerlediği için tabii ki bazı konularda haklısın. Fakat benim rüyama gelen Aziz Mahmut Hüdayi‘yi, beni uyaran zatı, HAARP göndermiş olamaz. Şimdi diyeceksiniz “Bilinçaltı… İnancın gereği böyle hassas rüya görmüşsündür.” İyi de bu manyetik ses dalgası sadece inancı ve rüyayı mı etkiliyor?

Bilal G. Tabii ki de telekinezi, manyetik ve ruhani kozmik dalgaları kimse yok sayamaz. Ben de sizinle aynı düşünceleri paylaşıyorum ama ses frekans olayının insandaki işleyişini de etkisini de kimse inkar etmemelidir.

Yağmur N. Sizin rüya görmeniz başınıza bir felaketin geleceği ve bunu Allah’u teâlânın önceden bilmesidir. Ancak HAARP da kullanılmış olabilir çünkü o gece İsrail askerleri Gölcük’teymis ve onlar yardım adı altında başka şeyler aradı diyorlar.

Deprem Öncesinde Gözlemlenen Sıra Dışı Olaylar Araştırması

Japon ve Türk bilim adamlarının ortak bir çalışmasında, 17 Ağustos Gölcük / Marmara depreminin ilk işaretlerinin, günler hatta haftalar öncesinde hayvanlarda, gökyüzünde, denizde ve bitkilerde görülen sıra dışı olaylarda gözlendiği iddia edildi. Söz konusu iddialara göre; deprem öncesi insanlarda yaygın olarak ‘bulantı, baş dönmesi, sıkıntı’ görülmüş, martılar ‘bebek gibi çığlık’ atmış, karıncalar evleri istila etmiş, deniz suyu sıcaklığı artmış ve gökyüzünde flaş ışımaları görülmüş.

Osaka Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Motoji İkeya ile Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü Ulusoy`un, deprem tanıkları arasında gerçekleştirdiği anket sonucu, 450 tanıktan deprem öncesi belirtilere ilişkin 1026 sıra dışı olay derlenmiş. Prof. Dr. İkeya ile Doç. Dr. Ulusoy’un “Deprem Haberci Olaylar ve Bilimsel Yorumlar” adını taşıyan araştırma Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanmış.

Buna göre olağan dışı olayların %50’si hayvan davranışlarında, %32’si gökyüzü ve karda, %10’u deniz ve denizde, %7’si elektrikli cihazlarda ve %2’si bitkilerde meydana geldi. Araştırmaya göre 7.4 büyüklüğündeki Marmara depremi öncesinde insanların mide bulantısı, ishal, baş dönmesi, sinir bozuklukları ve kaygı yaşaması yaygındı. Depremden önce insanlarda görülen diğer sıra dışı belirtiler ise şunlardır:

Kalp rahatsızlığı, beyinde ve parmaklardan dirseklere doğru akan elektrik akımı hissi, bitkinlik, kusma, aşırı duygusallık ve histeri, hamile kadınların bebeklerinde hareketlenme, yüksek tansiyon, baş ve beyinde ağrı, diz ağrısı, nedensiz esneme, göz seğirmesi, gece nedensiz yere aniden uyanma, uyumama sorunu, aşırı derecede uyuma isteği, iştahsızlık, genizde yanma ve yırtılma hissi, burun kanaması ve üşüme hissi.

Deprem Öncesinde Hayvanlarda Gözlemlenen Sıra Dışı Davranışlar

Deprem tanıklarının anlattıklarına göre, sıra dışı olayların büyük çoğunluğu, köpeklerin davranışlarında gözlenmiş. Bunlar arasında, “dayanılmaz biçimde uluma, havlama, hazince bir şeyleri kaygı edercesine ağlayarak havlama, huzursuzluk, kümeleşme, yeri dinleme, gökyüzüne bakma, havlayarak sahibini bina dışına çekiştirme, görünmez bir düşmanı fark etmişçesine toprağı eşeleme, ortadan kaybolma, hırlama, tek doğrultuda koşuşturma, telaş içinde birbirlerini ısırma, yememe ve durgunlaşma, ağaçlıklı bölgelere sığınma, iki ayağı üzerinde durmaya çalışma ve kafa sallama“ gibi sıra dışı davranışlar dikkati çekmiş.

Öte yandan kedilerde, çığlık atma, yerinde duramama, telaşlanma ve sahibini ısırma, ortadan kaybolma, kertenkele gibi yerde sürünme gibi hareketler gözlenirken, atlarda kişneme ve dörtnala koşma, ineklerde böğürme ve saldırganlık görülmüş.

Farelerde ise saldırganlık yarasalarda dinlenmeksizin sürekli daireler çizerek uçma ve çığlık atma gibi davranışlar belirlenmiş. Ayrıca, muhabbet kuşlarında delice çırpınma ve vahşice çığlık atma martılarda bebek gibi çığlık atma, kargalarda garip biçimde ve durmaksızın ağlama, pencerelere ve arabaların metalik kısımlarına pike yapma leyleklerde mevsiminden önce göç etme, karınca, örümcek ve kırkayaklarda evleri istila gibi sıra dışı hareketler gözlemlenmiş. Deprem öncesinde toplu balık ölümleri de ortaya çıkarken, yılanlarda evlere kadar girme, sümüklü böceklerde ise ağaçları istila etme davranışı görülmüş.

Deprem Öncesindeki Tuhaf Bitki Davranışları

Araştırma sonucunda, deprem öncesi bitkilerde de bazı sıra dışı değişiklikler olduğu ortaya çıkmış durumda. Buna göre; 12 Kasım Bolu-Düzce depreminden 1 ay önce, deprem merkezi civarındaki erik ve badem ağaçlarının çiçek açtığı bildirilmiş. Bazı bitkilerde ise solma, yaprakları kapatma, aniden buruşma ve yapraklarda su kaybı gibi değişiklikler görüldüğü tespit edilmiş.

Deprem Öncesi Tuhaf Gök Olayları

Öte yandan, Marmara depremi öncesinde ve deprem sırasında gökyüzünde anormal ışımalara ilişkin, çoğunluğu İstanbul ve Yalova`da olmak üzere toplam 266 sıra dışı olay bildirilmiş. Bu olaylara ilişkin ilk gözlemler, Marmara depreminden yaklaşık 2 ay önce Gölcük-Kocaeli`nden bir balıkçı ailesi tarafından yapılmış. Buna göre, yaklaşık 60 santimetre çapında ve floresan ışığı parlaklığındaki ışık topları, farklı günlerde defalarca gözlemlenmiş.

Tanıklar, ifadelerinde depremden bir hafta ila birkaç dakika öncesine kadar çeşitli zamanlarda çoğunluğu İstanbul, Yalova, Adapazarı, Kocaeli ve Bursa`da olmak üzere gökyüzünde gördükleri ışımaları şöyle tanımlamışlar:

Floresan benzeri kırmızı, mavi, yeşil gibi çeşitli renklerde flaş ışımaları. Yaklaşık 15 dakika boyunca yanan lamba gibi durgun ışıklar. Işık sağanağı türünden sesli ışımalar. Tabaka halinde ışımalar. Fay çizgisine paralel uzanan mavi renkli ışımalar, birbirlerine değdiklerinde kıvılcımlar saçan ateş direkleri. Gökyüzünden yeryüzüne yönelmiş bir projektör aydınlatmasına benzer, yavaşça hareket eden boru biçimindeki ışımalar.

Yaklaşık 60 santimetre çaplı ateş topları. Yıldız patlamasına benzer ani ışık patlamaları sıra dışı biçimde yakın, parlak görünümlü ve titreşen yıldızlar. Yıldız kaymaları ve Ay’ın farklı renklerde görünmesi. Ayrıca, deprem tanıkları, depremden bir süre önce aşırı sıcak hava, nem ve basınç artışı hissettiklerini, depremden hemen önce de aniden çıkan soğuk ve çok kuvvetli rüzgara tanık olduklarını ifade etmişler.

Deprem Öncesinde Denizde Gözlemlenen Tuhaflıklar

Ankete katılan bir tanık ise depremden birkaç gün önce Sedef Adası açıklarında yaptığı dalışta, deniz dibindeki kumun elini yakacak derecede sıcak olduğunu belirtirken, birçok tanık da deniz suyu sıcaklığında olağandışı artış hissettiklerini kaydetmişler. Tanıklar tarafından ayrıca, denizde oluşan ani dalgalar ve denizden gelen yanmış kablo ya da gaz kokusuna benzer kötü koku da rapor etmişler.

Elektronik Cihazlardaki Bozulmalar

Deprem öncesi ve sırasında görülen sıra dışı olaylar arasında, yüzde 7 oranıyla elektrikli cihazlardaki bozulmalar da dikkati çekti. Birçok deprem tanığı, deprem öncesinde kuvars saatlerinde akrep ve yelkovanın hızla döndüğünü, deprem sırasında durduğunu belirtirken birçok kişi de depremden birkaç gün önce telsiz, telefon ve radyolarında parazitlenme olduğunu, bazı kişiler ise depremden hemen önce arabalarının otomatik sistemlerinin kendiliğinden çalıştığını ya da tam tersine durduğunu ifade etmiş.

Ayrıca, depremden kısa bir süre önce videoların kendiliğinden açıldığı, televizyon, bilgisayar, çamaşır makinesi, buzdolabı gibi elektrikli ev eşyalarının çalışmalarında da geçici arızalar ortaya çıktığı, araştırmaya katılan tanıklar tarafından kaydedilmiş.

Ana Sayfa * Paranormal Deneyimler * Google Haberler’de Takip Et

Keşfet
1 Comment
  1. […] gece bir rüya gördüm. Hangi yıldı hatırlamıyorum ama o sene deprem olmuştu. Birdenbire karşıma uzun, simsiyah bir şey çıktı ve elini bana uzattı. Bir şeyler […]

Leave a Reply