Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Allahsız Osman’ın Trajikomik Yaşanmış Korku Hikayesi

Osmanlı Dönemi’nde; 1800’lü yıllarda yaşandığı rivayet edilen ve gerçekten yaşanmış bir korku hikayesi olduğu iddia edilen Allahsız Osman’ın öyküsü.

Osmanlı Dönemi’nde; 1800’lü yıllarda yaşandığı rivayet edilen ve gerçekten yaşanmış bir korku hikayesi olduğu iddia edilen Allahsız Osman’ın öyküsü.

Yaşanmış Korku Hikayeleri – İstanbul’da 1800’lü yıllar… Rivayete göre; o zamanın meşhur kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı’nın karşısındaki bir evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken söz bir şekilde mezarlık ve ölü konusuna gelmiş.

İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, “Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez!” demiş. Ustura Kemal de muhabbeti koyulaştırmak için “Ulan Osman, madem ölüden korkmuyorsun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize” diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca, Ustura Kemal “Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyorsun. Madem Allah’a inanmaz ve ölülerden de korkmazsın, bu geceyarısı mezarlığa girip, sana vereceğimiz kazığı mezarlık içinde bir kabrin üzerine çak. Sabah biz gidip, kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer orada kazık varsa seni takdir ederiz” demiş.

Allahsız Osman aslında, gece mezarlığa girmek şöyle dursun; yanından geçerken bile korkusundan yüksek sesle türkü söyleyen bir adammış. Ama erkekliğe, yiğitliğe alenen leke süremeyeceğinden “Peki ama siz de benimle gece gelip, mezarlık çıkışında bekleyeceksiniz” demiş. Zaten bu konuşmalar akşam saatlerinde yapılıyormuş, gece yarısı kalkıp hep beraber Karacaahmet Mezarlığı’na gitmişler.

Yaşanmış Korku Hikayeleri – Osman, gece karanlığında mezarlığın büyük kapısından içeri girmiş. Herkesin Allahsız Osman olarak bildiği o cesur (!) kabadayı, mezarlığın içinde salavatlar getirerek; bir elinde kazık, bir elinde çekiç ilerlemiş. Uygun bulduğu bir kabrin başına vardığında korkusundan; alelacele kazığı yere çakmış. Çok korktuğu için de hemen oradan uzaklaşmak istemiş.

Ancak bir şey, giydiği setrenin, (o zamanlar erkeklerin giydiği uzunca eteği olan bi tür giysi) ucundan yakalamış. Kabrin başından uzaklaşmasına izin vermemiş. Allahsız Osman var gücüyle “İmdaaat! Ulan yardım edin. Ölü beni tutuyooo!” diye feryat etmiş ama kendinden epey uzakta olan arkadaşlarına sesini duyuramamış. Bağıra çağıra mezarın üzerine yığılıp, kalp krizinden oracıkta ruhunu teslim etmiş.

Uzunca bir süredir mezarlığın dışında bekleyen arkadaşları, Allahsız Osman’ın kendilerine oyun oynayıp, mezarlığın öteki kapısından çıktığını düşünüp dağılmışlar. Ertesi sabahsa Ustura Kemal ve arkadaşları kazığın çakılı olup olmadığına kontrol için Karacaahmet Mezarlığı’na gitmişler tekrar. Bakmışlar ki Allahsız Osman, kazıkla beraber setresinin ucunu toprağa çakmış durumda bir mezarın üzerinde cansız yatıyormuş.

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Advertisement
2 Comments

2 Comments

  1. Pingback: Evimize Giren Cinler - YAŞANMIŞ KORKU HİKAYELERİ

  2. Pingback: Mezarlıkta Define Ararken - Paranormal Haber

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.