Connect with us
Fatiha Suresi'nin Bilinmeyen İsimleri Anlamları ve Hikmetleri Fatiha Suresi'nin Bilinmeyen İsimleri Anlamları ve Hikmetleri

Dualar

Fatiha Suresi’nin Bilinmeyen İsimleri

Fatiha Suresi’nin pek bilinmeyen ama her biri bu mübarek surenin farklı bir özelliğini ifade eden isimleri ve bu isimlerin hikmetleri.

Published

on

Fatiha Suresi’nin pek bilinmeyen ama her biri bu mübarek surenin farklı bir özelliğini ifade eden isimleri ve bu isimlerin hikmetleri.

Fatiha İsminin Hikmetleri

Bu sureye “Fatiha” adının verilmesinin hikmetleri:

1. Mushaf onunla başladığı, Kuran okumaya, ilim öğrenmeye ve namaza onunla girildiği için. Çünkü Fâtiha “açan” demektir.

2. Her söze hamdele ile başlandığı için

3. İlk nazil olan sûre olduğu için

4. Allah Teala’nın Levhi Mahfuz’da yazdığı ilk söz olduğu için

5. Dünyada ulvi gayelerin, ahirette cennet kapılarının anahtarı olduğu için

6. Kitab-ı İlahî’nin gizli hazineleri onunla ortaya çıktığı için; çünkü Fâtiha, ilahî hitabın inceliklerini ihtiva eden hazînelerin anahtarıdır. Kuran’ın bütün incelikleri ehline onunla münkeşif olur. Fatiha’nın manalarını bilene müteşabih âyetlerin kilitli kapıları açılır. Fatiha’nın aydınlığında müteşabihlerin nûrlarından derleme imkanı hasıl olur.

Ümmül Kuran

Fatiha’ya Ümmü’l Kuran da denilmiştir. Ümm, bir şeyin aslı, temeli ve anası demektir. Kuran’ın ana hedefi şu dört şeydir: a) Uluhiyyet b) Nübüvvet c) Ahıret d) Kaza ve Kaderin Allah’tan olduğunu ispat. Fâtiha’daki “Hamd âlemlerin Rabbına âittir” âyeti, uluhiyyetin ikrarıdır. “Din gününün sahibidir” sözü, ahırete delaet eder. “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz” âyeti, kader konusunda Cebriyye ve Kaderiyye gibi sapık fırkaların görüşünü nefy ederek her şeyin Allah’ın takdiriyle olduğunu isbat eder.

Sebul Mesani

Fâtiha’ya “Seb’u’l-Mesânî” de denilmiştir. Bunun sebebleri ise şöyle sıralanabilir:

1. Fatiha yedi ayettir. Bu âyetlerin her biri Kuran’ın yedide biri yerine kaimdir. Bu yüzden Fatiha’yı okuyan kimse, Kuran’ın tamamını okumuş gibi ecir ve sevap kazanır.

2. Fatiha Suresi’nin yedi âyetini okumak üzere ağzını açan kimseye, cehennemin yedi kapısı kapanır.

Bu iki sebeb, Fâtiha’ya seb’ (yedi) denilmesinin sebebidir. 

Mesânî denilmesinin sebebleri ise:

a. Her namazda en az iki kere okunması,

b. Her rekâtta kendisine fiilen veya hükmen bir başka surenin eşlik etmesi,

c. Mekke’de ve Medine’de olmak üzere iki defa nazil olması.

Suretül Kenz ve Fatiha Suresi’nin Diğer İsimleri

Bu sureye ayrıca “Salât, Şifâ, Şâfiye, Esâsü’l-Kur’ân, Kâfiye, Vâfiye, Hamd, Sual, Şükür ve Dua” gibi isimler de verilmiştir. Çünkü bu surede, bu adları almayı gerektirecek bütün özellikler vardır. Fâtiha’nın bir adı da “Suretü’l-Kenz”dir. Nitekim bir kudsî hadiste Allah Teâlâ hazretleri: “Fâtiha Benim Arş hazînelerimden bir hazînedir.” (Münâvî, IV, 420.) buyurmuştur.

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Ruhül Beyan

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dualar

Bilinmeyen Sır Hikmet ve Faziletleriyle Besmele

İsmail Hakkı Bursevi Hazretlerinin Ruhül Beyan adlı tefsirinde yer alan bilgilere göre; bilinmeyen sır, hikmet ve faziletleriyle besmele…

Published

on

By

Bilinmeyen Sır Hikmet ve Faziletleriyle BesmeleBilinmeyen Sır Hikmet ve Faziletleriyle Besmele

İsmail Hakkı Bursevi Hazretlerinin Ruhül Beyan adlı tefsirinde yer alan bilgilere göre; bilinmeyen sır, hikmet ve faziletleriyle besmele… 

Hanefî mezhebinin sonraki dönem (müteahhirîn) âlimlerince kabûl edilen görüşe göre “Besmele” nâzil olan her sureyi diğerinden ayırmak üzre gelmiştir. Sureye ait olmayan müstakil bir âyettir. Her hayırlı işe besmele ile başlamak bereket olduğu gibi her sureye onunla başlamak da öyledir. Çünkü besmele, Kuran’ın anahtarıdır. Levh-i Mahfuz’da kalemin yazdığı ilk kelime ve Hazreti Adem’e (a.s.) indirilen ilk sözdür. 

Besmele’nin istiazeden sonra gelmesinin hikmeti, “hı” ile olan tahliyenin (تخليه) “hâ” ile olan tahliyeden (تحليه) önce olması zorunluluğundandır. Birinci tahliye, boşaltıp temizlemek; ikincisi süsleyip güzelleştirmek, demektir. Bir mekân boşaltılmadan onarılıp süslenemeyeceği için kalb önce istiaze ile masivaya yönelmekten temizlenir ve ondan vazgeçirildikten sonra, besmele ile Allah’a yöneltilerek tezyîn edilir.

Bir İşe Başlarken Besmele

Vaktiyle müşrikler, bir işe başlarken tanrılarının adını anarak: “Bismi’l-Lât ve’l-Uzzâ” derlerdi. Müşrikler böyle yaparsa, tevhid ehli Müslümanın bir işe başlarken Allah’ın adını anması elbette gerekir. Besmelenin işe başlamadan önce olması lazımdır. Bir bakıma Kuran okumaya başlarken besmele çeken insan: “Allah’ın adıyla başlıyorum” demektedir. Diğer fiillere başlarken çekilen besmele de, o fiile Allah’ın adıyla başlamak demektir.

Besmelenin “B”sindeki Sır

Bazı alimler demiştir ki: “Bütün ilimler “Bâ” da toplanmıştır. “Bâ” dan maksad “Bî” yani “Benimle; Allah ile” demektir. Olan ve olacak olan her şey benimle olduğu gibi alemlerin varlığı da benimledir. Benden başkasının gerçek vücudu (varlığı) yoktur. Diğer varlıklara vücûd isnadı, isimle ve mecazidir.” Bu düşünce: “Ben baktığım eşyada ve ondan öncesinde Allah’dan başka bir şey görmem” sözünün ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “Dehr’e sövmeyin, dehr Allah’tır.” (Buhârî, Edeb, 101; Müslim, Elfâz, 5; Muvatta’, Kelâm, 3.) hadîsinin mânâsına uygun düşmektedir.

Birisi kalkıp: “Allah Teala’nın kitab-ı ilahisine “Bâ” ile başlamasının ve “Bâ” yı diğer harflere, özellikle de “Elif” harfine tercih etmesinin sebebi nedir? Niçin “Allah”, besmeledeki “isim” kelimesinin başında bulunan elifi düşürmüş ve onun yerine “ba”yı koymuştur?” şeklinde bir sual soracak olursa, ona şöyle cevap verebiliriz:

“Allah Teala’nın Kuran’a; yani besmeleye “Ba” ile başlamasının on hikmeti vardır. Onlar sırasıyla şunlardır:

1. “Elif” harfinde yükseklik ve uzunluk yani azamet vardır. “Ba”da ise yere yayılma, tevâzu ve kırıklık vardır. “Allah, kendisi için tevazu göstereni yüceltir.” (Müslim, Birr, 69; Tirmizi, Birr, 82; Dârimî, Zekât, 34.)

2. “Ba” harfinde ayrı yazılan harflerin; özellikle de elifin zıddına, başka harflerle bitişme özelliği vardır. “Bâ”; kendisinden önce ve sonra bulunan harflere bitişir.

3. Besmeledeki “Ba” meksûrdur yani harekesi esredir, meksur ise kırık demektir. Yazılış ve anlamında kırıklık bulunması, Allah ile beraber bulunma şerefine daha layıktır. Çünkü hadis-i kudside Allah Teâlâ: “Ben, benim yüzümden gönülleri kırık olanların yanındayım.” (Sehâvî, el-Meka^s›dü’l-hasene, s. 96; Aclûnî, I, 234.) buyurmuştur.

4. “Ba” harfinin dış görünüşünde bir yere uzanma, tevâzu ve kırıklık, hakikatte ise yükseklik ve himmet yüceliği vardır. Bunlar da sıddıkların sıfatıdır. “Elif” harfi ise “Ba”nın aksine dış görünüşü itibarıyla daha azametli ve yüksektir. “Ba” nın derece bakımından yüksekliği kendisine bir yücelik nişanesi olarak nokta verilişi sebebiyledir.

Aslında “Ba”ya yücelik nişanesi olarak pek çok nokta arz edilmiş, o bunlar içinden sadece bir tanesini seçmiştir. “Ba”nın pek çok nokta arasından bir taneye razı olması, pek çok sevgili arasından bir sevgiliyle yetinen samimi aşıkın haline benzer. Himmet yüceliğinin sebebi de budur.

5. “Ba”da Hakk’a yakınlık talebinde bir sadakat vardır. Çünkü “Ba”, noktayı elde etme derecesine ulaşınca, onu altına almış ve onunla övünmemiştir, “Cim” ve “Yâ” “Bâ” ile çekişemez. Çünkü “Cim” ile “Yâ”nın alttaki noktaları, konum itibariyle altlarında değil, ortalarındadır. Onların alttaki noktalarının yeri, kendilerinden sonra bir başka harfe bitiştiği zaman ortaya çıkar ki bu sûretle “Cim”, “Hâ”ya; “Yâ” da “Ba”ya benzemesin. “Ba”nın noktası, ister başta, ister ortada, ister sonda, ister müstakil yazılsın, daimâ altına konulur.

