Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

İnternetten Cin Çağırmayı Öğrenen Dört Kız

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye.

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye. 

Yaşanmış Korku Hikayeleri – Şimdi anlatacağım olay tamamen gerçek ve yaşanmış bir hikaye… 2009 yılında, kız lisesinde okuyan gör kız sekiz – dokuz katlı bir binada kalıyorlar. Binanın en üst katında. Bu kızlar, normalde cin, şeytan gibi şeylere pek inanmamalarına karşın bir gün internette, cin çağırma ayini yapan bazı gençlerin görüntülerini izliyorlar. Videodaki gençler, izleyenleri, videoda gördükleri şeyleri evde yapmamaları gerektiğiyle ilgili olarak uyarıyorlar. Ancak buna rağmen eğlence arayışında olan bu dört kız, aynı videoda gördükleri şekilde mum vb. eşyaları gereken şekilde yerleştiriyorlar ve aynı videoda gördükleri şekilde cin çağırmaya çalışıyorlar.

İlk denemelerinde hiçbir şey olmuyor. Ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra kızlardan birini, göremedikleri bir şey hızla duvara doğru itiyor. Kız duvara o kada sert bir şekilde çarpılıyor ki omurgası kırılıyor. Yaşadıkları olayın şaşkınlık ve korkusundan dolayı, yerde boylu boyunca yatmakta olan arkadaşlarının yanına yaklaşamıyorlar bile. Hemen ardındansa bütün ev şiddetli bir şekilde sarsılmaya başlıyor. Evdeki bütün eşyalar kızların üzerine devriliyor ve kızların dördü de eşyalarında altında ezilerek feci şekilde can veriyorlar. 

Olayı araştıran bir yetkili çevredeki güvenlik kameralarını filan inceliyor ve komşulara soruyor “Şu saatte evde bir sarsıntı oldu mu?” diye. Komşuların hepsi “Evet, o saatte ufak bir sarsıntı hissettik.” diye cevap veriyorlar. Adam bu cevaba çok şaşırıyor ve “Evinizin sadece biraz sallandığına emin misiniz?” diye aldığı cevabı teyid etmeye çalışıyor. Çünkü onun şahit olduğu görüntülere göre evde biraz ya da ufak değil, aksine çok güçlü bir deprem olmuş gibi bir var. 

İşin en garip taraflarından biri ise şu: Kamera görüntülerine göre, binada gerçekleşen sarsıntının; eşyalar, kızların üzerine devrildiği anda aniden durması. Sarsıntının tek etkisi ise garip bir şekilde sadece ağır mobilyaların kızların üzerine düşerek onları onları öldürmüş olması değil. Kızların odalarındaki dolapların kapıları açılıp, içlerindeki bütün elbiseler vesaire de etrafa saçılmış durumda bulunuyor. Mutfak çekmeceleri de açık ve içlerindeki bütün malzemeler de sanki özenle ve özellikle yerlere saçılmış gibi. Kamere kayıtlarına göre evdeki bütün kapıların kendi kendilerine açılıp kapandığı da görülüyor. 

Polisin araştırması bilindiği kadarıyla mantıklı bir sonuca bağlanamıyor. Polisten sonra evin sahibi de kamera kayıtları ve görüntüleri izliyor ve evin mühürlenmesine karar veriyor. Ev mühürlendikten sonra ölen kızların aileleri  ev sahibinden rica ederek görüntüleri izliyorlar. Ailelerin söz konusu görüntüleri izlemesinin üzerinden en fazla dokuz on gün filan geçtikten sonra, ölen gençlerin ailelerinin de aynı çocuklarınınki gibi bir ölümle hayatlarını kaybettikleri haberi yayılıyor.    

Editörün Yorumu

Yukarıda okumuz olduğunuz hikayeyi bana (at)yruzaki isimli bir Instagram hesabından direkt mesaj olarak gönderdi bir takipçimiz. Kendisinden şu ana kadar, olayın hangi şehirde gerçekleştiğine yahut kendisinin, anlatılan olayı; kimden, nasıl buyduğuna dair bir bilgi edinemedim. 

Hemen şunun altını çizmek istiyorum; burada amacım kesinlikle bu tarz hikayeler paylaşan arkadaşların ne inançlarını sorgulamak ne de kimseyi sözü geçen olayların gerçekliği ile yahut aksi ile itham etmek. Amacım; hikayeyi keyifle okuduktan sonra diğer olasılıklar dair ufuk açmak… Hikaye bana biraz kulaktan kulağa anlatılma yoluyla değişmiş gibi geldi. Bu en büyük ve en gerçek olayların bile başına gelen olağan bir durumdur.  

Hikayeye göre aslında evin bütün odalarında güvenlik kameraları var ki bu normal şartlar altında bırakın aile konutlarını, işyerlerinde bile sık rastlanan bir durum değildir. Sanki evin bütün odalarında güvenlik kameraları olduğu bilgisi olaya, kişiden kişiye aktarımlar sırasında, olayın gerçekliğine yahut doğaüstülüğüne dair olan inancın güçlendirilmesi amacıyla sonradan eklenmiş gibi geldi. Bunu, hikayeyi Instagram üzerinden bana anlatan arkadaşın yaptığını düşünmüyorum tabii. Muhtemelen bu anlatım ona ulaştığında da evin her odasında bulunan güvenlik kameraları detayı hikayenin içine çoktan eklemlenmişti. 

Bunun dışında bir de şöyle düşünelim: Belki de bütün bu gizemli, doğaüstü ölüm sahneleri, organize bir cinayet silsilesini örtbas etmek için yayıldı. Belki de kızlar ağır fiziksel şiddet sonucu travmaya bağlı etkiler sonucunda öldüler ve bunu yapan kişi veya kişiler, cesetlerin üzerindeki darbeleri, üzerilerine ağır mobilyalar devirerek olağanlaştırmak istediler polisin gözünde. Amaç kafa karıştırarak olayın çözümünü zorlaştırmak olabilir pekala. Hatta olay mahaline mum vb. ayin gereçleri yerleştirmek fikri dahi aynı amaca matuf zekice bir planın parçaları olabilir…

Bütün bunların sonucunda bütün bu yaşananlar gayet somut insan cinayetleridir diyebilir miyiz? Hayır. Çünkü elimizde bu olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı dahil, yaşandıysa eğer birinci elden şahitleri yahut somut delilleri gibi veriler yok. Fikir yürütüyoruz sadece. Yani atıp tutuyoruz 🙂 Sizin de olaya dair farklı fikirleriniz, tezlerini olursa yorumlar bölümünden bizimle paylaşın derim.

Sinan Özgenç

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık - Paranormal Haber

Soru Sor - Fikrini Yaz