Connect with us

Masallar

Hamur Gelin Masalı

Kızı olmayan ihtiyar bir kadının; söylediği bir yalandan dolayı hamurdan bir gelin yaparak onu bir gençle evlendirmesini anlatan masal.

Kızı olmayan ihtiyar bir kadının; söylediği bir yalandan dolayı hamurdan bir gelin yaparak onu bir gençle evlendirmesini anlatan masal.

Hamur Gelin Masalı

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Eski zamanlardan birinde; bir delikanlı, bir gün bir köydeki yoksul bir evin kapısının önünden geçiyormuş. Bu sırada, evden çıkan bir kadının yere süt döktüğünü görmüş. Nedenini çok merak etmiş ve kadına sormuş “O yere döktüğün nedir?” Kadın, delikanlıyı başından savmak için “Bu kızımın elinin kiridir” demiş. Yerdeki süte şaşkınlıkla bakan delikanlı eğilmiş, dikkatle incelemiş. Yere dökülen bildiğimiz temiz sütten başkası değilmiş. Kalkıp eve dönmüş. Olanları annesine anlatmış. “Bu kızı bana Allah’ın izni Peygamberin kavli ile anasından iste!” demiş. “Düşünsene; elinin kiri böyle olan kızın kendisi nasıldır?”

Delikanlının annesi de kızı görmek için köylü kadının evine gitmiş. Ancak gerçekte köylü kadının bir kızı yokmuş. Delikanlıya yalnızca bir şaka yapmak istemişmiş. Buna rağmen kadın hiç telaş etmemiş “Kızım uyuyor. Hem onu görmenize gerek yok. Kızım çok güzeldir. Üstelik hamarattır. Elinden her iş gelir. Onu görmeden alırsanız veriririm başka türlü olmaz!” diye kesitirip atmış. Delikanlının annesi, kadına inanmış. “Elinin kiri süt olan bir kız çok güzeldir!” diye düşünmüş. Kadından kızı istemiş. Kadın da ona sözde kızını vermiş. Böylece söz kesilmiş. Kadıncağız sevinçle evine dönmüş. Hiç zaman yitirmeden düğün hazırlıkları başlamış. 

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Düğün günü gelip çatmış. Ama köylü kadın telaş içindeymiş “Eyvahlar olsun! Şimdi ben ne yapacağım? Gelin diye onlara kimi vereceğim?” diye kendi kendine dövünüyormuş. Sonunda aklına bir çare gelmiş. Aceleyle mutfağa girerek bir kazana un doldurmuş. Unu su ile karıştırarak hamura bir genç kız şekli vermiş. Hamurdan yaptığı kız şekli; kuruyup, katılaşınca da odasına götürmüş. Gelinliğini giydirmiş, duvağını takmış. Hamur kızın gerçek bir geline benzediğini görünce, onunla birlikte kapının önünde duran gelin arabasına binmiş. Ancak köylü kadını arabada giderken yine almış bir düşünce… Düğün evine varınca bu hamur gelini damadın koluna nasıl verecek? İşte bu kez işin gerçeği ortaya çıkacak, herkese rezil olacak…

Köylü kadın bunları düşünürken araba büyük gölün kenarına varmış. Kadın bakmış ki göl büyük ve derin… O an aklına bir çare gelmiş. Hamur gelinin üzerindeki gelinliği çıkarıp onu gizlice onu göle atmış. Ardından basmış çığlığı. “Yetişin komşular, kızım göle düştü.!” Arabacı, hemen arabayı durdurmuş. Herkes kadının başına toplanmış. Kadın ağlıyor, dövünüyormuş. Haber kısa zamanda damadın evine ulaşmış. Aldığı bu habere çok üzülen delikanlı, arkadaşlarıyla birlikte göl kenarına gelmiş. Balıkçıların ağlarını alarak göle açılmışlar. Ağı göle bırakmışlar.

Gölün dibinde peri kızları yaşıyormuş. Peri kızlarından biri ağı görmüş. “Ben bu ağlara tutunarak dünyaya çıkacağım. Nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyorum. Kalın sağlıcakla!” demiş kardeşlerine. Küçük peri, balık ağını yakalamış. Yukarıdakiler ağları çekmişler. Suyun üstüne güzeller güzeli bir kız çıkınca, köylü kadın bağırmış “İşte bu benim kızım!” Kızı arabaya bindirmişler. Köylü kadın ona gelinliğini giydirmiş, duvağını takmış. Gölden çıkan bu kızın, kendisini büyük bir dertten kurtardığını düşünerek rahatlamış. Araba, sonunda düğün evine varmış. Kırk gün kırk gece süren bir düğünden sonra peri kızıyla delikanlı evlenmişler. 

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Delikanlı, bir gün eşine şakacıktan “Köylü kızı!” diye seslenmiş. Peri kızı kocasına gücenmiş. Onun her istediğini yapmaya ancak tek kelime konuşmamaya başlamış. Delikanlı çok şaşırmış. “Ne yapsam da onu konuştursam?” diye kara kara düşünmeye başlamış. Bir gün eşine şakacıktan “Eğer benimle kobuşmazsan seni bir odaya kapatacağım” demiş. Peri kızı aldırış etmemiş. Onun bu tutumu, delikanlıyı öfkelendirmiş. Kolundan tuttuğu gibi bir odaya kapatmış. Böylece ev işleri delikanlının ablasına kalmış. Abla, bir gün peri kızının ne yaptığını görmek istemiş. Anahtar deliğine gözünü dayayarak peri kızını gözetlemiş. Bir de ne görsün?!

Peri kızı yerde oturuyormuş. Birden “Yan mangalım yan!” demiş. Odanın içine birden kıpkırmızı korla dolu bir mangal belirivermiş. Mangala gülümseyerek bakan peri kızı “Yağım gelsin!” demiş. Bir tava dolusu yağ, birden mangalın üzerindeki ateşin üstüne oturuvermiş. Peri kızı bu kez “Balıklarım pişsin” diyerek parmaklarını kızgın yağın içine sokmuş. Tavanın içinde beliriveren balıklar pişmeye başlamış. Balıklar piştikten sonra, peri kızı bunları bir tabağa koyarak kapıya yönelmiş. Onu gözetleyen görümcesi aceleyle oradan uzaklaşmış. Peri kızı, öğle yemeğinde yemesi için balıkları kocasına göndermiş.

Abla, peri kızın bu yeteneğini kıskanmış. “Onun yaptığını ben de yaparım!” diyerek mutfağa girmiş. “Yan ateşim yan!” demiş. Ancak ne ateş yanmış ve ne mangal önüne gelmiş. Bunun üzerine kalkmış mangalı almış, kömürleri içine koyarak tutuşturmuş. Sonra “Yağım gelsin” demiş. Ancak ne gelen var ne giden. Abla, çaresiz kalkıp tavaya yağ doldurmuş. Tavayı mangalın üstüne koymuş. Bu iş de bitince “Balıklarım tavada pişsin” diyerek parmaklarını kızgın yağın içine sokmuş. Ancak balıkların pişmesi şöyle dursun ablanın parmakları cayır cayır yanmış. Zavallı kadıncağız çığlıklar atarak, haykırarak mutfaktan çıkmış. Ev halkını başına toplamış. Bu duruma üzülen delikanlı, bu kez de ev işlerinin yönetimini ortanca ablasına bırakmış. 

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Başka bir gün peri kızı, kuyudan su çekiyormuş. Ortanca abla da pencereden onu izliyormuş. Kız, kovayı kuyuya düşürmüş. Ancak hiç oralı olmamış. Saçından bir tel kopararak kuyuya uzatmış. Saç, kendiliğinden kuyunun dibine inmiş. Peri kızı da saç telini çekmeye başlamış. Böylece kova yukarıya çıkmış. Ortanca abla da peri kızının yaptıklarını kıskanmış. “Ben de yapabilirim!” diyerek kuyunun başına gitmiş, kovayı kuyunun dibine göndermiş. Sonra onu yukarıya çekmek için saçıdan bir tel koparıp kuyuya uzatmış. Ancak saçı peri kızınınki gibi uzamamış. Bu kez başını kuyunun içine sokarak saçlarını aşağıya doğru sarkıtmış. O sırada ayağı kaymış ve kuyunun içine düşerek boğulmuş.

Ortanca ablasının başına gelenlerden sonra delikanlı çok öfkelenmiş. Eşine “Ne yaptığını bilmiyorum ama senin yüzünden ablalarımın başına gelmedik kalmadı. Nedir bu yaptığın? Konuşmazsan seni bir daha çıkarmam!” demiş. Kız oralı olmamış. Onun bu tutumu, kocasının öfkesini daha da artırmış.

Böylece evin işleri de delikanlının küçük ablasına kalmış. Bir gün evde hiç ekmek yokmuş. Küçük abla “Ne yapsam da ekmeği yemeğe kadar yetiştirsem” diye söyleniyormuş. Peri kızı odasından onun sözlerini işitmiş. Kendi kendine “Gel taş fırınım gel!” diye seslenmiş. Büyük bir gürültünün ardından odanın ortasında büyük bir taş fırın belirmiş. Küçük abla gürültüyü duyunca, anahtar deliğinden peri kızını gözetlemeye başlamış. Peri kızı “Yan ateşim yan!” demiş. Birden fırın gürül gürül yanmaya başlamış. Peri kızı bu kez “Gel hamur teknesi gel!” demiş. Hamur teknesi fırının yanında belirmiş. Peri kızı fırının içine girmiş. Saçlarıyla külleri bir tarafta, ateşi bir tarafa toplayarak fırından çıkmış. Teknedeki hamuru yoğurarak fırına koymuş. Böylece pek çok ekmek yapmış. Ekmekleri de kocasına göndermiş.

Peri kızının yaptıklarını gören küçük abla, çok kıskanmış. Kendi kendine “Ben de onun gibi yapabilirim” demiş. Küçük abla hemen mutfağa girmiş “Yan fırınım yan” demiş. Ancak fırında hiçbir değişiklik olmamış. Bunun üzerine kalkmış fırını yakmış. Bir kez daha seslenmiş “Gel teknem gel, hamuru yoğur!” Ne tekne gelmiş ne de hamur yoğrulmuş. Küçük abla kalkmış tekneyi getirmiş. İçine unla su koyup hamuru yoğurmuş. Bu iş bittikten sonra, ateşle külü saçlarıyla süpürüp ayırmak için fırına girmiş. Girer girmez de cayır cayır yanarak ölmüş.

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Sonunda küçük ablasını yitiren delikanlı çok üzgünmüş. Onun, eşi yüzünden öldüğünü sanıyormuş. Büyük bir öfkeyle eşinin yanına gitmiş. Ona “Benim ablalarımdan ne istedin?” demiş. Delikanlı, ablalarının başlarına gelenlerin, onların kıskançlığı yüzünden olduğunu bilmiyormuş. Peri kızı kocasına yine cevap vermemiş. Delikanlı da öfkesini yatıştırmak için dışarı çıkmış.

Peri kızı, kocasının ardından “Yağ küpü, bal küpü yanıma gelin!” diye seslenmiş. Sözleri biter bitmez iki küp odanın ortasında belirivermiş. Kız onlara demiş ki “Bana bir küp yağ, bir küp bal getirin.” Küpler aceleyle gözden kaybolmuşlar. Bir süre sonra yolda yürüyen delikanlının yanından geçmişler. Delikanlı, koşuşan küpleri görünce, şaşırmış, onların peşine düşmüş. Az gitmişler, uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler. Sonunda ulu bir çınarın dibinde durmuşlar. Onların gelişiyle oracıkta iki musluk belirmiş. Muslukların birinden yağ, öbüründen bal akıyormuş. Küplerden biri yağ akan musluğun altına girerek ağzına kadar yağla dolmuş. Diğer küp balla…

Bu işler bitince, küpler peri kızın yanına dönmek için yola koyulmuşlar. Delikanlı da onları izliyormuş… Küpler eve gelmişler. Tam kapıdan içeri girerlerken çarpışmışlar. Bal küpünün bir kenarı kırılmış. Bal küpü ağlayarak “Beğendin mi yaptığını? Ben şimdi peri kızına ne diyeceğim?” demiş. Yağ küpü “İnan ki bir kazaydı. Peri kızı öfkelenirse ona ‘Annen Ay, baban Güneş, kardeşlerin de yıldızlardır. Ne olur bize vurma!’ derim” demiş.

Böylece, peri kızının odasına girmişler. Delikanlı da bunların peşinden ayrılmıyormuş. İki küp odaya girer girmez delikanlı “Annen Ay, baban Güneş, kardeşlerin yıldızlardır. Ne olur benimle konuş” diye yalvarmış. Peri kızı kocasına kırgın kırgın bakarak “Sen benim nereden geldiğimi, kim olduğumu biliyor musun ki bana “köylü kızı!” diyorsun! Bana kim olduğumu sormadığın için darıldım ve seninle konuşmadım.” demiş.

Masallar – Hamur Gelin Masalı: Delikanlı eşinin sözlerini doğru bulmuş. Ona “Hata yaptım, özür dilerim, demiş. Cezamı yeterince çektim ne olur kim olduğunu anlat.” Peri kızı, olan biten her şeyi anlatmış. Delikanlı, kardeşlerinin başlarına gelenlerin de kıskançlıkları yüzünden olduğunu anlamış ve peri kızına yaptıkları için çok pişman olmuş. İki genç bir daha birbirilerini üzmemişler. O günden sonra hep mutluluk içinde yaşamışlar.

Continue Reading
Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Pehlivan ve Kırk Dev Kardeş Masalı - MASALLAR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir