Connect with us
Canlı Gömülenlerin Korkunç Hikayeleri Canlı Gömülenlerin Korkunç Hikayeleri

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Halen Canlı iken Gömülen İnsanların Korkunç Hikayeleri

Daha ölmeden canlı canlı mezara gömülen talihsiz insanların insanın nefesini daraltan korkunç hikayeleri.

Published

on

Daha ölmeden canlı canlı mezara gömülen talihsiz insanların insanın nefesini daraltan korkunç hikayeleri.



Rosangela Almeida dos Santos'un Hikayesi

Brezilya’da duyanların inanmakta güçlük çektiği bir olay yaşandı. Öldü sanılarak gömülen kadın, iddialara göre 11 gün boyunca tabutundan çıkmak için uğraştı. Kadının çığlıklarını duyarak gelen çevre sakinleri 37 yaşındaki kadının tabuttan çıkmayı başaramayan cansız bedeniyle karşılaştı.

Akıllara durgunluk veren olay Brezilya’nın Riachao das Neves şehrinde yaşandı. Kaldırıldığı hastanede septik şok geçirerek öldüğü açıklanan 37 yaşındaki Rosangela Almeida dos Santos, ertesi gün Senhora Santana mezarlığına gömüldü.

Ancak iddialara göre, Santos’un gömülmesinden günler sonra sonra çevre sakinleri mezarlıktan sesler geldiğini fark etti. Kadının gömüldüğü taş mezara gelen vatandaşlar, tabutu kırdıklarında ise büyük bir şok yaşadı. Öldü sanılan kadının kafası ve ellerinde yeni oluştuğu görülen yaralar vardı. Bazı vatandaşların kadının el ve ayaklarına dokunarak “vücudu hala sıcak” dediği görüntüler de Brezilya televizyonlarında yayınlandı.

Octavia Smith Hatcher'ın Hikayesi

1800’lerin sonlarına gelinmişken, ABD'nin Kentucky eyaleti korkunç bir salgınla çalkalanıyordu. Bu salgının neden olduğu en trajik vaka ise Octavia Smith Hatcher adlı bir kadındı. Henüz bebek olan oğlunu salgın sonrası kaybeden Hatcher, depresyona girip yataklara düşer. Zamanla iyice hastalandı ve sonunda komaya girdi. Birkaç ay sonrasında da hala yatağındayken öldüğü ilan edildi. Ardından da hemen gömüldü.



Cenazeden bir hafta sonra, kasabadaki çoğu insan Octavia’nınki ile aynı belirtileri gösteren bir hastalığa yakalanıp komaya girdi. Ancak bu hastalığa yakalananlar bir süre sonra komadan çıkmayı başarıyorlardı. Durum böyle olunca Octavia’nın kocası, karısının da hala yaşarken gömüldüğünden, aslında bir süre sonra uyanacağından korkmaya başlamıştı.

Hemen mezarlığa gidip, eşinin mezarını açtıran adam, bu korkusunun gerçek olduğunu anladı. Tabutun iç kısmında tırnak izleri vardı. Octavia’nın tırnaklarında da kan izleri... Yüzü ise dehşete düşmüş bir ifadeyle bakmaktaydı. Bu üzücü olayın ardından Octavia tekrar gömüldü ve eşi tarafından adına bir anıt dikildi. Bu anıt günümüzde halen ayaktadır.

Afrika’ya ait bir sinek türünün neden olduğu uyku hastalığının tüm bu olaylara sebep olduğu düşünülüyor.

Mina El Houari'nin Hikayesi

2014 Mayıs’ında, 25 yaşındaki Fransız bir kadın olan Mina El Hourai, Fas’ta yaşayan biriyle internet üzerinden aylarca konuştuktan sonra ilk buluşmasına hazırlanmaktadır. Uçaktan indikten sonra Fas’taki oteline gelen ve giriş yapan kadın, otelden hiçbir zaman çıkış yapmaz.



Birlikte güzel bir akşam geçiren ikilinin gecesi, Mina’nın birdenbire yere yığılıp kalmasıyla sonlanır. Bunun üzerine adam, polise veya ambulansa haber vermek yerine kadının öldüğünü varsayıp bahçesine gömmeye karar verir.

Ancak Mina aslında ölmemiştir. Diyabet olan ve o an diyabetik komaya giren kadın, sevgilisi tarafından ölü sanılmıştır. Birkaç günün ardından Mina’nın ailesi kayıp ilanı verir ve Fas’a giderek kızlarını bulmaya çalışır.

Polisler adamı sonunda yakalar ve evini araştırırlar. Toprak lekeli elbiselerini ve mezarı kazmak için kullandığı kazmayı bulurlar, sonrasında da korkunç manzarayla karşılaşırlar. Adam aslında Mina’yı öldürmüştür, suçunu itiraf eder ve kasten adam öldürmekten yargılanır.

Lawrence Cawthorn'un Hikayesi

Londralı bir kasap olan Lawrence Cawthorn, 1661 yılında ciddi bir hastalığa yakalanır. Lawrence’ın varisi, adamın hemen ölmesini istiyordur; böylece mirasa konabilecektir. Herhangi bir doktor onayı olmadan Lawrence ölü olarak ilan edilir ve yakınlardaki bir mezarlığa gömülür.

Defin işleminin hemen ardından, cenazedekiler tabutun içinden gelen çığlıklar duymaya başlarlar. Hızla tabutu tekrar çıkartırlar ancak geç kalmışlardır. Lawrence Cawthorn'un gözleri neredeyse yerinden fırlamış, kaçabilmek için tabuta vurmaktan kafası kanlar içinde kalmıştır.



Mrs. Boger'ın Hikayesi

Charles Boger ve eşi, Pennysylvania’daki çiftliklerinde sıradan günler geçirirlerken, 1893 Temmuz’unda Bayan Boger bilinmeyen nedenlerden aniden ölür. Doktorlar ölümünü doğrular ve ardından kadın gömülür. Bir süre sonra Charles Boger'ın arkadaşlarından biri Charles’a gider ve karısının yıllar önce histeri krizleri yaşadığını söyleyerek aslında ölmemiş olabileceğini söyler.

Karısının canlı canlı gömülmüş olması fikri Charles’ın kafasına girer ve onu da histerik yapar. Charles, arkadaşlarıyla bir araya gelir ve mezarı kazar. Bulduğu şey şok edicidir, eşinin vücudu tabutun içinde ters yatmaktadır. Tabutundaki cam parçası kırılmış ve vücudunun her tarafına saplanmıştır. Her yeri kan içindedir, çizik doludur. Parmaklarının hiçbiri yerinde değildir. Bu korkunç keşfinin ardından Charles Boger’ın akıbetini ise kimse bilmemektedir.

Angelo Hays'in Hikayesi

Canlı canlı gömülenler arasında şanslı olanlar da var. Bunlardan biri de Angelo Hays adlı, 19 yaşındaki genç bir erkek. Fransa‘da yaşayan Angelo, 1937’de motosikletiyle kasabada dolanırken kaza yapar ve kafasını tuğla duvara vurur. Doktorlar hiçbir şüpheleri olmaksızın Angelo’nun öldüğünü onaylar. Kazadan 3 gün sonra Angelo defnedilir.



Sigorta şirketi, Angelo’nun babasının daha yeni sağlık sigortası yaptırdığını fark eder ve para almak için ölüm yalanı attıklarından şüphelenir. Olayı araştırması için bir araştırmacı görevlendirirler.

Araştırmacı, defnedilmesinin üzerinden henüz 2 gün geçmişken Angelo’nun mezarını tekrar çıkarttırır ve şok edici gerçekle karşılaşır; Angelo hala hayattadır. Ölümü net olarak tasdik etmek için orada bulunan bir doktor, bedenin hala sıcak olduğunu ve kalbin de attığını fark eder. Hemen hastaneye götürülen Angelo kurtarılır. Anlaşılan başındaki ciddi yaralanma yüzünden bilincini kaybetmiştir.

Bu olaydan sonra Angelo, tabutlara diri diri gömülenlerin uyandıklarında kurtulabilmesi için kullanabilecekleri ziller ekler. Bu yeni buluşuyla da tüm Fransa’yı turlar ve ünlü bir sima haline gelir.

Mr. Cornish'in Hikayesi

İngiltere’nin Bath bölgesinde belediye başkanı olan Mr. Cornish, 80 yaşında yüksek ateş nedeniyle hayatını kaybeder. Ölümünün hemen ardından gömülür. Mezarcı, gömme işlemini tamamlamak üzereyken oradan geçen insanlar tarafından içecek ikram edilmesi üzerine mola verir ve küçük bir sohbete dalar. Sohbet sırasında Bay Cornish’in yarı gömülü haldeki mezarından sesler gelmeye başlar. Sesi duyanlar hemen yardıma koşar ve oksijeni bitmeden önce adamı kurtarmaya çalışırlar.



Fakat ne yazık ki çok geç kalmışlardır; Bay Cornish mezarında dizleri ve dirsekleri kanamış halde, boğularak ölmüştür bile. Bu durumdan oldukça etkilenen Cornish’in kız kardeşi yakınlarına, aynı kaderi yaşamamak için gömülmeden önce kafasının kesilmesi isteğini iletir.

Uttar Pradesh Olayı

2014’ün Ağustos ayında, Hindistan’da yaşayan 6 yaşındaki küçük bir kız da diri diri gömülmüştür. Kızın amcasına göre kızın evine yakın bir yerlerde yaşayan evli bir çift, küçük kızın yanına yaklaşarak annelerinin yakındaki bir lunaparkta olduğunu söyleyerek kızı tarlaların ortasına götürerek boğmuş ve sonrasında da gömmüştür.

Şans da o ki, bölgede bulunan köylüler çiftin kızla beraber tarlaya girdiğini görmüş ve sonrasında yanlarında çocuk olmadan ayrıldıklarında şüphelenerek kızı aramaya çıkmışlardır. Kazılan mezarı bulan ve hemen kızı çıkaran köylüler, kızın bilincini kaybettiğini ve nefes almadığını fark ederler. Hemen hastaneye ulaşırlar, kız kurtarılır ve sonrasında da kendini kaçıranları tespit eder. Canlı canlı gömüldüğünüyse hatırlamaz.

