Okul Gezisinde Yaşadığımız Korku

Okul gezisinde Polenezköy ormanlarına giden üç gencin ormanın derinliklerinde karşılaştıkları tuhaf yaratık ve sonrasında yaşadıkları korku dolu anların hikayesi.

Bu olayı ilkokulun sonu ya da ortaokulun başlarında yaşamıştık. Yaşamıştık diyorum çünkü yalnız değildim. Yani gördüğüm şey de bir hayal değildi.

Okul Gezisi

Bilirsiniz bazen okullar okul gezileri düzenlerler. O gün biz de bunlardan birine katılmıştık. Öğrencilerle birlikte ailelerinin de iştirak ettiği bir okul gezisiydi bu. Gezi Polonezköy’e düzenleniyordu.

Polonezköy’e vardığımızda, herkes ağaçların altına örtülerini serip, piknik yapmaya başladı. Baharın başları olmasına rağmen hava sıcaktı.

Ormanın Derinliklerinde

Ailem ve arkadaşlarımın aileleri ağaçlık alanın dışında otururlarken biz de arkadaşlarla biraz serinlemek için ormanın içlerine doğru yürümeye başladık. Üç kişiydik.

Ben bir ara durup, ormanın derinliklerine baktım ve başını önüne eğmiş yaşlı bir adamı, bir ağaca yaslanmış gördüm. Hafif sakallıydı ve gözleri kapalıydı. Asıl tuhaf olansa belden aşağısının olmamasıydı!!!

Bir an donakaldım. Arkadaşlarım beni çağırdılar ama ben gözlerimi ayıramıyordum. Yanıma geldiler. “Neye bakıyorsun öyle?”dediler. “Şuraya bakın! Siz de görüyor musunuz?” dedim.

“Evet o ne ya?”, “Adamın belden aşağısı yok!” filan dediler. Ürkmüştük. Üçümüz de geri döndük ama bir şey söylemedik ailelerimize.

Biraz daha ailemizin yanında durduktan sonra dayanamayıp geri döndük. Adam neredeyse pozisyonunu hiç değiştirmemiş halde, önceden durmakta olduğu yerde duruyordu hala. Başı önüne eğilmiş, gözleri kapalı…

Ben sanki onu rahatsız ediyormuşuz gibi bir hisse kapıldım ama yanına gitmek gibi delice bir fikir geldi aklıma. Biraz da çocukluktan gelen cesaretle yanına gitmeye karar verdim. “Belki biz yanlış görüyoruzdur. Gerçekten insandır.” dedim.

Çok Korkmuştuk

Arkadaşlarım da benimle gelmeye karar verdiler. Ama ürktüğümüz için hendek gibi bir şey kazılmıştı; oradan gitmeye karar verdik. Eğer içine girersek bizi göremez, yanına daha çok yaklaşabiliriz diye düşündük.

Ben önde diğer iki arkadaşım arkamda ilerlemeye başladık. Dört-beş adım sonra büyük bir gürültüyle paslı variller yuvarlanmaya başladı hendeğin içine. Çığlık atıp, gerisin geri koşmaya başladık. Çok korkmuştuk ve bizimkilere anlattık durumu.

Pek inanmadılar ama ısrarlarımıza dayanamayarak peşimizden geldiler. Gittiğimizde ne variller ne de adam vardı ortada. O sırada çaprazdaki patikadan bir çığlık sesi geldi. Bir çocuk dereye düşmüştü. “Ben bir şey yapmadım! Biri beni itti sanki!” dedi.

Bir bayan öğretmen onu kurtarmaya giderken o da yuvarlandı. Oradan ayrılana kadar birçok kişi koşarken kafasını ağaca çarptı, attan düştü, yuvarlandı ya da bir yerlerini yaraladı. En son ormandan kertenkele ve benzeri hayvanlar çıkmaya başladı. Bizden korkmayıp yaklaşıyorlar kovsak bile gitmiyorlardı.

İyi ki gitme vakti gelmişti de geri döndük. Bilemiyorum hala gördüğümüz varlık neydi acaba?

Facebook Grubu

Keşfet

Leave a Reply