6. Elif, “Ba”nın aksine illetli ve eksik harflerden sayılır.

7. Alfabetik sıralamada “Ba”, eliften sonra gelmesi sebebiyle her ne kadar zahiren tâbi durumunda ise de “Ba”nın illetli olmayıp tam olması onu anlam açısından tâbi olmaktan çıkararak metbu (tabi olunan) haline koyar. Ayrıca “Ba” harfinin telaffuzunda elif, “Ba”dan sonra geldiği, elifin telaffuzunda “Ba” hiç bulunmadığı için “Ba” metbu, yani peşinden gidilen, “elif” ise tabi, yani başkasının peşi sıra giden durumundadır. Peşi sıra gidilen, başkasının peşi sıra gidenden; yani metbu tabiden güçlü ve üstündür.

8. “Ba”, harf-i cerr olması sebebiyle amildir; yani başka kelimeler üzerinde tasarrufta bulunur, amel eder. “Elif”, amil olmadığından “Bâ”, bu açıdan da eliften daha üstün ve söze başlamaya daha layıktır.

9. “Ba”, kendinde bulunan özellikler sebebiyle kamil bir harftir. Çünkü “Ba”, ilsak (birleştirme), istiane (yardım isteme) ve izafet manaları ifade eder. “Ba”, ayrıca başkalarını tamamlaması sebebiyle, kendisine tabi olan ismi cerr eder yani son harekesini meksûr (esre) yapar. Bu sûretle de ona kendi sıfatı olan kırıklık ve tevazu verir. Ayrıca “Ba”nın, başkalarını tevhid ve irşad ile kemale erdirmede de gücü ve üstünlüğü vardır. Nitekim Hz. Ali (r.a.) şu sözüyle buna işâret etmiştir: “Ben “Ba”nın altındaki noktayım.” “Ba”nın irşadda bir yeri ve tevhide delalet eden bir özelliği vardır.

 10. “Ba”, bir dudak (şefevî) harfidir. Bu harfte ağız diğer dudak harflerinden hiçbirinde açılmadığı kadar açılır. Bu yüzden de insanoğlunun ilk zerresi, Elest bezminde Rabbına söz verirken, ilk defa “Ba” harfini telaffuz etmiş ve “Bela” (evet) demiştir. Bu yüzden “Ba”, insanın telaffuz ettiği ilk harf ve insan ağzından çıkan ilk telaffuz olması ve yukarıda sayılan hikmetler sebebiyle, Allah Teala tarafından diğer harflere tercih edilerek kadri yüceltilmiş, ilahî kitabın ve rabbani hitabın başı yapılmıştır. et-Te’vîlâtü’n-Necmiyye’de böyle yazılıdır.

Besmeledeki İsmi Azam Sırrı

Allah ( الل ) ismi ya O’nun yüce zatına nazarla ya da “Kuddûs” gibi selbî, “Alîm” gibi sübûtî veya “Hâlık” gibi fiilî sıfatlarına itibarla kullanılan bir isimdir. Bazıları bu ismin tevkîfî yani dini nasların haber verdiği bir kelime olduğunu söylemişlerdir. Nitekim Şerhu’l-Meşârik müellifi bunlardandır.

Tercih edilen bir görüşe göre ise Allah kelimesi, “İsmi Azam’dır.” Ancak biri kalkar ve derse ki: “İsmi Azam, Allah’ın dua edildiğinde icabet ettiği, bir şey istendiğinde verdiği ismidir. Biz, “Allah” ismiyle dua ediyoruz, bazı şeyler istiyoruz fakat çoğu kere icabet edildiğini görmüyoruz.” diyen birine verebileceğimiz cevap şudur: “Namaz gibi, duanın da kabulü için gerekli birtakım adab ve şartlar vardır. Bunlardan ilki, helal lokma ile iç dünyamızın ıslah edilmesidir.

Nitekim bu konuda: “Dua semânın anahtarıdır. Bu anahtarın dişleri helal lokmadır.” denilmiştir. Duanın son şartı ise ihlas ve “huzur-ı kalb”dir. Nitekim Allah Teala: “Allah’a, dini yalnız O’na has kılarak dua edin!” (Gâfir, 40/14) buyurmaktadır. Huzûr-ı kalb olmadan insanın diliyle bağırıp çağırması, dua etmesi, kapıya gelen kimsenin içeriye bağırarak seslenmesine benzer. Fakat huzur-ı kalb ile yapılan dua, insana şefaatçi olur.”

Müeyyidüddin Cendî (k.s.) der ki: Adı yaygın, haberi hoş, gizlenmesi gerekli, yayılması yasak olan İsmi Âzam için hakîkat ve mana aleminden, suret ve lafız aleminden işaretler vardır. İsmi Azam’ın hakikat ve kemali, bütün hakikatların cem olduğu “Ahadiyyet” makamıdır. Manası ise her asırda gelen ve ilahi emaneti taşıyan Allah’ın halîiesi “kutbu’l-aktâb” olan insan-ı kâmildir.

Onun sûreti, bulunduğu asrın en kâmil sûretidir. İlmi, diğer ümmetlere yasak ve gizlidir. Çünkü hakikati insaniyye, en kamil sûrette ortaya çıkmıştır. Hakikat-i insaniyyenin zuhûru, her asrın kamilinin kabiliyeti ölçüsünde devam edecektir. İsmi Azam’ın manası ve sureti, Rasul’ün vücuduyla var olmuştur. Allah Teâlâ bu ilmi ona ve ümmetine ikram olarak vermiştir.

Besmeledeki Rahman ve Rahim Kelimelerinin Sırları

Er-Rahman: Rahmet kökündendir, lügatte kalb inceliği ve şefkat anlamınadır. “Rahim” kelimesi de bu köktendir. Çünkü anne; rahminde taşıdığı yavruya karşı şefkat ve merhamet duyar. Burada rahmetten kast edilen ikram ve ihsandır. Ya da sebebin uzak veya yakın sâhibine isnad yoluyla her ikisi de murat edilmiş olabilir. Çünkü Allah’ın isimleri, başlangıçlara değil, gaye kabilinden olan fiillere itibarla kullanılır.

Buna göre mânâ şöyledir: “Yaratıklarına rızık veren, onlardan belâ ve âfetleri uzaklaştıran, takvası sebebiyle takva sâhibinin, günahı sebebiyle günahkarların rızıklarını artırıp eksiltmeyen, aksine herkese ve her şeye dilediği ölçüde rızık veren” demektir.

Er-Rahim: Acıyan, esirgeyen, istendiğinde veren, istenmediğinde öfkelenendir. İnsanoğlu kendisinden bir şey istendiğinde öfkelenir. Allah Teâlâ ise istenmediği zaman öfkelenir. Zira Rahmet, kendisinin zati sıfatı olup Allah’ın hayrı ulaştırmayı, şerri uzaklaştırmayı murat etmesidir. İrade de zati sıfatlardandır.

Şayet Allah Teala, irade sıfatıyla muttasıf olmasaydı, varlıkları yaratmazdı. Allah, mahlukatı yaratmakla, irade ve rahmetin zati bir sıfat olduğunu göstermiş oldu. Çünkü yaratmak, varlık hayrını yaratıklara ulaştırmak, yokluğun şerrini onlardan uzaklaştırmaktır. Zira vücûd (varoluş), bütünüyle hayırdır.

Şeyh Dâvud Kayserî (k.s.) der ki: Rahmet, sıfat-ı ilâhiyyedendir. O hakikati ve özü itibarıyla tektir. Ama zati ve sıfatı olmak üzere ikiye ayrılır. Zati ve sıfatı isimler de amm (genel) ve has (özel) olmak üzere iki türlüdür. Böylece rahmet dörde ayrılmış olur. Bu dört tür rahmetten yüz kadar muhtelif rahmet çeşitleri ortaya çıkar.

Nitekim Cenâb-ı Peygamber (s.a.) şu hadisleriyle buna işaret buyurmaktadır: “Allah’ın, kulları için yüz rahmeti vardır. Bunlardan birini dünyaya, geri kalan doksandokuzunu ahırette kullarına ayırmıştır.”(Buhârî, Edeb, 19; Müslim, Tevbe, 17-21.) Zati olan genel ve özel rahmet, “Rahman” ve “Rahim” kelimeleriyle besmelede gelmiştir. Bunlardan Rahmani olan rahmet, zatı ilahiyyenin ilim ve ayn (zat) olarak bütün eşyayı kuşatmasından ötürü umumidir. Rahimi olan rahmet ise özeldir.

Feyz-ı akdes ile özel istidadlara dağıtılması gereken, bir bakıma genel rahmetin ayrıntılı anlatımı gibidir. Sıfati olan rahmet ise Rahman ve Rahim lafızları ile Fatiha’da anlatılan rahmettir. Birincisi; yani Rahman’ın rahmeti, hüküm itibarıyla geneldir. Çünkü genel ve zati rahmetten külli vücudun zuhur ve tecellisi sırasında ilk ortaya çıkan rahmet odur. İkincisi yani Rahim’in rahmeti, özeldir. O’nun özel oluşu, ayn-ı sabitede (ilm-i ezelide) var olan asli istidadlara göre bulunmasındandır. Her iki rahmet de zatî olan, genel ve özel rahmetin sonucudur.

Besmeledeki Allah’ın Gizli İsimleri

Rivayete göre Allah Teala’nın üç bin ismi vardır. Bunlardan bin tanesini sadece melekler bilir. Bin tanesini sadece peygamberler bilir. Geri kalan binin üç yüzü Tevrat’ta, üç yüzü İncil’de, üç yüzü Zebûr’da, doksan dokuzu Kuran’da geçmiştir. Bir tanesi de vardır ki Allah onu kendisine ayırmıştır. Bu üç bin ismin manası, “Allah, Rahman ve Rahim” isimlerinde toplanmıştır. Bunları bilen ve söyleyen, Allah Teala’yı bütün esmasıyla zikretmiş olur.

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Ruhül Beyan Tefsiri

Continue Reading

Dualar

Şeytan Cin ve İnsanların Şerrinden Korunmak İçin Euzu Besmele

Euzü besmele çekmek anlamına gelen istiâze huzûra girmek için kapıyı vurup izin istemeye benzer. Yüksek huzuruna çıkmak isteyen kişinin izin alması gibidir.

Published

on

By

euzu besmele - istiaze

Euzü besmele çekmek anlamına gelen istiâze huzûra girmek için kapıyı vurup izin istemeye benzer. Yüksek huzuruna çıkmak isteyen kişinin izin alması gibidir.

İstiaze / Euzu Besmele Nedir

“Eûzü besmele çekmek” anlamına gelen “istiâze”, huzûra girmek için kapıyı vurup izin istemeye benzer. Nitekim sultan veya benzeri saygıya lâyık bir kimsenin huzûruna çıkmak isteyen kişi, izin almak durumundadır. Kur’ân okumaya başlayan kimse de Allah ile konuşmaya başladığından, lüzûmsuz konuşma, dedikodu, çekiştirme ve iftirâ gibi lisana âit kirlerden dilini temizlemelidir. Dil, bu tür kirlerden ancak “eûzü” çekmekle temizlenir.

euzu besmele - istiaze
Euzu Besmele – İstiaze

Marifet ehli âlimler der ki: “İstiâze”, Allah’a yaklaşmak için vesîle, O’ndan korkanlar için sığınak, günahkârlara tutanak, helâke uğramış olanlara barınak, âşıklara gönül aydınlığıdır. “Eûzü çekmek” Nahl sûresindeki şu ilâhî emre sarılmaktır: “Kur’ân okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (en-Nahl, 16/98)

Ne Zaman İstiaze Yapmalı / Euzu Besmele Çekmeliyiz

“İstiâze”, âlimlerin genel olarak benimsediği görüşe göre, Kur’ân okumaya başlamadan önce olmalıdır. Bâzı âlimler, Kur’ân okuduktan sonra olması gerektiğini söylerlerse de, bizim anlayışımıza göre âyetteki “Kur’ân okuduğun zaman” sözü, “Kur’ân okumak istediğin zaman” şeklinde tevil edilmelidir ki; bu yorum çok yaygındır.

Âlimlerin çoğunluğuna göre istiâze “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r- racîm” şeklindedir. Bu konuda en sağlam rivâyet budur. Nitekim Cenâb-ı Peygamber (s.a.): “Cebrâîl (a.s.), Onu bana Kalem ve Levh-ı mahfûzdan böyle okuttu.”(Kurtubî, I, 87 -İbn Mesûd’dan-) buyurmuştur. Gerçi âyetteki emirden istiâzenin “Esteîzü” şeklinde olması, dil açısından daha uygun görünüyorsa da doğru ve yaygın olanı “Eûzü” şeklindedir.

Cebrâîl (a.s.)’in Cenâb-ı Peygamber (s.a.)’e getirdiği şeylerin ilki istiâze, besmele ve “Rabbının adıyla oku!” (el-Alak, 96/1) âyetidir.

Şeytan, Allah’ın rahmetinden kovulmuştur. Nitekim İbn Abbas (r.a.)’dan gelen bir hadiste: “İblîs âsî olunca lâ’nete uğradı ve şeytan adını aldı.” buyrulmuştur. Bu hadîsten de anlaşıldığı gibi şeytan huzûr-i ilâhîden kovulup lânete uğradıktan sonra bu adı almıştır. Şeytanın daha önceki adı, Azâzil veya Nâil idi. İstiâze’de kendisinden Allah’a sığınılan şeytan çarpma, vesvese ve zarar verme gibi belli fiilleri ile kayıtlanmamıştır. Mutlak lâfızla istiâze, genel anlamda her şey için geçerlidir.

Allah ile Kul Arasında Sözleşme

“Eûzü”: Sığınırım, emân dilerim, yardım taleb ederim, gibi anlamlara gelir. Et-Tefsîrü’l-Kebîr’de istiâzenin Rabb ile kul arasında bir ahid ve sözleşme olduğuna işâret edilmektedir. Nitekim Allah Teâlâ: “Siz bana verdiğiniz sözleri yerine getiriniz ki ben de size verdiğim sözleri yerine getireyim” (el-Bakara, 2/40) buyurmaktadır. Sanki kul “Eûzü” çekerken: “Allah’ım, ben bir beşer olarak, noksanlarımla kulluk ahdini yerine getirdim; sana sığındım, senden mağfiret diliyorum. Sen ise fazl ve keremde kemâl sahibisin, sana yakışan Rablık ahdini yerine getirmen ve beni hıfz ve himâyene almandır.” demektedir.

Euzu Besmele Çekmenin Önemi 

İstiâze’de Allah lâfzının diğer isimlere tercih edilmesinin sebebi, bu ismin bütün istiâze çeşitlerini kapsamasıdır. Et-Tefsîrü’l-Kebîr’de müellif şunları söylemektedir: “Şer (kötülük)ler ya itikadî konularda olur  ya da amelî ve bedenî konularda. İtikadî konulardaki şerlere bütün bâtıl mezhepler ve yetmiş iki sapık fırka dâhildir. Amelî ve bedenî konulardaki şerler ise dine zararlı olacak yasaklar ile dine zararı olmayacak hastalık, yangın, suda boğulma, fakirlik, körlük ve sakatlık gibi sayısız belâ ve musîbetlerdir. “Eûzü” çeken kimse, bunların hepsinden Allah’a sığınmış olur.

Aklı başında olan kimse euzu besmele çekerken, insan, cin ve hayvanlardan gelebilecek her türlü şerri düşünerek bunların getireceği sayısız zarar olduğunu kavrar ve yaratılmışların gücüyle bunları uzaklaştırmanın mümkün olamayacağını anlayarak korkulacak her türlü âfet, belâ ve benzerlerinden kâdir olan Allah’a sığınır: “Eûzü billâhi” der.

Kaynak: İsmail Hakkı Bursevi, Ruhül Beyan Tefsiri

Continue Reading

Dualar

Sınav ve Yarışmalarda Başarı İçin Dua

Sınav Duası – Sınav başarısı ve yarışmalarda birinciliği kazanmak gibi özel amaçlarla okunan tesirli bir dua terkibi: Kaf Daveti…

Published

on

By

Sınav Duası

Sınav DuasıSınav başarısı ve yarışmalarda birinciliği kazanmak gibi özel amaçlarla okunan tesirli bir dua terkibi: Kaf Daveti…

Kaf Daveti

Sınav Duası – Kaf Daveti duasını vird edinip (düzenli olarak okuyup) her gün 40 kere okuyan kimsenin hatır ve hayaline gelmeyen hayır süprizlerle karşılaşacağı umulur. Her işi yoluna girer. Her yerde sözü geçen biri olmak, sınavda muvaffak olmak, bir yarışmalarda birinciliği kazanmak, velhasıl her ne düşünülür ve iyilik dilenirse o muradın gerçek olması için tesirli bir duadır.

Sınav ve Yarışmalarda Başarı İçin Okunacak Dua

Sınav ve Yarışmalarda Başarı İçin Okunacak Dua
Sınav ve Yarışmalarda Başarı İçin Okunacak Dua

Sınav Duası Türkçe Okunuşu: Kefâ rabbüke kem yekfîke vâkifeten kifkefehâ kekemin kâmin kâlikin tekürrü kürran kekerirril kirri fî kebedin tahkîmin şekşekete keskelikin leke kemâ fî tekfî kâne yekfi kefâkel kâfe ecib yâ kevkebü in künte kevkebel eflâki.

Muhabbet İçin Okunursa

Yukarıdaki dua celb yani sevdiğin kişinin de seni sevmesi için okunursa, yukarıdaki duaya, aşağıdaki kısmın da eklenmesi lazımdır.

Muhabbet Aşk Bağlam Duası
Celb yani sevdiğin kişinin de seni sevmesi için okunursa, yukarıdaki duaya eklenecek kısım.

Türkçe Okunuşu: Ve ahdır lî vesra’ lî mahbubetî fülânete binti fülânete min tarfetil ayni bi iznillâhi teâlâ*

“fülânete binti fülânete” filan kızı filan demektir. Dua okunurken burada “fülânete binti fülânete” örneğin Ayşe binti Fatma (Fatman’nın kızı Ayşe) şeklinde, sizi sevmesini beğenmesini istediğiniz kişinin ve annesinin ismini zikretmeniz gerekiyor. Aynı şekilde; sevmesi istenen kişi erkekse “binti” yerine “bin” ifadesi kullanılacaktır.

Yılan Zehrinin Etkisini Gidermek İçin

Aynı dua okunduktan sonra, buna; aşağıda vereceğimiz dua eklendiğinde yılan zehrinin etkisini giderdiğine dair rivayetler de mevcuttur. Bu amaçla yukarıdaki duaya eklenmesi gerektiği rivayet edilen kısım şu şekildedir:

Yılan Zehrinin Etkisini Gidermek İçin Okunacak Dua
Yılan Zehrinin Etkisini Gidermek İçin Okunacak Dua
Yılan Zehrinin Etkisini Gidermek İçin Okunacak Dua

Türkçe Okunuşu: Aksemtü aleyküm eyyühes semmes sârî fi hâzihil bedeni uhruc minel azmi ilel lahmi ve minel lahmi iled demi ve minez zülli ilel cildi ve minel cildi ileş şı’ri ve mineş şı’ri ilel hevâi bi hakkı kef hâ yâ ayn sâd ve bi hakkı hâ mîm ayn sîn kâf uhruc uhruc uhruc bi hakkı seyyidinâ ve nebiyyina ve mevlânâ ve hâmînâ ve kurrate uyuninâ ve nüri ebsârinâ muhammedin sallellâhü aleyhi ve selleme ve innehü le kasemün lev ta’lemüne azıym.

Continue Reading

Dualar

Zenginlik Duası

Zenginlik, servet ve bol rızık sahibi olmak için okunması tavsiye edilen dua. Rızık kapılarının açılıp, okuyanın her işinde başarılı olmasına vesile olduğu rivayet edilir.

Published

on

By

Zenginlik Duası

Zenginlik, servet ve bol rızık sahibi olmak için okunması tavsiye edilen dua. Rızık kapılarının açılıp, okuyanın her işinde başarılı olmasına vesile olduğu rivayet edilir.

Zenginlik Servet ve Bol Rızık İçin Dua

Her gün sabah namazlarından sonra Allah rızası için iki rekat namaz kılınır. Her rekatta Fatiha’dan sonra bir Ayetel Kürsi, üç Kâfirun Suresi, on bir İhlas-ı Şerif okuduktan sonra namazın diğer erkanı ifa edilerek namazı tamamlanır.

Namazdan sonra 100 kere: “Sübhânellâhi ve bi hamdihî sübhânellâhil azıymi ve bi hamdihî estağfirullâh” dedikten sonra arkasından da 100 kere: “Yâ Kâfi yâ Ğanî yâ Fettâh yâ Razzâk yâ Kerîm yâ Vehhâb yâ Zettavl yâ Mecid” esmalarını okuyan ve bunu vird edinen kimsenin hal ve hayatında pek kısa zamanda çok büyük inkişaflar, terakkiler ve değişiklikler olur.

Çok büyük rızık kapıları kendisine açılır. Her işinde başarılı olur. Okuyanın dağlar gibi borcu olsa Cenabı Hakk yine pek kısa zamanda o borcu o kuluna ödetecek imkanlar ihsan buyurur.

Continue Reading

Dualar

Cinler Tarafından Verilen Rahatsızlıktan Kurtulmak İçin

Bir kimseyi zaman zaman cin tutup bayılsa aşağıda yazılan duayı yazıp mümkünse hastanın başında, mümkün olamazsa boynunda taşıtmalıdır…

Published

on

By

Bir kimseyi zaman zaman cin tutup bayılsa aşağıda yazılan duayı yazıp mümkünse hastanın başında, mümkün olamazsa boynunda taşıtmalıdır:

Cinlerden Gelen Zararlar İçin

Cinler Tarafından Verilen Rahatsızlık İçin
Cinler Tarafından Verilen Rahatsızlıklar İçin Dua
Cinler tarafından verilen rahatsızlıktan kurtulmak için dua.

Okunuşu: Bismillâhirrahmânirrahıym* Bismillâhi! mahzunil meknuni ve bi celâli vechikel kerîm * Ve bil keffil bürhânil azıymi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azıym * Ve sallellâhü alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihi ve sellem.

Cinler Zarar Vermeye Devam Ederse

Şayet cinler yine zarar vermekte ısrar ederlerse ve kişi sık sık bayılmakta devam ederse aşağıda yazılı ihrakı Cin esmalarını yedi ayrı kağıda yazıp, her gün bir tanesiyle hastayı tütsülemelidir.

Cinlerin rahatsız etmeye devam etmesi durumunda
Cinlerin rahatsız etmeye devam etmesi durumunda kullanılacak dua.

Okunuşu: Seyehnehhıylin ma’sedin kutâmin şâbin tat’ayuraşin letmisen menühen.

Continue Reading

Dualar

Epilepsi – Sara Hastalığına Şifa İçin Okunacak Dualar

Epilepsi yani Sara hastalığı nedir, belirtileri, tıbbi tedavi yöntemleri ve epilepsi nöbetleri sırasında yapılması gereken ilkyardım nasıl olmalıdır? Epilepsi hastaları için okunması gereken dua ve sureler hangileridir?

Published

on

By

Epilepsi Sara Nöbetleri Tedavisi ilkyardım Şifa İçin Okunacak Dualar

Epilepsi yani Sara hastalığı nedir, belirtileri, tıbbi tedavi yöntemleri ve epilepsi nöbetleri sırasında yapılması gereken ilkyardım nasıl olmalıdır? Epilepsi hastaları için okunması gereken dua ve sureler hangileridir?

Epilepsi – Sara Hastaları İçin Maun Suresi

Sara yani epilepsi krizi tutan bir hastaya üç veya yedi gün (41) kere Mâün suresi okunur ve bir bardak suya da nefes edilerek içirilirse hasta Hazreti Allah’ın inayetiyle şifaya nail olur.

Maun Suresi Arapça Yazılışı

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧

Maun – Eraytellezi Suresi Türkçe Yazılışı ve Okunuşu

Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn.

MAun – Eraytellezi Suresi – Video

Maun – Eraytellezi Suresinin Anlamı, Meali

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- Din gününü yalanlayanı gördün mü? 2- İşte o, yetimi itip kakar. 3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmez. 4- Şu namaz kılanların vay haline! 5- Onlar namazlarından gafildirler. 6- Onlar gösteriş yaparlar. 7- Ve onlar en küçük bir yardımı da engellerler.

Sara – Epilepsi Hastaları İçin Cin Suresi

Yine bu maksadı temin etmek için. Cin Suresi yazılıp hastanın boynuna takılır ve yedi gün de hastaya ve bir bardak suya günde yedi kere Cin Suresi okunup nefes edilir ve hastaya bu su içirilirse bu da Sar’ayı geçirir.

Cin Suresi – Video

Epilepsi – Sara Nedir

Epilepsi ya da sara, beyin içinde bulunan sinir hücrelerinin olağan dışı bir elektro-kimyasal boşalma yapması sonucu ortaya çıkan nörolojik bozukluktur. Beynin normal faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan elektriğin, aşırı ve kontrolsüz yayılımı sonucu oluşur. Sıklıkla geçici bilinç kaybına neden olur. Epilepsi nöbetleri farklı şekillerde ortaya çıkar. Bazı nöbetlerden önce korku hissi gibi olağan dışı algılamalar ortaya çıkarken, bazı nöbetlerde kişinin ağzı köpürebilir veya yere düşebilir. Bu da kemik kırılması dahil bazı fiziksel yaralanmalara sebep olabilir.

Epilepsinin sebep olduğu sorunlar genellikle engellenebilmektedir. Nöbetlerin yüzde 70’i ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmaktadır. Ameliyat, nörostimulasyon ve diyetler ise diğer tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.

Dünya’da 50 milyondan fazla insanın epilepsi hastası olduğu düşünülmektedir. Hastalıkların yüzde 80’i gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmiştir. 2015 yılında gerçekleşen 125.000 ölümün sorumlusu olarak kabul edilmiştir. Dünya’nın birçok yerinde epilepsi hastalarının araç kullanmaları kısıtlandırılmıştır ya da belirli bir süre boyunca nöbet geçirmemiş olmalarına kadar kullanmalarına izin verilmemektedir.

Epilepsi – Sara Nedenleri

Gerçekleşen çoğu epilepsi vakalarının nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Beyin hasarları, felç, beyin tümörleri, beyin enfeksiyonları ve doğum kusurları bazı vakalara sebep olarak olarak gösterilen sebeplerdir. Bilinen genetik bozukuluklar bu vakaların az bir kısmını oluşturur.

Belirtileri

Epilepsi belirtileri her kişide farklı seyreder. Belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Bazıları:

  • Bilinç ve %30 hafıza kaybı,
  • Aşırı unutkanlık,
  • Stres,
  • Kendini yaralama ve etlerini yolma,
  • Belli mesafede ara verme ve yeni döneme girme,
  • Çift görme ve baş dönmesi,
  • Bayılma,
  • Bunalıma girme,
  • Duygusal hareketler,
  • Titreme, yere düşme,
  • Halüsinasyon,
  • Otururken uzaklara dalma,
  • Nefes darlığı, nefes kesilmesi,
  • Dokularda ve yüzde morarma,
  • Aşırı tükürük salgılanması,
  • İdrar kaçırma,
  • Hareketlerini kontrol edememe,
  • Kriz sonrası şaşkınlık, uyku hâli,
  • Korku aşırı, sinirlilik, dalgınlık,
  • Burun akıntısı ve kanaması,
  • Dudakta ve ağız içinde uçuklamalar,
  • Kokuya hassasiyet,
  • Sigara ortamında kalınması sonucu yaşanabilecek damar tıkanıklığı.

Epilepsi Tedavisi

Epilepsiye karşı kür – İbrahim Saracoğlu

Epilepsi, mutlaka doktora başvurulması ve doktorun gerekli gördüğü sürece kontrol altında kalınması gereken bir hastalıktır. Bu durum, epilepsinin ömür boyu devam edeceği şeklinde algılanmamalıdır. Epilepsinin bazı türleri hasta belli yaşlara geldiğinde kendiliğinden tamamen düzelebilir ve ilaç tedavisine gerek duyulmayabilir. Ancak bu hassaslık derecesine de bağlı olabilir ve ne yapılacağına ilişkin kararı doktor vermelidir.

Nöbetlerin tekrarlaması ve status epileptikus hali, beyinde oksijensiz kalmaya bağlı bazı etkilere yol açabilir. Her nöbet bir sonrakinin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Tedavisiz kalan küçük nöbet türlerinin bir süre sonra büyük nöbetlere dönüşme olasılığı vardır. Bu nöbetlerde hastanın maruz kalabileceği merdivenden düşme, kişi sokakta ise trafik kazası, suda boğulma gibi tehlikeler vardır.

Bu nedenlerle epilepsiye mutlaka müdahale edilmelidir. Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir. Epilepside kullanılan ilaçlar beyin hücrelerinin aşırı uyarılma durumununa baskı uygulayarak nöbetlerin oluşunu engeller. Bu ilaçlar her gün, önerilen dozda ve saatlerde çok düzgün bir şekilde kullanılmalıdır. Doktor çocuğun yaşını, kilosunu, nöbet tipini göz önüne alarak ilaçları seçer. Tedavide kullanılan başlıca ilaçlar fenobarbital, fenitoin, epixx, depakin, epitam, karbamazepin, valproik asit ve ethosüksimiddir. İlaçları düzenli ve doktorun tarif ettiği gibi kullanmak çok mühimdir. Kullanılan bu ilaçlar hastalığı tamamıyla geçirmez ama nöbetleri engeller veya sayısını azaltır.

Epilepsi tedavisinin düzgün bir biçimde sürdürülmesi halinde de nöbetler devam edebilir. Tıbbın dev adımlarla ilerlediği dünyamızda hiçbir hekim epilepsili bir çocuğun anne-babasına tedavi ile nöbetlerin %100 kaybolacağını garanti edemez. Nitekim dünya istatistiklerine bakılacak olursa uygun tedavi şartlarında hastaların %60’ında nöbetlerin tümüyle ortadan kalktığı, %20’sinde tüm tedavi seçeneklerine rağmen nöbetlerin devam ettiği görülmektedir. Ebeveynlerin hiç aklından çıkarmamaları gereken bir nokta, epilepsi çağdaş tıbbi tedavi yöntemleriyle yeterince kontrol altına alınamıyorsa orta çağın büyücülük yöntemleriyle hiç durdurulamaz.

Halen ilaçla tedaviye cevap vermeyen belli epilepsi türlerinde Türkiye’de cerrahi tedavi olanakları geliştirilmektedir.

Cerrahi müdahale, ilaçlara yanıt vermeyen hastalarda uygulanmalıdır ve epilepsi cerrahisi konusunda uzmanlaşmış özel tıp merkezlerinde yapılmalıdır. Ameliyat sırasında nöbetlere neden olan beyin bölgesi çok incelikli bir şekilde alınır. Tedaviden sonra hastaların %90’ı göze batacak şekilde gelişme göstermektedir.

Epilepsi hastalarına uygulanan bir diğer cerrahi tedavi yöntemi de ayrık beyin ameliyatı da denilen corpus callosumun kesilmesi işlemidir. Fakat bu işlem birçok disfonksiyona neden olduğundan pek fazla tercih edilmemektedir.

1990’lı yıllarda nöbetleri kontrol etmenin güç olduğu durumlarda, diğer bir seçenek olarak yeni bir tedavi yöntemi bulunmuştur. Bu yeni yöntemde, boynun yan tarafında uzanan vagus siniri aracılığı ile beyne uyartılar gönderilir.

Epilepsi Nöbeti İlkyardım

Kişi güvenli bir yere yatırılır. Etrafındaki eşyalar çarpma tehlikesine karşı uzaklaştırılır. Başı yere çarpmasın diye el yardımıyla desteklenir. Kesinlikle soğan, kolonya gibi şeyler koklatılmaz. Kişinin hareketleri durdurulmaya çalışılmamalıdır. Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır. Üzerindeki sıkı giysiler gevşetilir, çıkarılır. Ayıltmak için uğraşmanıza gerek yoktur. Kişi yavaş yavaş kendine gelir. Ancak kişiyi kendi haline bırakmak kendini yaralamasına sebep olabilir.

Kişi kendine geldikten sonra yorgunluk, geçici olarak bilinç kaybı, sersemlik olabilir. Bu yüzden bir süre dinlendirilmelidir. Kendine geldikten sonra hastaneye götürülmelidir. Kişi dişlerini sıkıyorsa ağzına elinizi kesinlikle uzatmayınız sert ve temiz bir cisimle dilinin solunum yolunu tıkamasını önleyiniz.

Continue Reading

Dualar

El Müzil Esması – Sırları ve Fazileti

El Müzil esması; zalim ve hasetçilerin şerrinden korunmak, düşmanı hezimete uğratmak, can ve malı korumak gibi amaçlarla okunan bir esmadır.

Published

on

By

El Müzil Esması ve Sırları

El Müzil esması; zalim ve hasetçilerin şerrinden korunmak, düşmanı hezimete uğratmak, can ve malı korumak gibi amaçlarla okunan bir esmadır.

El Müzill Anlamı, Ne Demek

El Müzill: “Güç ve kuvvetlerine güvenenleri zelil ve hakîr kılan.” anamına gelen bir ismi şeriftir.

El Müzil Esmasının Sır ve Faziletleri

Zalimlerin Şerrinden Korunmak İçin

Zalim ve hasedcilerin şerlerinden korunmak isteyen; bu ismi şerifi yetmiş beş defa okuduktan sonra, başını secdeye koyarak bu isimle dua ederse, Allâh Teâlâ duasını kabul eder.

Düşmanı Hezimete Uğratmak İçin

Güneş doğmadan önce bu ismi şerifi yüz defa okuyan kimse düşmanını zelil eder. Bu ismi şerifin adedi 770, saati Merihtir. Düşmanı hezimete uğratmak için 770 adet, yukarıda belirtilen saatte okunmalıdır.

Zalimlere Karşı

Gücüne ve varlığına güvenerek zayıf kimseleri ezmek isteyen zalimlere karşı, 75 defa okunarak dua edilir.

Düşmanın Şerrinden Korunmak İçin

Her kimse yedi gün 1000’er defa okunursa düşmanın şerrinden malını ve canını korumuş olur.

Zalim Düşmana Karşı Okunacak Dua
Continue Reading

Dualar

El Muiz Esmasının Sır ve Özellikleri

Heybetli görünmek için, dilek ve hacetlerin gerçekleşmesi, duaların kabulü için ve zalimleri dize getirmek için okunan Muizz zikrinin özellikleri…

Published

on

By

El Muizz Esmasının Sırları Fazileti

Heybetli görünmek için, dilek ve hacetlerin gerçekleşmesi, duaların kabulü için ve zalimleri dize getirmek için okunan Muizz zikrinin özellikleri…

El Muiz Esmasının Anlamı

“İstediğini aziz kılan, istediğine mülk, saltanat, şeref ve şan veren.”

El Muiz Esmasının Sırları ve Faziletleri

Heybetli Görünmek İçin

Her kim bu ismi şerifi pazartesi veya cuma gecesi yatsı namazından sonra 140 defa okursa, Hak Teâlâ onu halkın gözüne heybetli olarak gösterir. Kimseden korkmaz.

Dilek ve Hacetlerin Gerçekleşmesi – Duaların Kabulü İçin

Dilek ve hacetin gerçekleşmesi için bu ismi şerif 75 defa okunarak dua edilmelidir. Allâh Teâlâ o kulun duasını kabul eder.

Zalimleri Dize Getirmek İçin

Zalimi dize getirmek için bu isim 117 kere ıssız bir yerde okunmalıdır.

Allah Katın Kadrin Yüce Olması İçin

Vird edinenlerin insanlar içinde kadri yüce olur.

El Muiz Esmasının sırları ve faziletleri

Ebced Değeri ve Zikir Zamanı

Bu mübarek ismi şerifin ebced değeri ve zikir saati: 117 adettir. Zikir saati Güneş; günü ise Pazardır.

Diğer Bazı Özellikleri ve Faydaları

Bu ismin gölgesine sığınıp gerektiği miktarda, gün ve saatinde okuyan kimse ebedi mutluluğa kavuşur. Açık veya gizli, iç veya dış, bilinen veya bilinmeyen, görünen veya görünmeyen bütün işlerinde yüceliklere erişir. Bir daha geriye düşmez. Adı sonsuza kadar hayırla anılır.

Hacı Bayram Veli’nin Zikri

Nakledildiğine göre, Hacı Bayram Veli (k.s.) 43 yıl bu ismin zikrine devam etmiştir. Ayrıca herhangi bir saat gözetmeden okuduğu da nakledilmektedir.

Continue Reading

Dualar

Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Duaları

Abdülkadir Geylani Dua – Tasavvuf büyüklerinden Abdülkadir Geylani Hazretlerinin, muhtelif vesilelerle ettiği dua ve münacatlardan Türkçe derleme.

Published

on

By

Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Duaları

Abdülkadir Geylani Dua – Tasavvuf büyüklerinden Abdülkadir Geylani Hazretlerinin, muhtelif vesilelerle ettiği dua ve münacatlardan Türkçe derleme.

Abdülkadir Geylani Hazretleri Besmele Duası – Youtube Video

Abdülkadir Geylani Hazretlerinin Besmele Duası

Bizi Sebeplere Müptela Kılma

Allah’ım! Bize gerek sana karşı, gerek kullarının seçkinlerine karşı hüsnü edeble davranmayı nasib et. Sebeblere dayanıp güvenme iptilasına bizi müptela kılma! Tevhidimiz ve sana olan tevekkülümüz üzerinde bizi sabit kadem eyle! Bizi kendinle ve hacetleri yalnız sana arz etmekle başkalarından müstağnî kıl! Bizi kendi sözlerimizle ve kendi amellerimizle imtihan etme! Onlar sebebiyle cezalandırma, bize lütfunla, kereminle, cezamızdan vaz geçmekle ve müsamahanla muamele et amin!.. (Sohbet, 61)

Bizi Kendinden Başkasına Muhtaç Etme

Allah’ım! Ey bütün varlıkları yaratan. Ey sebeblerin müsebbibi! Bizi varlıkları ve sebebleri sana ortak tanıma bağından kurtar. Allah’ım! Beni de dua isteyeni de kendinden başkasına muhtaç etme! Yalnız sana muhtaç olalım. Seninle müstağnî olalım yalnız seni zikir edelim. Yalnız senden isteyelim. (62)

Bizi Gaflet Uykusundan Uyandır

Allah’ım! Bizler hepimiz seni murâd ediyoruz. Seni diliyoruz. Ancak afetler ve engeller bizim önümüzü kesiyor. Sana gelmemize mani oluyorlar. Allah’ım! Bizi gaflet uykusundan uyandır. Bizim kimimizi, kimimizden faydalandır. Bizi yalnız kendinle meşgul et! Ta ki nefislerimiz ıslah olsun. Nefislerimize sana gelen yolu göster, ömrümüzün kalan kısımını senin yolunda meşguliyetle geçirelim.

Bizi Helak Olmaktan Kurtar

Allah’ım! Bizi helak olmaktan kurtar, senden yalnız yakınlığını dileriz. Dünyada da ahirette de dünyada kalplerimizle, ahirette gözlerimizle, yalnız sana nazar etmeyi dileriz.

Allah‘ım! Sen bütün insanları kendi kapına yönelt. Bu benim tek ve ebedî isteğimdir. Her şey sana aittir, sana mahsustur. Bu benim sevap kazanmama vesile olabilecek umumî bir duadır.

İslam Ümmetini de Ümmetin Önderini de Muhafaza Eyle

Allah’ım Muhammed aleyhisselama ve onun soyuna salat selam eyle. İslam ümmetinin önderini de İslam ümmetini de muhafaza eyle. Tebeayı da tebeanın başındakini de sen koru. Onların kalblerini hayır bahsinde birbirine kenetle. Hayırlı işlerde birlik olsunlar. Birbirinin şerrini diğerinden def et. Birbirlerine zararlı olmasınlar.

İhtiyaçlarımızdan Haberdarsın Onları Veriver

Allah’ım! Sen bizim kalplerimizi biliyorsun. Onları ıslah et. Sen bizim ihtiyaçlarımızdan haberdarsın, onları veriver. Sen bizim günahlarımızı biliyorsun, onları affediver. Sen bizim kusurlarımızı, ayıplarımızı biliyorsun, onları örtüver.

Bizi nehy ettiğin yerlerde görme. Yasak ettiğin yerlere gitmiş olmayalım. Emrettiğin yerlerde bizi arar duruma düşme. Biz daima senin emrettiğin yerlerde bulunalım. Bize zikrini unutturma. Bizi mekrinden emin kılma. Bizi kendinden başkasına muhtaç etme. Kendinden başkasına meyleder ve el açar duruma düşürme. Bizi senden ayıran her şeyi bizden ayır. Bize zikrini şükrünü ve güzel bir kullukla kulluk etmeyi ilham et.

Günahlarımızı Örten Perdeleri Yırtma

Allah’ım! Kötü fiillerimizi ifşa etme. Günahlarımızı örten perdelerimizi yırtma. Kötü amellerimiz sebebiyle bizi cezalandırma. Bizi gaflette bırakma. Gaflet ve nisyan üzere bizi cezalandırma. Ya Rabbi! Eğer unutur veya hata edersek bu yüzden bizi muaheze etme. Ey Rabb’imiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabb’imiz! Takatimizin yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizden sadır olan günahları affet, bizi mağfiret eyle. Bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın. Kafir kavimlere karşı da bize yardım et. (Fethü’r Rabbanî, 26. sohbet)

Allah’ım! Bizi bize döndür. Bizi kapında durdur.

Bizi Senin İçin Sende ve Seninle Eyle

Allah’ım! bizi senin için, sende ve seninle eyle. Bizi sana hizmetle bahtiyar eyle. Almamız da vermemiz de yalnız senin için olsun, içimizi senden başkasının sevgisine mekan olmaktan temizle. Bizi, nehyettiğin yerlerde bulundurma. Emrettiğin yerlerde bizi bize kaybettirme.

Bizi Nefislerimizin Elinden Al

Zahirimizi sana günah işlemekten, batınımızı da sana şirkten koru. Bizi nefislerimizin elinden al! Kurtar, sana ulaştır. Bütün fiil ve hareketlerimiz yalnız senin için olsun. Yalnız sana güvenelim, yalnız sana dayanalım. Senden gafil olmak bedbahtlığından bizi uyandır. Bizi sana taat, ibadet ve münâcât elbiseleri ile giydir.

Bize Sana Yakınlık Zevkini Tattır

Kalplerimize ve özlerimize sana yakınlık zevkini tattır. Nasıl ki gök ile yer arasını ayırdı isen günahlarla bizim aramızı da
aynen öylece ayır. Bizi günahlardan uzak tut. Nasıl ki gözün siyahı ile beyazının arasını biri birine yakın etti isen aynen onun gibi bizi de sana kulluğa, sana taate yakın et. Günahlarla bizim aramızı aç. Tıpkı sana masiyet bahsinde Yusuf aleyhisselam ile Züleyha’nın arasını açtığın gibi. (49. sohbet)

Bizi Tevhid Edenlerden Birleyenlerden Eyle

Ey Bir Olan Yaratan! Bizi, seni tevhid edenlerden, birleyenlerden eyle! Senin yolunda gitmemize engel olanlardan bizi kurtar. Bizi kendin için seçilmişlerden eyle! Bizim iddialarımızı lütfunun ve rahmetinin delilleriyle tashih et. Kalplerimizi temizle. İşlerimizi âsân et. Kolaylaştır. Bizi yalnız kendinle ünsiyet ettir. Senden başkasıyla ünsiyet etmekten koru. Bizim bütün kederlerimizi bir tek keder yap! O da sana yakınlık olsun. Dünyada ve ahirette sana yakın olmak düşüncesinden başka bir kederimiz bulunmasın!

Anahtar Kelimeler: abdülkadir geylani dua, allah, hacet, islam, ahiret, sevap, ve, günah, ceza, dua, için, şey, yerler, nefis, kalp, nasıl.

Continue Reading

Dualar

Cin Büyü Nazar Afet ve Belalardan Korunma Ayetleri – Ayatı Hırz

Ayatı Hırz – Korunma Ayetleri – Cin ve şeytan gibi varlıkların, nazar, büyü, sihir ve sara gibi hastalıkların şerrinden ve bela afetlerden korunmak için okunulan 33 ayet.

Published

on

By

Cin Büyü Nazar Afet ve Belalardan Korunma Ayetleri - Ayatı Hırz

Ayatı Hırz – Korunma Ayetleri – Cin ve şeytan gibi varlıkların, nazar, büyü, sihir ve sara gibi hastalıkların şerrinden ve bela afetlerden korunmak için okunulan 33 ayet.

Ayatı Hırz Nedir

Ayatı Hırz – Hırz; cin ve şeytan gibi varlıkların şerrinden korunmak, nazar, büyü, hastalık ve musibet gibi rahatsızlıklardan kurtulmak demektir. Bu maksatla okunan ayetlere de Ayatı Hırz yani Hırz Ayetleri denilir.

Söz konusu korunma ayetleri; cin ve şeytanların şerrinden kurtulmak için olduğu kadar; sara hastalığına, sihre ve büyüye karşı korunmak için de yedi gün okunur. İsteyen bu ayetleri aynı zamanda üzerinde de taşıyabilir.

Korunma Ayet ve Dualarına Dair Rivayetler

Ancak bu gibi dua ve ayetlerin etkileriyle ilgili anlatılanlar çoğunlukla salih kimselerin tecrübelerine dayanır. Az bir kısmı ise hadislere dayanmaktadır. Nitekim İmam Suyutî de bu konuda şunları söylemiştir: “Müelliflerin ‘Kur’an’ın havassı’ olarak zikrettikleri hususların büyük bir kısmı salih kimselerin tecrübelerine dayanır.” (bk. İtkan, 2/434)

Korunma Ayetleri

Ancak Ayatı Hırz olarak ifade edile 33 ayetin koruyucu olduğuna dair İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste, konu Hz. Peygamber’e dayandırılmıştır. Muhtelif kitaplarda verilen bilgilere göre, Hırz ayetleri Kuranı Kerim‘deki sırasıyla şunlardır:

  • Fâtiha suresi,
  • Bakara suresi: 1-5; 163,164; 255-257 ve 285, 286. ayetler,
  • Âl-i İmrân suresi: 18,19. âyetten sadece: “İnneddîne indellâh-il-islâm” kısmı, 26, 27, 154. ayetler,
  • En’âm suresi: 17. ayet,
  • A’râf suresi: 54-56. ayetler,
  • Tevbe suresi: 51,128 ve 129. ayetler,
  • Yunûs suresi: 107. ayet,
  • Hûd suresi: 56. ayet,
  • İbrahim suresi: 12. ayet,
  • İsrâ suresi: 43, 110 ve 111. ayetler,
  • Mü’minûn suresi: 116-118. ayetler,
  • Ankebût suresi: 60. ayet,
  • Rûm suresi: 17 ve 18. ayetler,
  • Fâtır suresi: 2. ayet,
  • Yasin suresi: 83. ayet,
  • Saffât suresi: 1-11 (ilk on bir ayet), 180-182. ayetler,
  • Feth suresi: 27-29. ayetler,
  • Rahmân suresi: 33-36. ayetler,
  • Hadîd suresi: 1-5 (ilk beş) ayetler,
  • Haşr suresi: 21-24. ayetler,
  • Cin suresi: 1-6 (ilk altı) ayetler,
  • Burûc suresi: 20-22. ayetler,
  • İhlâs suresi,
  • Felak ve Nâs sûreleri.

Bu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve arzu eden kişi bu ayetleri muska olarak üzerinde taşıyabilir.

Korunma – Hırz Ayetleri – Video

Korunma Ayetleri Arapça Yazılış Türkçe Okunuş ve Anlamları

Fatiha Suresi

بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ .

ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ. ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ . مَـٰلِكِ يَوۡمِ ٱلدِّينِ . إِيَّاكَ نَعۡبُدُ وَإِيَّاكَ نَسۡتَعِينُ. ٱهۡدِنَا ٱلصِّرَٲطَ ٱلۡمُسۡتَقِيمَ. صِرَٲطَ ٱلَّذِينَ أَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِمۡ غَيۡرِ ٱلۡمَغۡضُوبِ عَلَيۡهِمۡ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ .

Bismillâhir rahmânir rahîm. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne). Er rahmânir rahîm(rahîmi). Mâliki yevmid dîn(dîne). İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu). İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme). Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne). Amin

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. O; Rahmân’dır, Rahîm’dir. Dîn gününün mâlikidir. (Allah’ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız senden isteriz. Bizi, doğru yola ulaştır. O yol ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların yolu değil.

Bakara Suresi; 1, 2, 3, 4

Bekara sûresi başından dört âyet: Elif lam mim Zalikel kitabü la raybe fıh* hüdel lil müttekıyn Ellezıne yü’minune bil ğaybi ve yükıymunas salate ve mimma razaknahüm yünfikun Vellezine yü’minune bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablik* ve bil ahırati hüm yukınun Ülaike ala hüdem mir rabbihim ve ülaike hümül müflihun.

بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓمٓ (١) ذَٲلِكَ ٱلۡڪِتَـٰبُ لَا رَيۡبَ‌ۛ فِيهِ‌ۛ هُدً۬ى لِّلۡمُتَّقِينَ (٢) ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡغَيۡبِ وَيُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡ يُنفِقُونَ (٣) وَٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبۡلِكَ وَبِٱلۡأَخِرَةِ هُمۡ يُوقِنُونَ (٤) أُوْلَـٰٓٮِٕكَ عَلَىٰ هُدً۬ى مِّن رَّبِّهِمۡ‌ۖ وَأُوْلَـٰٓٮِٕكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ (٥)

(Ve ilâhiküm)’den (Ya’kılûn’e) kadar, iki defâ 163 ve 164. âyetleri (2 Defa)

Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym

İnne fı halkıs semavati vel erdı vahtilafil leyli ven nehari vel fülkilletı tecrı fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelellahü mines semai mim main fe ahya bihil erda ba’de mevtiha ve besse fıha min külli dabbetiv ve tasrıfir riyahı ves sehabil müsahhari beynes semai vel erdı le ayatil li kavmiy ya’kılun.
.

وَإِلَـٰهُكُمۡ إِلَـٰهٌ۬ وَٲحِدٌ۬‌ۖ لَّآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ ٱلرَّحِيمُ (١٦٣) إِنَّ فِى خَلۡقِ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَـٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلۡفُلۡكِ ٱلَّتِى تَجۡرِى فِى ٱلۡبَحۡرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ۬ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِہَا وَبَثَّ فِيہَا مِن ڪُلِّ دَآبَّةٍ۬ وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَـٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلۡمُسَخَّرِ بَيۡنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأَيَـٰتٍ۬ لِّقَوۡمٍ۬ يَعۡقِلُونَ (١٦٤)

Amenarrasulü

Bakara suresi son 3 ayet lillahiden başlayan (Amenerrasulü)

284. Lillahi ma fis semavati ve ma fil ard* ve in tübdu ma fı enfüüm ev tuhfuhü yühasibküm bihillah* fe yağfiru limey yeşaü ve yüazzibü mey yeşa’* vallahü ala külli şey’in kadır.

285. Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihı vel mü’minun* küllün amene billahi ve melaiketihı ve kütübihı ve rusülih* la nüferriku beyne ehadim mir rusülih* ve kalu semı’na ve eta’na ğufraneke rabbena ve ileykel masıyr.

286. La yükellifüllahü nefsen illa vüs’aha* leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* rabbena la tüahızna in nesına ev ahta’na* rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezıne min kablina* rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih* va’fü anna* vağfir lena* verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirın.

لِّلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ‌ۗ وَإِن تُبۡدُواْ مَا فِىٓ أَنفُسِڪُمۡ أَوۡ تُخۡفُوهُ يُحَاسِبۡكُم بِهِ ٱللَّهُ‌ۖ فَيَغۡفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ‌ۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ ڪُلِّ شَىۡءٍ۬ قَدِيرٌ (٢٨٤) ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ‌ۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَـٰٓٮِٕكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدٍ۬ مِّن رُّسُلِهِۦ‌ۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا‌ۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ (٢٨٥) لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَا‌ۚ لَهَا مَا كَسَبَتۡ وَعَلَيۡہَا مَا ٱكۡتَسَبَتۡ‌ۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذۡنَآ إِن نَّسِينَآ أَوۡ أَخۡطَأۡنَا‌ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحۡمِلۡ عَلَيۡنَآ إِصۡرً۬ا كَمَا حَمَلۡتَهُ ۥ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِنَا‌ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلۡنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِۦ‌ۖ وَٱعۡفُ عَنَّا وَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَآ‌ۚ أَنتَ مَوۡلَٮٰنَا فَٱنصُرۡنَا عَلَى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡڪَـٰفِرِينَ (٢٨٦)

Ayetel Kürsi

Âyet-el kürsî (Hâlidûn’e) kadar 7 Defa

Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum* la te’huzühu sinetüv vela nevm* lehu ma fis semavati ve ma fil ard* men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih* ya’lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm* ve la yühıytune bi şey’im min ılmihı illa bi ma şa’* vesia kürsiyyühüs semavati vel ard* (3 ve ya 7 defa) ve la yeudühu hıfzuhüma* ve hüvel alıyyül azıym.La ikrahe fid dıni kad tebeyyener ruşdü minel ğayy* fe mey yekfür bit tağuti ve yü’mim billahi fe kadistemseke bil urvetil vüska lenfisame leha* vallahü semıun alım Allahü veliyyüllezıne amenu yuhricühüm minez zulümati ilen nur* vellezıne keferu evliyaühümüt tağutü yuhricunehüm minen nuri ilez zulümat* ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun.

ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَىُّ ٱلۡقَيُّومُ‌ۚ لَا تَأۡخُذُهُ ۥ سِنَةٌ۬ وَلَا نَوۡمٌ۬‌ۚ لَّهُ ۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ‌ۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشۡفَعُ عِندَهُ ۥۤ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦ‌ۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡ‌ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىۡءٍ۬ مِّنۡ عِلۡمِهِۦۤ إِلَّا بِمَا شَآءَ‌ۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ‌ۖ وَلَا يَـُٔودُهُ ۥ حِفۡظُهُمَا‌ۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِىُّ ٱلۡعَظِيمُ (٢٥٥) لَآ إِكۡرَاهَ فِى ٱلدِّينِ‌ۖ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشۡدُ مِنَ ٱلۡغَىِّ‌ۚ فَمَن يَكۡفُرۡ بِٱلطَّـٰغُوتِ وَيُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسۡتَمۡسَكَ بِٱلۡعُرۡوَةِ ٱلۡوُثۡقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَا‌ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (٢٥٦) ٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يُخۡرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَـٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ‌ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَوۡلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّـٰغُوتُ يُخۡرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَـٰتِ‌ۗ أُوْلَـٰٓٮِٕكَ أَصۡحَـٰبُ ٱلنَّارِ‌ۖ هُمۡ فِيہَا خَـٰلِدُونَ (٢٥٧)

Ali İmran 18

Âl-i İmrân sûresinin (şehidallahü) ile başlayan on sekizinci âyeti : Şehıdellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ılmi kaimem bil kıst* la ilahe illa hüvel azızül hakım İnned dıne indellahil İslam.

شَهِدَ ٱللَّهُ أَنَّهُ ۥ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ وَٱلۡمَلَـٰٓٮِٕكَةُ وَأُوْلُواْ ٱلۡعِلۡمِ قَآٮِٕمَۢا بِٱلۡقِسۡطِ‌ۚ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَڪِيمُ (١٨) إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَـٰمُ‌ۗ وَمَا ٱخۡتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَـٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡ‌ۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِـَٔايَـٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ (١٩)

Ali İmran 27, 27

Kulillahümme malikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziul mülke mimmen teşa’* ve tüızzü men teşaü ve tüzillü men teşa’* bi yedikel hayr* inneke ala külli şey’in kadır.Tulicül leyle fin nehari ve tulicün nehara fil leyl* ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy* ve terzüku men teşaü bi ğayri hısab.

قُلِ ٱللَّهُمَّ مَـٰلِكَ ٱلۡمُلۡكِ تُؤۡتِى ٱلۡمُلۡكَ مَن تَشَآءُ وَتَنزِعُ ٱلۡمُلۡكَ مِمَّن تَشَآءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَآءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَآءُ‌ۖ بِيَدِكَ ٱلۡخَيۡرُ‌ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ۬ قَدِيرٌ۬ (٢٦) تُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَتُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيۡلِ‌ۖ وَتُخۡرِجُ ٱلۡحَىَّ مِنَ ٱلۡمَيِّتِ وَتُخۡرِجُ ٱلۡمَيِّتَ مِنَ ٱلۡحَىِّ‌ۖ وَتَرۡزُقُ مَن تَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٍ۬ (٢٧)

Araf Suresi 54, 55, 56

İnne rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın

Üd’u rabbeküm tedarruav ve hufyeh innehu la yühıbbül mu’tedın

Ve la tüfsidu fil erdı ba’de ıslahıha ved’uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın.

إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ۬ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِ يُغۡشِى ٱلَّيۡلَ ٱلنَّہَارَ يَطۡلُبُهُ ۥ حَثِيثً۬ا وَٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٲتِۭ بِأَمۡرِهِۦۤ‌ۗ أَلَا لَهُ ٱلۡخَلۡقُ وَٱلۡأَمۡرُ‌ۗ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ (٥٤) ٱدۡعُواْ رَبَّكُمۡ تَضَرُّعً۬ا وَخُفۡيَةً‌ۚ إِنَّهُ ۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُعۡتَدِينَ (٥٥) وَلَا تُفۡسِدُواْ فِى ٱلۡأَرۡضِ بَعۡدَ إِصۡلَـٰحِهَا وَٱدۡعُوهُ خَوۡفً۬ا وَطَمَعًا‌ۚ إِنَّ رَحۡمَتَ ٱللَّهِ قَرِيبٌ۬ مِّنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ (٥٦)

Müminün Suresi 115, 116, 117, 118

116. ayet 7 defa okunur. Mü’minun suresi ayet 116-117-118: Fe teallellahül melikül hakk la ilahe illa hu rabbül arşil kerım. Ve mey yed’u meallahi ilahen ahara la bürhane lehu bihı fe innema hısabühu ınde rabbih innehu la yüflihul kafirun. Ve kur rabbığfir verham ve ente hayrur rahımın.

أَفَحَسِبۡتُمۡ أَنَّمَا خَلَقۡنَـٰكُمۡ عَبَثً۬ا وَأَنَّكُمۡ إِلَيۡنَا لَا تُرۡجَعُونَ (١١٥) فَتَعَـٰلَى ٱللَّهُ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡحَقُّ‌ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡڪَرِيمِ (١١٦) وَمَن يَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرۡهَـٰنَ لَهُ ۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُ ۥ عِندَ رَبِّهِۦۤ‌ۚ إِنَّهُ ۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَـٰفِرُونَ (١١٧) وَقُل رَّبِّ ٱغۡفِرۡ وَٱرۡحَمۡ وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلرَّٲحِمِينَ (١١٨)

Saffat Suresi; İlk 10 Ayet

1. vessaffati saffa 2. fezzacirati zecra 3. fettaliyati zikra 4. inne ilaheküm le vahıd 5. rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma ve rabbül meşarık 6. inna zeyyennes semaed dünya bi zınetinil kevakib 7. ve hıfzam min külli şeytanim marid 8. la yessemmeune ilel meleil a’la ve yukzefune min külli canib 9. dühurav ve lehüm azabüv vasıb 10. illa men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakıb.

بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلصَّـٰٓفَّـٰتِ صَفًّ۬ا (١) فَٱلزَّٲجِرَٲتِ زَجۡرً۬ا (٢) فَٱلتَّـٰلِيَـٰتِ ذِكۡرًا (٣) إِنَّ إِلَـٰهَكُمۡ لَوَٲحِدٌ۬ (٤) رَّبُّ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا بَيۡنَہُمَا وَرَبُّ ٱلۡمَشَـٰرِقِ (٥) إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِزِينَةٍ ٱلۡكَوَاكِبِ (٦) وَحِفۡظً۬ا مِّن كُلِّ شَيۡطَـٰنٍ۬ مَّارِدٍ۬ (٧) لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلۡمَلَإِ ٱلۡأَعۡلَىٰ وَيُقۡذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ۬ (٨) دُحُورً۬ا‌ۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ۬ وَاصِبٌ (٩)إِلَّا مَنۡ خَطِفَ ٱلۡخَطۡفَةَ فَأَتۡبَعَهُ ۥ شِہَابٌ۬ ثَاقِبٌ۬ (١٠

Rahman Suresi; 33, 34, 35

33. Ya ma’şerelcinni vel’insi inisteta’tum en tenfusu min aktarissemavati vel’ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin.

34. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.

35. Yurselu ‘aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani.

يَـٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْ‌ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَـٰنٍ۬ (٣٣) فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ (٣٤) يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظٌ۬ مِّن نَّارٍ۬ وَنُحَاسٌ۬ فَلَا تَنتَصِرَانِ (٣٥)

Haşr Suresi; Son 3 Ayet

Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu. Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune. Huvallahul halikul – bariy-ulmusavviru lehum’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.

لَوۡ أَنزَلۡنَا هَـٰذَا ٱلۡقُرۡءَانَ عَلَىٰ جَبَلٍ۬ لَّرَأَيۡتَهُ ۥ خَـٰشِعً۬ا مُّتَصَدِّعً۬ا مِّنۡ خَشۡيَةِ ٱللَّهِ‌ۚ وَتِلۡكَ ٱلۡأَمۡثَـٰلُ نَضۡرِبُہَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ (٢١) هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ‌ۖ عَـٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ‌ۖ هُوَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ ٱلرَّحِيمُ (٢٢) هُوَ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡمَلِكُ ٱلۡقُدُّوسُ ٱلسَّلَـٰمُ ٱلۡمُؤۡمِنُ ٱلۡمُهَيۡمِنُ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡجَبَّارُ ٱلۡمُتَڪَبِّرُ‌ۚ سُبۡحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يُشۡرِڪُونَ (٢٣) هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡخَـٰلِقُ ٱلۡبَارِئُ ٱلۡمُصَوِّرُ‌ۖ لَهُ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰ‌ۚ يُسَبِّحُ لَهُ ۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٲتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ (٢٤)

Ali İmran; 154

Sümme enzele aleyküm mim ba’dil ğammi emeneten nüasey yağşa taifetem minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahi ğayral hakkı zannel cahiliyyeh* yekulune hel lena minel emri min şey’* kul innel emra küllehu lillah* yuhfune fı enfüsihim ma la yübdune lek* yekulune lev kane lena minel emri şey’üm ma kutilna hahüna* kul lev küntüm fı büyutiküm le berazellezıne kütibe aleyhimül katlü ila medaciıhim* ve li yebteliyellahü ma fı suduriküm ve li yümehhısa ma fı kulubiküm* vallahü alımüm bi zatis sudur .

ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيۡكُم مِّنۢ بَعۡدِ ٱلۡغَمِّ أَمَنَةً۬ نُّعَاسً۬ا يَغۡشَىٰ طَآٮِٕفَةً۬ مِّنكُمۡ‌ۖ وَطَآٮِٕفَةٌ۬ قَدۡ أَهَمَّتۡہُمۡ أَنفُسُہُمۡ يَظُنُّونَ بِٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ ظَنَّ ٱلۡجَـٰهِلِيَّةِ‌ۖ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ مِن شَىۡءٍ۬‌ۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡأَمۡرَ كُلَّهُ ۥ لِلَّهِ‌ۗ يُخۡفُونَ فِىٓ أَنفُسِہِم مَّا لَا يُبۡدُونَ لَكَ‌ۖ يَقُولُونَ لَوۡ كَانَ لَنَا مِنَ ٱلۡأَمۡرِ شَىۡءٌ۬ مَّا قُتِلۡنَا هَـٰهُنَا‌ۗ قُل لَّوۡ كُنتُمۡ فِى بُيُوتِكُمۡ لَبَرَزَ ٱلَّذِينَ كُتِبَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقَتۡلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمۡ‌ۖ وَلِيَبۡتَلِىَ ٱللَّهُ مَا فِى صُدُورِڪُمۡ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِى قُلُوبِكُمۡ‌ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ (١٥٤)

Enam Suresi; 17

En’am suresi ayet 17 :Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yemseske bi hayrin fe hüve ala külli şey’in kadır.

وَإِن يَمۡسَسۡكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ۬ فَلَا ڪَاشِفَ لَهُ ۥۤ إِلَّا هُوَ‌ۖ وَإِن يَمۡسَسۡكَ بِخَيۡرٍ۬ فَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ۬ قَدِيرٌ۬

Tevbe Suresi; 51

Kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü’minun.

قُل لَّن يُصِيبَنَآ إِلَّا مَا ڪَتَبَ ٱللَّهُ لَنَا هُوَ مَوۡلَٮٰنَا‌ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلۡيَتَوَڪَّلِ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ (٥١)

Tevbe Suresi; 128, 129

Le kad caeküm rasulüm min enfüsiküm azızün aleyhi ma anittüm harısun aleyküm bil mü’minıne raufür rahıym.

لَقَدۡ جَآءَڪُمۡ رَسُولٌ۬ مِّنۡ أَنفُسِڪُمۡ عَزِيزٌ عَلَيۡهِ مَا عَنِتُّمۡ حَرِيصٌ عَلَيۡڪُم بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ رَءُوفٌ۬ رَّحِيمٌ۬ (١٢٨) فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ حَسۡبِىَ ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ‌ۖ عَلَيۡهِ تَوَڪَّلۡتُ‌ۖ وَهُوَ رَبُّ ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡعَظِيمِ (١٢٩)

Yunus Suresi; 107

Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsıybü bihı mey yeşaü min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym.

Hud Suresi; 56

İnnı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym.

İbrahim Suresi; 12

Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena ve lenasbiranne ala ma azeytümuna ve alellahi fel yetevekkelil müteveklkilun.

İsra Suresi; 43

Sübhanehu ve teala amma yekulune ulüvven kebıra.

İsra Suresi; 110, 111

Kulid’ullahe evid’ur rahman eyyem ma ted’u fe lehül esmaül husna ve la techer bi salatike ve la tühafit biha vebteğı beyne zalike sebıla ..Ve kulil hamdü lillahillezı lem yettehız veledev ve lem yekül lehu şerıkün fil mülki ve lem yekül lehu veliyyüm minez zülli ve kebbirhü tekbıra.

Ankebut Suresi; 60

Ve keeyyim min dabbetil la tahmilü rizkahellahü yerzükuha ve iyyaküm ve hüves semıul aliym.

Rum Suresi; 17, 18

Fe sübhanellahi hıyne tübsune ve hıyne tusbihun.Ve lehül hamdü fis semavati vel erdı ve aşiyyev ve hıyne tuzhirun.

Fatır Suresi; 2

Ma yeftehıllahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba’dih ve hüvel azızül hakım.

Yasin Suresi; 83 :

Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey’iv ve ileyhi türceun.

Saffat Suresi; 180, 181, 182

Sübhane rabbike rabbil ızzeti amma yesfun. Ve selamün alel murselın. Vel hamdü lillahi rabbil alemın.

Fetih Suresi; 27, 28, 29

Le kad sadekallahü rasulehür ruya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta’lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer’ın ahrace şat’ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu’cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar ve adellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma.

Rahman Suresi; 33, 34, 35, 36

Ya maşerel cinni vel insi inisteta’tum en tenfusu min aktaris semavati vel ardı fenfuzu la tenfizune illa bi sultanin. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani. Yurselu aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.

Hadid Suresi; 1, 2, 3, 4, 5

Sebbeha lillahi ma fiys semavati vel ardı ve huvel aziyzul hakiymu. Lehu mulkus semavati vel ardı yuhyiy ve yumiytu ve huve ala kulli şey’in kadiyrun. Huvel evvelu vel ahıru vez zahiru vel batınu ve huve bi kulli şey’in aliymun. Huvelleziy halekas semavati vel arda fiy sitteti eyyamin summesteva alel arşi ya’lemu ma yelicu fiy lardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu mines semai ve ma ya’rucu fiyha ve huve me’akum eyne ma kuntum vallahu bima ta’melune besıyrun Lehu mulkus semavati vel ardı ve ilellahi turce’ul umuru.

Haşr Suresi; 21, 22, 23, 24

Lev Enzelna

Lev enzelna hazelkur’ane ala cebelin lereeytehu haşi’an mutesaddian min haşyetillahi ve tilkel emsalu nadribuha lin nasi le’allehum yetefekkerune .Huvallahulleziy la ilahe illa huve alimul ğaybi veş şehadeti huver rahmanur rahıymu. Huvallahulleziy la ilahe illa huve el melikul kuddusus selamul mu’minul muheyminul aziyzul cebbarul mutekebbiru. subhanallahi amma yuşrikune Huvallahul halikul bariyul musavviru lehum esmaul husna yusebbihu lehu ma fiys semavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzul hakiymu.

Cin Suresi; 1, 2, 3, 4, 5, 6

Kul uhıye ileyye ennehusteme’a neferun minel cinni fekalu inna semı’na kur’anen aceben. Yehdiy iler ruşdi fe amenna bihi ve len nuşrike bi rabbina ehaden. Ve ennehu te’ala ceddu rabbina mettehaze sahıbeten ve la veleden Ve ennehu kane yekulu sefiyhuna alellahi şetatatan. Ve enna zanenna en len tekulen insu vel cinnu alellahi keziben. Ve ennehu kane ricalun minel insi ye’uzune bi ricalin minel cinni fezaduhum rehekan.

Buruc Suresi; 20, 21, 22

Vallahü min veraihim muhıytun. Bel hüve kur’anün meciydün. Fiy levhın mahfuzın.

İhlas Suresi

(7 Defa) Kul hüvallahü ehad Allahüs samed Lem yelid ve lem yuled Ve lem yekün lehu küfüven ehad

Felak Suresi

(7 Defa) Kul e’uzü bi rabbil felak Min şerri ma halak Ve min şerri ğasikın iza vekab Ve min şerrin neffasati fiyl’ukad. 3 – Ve min şerri hasidin iza hased

Nas Suresi

(7 Defa) Kul e’uzü bi rabbin nas Melikin nas İlahin nas Min şerril vesvasil hannas Elleziy yüvesvisü fiy sudurin nas 3 – Minel cinneti ven nas.

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler