Sakarya Akyazı Gulyabani Vakası

Bu makale geçtiğimiz senelerde Sakarya’nın Akyazı kırsalında meydana gelen ve Gulyabani olarak tanımlanan bir varlıkla ilgili olayı anlatıyor.

Sakarya Akyazı Gulyabani Vakası - Paranormal Aktivite
Sakarya Akyazı Gulyabani Vakası – Paranormal Aktivite

Ramazan Ayının İlk Günlerinde Tuhaf Olaylar

Görgü şahitlerinin ifadelerine göre olay Ramazan ayının ilk günlerinde başlıyor. Köy sakinlerinden birinin sahur vaktinde yemek hazırlığı yaparlarken evinin kapısı çalınmış. Ancak kapıyı açtıklarında karşılarında kimseyi bulamamışlar. Sahurdan sonra, sabah ezanına doğru aile yatmaya başladıklarında, evin kapısının sanki bir tahta sopayla kapıyı kırarmışçasına vurulduğunu, kilidin ve kapı kolunun sürekli zorlandığını duymuşlar. Bu gürültü üzerine ev sakinleri kapıya koşmuşlar.

Ancak yine hiç kimse yokmuş kapıda. Birkaç gün boyunca bu olaylar devam etmiş. Kapıların zorlanması, pencerelerin tıklatılması gibi olaylar köy halkını huzursuz etmeye başlamış. Ve bir bekçi dikmeye karar vermişler. Olaylar genellikle sahur vakitlerinde yaşanıyormuş. Bu vakitlerden birinde bekçilerden biri köy meydanında bağıra bağıra koşturmaya başlamış. Etrafta koşturuyor, çığlık atıp bağırıyormuş.

Gulyabaniyi Gören Bekçinin İfadesi

Köylüler onu zar zor sakinleştirebilmişler. Sonunda bekçiye neler olduğunu anlattırdıklarında ise duyduklarına inanamamışlar. Bekçi, geceleri kapıları zorlayan ve camlara vuran kişinin çok uzun boylu, gece karanlığından neredeyse fark edilemeyen, üstü beyaz, altı siyah, upuzun, insan suretinde bir şeye benzediğinden bahsetmiş. Ayakları ters olmasına rağmen nöbetçi onu görür görmez çok hızlı bir şekilde ortadan kaybolduğunu ve ona yetişemediğini söylemiş.

Bu olay üzerine de köy sakinleri jandarmaya haber vermişler. Aralarından biri şunları anlatmış: Kapıları zorluyor, camlara vuruyor. Sesleri duyduğumuzda peşine düşüyoruz ama bizler elimizde el feneri olmasına rağmen tarlalarda zor ilerlerken o şey her neyse, karanlıkta hızlıca uzaklara kaçıyor. Bazen 20-30 kişi olup, peşine düşüyoruz. Ancak her seferinde kaçmayı başarıyor. Evlerde gece uykusuz kalarak nöbet tutuyoruz ama bir buçuk aydır ne olduğunu tam olarak anlamadık.

Olay Resmi Mercilere de Aksettirilmiş

Köyün muhtarı ise şunları söylüyor: Bir buçuk ay önce başlayan olaylarda ilk başta mahallemize hırsız dadandı sandık. Herhangi bir hırsızlık olayı olmadı. Jandarma ekiplerine, Kaymakamlığa bu durumu ilettik. Akyazı Kaymakamı ise Yeniköy Mahallesi’nde yaşayanların Kaymakamlığa gelerek şikayette bulunduklarını teyit etmiş ki talimat üzerine jandarma ekipleri köye gidip, araştırma yapmaya başlamışlar. Ancak herhangi bir sonuç çıkmamış..

Olaylar bir noktada sona ermiş ancak o köye gelen varlığın ne olduğu veya kim olduğu hala açıklığa kavuşturulmamış. Kimisi bütün bu yaşananlara çocukların yaptığı bir şaka derken kimisi de köyün ıssız tarlalarına dadanan bir Gulyabani olduğunu söylüyor. Araştırdığımızda karşılaşacağınız tek olay bu değil. Daha bunun gibi onlarca olaya Anadolu köylerinde rastlanmış.

Gulyabanilerle İlgili Bilinenler Neler

Peki yaşlılarımızın bizi korkuttuğu, köy hikayelerinde sıkça rastladığımız Gulyabani aslında nereden geliyor? Türk mitolojisinde karşımıza çıkan Gulyabani, gezginlere ve yolculara uğrayıp onları mahveden bir canavardır. Anadolu kültüründe Ahubaba ile beraber anılmış ve insan yediği düşünülen, kocaman, uzun sakallı ve asalı bir dev olarak tasvir edilmiştir.

Gulyabani korkunç bir varlık olup, geceleri ıssız bölgelerde ve mezarlıklarda dolaşan kişilerin gözüne görünür. Vücudu tüylerle kaplı, kocaman, pis kokulu bu acayip varlığın ayakları tersinedir. Gündüzleri mezara girer. Geceleri ise hortlayıp çıkar. At binmeyi ve at kuyruğu örmeyi ve çocukları çok sever. Bazı araştırmacılar bu varlığın ilk olarak Arap rivayetlerinde görüldüğünü söylüyorlar.

Bu şeytani varlık, günümüzde farklı kültürlerde Yeti veya Koca Ayak olarak da karşımıza çıkıyor. Buna göre bütün vücudu sarı kızıl tüylerle kaplı bu insanımsı, çirkin varlık, dağ yamaçlarında ve kimsenin yaşamadığı çöllerde, akşamüstünden itibaren ortaya çıkar. Avcılara yaklaşıp onlarla insan gibi konuşur. Bir şeyler ister. Sonra onlarla güreş yapmayı önerir. Avcı kazanırsa Gulyabani sessizce çekip gider. Ancak eğer Gulyabani kazanırsa, avcı uzun zaman hasta yatacak demektir.

Gulyabanilerle ilgili olarak anlatılan bir başka söylenceye göre ise Gulyabani, çöllük ve harabe bir yerde yalnız başına yatan kişinin ayağının altını yalaya yalaya, kan çıkacak kadar inceltir. Sonra ölünceye kadar onun kanını içer. İşte bizim halk kültürümüzde Gulyabani olarak bildiğimiz bu varlık, bazı başka kültürlerde ise karşımıza bu şekillerde çıkıyor..

Google Haberler’de takip et

Keşfet

Yorum Yap