35 Yaşındaki Rus Bir Adamın Hikayesi

Tarihteki diri diri gömülme vakalarından belki de en ilginci, gönüllü olarak ve isteyerek gömülen 35 yaşındaki Rus bir adama aittir. 2011 yılında, diri diri gömüldükten sonra kurtulmayı denemeye karar veren adamın sonu, trajik bir ölüm olur.



Nedendir bilinmez ancak adam 24 saat toprak altında kalırsa hayatı boyunca çok şanslı biri olacağını düşünür. Bir arkadaşının yardımıyla şehrin dışında bir mezar kazar. Tabutun içerisine hava akışını sağlayacak minik borular, bir şişe su ve cep telefonu da koyar.

Tabuta girdikten sonra arkadaşı tabutu gömer ve mezarlıktan ayrılır. Adam, arkadaşını yalnızca bir kere arar ve iyi olduğunu söyler. Arkadaşı ertesi gün mezarlığa gelip tabutu çıkarır, ancak bir terslik vardır: Adam ölmüştür. Anlaşılan gece yağan yağmur nedeniyle hava boruları kapanmıştır ve adam boğularak ölmüştür.

Sipho William Mdletshe

1993 yılında, 24 yaşındaki bir Güney Afrikalı olan Sipho William Mdletshe ve nişanlısı araba kazası geçirirler. Nişanlısı kurtulurken, ağır şekilde yaralanan Sipho, öldüğü düşünülerek morga kaldırılır ve metal bir kutu içerisinde defin işlemine kadar bekletilir fakat aslında ölmemiştir, yalnızca bilincini kaybetmiştir.

İki gün iki gece boyunca kutuda kalan ve sonunda uyanan adam, bir sürelik şaşkınlığın ardından yardım çığlıkları atmaya başlar. Morgda görevli kişiler çığlıklarını duyar ve adamı çıkarırlar. İyileşme sürecini de atlatan Sipho, eve döndüğünde zombi olduğu gerekçesiyle sevgilisinin çığlıkları ve bağırışları arasında korkudan evi terk eder.

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Cenazede Başlayan Musallat - Korku Hikayeleri

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen “cinler”le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Published

on

By

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen "cinler"le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Size başımdan geçen uzun zamandan beri büyük bir korkuyla hatırladığım olayı anlatmak istiyorum. Doğanın içinde olmayı her zaman çok sevmişimdir. Boş zamanlarımda mutlaka doğa yürüyüşleri yapmaya özen gösteririm. Bu alanda keşif yapmak beni gerçekten çok heyecanlandırır. Yine bir Pazar günü ormanda yürüyüş yapmak için yola çıkmıştım. Hava da tam yürüyüş yapacak cinstendi. Amacım ormanda akşama kadar vakit geçirerek biraz temiz hava almaktı.

Ormana giriş yaptığımda karşıma çıkan manzara beni büyülemişti. Yine herşey oldukça temiz ve sakin gözüküyordu. Ama ilerleyen saatlerde bu huzurum yerini korkuya bırakacaktı. Ormanda ilerlerken yolumu kaybettiğimi fark ettim. Ormanda yolu bulmak artık benim için imkansız bir hale gelmişti. Üstelik telefonda ormanın tam ortasında çekmiyor ve kimseye ulaşamıyordum. Zaten korkmuş bir haldeyken duyduğum sesler korkumu biraz daha katladı. Çalılıkların arasından uğultu gibi sesler geliyordu.

Ansızın kafamı çevirdiğimde yanımda bir gölgenin beni izlediğini fark ettim. Sonra aniden ortadan kaybolmuştu. Her geçen zaman ortaya çıkan sesler ve gölgeler artmaya devam ediyordu. Birden çalıların arkasından bir çift gözün bana baktığını gördüm. Simsiyah bir gölge şeklinde olan bu varlığın sadece gözleri belirgindi. Onun bir hayvan olduğunu sanarak ona doğru bir taş attım ama atmış olduğum bu taş bu varlığın içinden geçip gitmişti.

O an fark ettim ki, gördüğüm bu yaratık aslında bir cindi. Korkuyla bulunduğum alanın tersine doğru koşmaya başladım. Yaratık beni takip ediyor ve bir gölge gibi peşimde süzülmeye devam ediyordu. Apar topar dualarla ormandan çıkabildim. O günden sonra "cinler"den korkuma yalnız başıma asla bu tarz yerlere gitmemeye özen gösterdim.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Published

on

By

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Sizlere yakın akrabamın başından geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Akrabalarımız bizi ziyaret için İzmir’den İstanbul’a gelmişlerdi. Akrabamız uzun zamandan beri büyü işleriyle uğraştığını bu alanda çok marifetli olduğundan bahsetti. Pek çok ölüyle (?) irtibata geçen Neriman abla son yaşadıklarını ise korku dolu gözlerle anlatmaya başladı.

Yine günlerden birinde ölülerle irtibata geçmeye çalışırken yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark etmiş. Daha sonradan aslında o gün onu ziyaret için gelen kişinin kötü bir cinni olduğunu anlamış. Ona musallat olan bu cinni Neriman ablaya kabus dolu günler yaşatmaya başlamış. Neredeyse aklını kaybedecek derecede korkunç olaylar yaşamaya başlamış. Eşi de bu zor günlerinde ona destek olmaya çalışsada, onun her geçen gün biraz daha yıprandığını görüyormuş. Hangi doktora giderlerse gitsinler onun için çare bulunamamış.

En sonunda çareyi bir hocaya gitmekte bulmuşlar. Hoca en güvenilir hocalardan biri olarak görülüyormuş. Hocaya gittikten sonra meğerse Neriman ablaya bir büyünün yapıldığını öğrenmişler. Meğerse ayrıldığı nişanlısı ona sabun büyüsü yapıp bir tuvaletin dibine gömmüş. Sabun erimeye devam ettikçe de her gün biraz daha gücünden kaybediyormuş. Hocanın yardımıyla sabunun bulunduğu yeri bulup büyüyü çözmüşler. Eğer durumun böyle olduğu anlaşılmasaydı çok daha korkunç şeyler olacaktı. Bunu anlatan Neriman Abla bundan sonra hiçbir şekilde büyü gibi işlere bulaşmayacağını söyledi.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Rüya mı Gerçek mi?

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri rüya mı gerçek mi

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Abim ve ben gençlik zamanlarında annemin doğduğu köye ziyarete gitmiştik. O zamanlar henüz gençlik çağlarında ve heyecan arayan gençlerdik. Özellikle köyün var olduğu gizemli havası oldukça hoş gelmişti. Bu köyde uzun zamandan beri anlatılan bir efsane vardı. Köyün en sessiz ve ücra bulunan bir yerinden bahsediyorlardı. Tepedeki ev köyün en gizemli noktalarından biri olarak kabul ediliyordu. Herkes oraya gitmeye çekinir ve mümkün olduğu kadar yakınında dolaşmazlardı.

Abim ve benim için yeni bir macera fırsatı doğmuş gibiydi. Zira bu tarz şeyler bizi hep heyecanlandırmış ve etkilemişti. Tabi abimin benim kadar inançlı biri olduğu söylenemezdi. O bu tarz şeyleri hep saçma bulmuş ve genel olarak bunları komik görüyordu. Ama köyde yaşadığımız o gizemli olay bundan sonra onun düşüncesini değiştirecekti.

Bir gece tepedeki evi yani bu çok korkulan evi ziyaret etmeye karar verdik. Amacımız bu eve giderek sadece biraz zaman geçirmekti. Annemler uyuduktan sonra abimle sessiz bir şekilde evden çıktık. Gecenin en kör karanlığında evin bulunduğu yere doğru yola çıktık. Köy yerinde kimsecikler yoktu. Bir tek ikimiz gecenin kör karanlığında bir çılgınlığa kalkışmıştık.

Uzun bir mesafe sonrasında nihayet eve ulaştık. Burası anlatıldığı kadar vardı. Hayvan kemikleri görmüş, evin duvarlarında kaplı olan anlamını bilmediğimiz pek çok kelimeyle karşılaşmıştık. Evdeki birkaç parça eşyada oldukça eski tarihlerden kalma gibi gözüküyordu. Abim bir bıçağı alarak incelemeye başladı. O sırada hızlı hareket etmediği halde elini kesmişti. O sırada evin içinden yükselen bir uğultu duyduk.

Öyle demeye kalmadan birkaç siyah köpek karşımıza dikildi. Ve evin içinde bizi kovalamaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan kan ter içinde evden koşa koşa ayrıldık. Köpeklerin sesleri uzun süre boyunca devam etmişti ama köpekler gözükmüyordu. Böyle demeye kalmadan annem tarafından hızlı bir şekilde uyandırıldım. Meğerse çığlık çığlığa kalmışım ve fena sayıklıyormuşum. Sabah olunca abimin yanına gelince şok geçirmiştim. Zira abimin parmağı tıpkı dün gece olduğu gibi aynı yerden kesik durumdaydı.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi…

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi...

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Adım Emir. Size kendi başımdan geçen ve uzun zamandan beri etkisinden çıkamadığım bir olayı anlatmak istiyorum... Arkadaşım Ali ve ben uzun yıllar önce cin çağırma konusuna merak salmıştık. Bu konu çok ilgimizi çekiyor ve her daim bunun hakkında kendimizi konuşurken buluyorduk. Bir gün bu konuyu gerçeğe dönüştürmeye karar verdik. Birkaç arkadaşımızı daha alarak ikindi sonrasında cin çağıracaktık. Konu hakkında çok fazla şey öğrendiğimizden dolayı bu işi başarmak bizim için bir sorun değildi.

Annemler evde yokken dört arkadaş bir araya gelerek çalışmalara başladık. Artık cin çağırmak için herşey hazır durumdaydı. Cin çağırmaya uygun olarak tüm adımları sırasıyla yaptık. Yalnız bir süre sonra odanın yaz aylarında olmamıza rağmen çok soğuk olduğunu fark ettik. Resmen odanın içinde tir tir titreyecek seviyeye kadar gelmiştik. Derken bir çatırtı koptu ve birisi gülerek isimlerimizi fısıldamaya başladı. Biz ne olduğundan habersiz bir şekilde korku dolu gözlerle birbirimize bakıyorduk. Bir süre sonra Ali bu işi hiç sevmediğini ve gelen cinninin pek iyi olmadığını söyledi. Bizde olanlardan sonra oradan apar topar çıkmıştık.

Annemler gelene kadar dışarıda arkadaşlarla takıldıktan sonra herkes evine geçti. O günden sonra artık dört arkadaş için kabus başlamıştı. Ali’nin söylediği gibi gelen iyi bir cinni değildi. O geceden sonra her gece boyunca sürekli farklı şekilde korkutuluyor ve çığlıklar içinde uyanıyordum. İşin korkunç tarafı diğer arkadaşlarımda bu durumdaydı. Uzun zaman geçmesine rağmen kötü olayların ardı arkası kesilmemişti.

En sonunda bir hocaya görünerek durumdan kurtulmaya çalıştık. Hoca ikindi vaktinden sonra çağırılan cinnilerin kötü olma ihtimalinin çok fazla olduğunu gelen cinin de aynı şekilde kötü olduğunu ve bizimle eğlenmek istediğini söyledi. O günden sonra ne kadar çabalarsak çabalayalım bu yaratıktan bir türlü kurtulamadık. Şimdi halen kabusumuz devam ediyor. Keşke hiç cin çağırmaya kalkışmasaydık...

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayesi

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinli Köye Gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri cinli köye gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Dört arkadaş bir gün eğlence maksatlı olarak her zaman anlatılan köye gitmeye karar vermiştik. Bu köy bizim çevremizde cinli köy olarak bilinir ve anlatılırdı. Bu hikayeleri her zaman gülerek dinlemiş ve her daim çok eğlenceli bulmuştuk. Bir gün sürekli olarak konuştuğumuz ve Tunceli’de bulunan bu köye gitmeye karar verdik. Ailelerimizden izin aldıktan sonra yola çıkmıştık. Amacımız burada sadece bir gece geçirerek eve dönmekti. 

Bize buranın tamamen terk edilmiş bir yer olduğu söylenmişti. Yani oraya vardığımız zaman kimse orada olmayacak ve sadece dört kişi, koca köyde yalnız kalacaktık. Ama hiçbiri umurumuzda değildi.  Sadece oraya vararak, eğlenceli bir gece geçirip, biraz da kafayı dağıtmak istiyorduk. Akşam vakitlerinde köye vardık. Dedikleri gibi kimsecikler yoktu. Köy zifiri karanlıktı. Her yer harap olmuş, terk edilmiş ve oldukça kötü görünüyordu. 

Bunlara aldırmadan köy içinde biraz gezinmeye karar verdik. Karşıdan gördüğümüz bir ev dikkatimizi çekmişti. Tıpkı filmlerdeki gibiydi. Bu haliyle oldukça korkunç gözüküyordu. Bu evin içine girmeye karar verdik. Eve girdikten sonra, burada çok keskin bir kokunun olduğunu fark ettik. Yıllar önce terk edilmiş bu evin her yeri iz içindeydi. Evin üst katına çıktık. Burası biraz daha iyi görünüyordu. Kapıyı kapattıktan sonra burada biraz içmeye karar verdik. 

Dört arkadaş yere oturmuş hem sohbet ediyor hem evin gizemi hakkında konuşuyorduk. Biz öyle konuşurken kapının kilitlendiğini duyduk. Birisi tarafından odanın içine kilitlenmiştik. Kapıyı açmaya çalışsak da bir türlü başaramadık. Korku ve şaşkınlıkla birbirimize bakarken bir anda arkadaşımın çığlığını duyduk. Camdan bir gölgenin içeri izlediğini görmüştü. Buradan çıkmak istediğini söyledi. Ancak oradan çıkmak için hiçbir yol yoktu. 

Üçüncü katta bulunduğumuzdan dolayı buradan atlamak çok kötü bir fikirdi. Mecburen beklemeye başladık. Sabaha kadar yaşadıklarımız adeta bir kabus gibiydi. Evin içinde sanki deprem oluşuyormuş gibi hissetmiş, yerin çatladığını duymuştuk. Gece boyunca evin içinde sanki hareket eden bir şeylerin varlığı mevcuttu. Sabah vakitlerinde dualarla oradan uzaklaşmayı başarabilmiştik. Bir daha da o cinli köyün yakınına bile yaklaşmadık.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Geceleri Korkutuluyorum

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Published

on

By

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Merhaba adım Sinem. Size başımdan geçen ve uzun zamandan beri hafızamdan silemediğim bir olayı anlatmak istiyorum. Biz dört kardeşiz. Bir ablam, bir abim ve bir de benden küçük bir erkek kardeşim var. Ben ablamla aynı odada yatarken diğer kardeşlerim de farklı bir odayı paylaşıyordu. Biz de ablamla ranzada yatıyorduk. Bir gece -tahminimce gece 4 veya 5 sıralarında- bir sesle birlikte uyandım. Kalkıp başımı çevirdiğimde annemin odaya geldiğini gördüm. 

Bizi kontrole geldiğini düşünerek durumu umursamadan yine uyumaya geçmiştim. O sırada annemin kulağımın yanına eğilerek bir şeyler fısıldadığını duydum. Ağzında sanki bir şeyler geveleyip duruyor bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ben duruma anlam verememiştim. “Büyük ihtimal dua ediyor veya üstümü örtmediğim için bana söyleniyor.” diye düşündüm. Sonra bir anda sesin kesildiğini fark ettim.

Annemin gittiğini düşündüm. Gözlerimi açmamla birlikte o şeyi gördüm! O varlığı gördükten sonra bağırmak istesem de bir türlü bağıramıyordum. O benim karşımda dikilmiş ve işaret parmağımı sıkıyordu. Sonra üstüme büyük bir ağırlığın çöktüğünü hissettim. Hareket edemiyor gibi hissediyordum. Demeye kalmadan gözlerim kapandı ve kendimden geçtim. 

Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. Bu olaydan sonra her gece korkutulmaya devam ettim. Korkunç rüyalar görüyor cinler tarafından takip ediliyordum. Bu sorunun neden başıma geldiğini araştırmaya başladım. Bunun için bir hocadan yardım istedim. Hoca bana kahve falı baktığımı bu nedenle bunların başıma geldiğini söyledi. O günden sonra kahve falını tamamen bırakmıştım.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Adım Mustafa. Size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu olayın etkisinden uzun zaman boyunca çıkamamıştım. Halen bu olayla ilgili sorulara cevap arar dururum… Neyse, üniversite tahsili amacıyla ailemin uzağında bir öğrenci evinde kalıyorum. Evde benden başka bir arkadaşım daha vardı: Nihat. Bir gün, gece geç saatlerde eve gitmek üzere yola çıkmıştım. Bildiğim kadarıyla ev arkadaşım Nihat ise o sırada evde uyuyordu. Evimize giden yol bayağı ıssız ve tenha bir yoldu. 

Oradan geçip giderken bazen korkuyordum. Yine gecenin geç saatlerine kaldığımdan dolayı ortam iyice ıssızlaşmıştı. Ben yoluma devam ederken karşıma iki genç çıktı. Ellerinde içki şişeleri ve ağızlarında sigaraları vardı. Bana sataşacakları belli gibiydi. Birisi bana doğru gelerek omuz attı. Bense durumu pek önemsemeden oradan hızla geçmeye çalıştım. Arkama bile bakmadan oradan uzaklaştım.

Neyse ki tatsızlık çıkmamıştı. Eve geldiğimde kapıyı ev arkadaşım Nihat açmıştı. Odama doğru yöneldim. Cep telefonuma yeni bir mesaj geldiğini gördüm. Ama mesajı ev arkadaşım Nihat atmıştı. Şaşırmıştım: Zaten yan odamda bulunan birinin neden bana mesaj attığı aklımı karıştırmıştı. Nihat, gönderdiği mesajda “Bugün bir başka arkadaşında kalacağı için eve gelemeyeceğini, yarın evde olacağını” söylüyordu. Ben de Nihat’ın odasına giderek “Bana şaka mı yapıyorsun?” dedim. Nihat’sa bu sözlerim karşısında sırıtmaya başladı. O sırada kapı hızlı bir şekilde çalınmaya başladı. Koşarak kapıyı açtığımda karşımda Nihat’ın olduğunu gördüm. 

Ben onu karşımda görünce korkudan bayılmışım. Uyandığımda sabah olmuştu ve evde kimse yoktu. Sabah olunca Nihat eve geldi. Meğerse gece boyunca dışarıdaymış ve mesajı atan da gerçekten oymuş. Ancak hiçbir zaman bana kapıyı açmamış ve o gün o saatlerde evde bulunmamış. Ben bu olayı anlattığımda bana önce inanmadı. Ama ilerleyen zamanlarda ev içinde bazı korkunç olaylar olmaya devam ettiğinde bana inanmaya başladı. Sonraları o evden taşındık. Şimdilerde ise başka bir evde yaşıyoruz.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Korkudan Evde Yalnız Kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri - korkudan evde yalnız kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Adım Elif. Sizlere başımdan geçen korku verici bir olayı anlatmak istiyorum. Maddi imkansızlıklardan dolayı istediğimiz eve çıkamamıştık. Sessiz ve ıssız bir yerde bir ev kiralamış mecburen bu evde kalmaya başlamıştık. Üstelik çalışma şartlarımız da çok ağırdı. Hem eşim hem de ben sabahtan akşama kadar çalışıyor eve kendimizi zor atıyorduk. Yani aslında hayat bizim için oldukça zor geçiyordu. Tuttuğumuz eve de hiçbir zaman kanım ısınmamıştı. Ama bundan başka imkanımız olmadığı için mecbur bu durumu kabullenmiştim. 

Yine günlerden bir gün işten çıkmış eve yorgun argın dönüyordum. Eve vardığımda kimsenin olmadığını gördüm. Zaten eşim benden daha geç eve gelirdi. Oturma odasına geçerek biraz kafa dağıtmaya karar verdim. Koltuğa uzandım ve televizyonu açtım. Bir süre sonra mutfaktan çok büyük bir tabak çanak kırılması sesi koptu. Olduğum yere çivilenmiştim. “Mustafa sen misin?!” diye bağırdım. Mutfaktan “Evet, benim’’ sesi gelmişti. Koşarak yanına gittim ne olduğunu merak etmiştim. Mutfağa gittiğimde orada kimsenin olmadığını gördüm. Üstelik mutfakta kırılan veya dökülen hiçbir şey yoktu.

Evin tamamını aradım ve yine kimseyi bulamadım. Herhalde ben çok yorgun olduğumdan dolayı bana o şekilde geldiğini düşündüm. Sonra kapı sert bir şekilde çalınmaya başladı. Gelen eşimdi. Ona çok korktuğumu ve başıma gelen olayı anlattım. Eşim hiçbir şey söylemeden beni gülümseyerek dinliyordu. Sonra odasına doğru çekildi. Bende onun yorgun olduğunu ve biraz dinlenmek istediğini düşünmüştüm. Tekrardan oturma odasına geçerek televizyon izlemeye devam ettim. 

Birkaç saat televizyon izledikten sonra yatmak için odama geçecektim. Birden telefonuma bir mesajın geldiğini fark ettim. Mesaj atan eşimdi. Bu gece askerlik arkadaşında kalacağını ve onu beklemememi söylüyordu. Bu mesajı gördükten sonra buz kesildim. Koşarak yatak odasına gittim. Odanın içinde kimse yoktu. Oradan koşarak çıktım ve telefonla eşimi durumu anlattım. Ona yalnız kalamayacağımı ve eve gelmesini söyledim. O da apar topar eve geldi. O gece benim için çok zor geçmişti. Bundan sonraki zamanda o evde yalnız başıma kalmamaya özen gösterdim.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi…

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi… 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Uzun zaman önce oldu… Yaz tatillerinde büyükannemde kalıyordum. O zamanlar cinler, hayaletler vb. konulara çok ilgi duyuyordum. Ananemin evinin karşısında bir mezarlık vardı. Her gece bu mezarlıktan gelen sesler duyuyordum. Bunu insanlara söylediğimde ise bana inanmıyorlardı. Bir sabah ananem bana; ben uyurken uykuda konuştuğumu ve o gece uykumda Yasin suresinin tamamını yüksek sesle okuduğumu söyledi. Ananemim bu söylediğine çok şaşırmıştım çünkü ben o güne kadar Yasin suresini bir kere bile okumuş değildim…

Bir de benim bir bisikletim vardı. Tabii ki o yaşlarda doğal olarak bisiklete binmeyi çok severdim. Yine bir gün o çok sevdiğim bisikletime binmiş geziyordum. Düz yolda giderken birden bisikletin gidonu aniden, kendi kendine sola çekti ve düştüm. Bunun oluşundan çok korkmuştum çünkü yol, buna sebep olabilecek şekilde eğimli değildi. Dedim ya; dümdüz bir yoldu… Neyse; eve dönmeye karar verdim. 

Tam o sözünü ettiğim  mezarlığın başına geldiğimde birinin bana seslenmekte olduğunu duydum. O biri bana ismimle sesleniyordu! Uzun bir süre sesin geldiği tarafa doğru baktım ama kimseyi göremedim. Duvarın öteki tarafında kimse yoktu. İyice korkmaya başlamıştım. 

Hemen ertesi gün ise yine o mezarlığın başında, evvelsi gün yaşadıklarımı bir arkadaşıma anlatıyordum. Tam arkadaşıma, mezarlıktan bir sesin beni çağırdığı kısmı anlatacaktım ki oradan bir “Şisşt!” sesi geldi. Arkadaşım ve ben çok korktuk. O günden sonra ne zaman o mezarlığın yakınlarından geçsem, birinin beni izlediği hissine kapılıyorum. Şimdi bile ne zaman oraya gitsem, gecesinde mutlaka kabus görüyorum. 

Bir de o mezarlığın ilerisinde bir futbol sahası vardı. Bir gün aynı arkadaşımla oraya gitmiştik. Orada; bir tuvalet, iki oyuncu kulübesi, bir tane de izleme yeri vardı. Tuvalet sahanın dışındaydı. Orada aniden; tuvaletten gelen bir bağırma sesi duyduk. Ben o günden sonra artık düzenli olarak Kuran okumaya başladım. O günleri unutamıyorum hala.   

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

İnternetten Cin Çağırmayı Öğrenen Dört Kız

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - İnternetten Cin Çağırmayı Öğrenen Dört Kız

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye. 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Şimdi anlatacağım olay tamamen gerçek ve yaşanmış bir hikaye… 2009 yılında, kız lisesinde okuyan gör kız sekiz - dokuz katlı bir binada kalıyorlar. Binanın en üst katında. Bu kızlar, normalde cin, şeytan gibi şeylere pek inanmamalarına karşın bir gün internette, cin çağırma ayini yapan bazı gençlerin görüntülerini izliyorlar. Videodaki gençler, izleyenleri, videoda gördükleri şeyleri evde yapmamaları gerektiğiyle ilgili olarak uyarıyorlar. Ancak buna rağmen eğlence arayışında olan bu dört kız, aynı videoda gördükleri şekilde mum vb. eşyaları gereken şekilde yerleştiriyorlar ve aynı videoda gördükleri şekilde cin çağırmaya çalışıyorlar.

İlk denemelerinde hiçbir şey olmuyor. Ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra kızlardan birini, göremedikleri bir şey hızla duvara doğru itiyor. Kız duvara o kada sert bir şekilde çarpılıyor ki omurgası kırılıyor. Yaşadıkları olayın şaşkınlık ve korkusundan dolayı, yerde boylu boyunca yatmakta olan arkadaşlarının yanına yaklaşamıyorlar bile. Hemen ardındansa bütün ev şiddetli bir şekilde sarsılmaya başlıyor. Evdeki bütün eşyalar kızların üzerine devriliyor ve kızların dördü de eşyalarında altında ezilerek feci şekilde can veriyorlar. 

Olayı araştıran bir yetkili çevredeki güvenlik kameralarını filan inceliyor ve komşulara soruyor “Şu saatte evde bir sarsıntı oldu mu?” diye. Komşuların hepsi “Evet, o saatte ufak bir sarsıntı hissettik.” diye cevap veriyorlar. Adam bu cevaba çok şaşırıyor ve “Evinizin sadece biraz sallandığına emin misiniz?” diye aldığı cevabı teyid etmeye çalışıyor. Çünkü onun şahit olduğu görüntülere göre evde biraz ya da ufak değil, aksine çok güçlü bir deprem olmuş gibi bir var. 

İşin en garip taraflarından biri ise şu: Kamera görüntülerine göre, binada gerçekleşen sarsıntının; eşyalar, kızların üzerine devrildiği anda aniden durması. Sarsıntının tek etkisi ise garip bir şekilde sadece ağır mobilyaların kızların üzerine düşerek onları onları öldürmüş olması değil. Kızların odalarındaki dolapların kapıları açılıp, içlerindeki bütün elbiseler vesaire de etrafa saçılmış durumda bulunuyor. Mutfak çekmeceleri de açık ve içlerindeki bütün malzemeler de sanki özenle ve özellikle yerlere saçılmış gibi. Kamere kayıtlarına göre evdeki bütün kapıların kendi kendilerine açılıp kapandığı da görülüyor. 

Polisin araştırması bilindiği kadarıyla mantıklı bir sonuca bağlanamıyor. Polisten sonra evin sahibi de kamera kayıtları ve görüntüleri izliyor ve evin mühürlenmesine karar veriyor. Ev mühürlendikten sonra ölen kızların aileleri  ev sahibinden rica ederek görüntüleri izliyorlar. Ailelerin söz konusu görüntüleri izlemesinin üzerinden en fazla dokuz on gün filan geçtikten sonra, ölen gençlerin ailelerinin de aynı çocuklarınınki gibi bir ölümle hayatlarını kaybettikleri haberi yayılıyor.    

Editörün Yorumu

Yukarıda okumuz olduğunuz hikayeyi bana (at)yruzaki isimli bir Instagram hesabından direkt mesaj olarak gönderdi bir takipçimiz. Kendisinden şu ana kadar, olayın hangi şehirde gerçekleştiğine yahut kendisinin, anlatılan olayı; kimden, nasıl buyduğuna dair bir bilgi edinemedim. 



Hemen şunun altını çizmek istiyorum; burada amacım kesinlikle bu tarz hikayeler paylaşan arkadaşların ne inançlarını sorgulamak ne de kimseyi sözü geçen olayların gerçekliği ile yahut aksi ile itham etmek. Amacım; hikayeyi keyifle okuduktan sonra diğer olasılıklar dair ufuk açmak… Hikaye bana biraz kulaktan kulağa anlatılma yoluyla değişmiş gibi geldi. Bu en büyük ve en gerçek olayların bile başına gelen olağan bir durumdur.  

Hikayeye göre aslında evin bütün odalarında güvenlik kameraları var ki bu normal şartlar altında bırakın aile konutlarını, işyerlerinde bile sık rastlanan bir durum değildir. Sanki evin bütün odalarında güvenlik kameraları olduğu bilgisi olaya, kişiden kişiye aktarımlar sırasında, olayın gerçekliğine yahut doğaüstülüğüne dair olan inancın güçlendirilmesi amacıyla sonradan eklenmiş gibi geldi. Bunu, hikayeyi Instagram üzerinden bana anlatan arkadaşın yaptığını düşünmüyorum tabii. Muhtemelen bu anlatım ona ulaştığında da evin her odasında bulunan güvenlik kameraları detayı hikayenin içine çoktan eklemlenmişti. 

Bunun dışında bir de şöyle düşünelim: Belki de bütün bu gizemli, doğaüstü ölüm sahneleri, organize bir cinayet silsilesini örtbas etmek için yayıldı. Belki de kızlar ağır fiziksel şiddet sonucu travmaya bağlı etkiler sonucunda öldüler ve bunu yapan kişi veya kişiler, cesetlerin üzerindeki darbeleri, üzerilerine ağır mobilyalar devirerek olağanlaştırmak istediler polisin gözünde. Amaç kafa karıştırarak olayın çözümünü zorlaştırmak olabilir pekala. Hatta olay mahaline mum vb. ayin gereçleri yerleştirmek fikri dahi aynı amaca matuf zekice bir planın parçaları olabilir…

Bütün bunların sonucunda bütün bu yaşananlar gayet somut insan cinayetleridir diyebilir miyiz? Hayır. Çünkü elimizde bu olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı dahil, yaşandıysa eğer birinci elden şahitleri yahut somut delilleri gibi veriler yok. Fikir yürütüyoruz sadece. Yani atıp tutuyoruz 🙂 Sizin de olaya dair farklı fikirleriniz, tezlerini olursa yorumlar bölümünden bizimle paylaşın derim.

Sinan Özgenç

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler