Skip to content

Osmanlı Kadın Büyücüler Loncası Mayangalar

Osmanlı saray çevresi ve sosyetesinin rağbet ettiği Afrikalı kadın cinci ve büyücüler topluluğu Mayangalar hakkında bilinenler.

Mayanga Topluluğu Nasıl Oluştu

Osmanlı sarayında çeşitli hizmetler gören; Afrikalı, gayrimüslim kadın esirler, yaşlılık veya benzeri sebeplerle günü geldiğinde saraydan ayrılmak zorunda kalıyorlardı.

Saraydan çıkartılınca yuvadan düşmüş yavru kuş misali kimsesiz ve savunmasız kalan bu kadınlar kendi aralarında güçlü bir dayanışma oluşturdular. Bu amaçla Üsküdar, İnadiye civarında metruk bir binada hep beraber yaşamaya başladılar.

Osmanlı’da Afrikalı Kadın Büyücüler Loncası

Bu; eski saray hizmetçisi siyahi kadınların neredeyse tamamı Doğu Afrika’da yaygın yerel inançlara sahiplerdi. Saray sonrası geçimlerini de bu Afrika yerel inanışlarına olan mensubiyetleri sayesinde kazanmaya başladılar. Yani büyücülük, tütsüleme, cin çıkarma gibi işlem ve ayinler yaparak para kazanıyorlardı.

Osmanlı Sosyetesinin Rağbet Ettiği Kadın Cinciler

Verdikleri bu hizmetler sadece İstanbul’un sıradan halkı arasında rağbet görmekle kalmıyordu. Birçoğu Osmanlı sarayında bakıcılık vazifesi görmüş olan bu kadınların saray çevreleri ile bağlantıları ve doğal olarak saraylı kadın müşterileri de oldukça yoğundu.

O zamanın en elit sosyete tabakası sayılan saraylı kadınların, Mayanga adı verilen bu cinci, büyücü yaşlı cadı kadınlara olan rağbeti; diğer İstanbulluların da onlara olan ilgi ve teveccühünü artırmıştı.

Bu Habeşi kadınlar hakkında en ayrıntılı bilgiyi Reşat Nuri Güntekin, ‘Gökyüzü’ adlı romanında verir:

Mayangalara Çocuk Tütsületme Adeti

“İstanbul’da eski bir ocaktı. Pek çok eski aile bunlara bağlıdır. Aileden yeni bir çocuk dünyaya geldi mi İnadiye’deki bu Araplara haber yollanır, onlardan biri eve gelerek çocuğu tütsüden geçirirdi. Böylece çocuk ömrünün sonuna kadar iyi saatte olsunlara, Mayangalara bağlanırdı.

Bizim zamanımızda bu tütsücüye kırmızı krep bezine sarılı bir sarı çeyrek altınla beneksiz bir kara horoz verilirdi. Bu tütsüyü birkaç senede bir tazelemek adetti. Hele çocuk büyücek bir hastalığa tutulduğu, evlendiği, çocuğu olduğu vakit tütsüyü eksik etmeye gelmezdi.

Bunlara bağlı bir kadın şayet dışarıda doğuracak olursa tütsüsü iki ay evvelden gönderilirdi.

Mayanga Düğünleri; Toplu Cin Davetleri

Mayangalarda bazı hastalara büyük gece davetleri yapılırdı. Zavallı Arapçıklar yeni elbiselerini giyerler, küpelerini, yüzüklerini takarlardı. Gece yarısına kadar zilsiz defler çalınır, tütsüler yakılır, iyi saatte olsunlar davet edilirdi.

Kazanlarda pişirilen yemekler bütün mahalleye dağıtıldığı için bu toplantılara ‘düğün’ denirdi’.

Okuduklarını nasıl buldun?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0