Connect with us
Dini Bilgiler Dini Bilgiler

Dini Bilgiler

Hadislere Göre Küçük Abdest Bozulacak Yerin Özellikleri

Küçük abdest bozmak için uygun olan yerlerin özelliği nedir? Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bu husustaki tatbikatı ne şekildeydi?

Published

on

Küçük abdest bozmak için uygun olan yerlerin özelliği nedir? Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bu husustaki tatbikatı ne şekildeydi?

ِِِ ٣-َحَّدَثنيَشْيٌخَقاَل:َلَّماَقدَمَعْبُدَاّٰهللْبُنَعَّباٍساْلَبْصَرَةَفَكاَن

ُيَحِّد ُث َعْنَأِبي ُموَسى،َفَكَت َب َعْبُدَاّٰهِللِإَلىَأِبي ُموَسىَيْسَأُلُه َعْنَأْشَياَء،

َِِِِِ َفَكَتبِإَليهأبوموسىِإّنيُكْنُتمعرسولَاّٰهللَصَّلىَاّٰهللَعَليهوسَّلمَذاَت

ََيوٍمَفأراَدأْنَيبوَلَفأَتىَدمًثافيأْصِلِجَداٍرَفباَل،ُثمَقاَل َصَّلىَاّٰهللَعَليه َََُُّْْ

َوَسَّلَم:«ِإَذاَأَراَدَأَحُدُكْمَأْنَيُبوَلَفْلَيْرَتْدِلَبْوِلِهَمْوِضًعا».

Ebû Teyyâh (Asıl adı Yezid b. Humeyd’dir.) hocalarından birinin kendisine şöyle dediğini nakletti: Abdullah bin Abbas Basra’ya gelince Ebû Musâ’dan hadis rivâyet ediyordu. Abdullah, Ebû Musâ’ya bazı şeyler sormak için mektup yazdı. Ebû Musâ da O’na şöyle cevap verdi: Bir gün ben Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber bulunuyordum. Küçük abdest bozmak istedi, bir duvarın dibinde yumuşak bir yere geldi, abdestini bozdu, sonra şöyle dedi: “Sizden biriniz, küçük abdest bozmak istediğinde idrarının (üzerine sıçramaması için yumuşak bir) yer arasın.”

Hadisin Açıklaması

Hadis metninde geçen “demes” yumuşak bir yer demektir. Kumu birbirine kenetlenmemiş ve donmamış kumluk yere de demes denir. Başkasının duvarı dibine hiç kimse izinsiz abdest bozma hakkına sahib değildir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin başkasının duvarı dibine izinsiz abdest bozmasına imkan yoktur. Bu duvarın yıkık, sahipsiz bir duvar olması veya sahipli olsa bile Hz. Peygamber’in ondan uzak durmuş olması ihtimali vardır. 

Sahrada küçük abdest bozarken taş üstüne sert yere ve rüzgâra karşı abdest bozmak doğru değildir. Çünkü bu şekilde küçük abdest bozmak üstü başı kirletir. İşte Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bu mahzûrun önlenmesi için sahrada abdest bozanların önce yumuşak bir yer hazırlayıp, sonra abdestlerini bozmalarını emrederek bu mevzuda bize bir edeb öğretmiştir.

Kaynak: Sünen-i Ebu Davud

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dini Bilgiler

İslam’a Göre İdrardan Temizlenme

Hadislerden çıkarılan hükümlere göre İslam’da idrardan temizlenme nasıl olmalıdır. Peygamber Efendimiz’in bu konudaki hüküm ve tatbikatı nasıldır?

Published

on

By

Dini Bilgiler

Hadislerden çıkarılan hükümlere göre İslam’da idrardan temizlenme nasıl olmalıdır. Peygamber Efendimiz’in bu konudaki hüküm ve tatbikatı nasıldır?

İbni Abbas radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem iki kabre rastladı, “Dikkat ediniz! Bu kabirlerin içindekiler azab olunuyorlar ama (halk arasında) büyük (sayılan) günah(lar)dan dolayı değil. Şu (kabrin sahibi) idrarından sakınmazdı, şu da (insanlar arasında) koğuculuk ederdi” buyurdu.

Sonra yaş bir hurma dalı istedi. (Getirdiler) onu ikiye böldü, parçanın birini kabrin birine, öbürünü de diğerinin üstüne dikti ve “Bu dallar kuruyuncaya kadar azablarının hafifletilmesi umulur,” buyurdu. (1) Râvi Hennad rivâyetinde sakınmazdı (yestenzihü) yerine örtünmezdi (yestetiru) demiştir.

Hadisin Açıklaması

Rabb’ımız peygamberlere mucize vermiştir. Onunla kabirdeki ölülerin ne durumda olduğunu bilirler. Peygamberlerin ümmetleri arasından keramete ermiş olanlar da ölülerin durumunu bilebilirler. İşte Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bu iki kabirde yatanların durumuna muttali olmuş ve onların azab olunduklarını haber vermiştir.

Aslında söz taşımak haramdır. İdrar ise büyük pisliklerdendir. Ama bunlar, insanlar arasında küçümsenir. Bu iki kabrin sahiplerinin bu yüzden azab olundukları bildirilerek, bunların küçümsenecek günahlar olmadığı, sonuç itibarı ile her ikisinin de kabir azabına sebeb olacakları bildirilmiştir.

Kabir üzerine yaş bir hurma dalının, ikiye bölünerek dikilip, bunlar yaş bulunduğu müddetçe azablarının hafiflemesi umulur buyrulmasına gelince: Alemde her ne varsa, hal dili ile Rabb’ımızı tesbih ederler, bilhassa yaş otların ve yaş ağaçların tesbihi devamlıdır. Kabirler üzerinde bulunan yaş ot ve ağaçların tesbihi sebebi ile altındaki ölülerin azabı hafifletilir. (Bezl’üllMechûd c. 1, s. 55) İşte bunun içindir ki, kabristanlarda bulunan yaş ot ve ağaçları koparmak yolmak, kesmek mekruhtur. Bu hadis-i şerif; ehlli sünnet için kabir azabının varlığına naklî delildir.

İbn Abbas radıyallahu anh’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den geçen hadisin manâsı rivâyet olunarak “İdrarından sütreye riayet etmezdi (gizlenmezdi) dedi.” Ebû Muaviye rivâyetinde: “Sakınmazdı,” dedi. (2)

Hadisin Açıklaması

Bu hadisin rivâyetlerinden biri küçük abdest bozarken idrarından korunmazdı veya o esnada tesettüre riayet etmezdi manasında “la yestetiru min bevlihi” şeklinde rivâyet edilmiştir.

Diğer bir rivâyette ise: Ufak abdestte üstünü başını idrardan sakınmadı manasını ifade eder. “la yestenzihu min bevlihi” şeklinde gelmiştir. Bu iki rivâyet de manâ itibariyle uygundur. Abdest bozarken avret mahallini açmak haram olduğu gibi idrar sıçratmak da sakıncalıdır.

Abdurrahman bin Hasene radıyallahu anh’den rivâyete göre: Ben ve Âmr İbn’ül As Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e gittik. Elinde Deraka (deriden yapılmış kalkan) ile çıktı, onunla örtünerek küçük abdestini bozdu. (Biz kendi aramızda) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bakın (sakınarak) kadınlar gibi bevlediyor dedik. Söylediklerimizi işitti ve bize: “İsrail oğullarının arkadaşının başına geleni bilmiyor musunuz? Onların elbiselerine idrar bulaşınca idrar dokunan yeri keserlerdi. (Arkadaşları bu titizlikten) Onları nehyetti de kabrinde azabolundu,” buyurdu.

Ebû Dâvud dedi ki: Mansur, Ebû Vâil’den o da Ebû Musâ’dan şu hadisin rivâyetinde “Onlardan birinin derisine idrar bulaşırdı” demiştir. Asım ise Ebû Vâil’den ve O’da Ebû Musâ’dan O’da Rasûlullah’tan rivâyet ederek: “Onlardan birinin cesedine” idrar bulaşırdı, demiştir. (3)

Hadisin Açıklaması

Bu hadisli şerif haramı terk etmek isteyenlere mani olup, haramda ısrarlarına sebep olanların azap olunacağını haber veriyor. İsrailoğulları’nda geçen bir vak’a buna misâl teşkil ediyor. İdrarın büyük pisliklerden olduğunu bilip ondan temizlenenlere mani olanlara da azap olunacaktır. Mani olanlara azap olunursa kendi iradesiyle temizlenmeyenlere de kabirde azap olunacağı tabiîdir.

Hadisin bir rivâyetinde, “onlardan birinin derisine idrar bulaştığı zaman” diye rivâyet edildiği halde, diğer rivâyetinde “onlardan birisinin cesedine idrar bulaştığı zaman” diye rivâyet edilmiştir.

Dipnotlar:

  1. Buharî, Kitâb’ullVudu, b. 57, c. 1, s. 60; Müslim, Kitâb’utlTahâret, b. 34, n. 292, c. 1, s. 240; Neseî, Kitâb’utlTahâret, b. 5, c. 1, s. 35, n. 39; İbnli Mâce, Kitâb’utlTahâret, b. 26, s. 125, n. 347, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ulTahâret, b. 53, n. 70, s, 102, c. 1; Tirmizî, Ebvâb’ul Tahâret, b. 53, n. 70, s. 102, c. 1
  2. Buharî, Kitâb’ullVudu, b. 57, c. 1, s. 60; Müslim, Kitâb’utlTahâret, b. 34, n. 292, c. ,s. 240; Tirmizî, Ebvâb’utlTahâret, b. 53, n. 70, c. 1, s. 102; Neseî, Kitâb’utlTahâret, b. 3, N, 37, c. 1, s. 35; İbnli Mâce Kitâb’utlTahâret, b. 26, n. 347, c. 1, s. 125 
  3. Neseî Kitâb’utlTahâret, b. 5, n. 30, c. 1, s. 34; İbnli Mâce, Kitâb’utlTahâret, b. 14, n. 309, c. 1, s. 192
Continue Reading

Dini Bilgiler

Üzerinde Ayet Yazan Şeylerle Tuvalete Girmek Caiz mi?

Kuran-ı Kerim, üzerinde Allah ismi şerifi yazan yüzük vb. üzerinde ayet veya zikir yazan eşyalarla tuvalete girmenin hükmü nedir?

Published

on

By

Dini Bilgiler

Kuran-ı Kerim, üzerinde Allah ismi şerifi yazan yüzük vb. üzerinde ayet veya zikir yazan eşyalarla tuvalete girmenin hükmü nedir?

Abdestsiz Allah Zikri

Aişe radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem her halinde Allah’ı zikrederdi. (1)

Hadisin Açıklaması

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Rabb’ımızın (c.c) zikrinden gafil olduğu bir zaman yoktu. Her an için huzur halinde idi. Gece ve gündüz daima abdestli bulunurdu. Abdestsiz olduğu zaman da yaratanımızın zikrini ihmal etmezdi.

Üzerinde Allah Yazan Yüzükle Tuvalete Girmek

Enes radıyallahu anh’tan rivâyet edildiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem helâ’ya gireceği vakit yüzüğünü (çıkarır) bir yere koyardı. (2)

Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis münkerdir. Ancak İbn Cüreyc’in Ziyad b. Sa’d tariki ile Züri’den onun da … Enes’ten nakledilen şu rivâyet maruftur: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem gümüşten bir yüzük takardı sonra onu attı.

Bu rivâyetteki “vehim” Hemmam’dandır. Çünkü bu hadisli şerifi sadece Hemmam rivâyet etti.

Hadisin Açıklaması

Bu hadisi şerif, yanında Allah, peygamber, melek ismi bulunan bir kimse tuvalete gitmek isterse onu çıkarıp ondan sonra girmesinin mendûb olduğuna delalet eder. Eğer zaruretsiz bunlarla girerse mekruh işlemiş olur. Ama Kur’an-ı Kerim’le veya bazı ayetlerle helâya girmek haramdır. Dışarıya bıraktığında, Kur’an’ın çalınmasından korkulursa veya üstü muşambalanmış olursa bu mahzûr ortadan kalkar. Ayrıca korku durumunda Kur’an’ın üstü örtülerek veya cebe konularak gizlenmesi gerekir. Dört mezhebin görüşü böyledir. (El Menhel c. 1, s. 75)

Dipnotlar:

(1) Müslim Kitâ’ul Hayız, b. 30 n. 117, c. 1, s. 282; Tirmizî, Ebvâb’ul Da’avât b. Da’vet’ül Müslimi müstecabetün n. 3381, c. 5; İbnli Mâce, Kitâb’ut Tahâret, b. 11, n. 303, c, 1, s. 110

(2) Tirmizî, Kitâb’us Salât, b. 16, n. 1746, c. 4, s. 229; İbnli Mâce Kitâb’ut Tahâret, b. 11, n. 303, c. 1, s. 110

Continue Reading

Dini Bilgiler

Küçük Abdest Bozarken Selam Alınıp Verilir mi?

Küçük abdest bozarken selam alınıp verilir mi? Peygamber efendimizin bu husustaki tatbikatı nasıldır? Dört mezhebe göre teyemmümle ibadet.

Published

on

By

Dini Bilgiler

Küçük abdest bozarken selam alınıp verilir mi? Peygamber efendimizin bu husustaki tatbikatı nasıldır? Dört mezhebe göre teyemmümle ibadet.

Dini Bilgiler – İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem küçük abdest bozarken bir adam çıkageldi. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e selam verdi de Peygamberimiz selâmı almadı. (1)

Ebû Dâvud dedi ki: İbnli Ömer ve başkasından şöyle rivâyet olundu: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem teyemmüm etti sonra o kimsenin selamına mukabelede bulundu.

Hadisin Açıklaması

Abdest bozan insana selâm verilmez. Çünkü; selâm Rabb’ımızın (c.c) isimlerinden bir isimdir. Selâm vermek sünnet, almak ise vaciptir. Görülüyor ki selâmı vermek de almak da bir ibadettir. Abdest bozarken ibadet yapılamayacağına göre abdest bozana selam da verilemez. Faraza birisi abdest bozan birine selam vermiş olsa Mü’min ihtiyacını gördükten sonra ve aleykümüsselam, diye ona cevap verir.

Su bulunan yerde kullanmaya gücü yetenin teyemmüm etmesi caiz değildir. Hanefîlere göre; başkasına ait bir cenazenin namazına iştirak için abdest aldığında yetişemeyeceğinden korkan kimse hemen teyemmüm edip yetişebilir. Bayram namazına yetişemeyeceğinden korkan kimse de teyemmüm edip bayram namazını kılabilir. (Mealim’üs Sünen c. 1, s. 25)

Şâfiî’ye göre, hapis olan kimse su ile abdest almaya imkân bulamazsa namazlarını teyemmüm ile kılar, su bulunca teyemmümle kıldığı namazları iade eder. (Mealim’üs Sünen c. 1, s. 25) İşte Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in abdest bozduğu vakit su bulunan yerde, teyemmüm etmesinden bu hükümler çıkarılmıştır.

Muhacir Halil bin Gunfuz radıyallahu anh’dan: Bu zat, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem küçük abdest bozarken yanına geldi ve selâm verdi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem selâmını almadı. Abdestini aldıktan sonra özür diledi ve “taharetsiz (temizliksiz) Aziz ve Celil olan Allah’ı anmayı hoş görmedim.” buyurdu veya (Tuhrun) yerine “alâ taharetin” dedi. (2)

Hadisin Açıklaması

Hiç kimsenin gönlünü kırmak istemeyen Rasûl-i Kibriya sallallahu aleyhi ve sellem, selâmının alınmadığı zannına kapılma ihtimali olan Muhacir bin Gunfuz’dan özür dileyerek hem onun gönlünü almış hem de temizliksiz Allah’ı zikretmeyi hoş görmedim, buyurarak daima taharet üzere bulunmasını talim etmiş oldu. İnsan abdestsiz Allah’ı (c.c) anar fakat abdestli anmak daha iyidir. Abdestsiz ezbere Kuran okunabilir, Kur’an dinlenebilir, selâm alınır ve verilir ama Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem henüz abdest bozarken selâm verildiği için selâmı iade etmemiştir. (Bezlül Mechûd c. 1, s. 48)

Dipnotlar: 

  1. Müslim Kitâb’utlTahâret, b. 14, n. 370, s. 198, c. 1; Tirmizî ebvâblutlTahâret, b. 67, n. 0, s. 150, c. 1; Neseî, Kitâb’utlTahâret, b. 6, n. c. 1; İbnli Mâce, Kitâb’utlTahâret, b. 27, n. 353, c. 1, s. 127
  2. Neseî, Kitâb’utlTahâret, b. 6, n. 30, c. 1, s. 41; İbnli Mâce, Kitâb’utlTahâret, b. 27, n. 350, c. 1, s. 126
Continue Reading

Dini Bilgiler

Abdest Bozarken Konuşmak Caiz midir?

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti ve hadislere göre; abdest bozarken konuşmanın hükmü nedir? Peygamber Efendimiz’in bu konudaki tatbikatı nasıldı?

Published

on

By

Dini Bilgiler

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti ve hadislere göre; abdest bozarken konuşmanın hükmü nedir? Peygamber Efendimiz’in bu konudaki tatbikatı nasıldı?

Abdest Bozarken Elbisenin Açılması

İbn-i Ömer radıyallahu anh’dan: “Peygamber Efendimiz abdest bozacağı vakit yere yaklaşmadan (ayakta) elbisesini toplamazdı (açmazdı). 35

İzah

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem abdest bozmak istediğinde, aşağıya eğilip yere yaklaşmadan elbisesini toplamazdı. Çünkü; ayakta açılmak başkalarının görmesine sebep olabilir. Bilhassa duvarları veya sütresi yüksek olmayan yerlerde de sakıncalıdır. (1)

Abdest Bozarken Konuşmanın Hükmü

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: “İki kimse konuşarak ve avret yerleri açık olarak birlikte abdest bozmaya çıkmasınlar. Çünkü Allah Teâlâ böyle bir duruma gazap eder.” (2)

Hadisin Açıklaması

Hadis metninde geçen “yadribâni” gelirler, giderler demektir. Burada abdest bozarlar, anlamında kullanılmıştır. Tercümede her iki manâya işaret edilmiştir. Mü’minin kendi avret yerini açması haram olduğu gibi başkasının avret yerine bakması da haramdır. Kendi avret yerini açan ve başkasının avret yerine bakanlar haram işlemiş olurlar. Bu sebeble Rabbimizin gazabına çarpılırlar. Helâda iken dışarıda olan kimse ile konuşmak mekruhtur. Çarşı helâlarında küçük abdest bozanların hem konuşup hem de abdest bozdukları her zaman görülen gayri edebî hallerdendir. Sahrada tamamen açılıp büyük abdest bozanların durumu daha da ağırdır.

Dipnotlar:

  1. Tirmizî Kitâb’ut Tahâret, b. 10, n. 14, s. 21, c. 1
  2. İbnli Mâce, Kitâb’ut Tahâret, b. 24. N 342, s. 123, c. 1
Continue Reading

Dini Bilgiler

Abdest Bozarken Kıbleye Dönmek Caiz mi?

Peygamber Efendimiz abdest bozarken kıbleye dönük olmak ile ilgili olarak ne buyurmuşlardır, Peygamber Efendimiz’in bu husustaki tatbikatı nasıldır?

Published

on

By

Dini Bilgiler

Peygamber Efendimiz abdest bozarken kıbleye dönük olmak ile ilgili olarak ne buyurmuşlardır, Peygamber Efendimiz’in bu husustaki tatbikatı nasıldır?

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Ben sizin babanız yerindeyim size (gereken her şeyi) öğretiyorum. Sizden biriniz abdest bozmaya gittiğinde önünü ve arkasını kıbleye çevirmesin, sağ eliyle de taharetlenmesin.”

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem üç taş kullanmayı emreder, kemik parçası ve hayvan pisliğiyle silinmekten nehy ederdi. 

Ebû Eyüb radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Helâya vardığınızda büyük abdest bozarken de küçük abdest bozarken de kıbleye dönmeyin, lakin doğuya veya batıya dönün.” Ebû Eyyûb diyor ki: “Biz Şam’a geldiğimizde kıbleye karşı yapılmış tuvaletler bulduk, oralarda (hacet anında) yan döner (bundan dolayı) Allah’a istiğfar ederdik. 

Hadisin Açıklaması

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ümmetini terbiyede, onların babaları durumunda idi. Bir baba oğluna, bir anne kızına, terbiye hususunda her şeyi öğrettiği gibi Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem de ümmetine her şeyi öğretirdi.

Hadisl şerifte, ya şarka veya garba dönün buyruluyor. Bu emir kıble, doğularına veya batılarına gelmeyenler içindir. Kıble doğularına veya batılarına gelenler ise yönlerini başka tarafa çevireceklerdir.

Ma’kıl bin Ebû Ma’kıl el Esedi radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre o demiştir ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bizi büyük ve küçük abdest bozarken iki kıbleye (Kâ’be ve Mescidli Aksa) dönmekten nehyetti. 

Mervân’ül Asfar’dan rivâyet edildiğine göre o şöyle demiştir: İbni Ömer’i, devesini kıbleye karşı çökertip sonra kendisi de çömelerek aynı tarafa bevlederken gördüm. 

– Ey Abdurrahman’ın babası böyle (kıbleye karşı bevletmen) yasak değil mi? dedim.

– Evet, kırda bu yasaklandı ancak kıble ile aranda bir sütre olursa mahzûru yoktur, dedi.

Hadisin Açıklaması

Hadis metninde geçen Rahile, erkek olsun dişi olsun binmek için kullanılan deveye denir (Avn’ül Ma’bud c. 1, s. 7) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Medine’ye hicret ettikten sonra bir buçuk sene kadar Kudüs’e karşı dönerek namaz kıldı. Bilâhere Kâ’be’ye dönmesi emredildi. Bir müddet için de olsa, Müslümanlara kıble olan Mescidi Aksa’nın hürmetini muhafaza için abdest bozarken oraya karşı dönmekten de nehyedilmiştir.

Abdullah bin Ömer radıyallahu anh’dan: (Bir gün) evin damına çıkmıştım. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i Mescidi Aksa tarafına dönük olarak iki kerpiç üzerinde Abdest bozarken gördüm. 

Hadisin Açıklaması

Bu hadisli şerif Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Mescidli Aksa’ya dönerek abdest bozduğunu haber veriyor. Halbuki 7 No’lu hadiste Kıble’ye dönmekten nehyolunmuştu Bu iki hadisli nasıl telif edecel ği? Yasak cihetini mi, ruhsat cihetini mi kabul edeceğiz? Yasak cihetini tercih edeceğiz. Çünkü; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sözü ile işi birbiri ile çelişirse sözü tercih edilir. Çünkü Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in işi şahsına mahsustur. Belki o an için Mescidi Aksa’ya döndüğü zannolunmuştur veya bir özürden dol layı öyle yapmıştır. (Halebi Kebir s. 38)

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bizi abdest bozarken kıbleye dönmekten nehyetti. Ancak ben vefatından bir yıl (kadar) önce kendilerinin (küçük abdest bozarken) Kıble’ye yöneldiğini gördüm. 

Kaynak: Sünen-i Ebu Davud ve Tercemesi

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler