Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinler Büyüler Muskalar Neler Yaşadım Neler

Bir Instagram takipçimizin yaşadığı tuhaf ve esrarengiz olaylar. Büyü ve muska yoluyla evlendirilen anlatıcımızın cinler ile yaşadığı korkunç deneyimler.

Bir Instagram takipçimizin yaşadığı tuhaf ve esrarengiz olaylar. Büyü ve muska yoluyla evlendirilen anlatıcımızın cinler ile yaşadığı korkunç deneyimler.

Beni Saplantı Haline Getiren Adam

10 Aralık 2012de başlamıştı her şey. Çok gençtim daha… Doğum günümü kutlamaya kuzenlere gitmiştik. Orada liseden kankam olan İbrahim’i de gördüm. Arkadaşlarıyla gelmiş. Yanıma gelip selam verdi. Doğum günümü kutladı. Sonra arkadaşlarının yanına gitti. Aradan fazla geçmeden İbrahim tekrar geldi yanıma. Biraz uzakta oturan birisini gösterdi. Gösterdiği kişi uzaktan kuzeniymiş. “Sana çıkma teklif ediyor” dedi. Çocuğa baktım; yok böyle bir iticilik! Her yeri kıllı. Maymuna benzettim. İbrahim’e gülüp, benimle dalga geçmemesini söyledim. Sonuçta; ben, bakımlı, oldukça zayıf ve güzel bir kızdım. Ben teklifi reddedince İbrahim geri gitti. Ama o çocuk peşimi bırakmadı. 

O sıralarda; benim internetten konuştuğum, aynı köylü bir çocuk vardı. Yaklaşık 2 sene konuştuk onunla. Üniversite okuyordu. Denizcilik üzerine. Yabancı dil için Ukrayna’ya gitmeyi planlıyordu. İbrahim’in kuzeni ise durmadan haber yolluyordu bana teklifini kabul etmem için. Kendi kuzenim de ısrarla “Telefon numaranı vereyim” diyordu. İstemiyordum. Bir akşam; konuştuğum çocuk bana “Seni çok seviyorum. Bu yüzden senden daha fazla saklayamayacağım. Sana bir şey söylemem lazım.” dedi. “Başkasıyla beraber oldum. Bunu sana söylemezsem içim rahat etmeyecek. Seni çok seviyorum ama aldattım seni. Beni affet.” dedi. 

Aldatılınca Boşluğa Düşmüştüm

O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü sanki. İnanamadım. Bu nasıl sevgiydi böyle? Seven aldatır mıydı? Biz bu yaz nişanlanmayacak mıydık? Nasıl yaptı bunu bana inanamadım. Çok gururlu birisiyim. Kimseyle konuşmadan bir süre kendimi toparlamak, daha doğrusu biraz da olsa kendime gelebilmek için telefonu kapattım. Ertesi gün açtığımda ise kuzen mesaj atmış, onu gördüm. “Hadi cevap ver artık! İbrahim sorup duruyor.” dedi. Ben de o an; isteksizce numaramı vermesini söyledim. Sevgilim arasa da cevap vermiyordum. Bitmişti artık benim için

İbrahim’in kuzeni de iki gün boyunca ısrarla buluşmak, konuşmak istedi. Daha önce kimseyle el ele bile tutuşmamıştım. İki kere internetten sevgilim olmuştu. İkincisi az önce anlattığım gibi bitmişti. Ne yapacağımı bilemiyordum. O boşlukta ben de konuşmaya başladım onunla. Hiç içim ısınmıyordu 4 gündür konuşuyor olmamıza rağmen. Kuzenim “Ayrıl o zaman” demeye başladı ama ben de sevgi olmamasına rağmen tuhaf bir bağlılık vardı. Ayrılamıyordum. Kuzenim ısrarla “Bırak” diye dayatmasına karşın ertesi gün biz kaçtık. 

Tuhaf Olaylar Bir Rüya İle Başladı

Mantıksız hatta tuhaf olduğunun farkındayım. Sonuçta daha bie haftadır bile tanımıyordum. Neden kaçtım; bugün hala bilmiyorum. Sevmiyordum da… Neyse, 2 gün sonra geldik, ara görüldü, bir zaman sonra düğün yapıldı. 15 gün her şey mükemmeldi. Sevgi tavan yapıyordu resmen. 15 gün sonra ben bir rüya gördüm: Eşim banyoya giriyor. O anda dış kapıdan onun sesi geliyor. “Hadi pikniğe gidiyoruz.” diyor. Kapıdan içeriye bakarken banyonun önünde bana gülüyor… Değişik bir rüyaydı… 

Ertesi gün ben duştayken onun sesini duydum. O uyuyordu. Banyonun kapısına vuruldu “Hadi” diye. O ara havlu sarıyordum. Çıktım; kimse yok! Odaya koştum; uyuyor. Uyandırdım, olanları anlattım. “Yok bir şey. Yat uyu.” dedi. Ben ondan sonra korkmaya başladım. Eşim ondan sonra beni dövmeye başladı ama her gün… Öyle arada bir değil. Saçımı yolar, her yerimi güvertirdi.  Anneme bile yollamazdı. Gidiyorum diye döverdi. Kaçarak evlenmiş olduğum için aileme de anlatamazdım bu olanları. “Kaçtın, sen istedin” derlerse diye. 

Evdeki Sesler ve Gölgeler

O, sabahları işe gittikten yaklaşık yarım saat sonra evde sesler olurdu. Gölgeler görürdüm. Birileri bana dokunurdu. Oturduğum yerden kalkamazdım korkudan. Artık her günüm böyle geçiyordu. O işten gelince dayak başlardı. O evdeyken hiçbir şey olmazdı. O gidince olurdu ya da o uyuyunca.  Artık iyice dayanılmaz hale gelince sonunda nihayet aileme korktuğumu anlattım. Bir cami hocasına gittik. Adam okudu sağolsun. Bir su verdi. “Her şeye kullan” dedi. Gündüzlerimdeki korku bitti ama (cinler) rüyalarımda rahat bırakmıyorlardı bu sefer de. Bir süre sonra hocanın verdiği o su kayboldu. Nereye gitti bilmiyorum. Suyun ortadan kaybolmasının ardından her şey yeniden başladı. 

Geceleri; mutfaktan tabak, çanak, tencere, kaşık sesleri, gündüzleri; dokunmalar, evde sürekli bir şeylerin kıpırdayıp yerlerinin değişmesi, akşamları koca dayağı… Allah’tan ailemi sık görmüyordüm. Görüştüğümüzde de vücudumdaki morlukları bir şekilde saklıyor, gözükenlere de kılıf uyduruyordum kızmasınlar diye.

Odamdaki Beyaz Kıyafetli Adamlar

Bir keresinde de öyle bir susadım ki… Mutfağa adım atamıyorum korkudan… Eşim de su getirmedi gece. Boğazım o biçim kurudu… İki beyaz elbiseli adam girdi odaya. Kolumu tutup, beni ayağa kaldırdılar. Çok korktum. Eşim duymadı sesimi. “Korkma! Allah bizi, seni korumak için gönderdi. Korkma; gel.” dedi. Mutfaktan çanak, kaşık sesleri geliyordu hala. Mutfağa soktular beni. Ben nasıl ağlıyorum hala korkudan. “Korkma! Dediğimi tekrarla, suyu 3 yudumda iç. Oturarak iç.” dediler. Oturup içtim. Ondan sonra da memlekete gittik zaten. Sanki kurtulayım diye yolladılar beni evden…

Cinleri Varmış

Memlekete gidişim ise şöyle oldu: Günler böyle ilerlerken ailem, yazın memlekete gidecekti. Bizi de çağırdılar. Eşim istemedi. O zaman sadece benim gelmemi istediler. Eşim, babamdan çekindiği için kabul etti. Beni de aldılar; memlekete gittik. Babamın kuzeni geldi. Görünmez varlıklar (cinler sanırım) varmış onda. Bilmiyordum. Bir gün “Üşüdüm.” dedi. Hırkamı verdim. Aradan 5 dakika geçti geçmedi “Bu kimin hırkası?” diye sordu. “Eşimin” dedim. “Nasıl birisi?” diye sordu. “İyi” dedim. “Yalan söyleme!” dedi. “Yoo; ne yalan?” dedim. Annem “Ne oldu Hatice?” diye sordu.  Babamın kuzenine “Yenge ayakta mı uyuyorsun?! Kızın delirmek üzere. Neden yardım etmiyorsunuz?” diye çok kızdı. 

Annem şok oldu. “Ne oluyor?” dedi. Yaşadıklarımı tek tek anlattı. Şok oldum ben de! “Nereden biliyorsun bütün bunları?” diye sordum. “O hırkayı giymesem bilemezdim.” dedi. “Demek ki boş yere üşütmemişler beni.” dedi. Müslümanmış onun cinler i. “Döndüğünüz zaman kızını sakin o eve gönderme. Ölür kızın orada.” dedi.

Kadını Okuyarak İstemsizce Konuşturdu

Eşimin babaannesi hoş geldine geldi memleketteyken. Çay dolduruyoruz Hatice ablayla.  “Konuşturayım mı?” dedi. “Konuştur abla.” dedim. Babaannem, dedem, babam, biz, eşimin dedesi, babaannesi otururken Hatice abla bir şey okumaya başladı. Dakika geçmeden babaannesi tek tek “Şurada şu hoca var. Ona gittik. Şöyle yaptık, böyle yaptık…” konuşuyor. Kadın ne dediğinin farkında değil. Arada lafı değiştirmeye çalışıyor ama bir süre sonra kaldığı yerden geri başlıyor… Eşimin dedesi konuyu kapatıyor, kadın susmuyor bir türlü. Sonunda eşimin dedesi ayaklandı. Çok oturmadan kalktılar. 

Onlar gidince annem mutfağa geçti. Biz de geçince annem şok olduğunu söyledi. Sadece annem değil, hepimizin ağzı açık kalmıştı. Hatice abla sayesinde diyemediklerimi dedim, her şeyi anlattım aileme. Annem çok ağladı. Eve dönünce babam eşimle konuştu. Biraz tantana oldu. Sonunda ayrıldım evden. Eşyalarımı aldım çıktım.

O ay ev patlamış. Nasıl patladığını kimse bilmiyor… İki katlı, bahçeli bir evdi. Yukarıda teyzemin oğlu kalıyordu. Her şeyi duyuyorlarmış ama “Aile meselesi karışmamız doğru olmayabilir” diyorlarmış. Kimseye anlatmamışlar çektiklerimi. Boşandıktan sonra yavaş yavaş kurtuldum. Çok şükür; şu anda çok iyiyim. Bu arada meğer onunla kaçmam, onu sevmem için muska yaptırmışlar; onu da öğrendim….

Muska Sihir Büyü Yoluyla Evlilik Caiz mi
Advertisement
Click to comment

Soru Sor - Fikrini Yaz