Connect with us
Nazar nedir nasıl korunulur nazara karşı dua ve ayetler Nazar nedir nasıl korunulur nazara karşı dua ve ayetler

Gizli İlimler

Nazar Nedir ? Nasıl Korunulur ? Nazar Duası

Nazar, sözlük anlamı itibariyle; bakış, bakma göz atma… gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Bununla ilintili olarak; halk arasında; bakışlarında yani nazarında zararlı güç bulunduğuna inanılan kötü niyetli kişilerin, bu güçleriyle, canlı ya da cansız varlıklar üzerinde olumsuz bir etki bırakması durumu da nazar olarak ifade edilir.

Published

on

Nazar Nedir? Kaç çeşit nazar vardır? Kimlere, neden nazar değer? Kimlerin nazarı değer? İslam’da nazar. Nazar boncuğu takmak caiz midir? Nazardan korunmak için nazara karşı yapılması gerekenler, okunan; okunması gereken dualar ve ayetler… 

Nazar, sözlük anlamı itibariyle; bakış, bakma göz atma… gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Bununla ilintili olarak; halk arasında; bakışlarında yani nazarında zararlı güç bulunduğuna inanılan kötü niyetli kişilerin, bu güçleriyle, canlı ya da cansız varlıklar üzerinde olumsuz bir etki bırakması durumu da nazar olarak ifade edilir. 

Eskilerin “isabet-i ayn” adını verdikleri nazar inancı, bugün “nazar değmek, nazara gelmek, nazara uğramak, göze gelmek, göze uğramak, göz değmek, kem göz” gibi deyimlerle ifade ediliyor.

Tarih Boyunca Nazar

İnsanlık tarihi boyunca hemen her toplumda yaygın olarak görülen nazar inanışı, ülkemizde de günlük hayatın içinde varlığını halen devam ettirmektedir. Söz konusu inanışın tarihine baktığımızda; bu kavramın kökeninin Taş Devri’ne kadar gittiği görülür. Girit’te, Aşağı Mısır’da, Malta’da, Kuzey Fransa’da ve Britanya’da Bronz çağına ait, balta şeklinde yapılmış nazarlıklar (amuletler) bulunmuştur. Aynı şekilde uğursuz gözlerden gelen kötülüğü ortadan kaldırmak için Fenikeliler, Yunanlılar ve Romalılar tarafından el şeklindeki muskaların kullanıldığı da yaygın olarak bilinen bir gerçektir. Araştırmalar sonucunda, çok eski dönemlerden beri neredeyse tüm dünya uygarlıklarında büyü ve nazarın kötü etkilerine inanma ve bunlara karşı tedbirler alma inanışının var olduğu görülüyor.

İslam İnancında Nazar – Nazar Boncuğu Takmak Caiz midir?

Nazar inancı, günümüzde halen oldukça yaygın şekilde varlığını devam ettirmektedir. Halk arasında nazara karşı yani nazardan korunmak için; nazar boncuğu (mavi boncuk), delikli taş, nal, yumurta kabuğu gibi çeşitli nazarlıklar kullanma, hocalara muska yazdırma, kurşun dökme ve benzeri muhtelif uygulamalar gerçekleştirilmektedir. 

Ancak İslam’a göre bu tür uygulamalar, batıl inanç olarak nitelendirilmekte ve haram yani günah kabul edilmektedir. Hz. Muhammed‘in “Nazar’dan Allah’a sığınınız. Çünkü göz (değmesi) haktır v(gerçektir).” hadisinden de anlaşılacağı üzere İslam dininde nazarın varlığı kabul edilmiştir. Bununla beraber nazardan korunmak için; nazar boncuğu ya da muska taşımak veya benzer bazı uygulamaları gerçekleştirmek yasaktır.

Kimlere Neden Nazar Değer

Kimlere Nazar Değer: Nazarın; sağlıklı ve gürbüz çocuklara, güzellikleri ve hünerleriyle dikkat çeken kişilere, akıllı, zeki olup derslerini başarıyla veren öğrencilere; mesleğinde başarılı olanlara, yeni ev, araba alanlara, kısmeti açık olanlara, mutlu çiftlere, ayrıca; iyi ürün veren tarla, bağ ya da bahçeye, güzel görünümlü, hoş kokulu bitki ve çiçeklere, iyi süt veren ineklere, herkes tarafından beğenilen eşyalara ve benzeri varlıklara daha çok değdiğine inanılır. Özetlemek gerekirse başarı ve güzellik gibi özellikleri nedeniyle dikkat çeken her insan, hayvan veya canlıya nazar değmesi ihtimali olduğu söylenebilir. 

Kimlerin Nazarı Değer

Bu tür özelliklere sahip canlı ya da cansız varlıklara karşı, herhangi bir kimsenin kıskançlık hisleriyle bakması, nazarın meydana gelmesine neden olur. Nazarı değen kişiler, söz konusu özellikler kendilerinde bulunmadığı için kıskançlık duygusuna kapılırlar. Bu bakımdan halk arasında, değerli varlıklarını ellerinden alacak tehlikeli kuvvetin, kötü niyetli kişilerin bakışlarından geleceği inancı oluşmuştur. 

Nazar, kıskançlık gibi kötü duygulardan gelebileceği gibi kişinin yakınlarına duyduğu aşırı sevgiden de kaynaklanabilir. Bu tür nazardan en çok çocukların etkilendiğine inanıldığı için, anne ve babaların çocuklarına karşı aşırı sevgi göstermeleri ya da düşkünlükleri pek hoş karşılanmaz. Bu inanış gereği halk arasında “İnsana sevdiğinin nazarı daha çok değer” sözü yaygın olarak kullanılır.

Özellikle mavi gözlü ya da gök gözlü insanların nazar gücünün daha kuvvetli olduğuna inanılır. Ancak yeşil gözlü veya çakır gözlü kişilerin nazarının da sık ve kolay değdiği de söylenir. Bunların yanı sıra Şanlıurfa’da uzun çeneli insanların; Mardin’de kısa boyluların da nazarının güçlü olduğuna dair inançlar yaygındır. Kendisinde nazar gücü bulunanların; kötü niyetli, açgözlü, kıskanç, görünümü saf ancak içi kötü, gözü başkalarında olan kişiler olduğu düşünülür.

Nazar Çeşitleri Nelerdir?

Nazar, gözle ya da sözle olmak üzere iki şekilde ortaya çıkar. Gözle nazar, kişinin karşısındaki canlı ya da cansız herhangi bir varlığa kem gözle bakmasıyla meydana gelir.

Sözle nazarda ise kişinin beğenisini ya da imrenmesini sözle ifade etmesi gerekir. Nazarın gözle mi yoksa sözle mi meydana geldiği, ancak kişinin dikkatli bakışı veya hayranlık dolu sözleri tespit edilebildiğinde anlaşılır.

Nazara Karşı Yapılması Gerekenler

Çeşitli rivayet ve inanışlara göre; nazara karşı yapılması gerekenler “nazardan korunmak için” ve “değmiş nazardan kurtulmak için” yapılması gerekenler diye iki ana başlık altında toplanabilir.

Nazardan Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

Nazar Muskası

Nazardan korunmak için alınan tedbirler arasında sık rastlanılanlardan biri nazar muskasıdır. Nazardan korunmak için bir hocaya veya bir din adamına “nazar muskası” hazırlatılır. Kuran‘ın bir veya birkaç suresi yahut çeşitli duaların bir kâğıda yazıldıktan sonra bunun üçgen şekline getirilip yedi kat muşambaya sarılmasıyla yapılan muska, bir bez kılıf içerisinde omuzda, boyunda ya da koyunda taşınır. Muskayı hazırlayan hocaya emeğinin karşılığı olarak kişinin ekonomik durumuna göre bir miktar para ya da buğday, arpa, un gibi yiyecek türünden hediye vermek de adettir.

Maşallah Demek

Herhangi bir özelliğiyle göze batan bir kişinin, bitkinin, çiçeğin, hayvanın kısacası canlı ya da cansız varlıkların hayranlıkla övülmesinin ardından; öven kişiden; nazar değmemesi için “Maşallah“, “Nazar değmez inşallah” gibi sözler söylemesi istenir.

Maşallah sözcüğü, konuşma yoluyla ifade edilmenin yanı sıra bazen Arapça “Maşallah” yazılı altın veya gümüş kolye vb. takılar, çocukların omuzuna iliştirilir. Boyunlarına ya da bileklerine takılır. Hatta yeni işyeri açanlar, ev alanlar, yeni evli çiftler, nazardan korunmak için maşallah yazılı bir levhayı, resmi ya da bir süs eşyasını gelenlerin rahatlıkla görebileceği bir yere asarlar. 

Nazarlık Taşımak, Nazarlık Asmak 

Nazarlık Nedir -Nazarlık, nazarı uzaklaştırdığına ve etkisiz kıldığına inanılan mavi boncuk, yedi delikli boncuk, kendiliğinden delinmiş taş, sarımsak, kartal pençesi, hurma çekirdeği, yumurta kabuğu, kurban gözü, geyik boynuzu, çörek otu, kuru karanfil, üzerlik ve benzeri nesnelere verilen genel isimdir. Bunlardan bir kısmı nazardan korunmak için taşınır, bir kısmı hayvanlara bağlanır, bazısı da evlere veya bağ-bahçeye, tarlaya asılır.

Nazar Boncuğu

Kıskanç ya da kötü niyetli bir bakışın etkisini ortadan kaldırmak için yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri de nazar boncuğu takmaktır. Nazar boncuğu mavi renkli olup üzerinde

göz şekli olur. Nazar boncuğu; çocukların kundağına, omuzuna, yastığına iliştirilir; büyüklerin de isteğe bağlı olarak boyunlarına, bileklerine hatta yüzük şeklinde olmak üzere parmaklarına ya da kıyafetlerinin görünecek bir yerine takılır. 

Nazar boncuğu sadece kişilere değil evlerin girişine; otomobil, kamyon, otobüs gibi taşıtlara; hayvanların boyunlarına, boynuzlarına, alınlarına ya da barınaklarına; bitki ve çiçeklere hatta iyi mahsul veren bağ-bahçenin bir köşesine de asılabilir. Nazar değmesi durumunda nazar boncuğunun kem gözleri yahut bu bakışlardan yayılan negatif enerjiyi kendi üzerine çekerek çatladığına inanılır.

Nazar boncuğu kullanma yahut nazar boncuklu takılar takma Türklerin eskiden beri uyguladıkları bir yöntemdir. Eski Türkler “boncuk / moncuk” adını verdikleri değerli ve tılsımlı taşı, kişinin veya atın boynuna, hatta sancağın tepesine takarak kötü ruhlardan ve kötü gözlerden korunmak istemişlerdir. 

Koruyucu nazar boncuğunun mavi olması; Türkler arasında mavi gözlü kişilere çok seyrek rastlanması ve mavi gözlerin olağanüstü güce sahip olduğuna inanılmasıyla ilgilidir. Eski Türkler bu inanış gereği özellikle çocuklarını, mavi gözlü kişilerden saklama gereği duymuşlardır..

Evlere At Nalı Asmak

Ülkemizde bilhassa Tokat’ın köylerinde nazarlık olarak at ve eşek nalı sıkça kullanılır. At nalının bulunmadığı durumlarda at nalı şeklindeki madenlerden ya da üzerine mavi boncuk yapıştırılmış plastik nallardan yararlanılır. Bunlar genellikle evlere, arabalara asılır. Asıl eşek veya at nalları da birkaç boncukla beraber hayvanların boyunlarına takılır. Adana, Mersin, Hatay, Şanlıurfa ve Gaziantep illerinde de evlere at nalının asıldığı görülür.

Nazarlık olarak kullanılan nal, şekil bakımından kimi zaman kaşlarla beraber bir göze benzetilir. Dolayısıyla kem gözlerin bakışını kendi üzerine çekerek nazarı önlediğine inanılır.

Kaplumbağa Kabuğu Asmak

Nazardan korunmak için Gaziantep, Kahramanmaraş, Elazığ ve Mersin’de evlerin bahçesinde herkesin görebileceği bir yere kaplumbağa kabuğu asılır.

Tarlaya Hayvan Kafatası Asmak

Mersin, Hatay ve Diyarbakır’da mahsulleri nazardan korumak için bağ-bahçe ya da tarlanın içine bir sırık üzerinde at, eşek, koyun, inek, köpek gibi hayvanlardan birinin kafatası dikilir. Elazığ’da ekinler için bir hayvan kafatası ya da bunun yerine insan kılığındaki bir korkuluğun kullanıldığı görülür. Osmaniye’de ise tarlanın içinde kafatasıyla beraber bir de dikenli çalı asılır.

Evin Girişine Koç Boynuzu Asmak

Doğu Karadeniz şehirlerinde ve Mersin’de; evlerin kapısına nazara karşı koç boynuzu asılır. Koç boynuzunun sivri uçları, tehlikeli bakışlara karşı koyması bakımından önem taşır.

Hayvanları Nazardan Korumak İçin Çan Takmak

Diyarbakır yöresinde hayvanları nazardan korumak için boyunlarına çan bağlanır. Boyuna asılan çan, ses çıkardıkça dikkati kendi üzerine çekecek ve bu yolla hayvanı kötü bakışlardan koruyacaktır.

Delikli Taş Asmak / Taşımak

Mersin yöresinde yaygın olan bir inanışa göre; ortası delik bir taş bulunup boyuna asılırsa, o kişiye nazar değmez; bu taş eve asıldığında hem o evde yaşayanlar hem de ev nazardan korunmuş olur. Gaziantep ve Kahramanmaraş civarında ise özellikle yeni evlerin önüne kendiliğinden delinmiş taşlar asılır.

Nazardan Korunmak İçin Cıva

Hatay yöresinde bazı kişiler nazardan korunmak için yanlarında cıva taşır. Nazar değmesi durumunda civanın karardığına ve bu yolla kişiyi nazardan koruduğuna inanılır.

Nazardan Korunmak İçin Şap (Seğe)

Adana, Mersin ve Hatay çevrelerinde; şap, bir beze sarılarak üstte taşınır ya da evin bir köşesine asılır. Şap kötü niyetli bakışlara maruz kaldıkça kendiliğinden erir.

Nazardan Korunmak İçin Yumurta Kabuğu

Yumurta kabuğu, özellikle çiçekleri ve bitkileri nazardan korumak için kullanılan bir nesnedir. Adana, Mersin, Hatay ve Mardin çevrelerinde bir yumurtanın içi boşaltılıp, kabuğu çiçeklerin ya da bitkilerin dalına asılır. Bazen bu kabuğun yanına mavi boncukların bağlandığı da olur.

Nazardan Kurtulmak İçin Yapılması Gerekenler

Kurşun Dökme

Nazara karşı kurşun dökme, halk arasında yaygın olarak uygulanan bir gelenektir. Bu işi her köyde ocak adı verilen ve hastalıkları (burada nazarı) tedavi etme gücüne sahip kişiler yapar. Ocak, anadan kıza “el vermek” suretiyle aktarılabilir. Kurşun dökme sırasında bazı uygulamaların üç kez yinelenmesi ise, halk arasında 3, 5, 7 ve benzeri sayılara yüklenen kutsal ve mistik anlamla ilgilidir. 3 sayısı inanışa göre; yapılan işlemin etkisini ve gücünü arttıracaktır.

Köz Söndürme

Köz söndürme, kimin nazar değdirdiğini bulmak amacıyla hastanın annesi, ablası, teyzesi gibi yakınları tarafından gerçekleştirilen bir uygulamadır. Nazarı değen kişinin bu yolla tespit edilmesi, kimi zaman hastayı iyileştirme amaçlı bazı büyüsel işlemleri de beraberinde getirir.

Köz söndürme işleminin yapılması sırasında çıkan seslere; közün, suyun dibinde ya da yüzeyinde durmasına bakılarak nazarı değen kişinin tespit edilmeye çalışılması, aslında bir fal çeşididir. Közden gelen güçlü cızırtı seslerinin de kötü ruhları korkutup kaçıracağına, böylelikle hastanın iyileşeceğine inanılır.

Tütsüleme

Halk arasında nazar değen kişileri iyileştirmede kullanılan bir başka yöntem tütsü yakmaktır. Tütsü için genellikle üzerlik otu, bunun yanı sıra çörek otu, tuz, kuru karanfil kullanılabilir.

Tuz Dolandırma

Üzerlik otunun ateşte “pat pat” ses çıkarmasında olduğu gibi, tuzun da çıtırtı sesleriyle yanması, nazar değdirenin gözlerinin yandığına işarettir. Böylelikle nazarı meydana getiren kötülükler ortadan kaldırılmış olur.

Nazara Karşı Okunan Ayet ve Dualar

Hz. Muhammed (s.a.v.) “Cinlerin ve insanların nazarından Allah ‘a sığınırım.” gibi dualarla cinlerin nazarından, sonra da insanların nazarından Allah‘a sığınırdı. Daha sonrasında ise Felak ve Nas sureleri nüzul olunca bu sureleri okumaya devam etti.

Kalem suresinin 51 ve 52. ayetleri de nazara karşı okunması tavsiye edilen önemli ayetlerdendir. Söz konusu ayetler halk arasında Nazar Duası adı ile de bilinir nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğuna inanılır. Pek çok İslam alimi nazar değmesine karşı Kalem suresinin 51 ve 52. ayetlerini okumuşlar ve okunmasını tavsiye etmişlerdir.

Konuyla ilgili olarak Ebu Hüreyre’den yapılan bir rivayet şu şekildedir: “Resulullah buyurdular ki: “Her kim akşam olunca Ha Mim. (Mümin) suresini baştan, 3. (dâhil) ayetine kadar ve Ayetel Kürsi’yi okuyacak olursa bu iki Kuran kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı ayetleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler”

Resulu Ekrem, “Kim hoşuna giden bir şey görür de ‘Maşallah la kuvvete illa billah’ (Allah’ın dilediği olur. Ondan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur) derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” buyurmuştur.

Hz. Peygamber ayrıca, torunları Hasan ve Hüseyin’i nazar ve benzeri durumlardan korumak için onlara şu duayı okurdu: “Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah‘ın eksiksiz kelimelerine sığınırım. “

Ayrıca Peygamber Efendimiz sabah ve akşam namazlarından sonra üçer defa; Fatiha, Ayetel Kürsi, Felak ve Nas surelerini okumalarını tavsiye eder. 

Nazar ve Hasede Karşı Okunacak Dua – Arapça Kıraat

Nazar ve Hasede Karşı Okunacak Dua – Arapça Kıraat

Nazar / Negatif Enerji Saldırısı ve Korunma Yöntemleri

nazar / negatif enerji saldırısına karşı korunma yöntemleri

Facebook, Instagram, Youtube, Twitter Hesaplarımızı Takip Edin

Facebook, Instagram, Twitter, Youtube, hesaplarımızı buradan altı çizili kelimeleri (link) tıklayarak takip edebilir, Facebook Paranormal Haber Grubu‘na üye olarak siz de paylaşım yapabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: nazar nedir, kimlere, neden nazar değer, kimlerin nazarı değer, islam’da nazar, nazar boncuğu takmak caiz midir, nazardan korunmak için, nazara karşı yapılması gerekenler, okunan, okunması gereken dualar ve ayetler, nazar değmesi, nazarlık, göz değmesi, ayetel kürsi, felak, nas, sure, ayet, dua. 

Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: NAZAR BONCUĞU NEDİR NE İŞE YARAR TARİHİ VE KÖKENİ NEDİR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gizli İlimler

Dargın Eşlerin Barışması İçin Dua

Dargın eşlerin barışması için temiz bir kâğıda cuma salâsında veya cumartesi ikindi ile akşam ezanı arası veya pazartesi sabah güneş doğarken yazılır.

Published

on

By

Dargın Eşlerin Barışması İçin Dua

Dargın eşlerin barışması için temiz bir kâğıda cuma salâsında veya cumartesi ikindi ile akşam ezanı arası veya pazartesi sabah güneş doğarken yazılır.

Aşağıdaki vefk-i şerîf, temiz bir kâğıda cuma salâsında veya cumartesi ikindi ile akşam ezanı arası veya pazartesi sabah güneş doğarken yazılır. Ardından talep edilen kişiye veya karı-kocaya içirilir ise istenilen netice fazlasıyla elde
edilir. Bazı alimlerin bu tertibin kılıçtan daha keskin olduğunu belirttikleri rivayet edilir.

Dargın Eşlerin Barışması İçin Vefk

Eşlerin Barışması İçin Dua
Dargın Eşlerin Barışması İçin Dua

Eğer içirmek mümkün değilse bu âyeti üç gece 1127 kez karabibere veya muma okuyup “Ya rabbi bu ateşin bu biberi veya mumu yaktığı gibi filân kişinin kalbini de benim sevgimle, aşkımla böyle yak” diye duâ edilerek
yakılır ise hakkında tertip uygulanan kişi tâlibine karşı sınırsız bir sevgi ile bağlanır. Bir an yanından ayrı kalmak istemez.

Continue Reading

Gizli İlimler

“Kalp Ağrısı”na İyi Gelen Dua

Aşağıdaki tertip bir kap içerisine yazılarak su ile silindikten sonra o su içmeye devam edilirse, devam eden kimsedeki her çeşit kalp ağrısı şifâ bulur.

Published

on

By

"Kalp Ağrısı"na İyi Gelen Dua

Aşağıdaki tertip bir kap içerisine yazılarak su ile silindikten sonra o su içmeye devam edilirse, devam eden kimsedeki her çeşit kalp ağrıları şifâ bulur.

“Kalp Ağrısı”na İyi Gelen Tertip

Yazılacak tertip şudur:

"Kalp Ağrısı"na İyi Gelen Tertip
“Kalp Ağrısı”na İyi Gelen Tertip

Diş Ağrısı”na Karşı Okunacak Dua

Continue Reading

Gizli İlimler

Muhabbet İçin Celbiyye Duası

Bu dua cumartesi sabahı Güneş doğmadan önce safranla yazılır, sağ pazuya takılırsa niyet edilen kişi, derin bir sevgi ve heyecanla niyet edene bağlanır.

Published

on

By

Muhabbet İçin Celbiyye Duası

Bu dua cumartesi sabahı Güneş doğmadan önce safranla yazılır, sağ pazuya takılırsa niyet edilen kişi, derin bir sevgi ve heyecanla niyet edene bağlanır.

Yukarıdaki yazılı olan muhabbet duası cumartesi sabahı Güneş doğmadan önce safranla yazılır. Tâlip olan, matlubun sevgisi niyetine sağ pazusuna takarsa niyet ettiği kişi, derin bir sevgi ve heyecanla kendisine bağlanır. Defalarca denenip başarılı olduğuna dair rivayetler vardır.

Muhabbet İçin Celbiyye Duası

Muhabbet İçin Celbiyye Duası
Muhabbet İçin Celbiyye Duası

Bir Başka Bağlama Duası

Continue Reading

Gizli İlimler

Kaybolan veya Terk Eden Kişiyi Geri Getirme Duası

Kaybolan veya terk eden eşlerden birisini diğerine ısındırmak veya her ikisini de birbirlerine bağlamak veya geri döndürmek okunacak dua.

Published

on

By

Kaybolan veya Terk Eden Kişiyi Geri Getirme Duası

Kaybolan veya terk eden eşlerden birisini diğerine ısındırmak veya her ikisini de birbirlerine bağlamak veya geri döndürmek okunacak dua.

Kaybolan veya Terk Eden Kişiyi Geri Getirme Duası

Kaybolan veya Terk Eden Kişiyi Geri Getirme Duası
Kaybolan veya Terk Eden Kişiyi Geri Getirme Duası

Türkçe Okunuşu: Bismillâhirrahmânirrahim. Nâran ehâta bihim sürâdiguhâ ve in yesteğıysu yüğâsu bimâin kelmühli yeşvil vücuh. Bi’seş şerâbü ve sâet mürtefigâ. Ve inne Cehenneme lemuhitatün bil kâfirin. Vessemâi zâtil bürâu. Vel yevmil mev’ud ve şâhidin ve meşhud. Kutile eshâbül uhdud. Ennâri zâtil vekud. Nârullahil mukadetülletî tettaliu alel ef’ideh. Kezâlike tevakkadün nâra fi kalbi kezâ alâ mehabbeti kezâ bilmehabbetil kaviyyeti veşşedideti bihakkı hâzihil âyâtiş şerifeti bil aceli ves sür’ati.

Geri Getirme Tertibinin Uygulaması

Kaybolan, uzağa giden veya sebepsiz yere birbirlerini terk eden eşlerden birisini diğerine ısındırmak veya her ikisini de birbirlerine bağlama veya terk edip gittiği haneye dönmeye mecbur etmek için yukarıdaki âyeti kerimeler
iğne ile büyükçe üç adet mum üzerine yazılır. Sonra mumlardan birisi yakılır. Mumun yanması esnasında Yâsîn süresi okunmaya başlanır. Her mübîn kelimesine geldikçe niyet tekrarlanır.

Meselâ: “Bu mumun yandığı gibi filân kişinin kalbi de filân kişi için böyle yansın” denilir ve tekrar Yâsîn baştan ikinci “mübîn”e kadar okunur. Yine niyet
tekrarlanıp başa dönülür. Böylece yedi “mübîn”de başa dönülür ve sekizincide Yâsîn tamamlanır.

Eğer birinci mumun yanması bitmeden istenilen kişi gelmemişse ikinci
ve üçüncü mumlar da aynı şekilde yakılır. Hakkında bu tertip uygulanan kişi her nerede ve ne kadar uzakta olursa olsun derin bir sevgi ve heyecanla istenilen kişiye gelir.

Daha Fazla: Gizli İlimler

Continue Reading

Gizli İlimler

Karabiber Büyüsü İle Sevdiğini Kendine Bağlama

Evli çiftlerin ya da sevgililerin arasındaki soğukluğu gidermek için yapılan karabiber büyüsünün çok tesirli bir tılsım olduğu rivayet edilir.

Published

on

By

Sevdiğini Bağlama İçin Karabiber Büyüsü

Evli çiftlerin ya da sevgililerin arasındaki soğukluğu gidermek için yapılan “karabiber büyüsü”nün çok tesirli bir tılsım olduğu rivayet edilir.

Karabiber Büyüsü Ne İçin Kullanılır

Sevdiğinden karşılık göremeyen platonik aşıkların sıkça başvurduğu bu uygulama aslında aralarına soğukluk girmiş çiftleri, kısa sürede yeniden barıştırma yetisine de sahiptir. Rivayetlere göre bu uygulama sayesinde özellikle sevgi bağları daha güçlenir ve çiftlerin arasındaki ilgi ile alaka çok daha kuvvetli noktaya ulaşır.

Kaç Adet Karabiber Gereklidir

Bir çok farklı kaynakta bir çok farklı tarifi yapılan gerçek karabiber büyüsü için bazı tariflerde 12 karabiber, bazı tariflerde 21 karabiber bazılarında ise 41 karabiber büyüsü diye geçen bu aşk ve sevgi büyüsü için aslında karabiberin sayısının bir önemi yok.

Karabiber Büyüsünün Tesirli Olması İçin

Sevdiğinizi kendinize bağlamanın ilk şartı hislerinize gerçekten güveniyor olmanız ve halis niyet etmenizdir. İntikam için ve ya başka birine zarar vermek için yapılacak olan gerçek karabiber büyüsü başınıza büyük işler açabilir. İlk önce tartılmadan satın alınmış olması kaydı ile bir tutam karabiber içinden 41 adet karabiber ayrılır. Her bir karabibere tek tek olmak üzere 3 İhlas ve 1 Fatiha Sureleri okunur. Her okunan karabiber daha evvel hazırlanmış olan odun ve ya kömür ateşi üzerine atılır. 

Korunmak İçin Ayetel Kürsi

41 karabiber ile yapılacak olan karabiber büyüsü için gusül abdesti almış olmak gereklidir. Mangal yakılıp, 41 karabiberi hazırladıktan sonra abdestli bir şekilde okumaya başlamadan evvel her ihtimale karşı Ayetel Kürsi’yi okunur. Sağ, sol, ön, arka, ayak tarafı yani yere ve baş tarafın yani gökyüzüne birer defa okunup üflenir. Bu yapılırken her üflemede “Allahım sen beni görünmez varlıkların şerrinden koru” diye dua edilir.

Karabiber Büyüsünün Yapılışı 

Ateşin başına uygun bir şekilde oturulduğunda, ele alınan ilk karabiber ile okumaya başlanır. İhlas ve Fatiha surelerini okurken Besmele çekilmez. Her okunan karabiber ateşe atılırken de Allah’ım, sen filan kızı/oğlu filanın kalbini bana bağla. Bu karabiberin yandığı gibi benim için yansın tutuşsun, bensiz olamasın bensiz yapamasın” diye dua edilir. 41 karabiber bu şekilde tek tek okunup yakıldıktan sonra tam bir inançla dua ederek uygulama tamamlanır. Daha etkili olması için 3, 5, 7, 9, 11 gibi tek sayılı günlerde tekrar edilebilir. Bir de en önemli kurallardan biri olarak bu yapılandan hiç ama hiç kimseye bahsedilmez. 

Daha Fazla: Gizli İlimler

Continue Reading

Gizli İlimler

Hümeze Suresi ve Telepati Yeteneği

Hümeze Suresi”ni okumak suretiyle, telepati yeteneğini geliştirmek ve telepati yoluyla istediğimiz kişiyi etkilemek mümkün.

Published

on

By

Hümeze Suresi Vefki

Hümeze Suresi”ni okumak suretiyle, telepati yeteneğini geliştirmek ve telepati yoluyla istediğimiz kişiyi etkilemek mümkün.

Hümeze Suresi Vefki
Hümeze Suresi Vefki

Hümeze Suresi Okuyarak Telepati Yeteneği Nasıl Geliştirilir

Üç gün oruç tut. Yatsı namazından sonra tenha bir yerde ve tahareti kamile (yani tam bir temizlik halinde olarak) 100 istiğfar, 100 salavatı şerife, 7 tekbir oku. Bundan sonra dört rekat Allah rızası için namaz kıl. Birinci rekatta 10 İhlas, ikincide 20, üçüncüde 30, dördüncüde 40 İhlas oku. Selam verdikten sonra iki diz üzerine otur. Az da olsa sürekli olrak günlük ve aslibent otlarının buhurlarını yak. Ve üzerinde telepati yoluyla tesir etmek, etkilemek istediğin kimseyi düşünerek ve hayalinde karşına alarak, vefk üzerinde olduğu halde 333 kere Hümeze Suresi‘ni okur.

Hümeze Suresi

Hümeze Suresi
Hümeze Suresi

Arapça Okunuşu: Bismillâhirrahmânirrahıym. Veylün li külli hümezetin lümezeh. Ellezî cemea mâlen ve addedeh. Yahsebü enne mâlehu ahledeh. Kella yünbezenne fil hutameh. Ve mâ
edrâke mel hutameh. Nârullâhil mukadeh. Elletî tattaliu alel ef’ideh. İnnehâ aleyhim mü’sadeh. Fî amedin mümeddedeh.

Üçte 5 otuzda 6 ve her yüzde 10’ar kere aşağıdaki tevkili 41 kere oku. Okuma esnasında görünmek veya göstermek istediğin şeyleri, üzerinde tesir etmek istediğin kimseye icra edercesine düşünmek ve gücün yettiği nisbette fikri sabit halinde bulunmaya çalışmak lazımdır.

Okunacak Dua

Tevekkelü yâ huddâme bâzihis süratiş şerîfeti bihakkı mâ fîhâ mines sırri vel esrâ’ri ven nüri vel envâri izbebü ilâ fülânibni fülânete fî sıfâti ve hilyetî bi şehebin min semmin ve harâbin min nârin vadribuhü bi mekâmiin min hadîdin. Venzuru aleyhi bil katli vel azâbi hattâ izâ asbeha ve ye’tî ileyye hadlen zelîlen liyakdıye hâcetî ve matlubî âcilen ve mâ künnâ muazzibîne hattâ neb’ase rasülen elvâban elvâhan elvâhan el’acel el’acel el’acel essâah essâah essâah barekellahü fiküm ve aleyküm.

Yukarıda anlatılan uygulama ve dualara 3 veya 7 gece devam edilir.

Continue Reading

Gizli İlimler

Necm Suresi 58. Ayetinin Sırları

Necm Suresi 58. ayetinin bilinmeyen özellikleri, her türlü sıkıntı ve belanın giderilmesi ve her türlü arzunun gerçekleşmesi için ne şekilde okunması gerektiği.

Published

on

By

Necm Suresi 58. Ayeti

Necm Suresi 58. ayetinin bilinmeyen özellikleri, her türlü sıkıntı ve belanın giderilmesi ve her türlü arzunun gerçekleşmesi için ne şekilde okunması gerektiği.

Leyse lehâ min dünillâhi kâşifeh* (Necm 58)

Ayet-i kerimesini ve vefkini üzerinde taşıdığı halde her gün l153 kere okuyan kimse, pek kısa bir zamanda giriftar olduğu dert ve belalardan, borç zilletinden, hakkını vermeyenlerin her çeşit zulüm ve şerlerinden, üzüntü ve hüzünden, hapisten, bekarlıktan, işsizlikten, hasılı kelam dert ve bela olarak ne var ve ne biliyorsan hepsinden kurtulur, dilek ve hacetine nail
olursun.

Bu ayet-i kerimenin hatmi 70.000 yahut 125.000’dir. Bu hatmi yapanlar pek çok tecellilere mazhar olurlar. Hatmi ikmal ettikten sonra da her gün en az (313) defa okumayı ihmal etmemelidir. Okumasının şartı kendin, elbiselerin, mekanın temiz olmasıdır. Allah rızası için iki rekat namaz kıldıktan sonra bir Fatiha, üç İhlas, Muavvizeteyn (Felak ve Nas Sureleri), on istiğfar, bir de Yasin-i Şerif okuduktan sonra ayet-i kerimeye başlanır ve bittikten sonra Ravza-i Mutahhare’ye takdim edilir.

Bu ayeti kerimenin bilhassa felçli kimseler üzerinde çok faydalı tesiri görülür ve hasta kısa zamanda şifaya kavuşur. Felçlilere okunacağı zaman bu niyetle gusül edilmelidir. Hastaya ve bir miktar suya da nefes edilir. Sudan hastanın vücuduna sürülür ve aynı zamanda içilir.

Continue Reading

Gizli İlimler

Ayetel Kürsi’nin Hüddamını Çağırma

Kırk gün süren Ayetel Kürsi’nin hüddamını çağırma uygulaması, bu amaçla okunacak dualar ve sonucunda elde edilecek büyük mükafat…

Published

on

By

Ayetel Kürsi'nin hüddamını çağırmak için okunacak dua.

Kırk gün süren Ayetel Kürsi’nin hüddamını çağırma uygulaması, bu amaçla okunacak dualar ve sonucunda elde edilecek büyük mükafat…

Gece yatsı namazından sonra Allah rızası için iki rekat namaz
kılınır. Birinci rekatta 11, ikinci rekatte Fatiha’dan sonra 2 l kere
Ayetel Kürsi okunur. Selam verildikten sonra bir Fatiha, 10 istiğfar ve 10 salavatı şerife okuduktan sonra 396 defa daha Ayetel Kürsi okunur ve her defanın sounda: “Allâhümme sehhır li
abdekesseyyide kendiyâs” denir. Bundan sonra 66 defa da:

Ayetel Kürsi'nin hüddamını çağırmak için okunacak dua.
Ayetel Kürsi’nin hüddamını çağırmak için okunacak dua.

Okunuşu: Yâ Kerîm* Yâ Halîm* Yâ Aliyyii yâ Azıym” bi rahmetike estağıysü eğisnî yâ Müğıysü* Lâ ilâhe illâ ente
sübhâneke inni küntü minez zâlimîn*

duası okunur. Ancak bu hareket ve ameliyyeden hiçbir kimsenin
haberi olmamalıdır. Otuz üçüncü geceden sonra birtakım zuhurat belirmeye başlar. Kırkıncı geceye kadar devam eder. Kırkıncı gecede bir hadim gelir ve kişiyaktani insanlara muhtaç olm kurtaran bir emanet verip gider. Rivayet odur ki eğer kişi bunun kıymetini bilir ve haramdan sakınırsa ömrünün sonuna kadar müreffeh bir şekilde yaşar.

Continue Reading

Gizli İlimler

Ruh Çağırma Sırasında Aslında Gelen Cin mi?

Ruh çağırma, cin çağırma gibi konulara ilgi duyanların merak ettiği konulardan biri de ruh çağırma seansları sırasında gelen varlığın gerçekte ruh mu cin mi olduğu…

Published

on

By

Ruh çağırma sırasında gelen cin mi - gizli ilimler

Ruh çağırma, cin çağırma gibi konulara ilgi duyanların merak ettiği konulardan biri de ruh çağırma seansları sırasında gelen varlığın gerçekte ruh mu cin mi olduğu…

Ruh Çağırma Seanslarına Gelen Varlıklar Aslında Ruh Değil de Cin mi?

Parapsikoloji konularında ciddi araştırmalar yapan kişilerin yoğun tartışmalar yaşadığı bu konudaki genel inanış; ruh çağırma seansları sırasında gelen varlığın gerçekten de ruh olduğu yönünde. Ancak konuya bir de farklı bir açıdan yaklaşan, ruh çağırma sırasında gelen varlığın aslından ruh değil cin olduğunu savunan bir görüş de mevcut. 

Konuya ilgi duyanların dengeli bir kanaat oluşturabilmeleri amacıyla; özellikle cin çağırma konusunda uzman olduğunu iddia eden bir ismin – okuyucularımızın bazılarının bu gibi konularda kolayca kandırılmaya yatkın olmaları nedeniyle isim vermekten özellikle kaçınıyoruz – bu konudaki görüşlerini aşağıda sizinle paylaşıyoruz…

Ruh çağırma adı verilen olaylar gerçek değildir. Cinler insanlarla iletişim kurabilirler ancak ruh çağırma diye bir şey yoktur. Allah’ın lütfundan faydalanan bazı ruhlar özellikle Perşembe geceleri dünya elemine gelip, yakınlarını görebilirler ancak Allah’ın “kalp gözü”nü açtığı insanlar hariç, kesinlikle hiçbir insanla iletişim kuramazlar. 

Cinler İnsanları Kandırmak İçin Kendilerini Ruh Diye Tanıtırlar

İnsanların ruh çağırma amacıyla gerçekleştirdikleri celselerde gelen varlık aslında cindir. Cinler uzun ömürleri (yaklaşık 1000 sene) olduğu için ruhu çağrılan insanı tanıyabilmekte, özelliklerini bilebilmektedir. Cahil insanların giriştiği ruh çağırma seanslarında anında gelip o insanlara ölen kişi ile ilgili bilgiler vermekte ve cahil insanları kandırmaktadır. İnsanların aldıkları bilgiler ile ölen kişiyle iletişim kurduklarını sanmalarına neden olmaktadır ve böylelikle o insanları kandırarak kendisine tabi kılar ve küfre sürükler.

Cinler İnsanları Nasıl Kandırıyor?

Günümüzde ruh çağırma ile ilgili birçok olay kayıtlara geçmiştir. Anlatılan olayların bütünü ele alındığında ruh çağırdığını iddia eden medyumlar ve bazı zatların anlattıklarının yalan olduğu açıkça görülmektedir. Çağrılan ruh ve anlattığı bilgiler paraleldir. Genellikle ünlü kişilerin ruhları çağrılmaktadır ve gelen varlık o kişiye ait birçok bilgiyi, ayini düzenleyenlere iletmektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda gelen varlığın ruh olduğuna inanılır ve bu ayinler devam ettirilir. Hatta ülkemizde bu konuda celse kayıtları tutularak bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Bir çok ruh ile temas edilmiş ve bilgiler toplanmıştır. Ancak ben hepsinin yalan olduğuna inanıyorum çünkü gelen varlık; ruh değil cindir ve cin, çağrılan ruh ile ilgili birçok bilgiyi bildiği için ayine katılanları çok rahat kandırmaktadır.

Bu tür ruh çağırma seansları sonrasında birçok insan manevi hastalık sahibi olmuştur çünkü davete icabet eden cin oradan ve kişilerden ayrılmak istemez, çoğunlukla musallat olur. Bu gibi durumlar bilmeyerek cin daveti olur ve çağıranlara büyük sıkıntılar verir. Kesinlikle yapılmasını tavsiye etmiyorum.

Fincan İle Ruh Çağırma ve Musallat Riski

İşin bir başka boyutu da günümüzde “fincan ile ruh çağırma”dır. Yediden yetmişe bir çok kişi bununla uğraşmaktadır. Bir çok denemede başarılı sonuç alınmıştır ve bir varlık gelmiştir ancak yukarıda bahsettiğim gibi gelen varlık cindir. Ruhani alem, bir fincan yardımı ile ulaşılabilecek kadar kalitesiz değildir. Bu konuda herkesin dikkatli olmasını tavsiye ediyorum. 

Bir fincan yardımı ve bazı tebliğler ile ruh çağırma ayinleri tehlikeli ve boştur. İşin tehlikesi; gelen varlığın musallat olması ile sonuçlanabilir. Önce masumane heyecan ile başlayan bu ayinler ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir bunlara çok dikkat edilmelidir. İstisna durumlar söz konusu olabilir. Allah’ın izni ile bazı ruhlar dünyada yaşayanlar ile rüya ve zikir vasıtasıyla iletişim kurabilir. Bu gibi durumlar kesinlikle paylaşılmaz ve bilinmez. Bu istisnalara erişmek kesinlikle bir fincan yardımıyla olmayacaktır.

Peki Cin Çağırma Gerçek mi

Cin çağırma denilen vakıa ise gerçektir. Özellikle “Hüddam” denilen ilim sayesinde cinlerle iletişim kurulup cinler hizmet için kullanılabilirler. Ancak bu yol da çok meşakkatlidir. Kesinlikle kolay değildir. Ben denenmesini ve uğraşılmasını kesinlikle tavsiye etmiyorum ve uğraşmıyorum. Cinler konusunda yaptığım araştırmamın yegane sebebi onların varlığı ve bilinmeyenlerini Kuran-ı Kerim ve bilim ile açığa çıkartmak içindir. Onlarla iletişim kurmanın hiçbir yolunu paylaşmayı uygun bulmuyorum.

Değinmek istediğim özel bir husus var. Her insan cinlerle irtibat kuramaz. Bazı kişiler istemeseler de cinlerle irtibat halindedir. Çünkü onların iletişim kanalları diğer insanlara göre daha açıktır. Bazı kişiler ise ne kadar isterlerse istesinler iletişim kuramazlar çünkü cinler alemine geçit yapamazlar.

Cinlerle yapılan bağlantı insanın “cinler alemi”ne geçmesi veya cinlerin insan alemine gelmesi ile olur. Her insan “cinler alemi”ne geçecek kadar dirayetli değildir. Çoğu olayda cinler insan alemine geçmiş ve temessül veya bizzat gözükerek iletişim kurmuşlardır. Çoğu olayda temessül ederek yani bir insanın bedenine girerek o insanın ağzından konuşup iletişim kurmuşlardır.

Cin Çağırmak Caiz midir?

Cin çağırmak dinen caiz değildir. Her yaratılan kendi aleminde yükümlüdür. Allah isteseydi arada perde bırakmaz insanlar ve cinleri tek bir alemde yaşatabilirdi. Cin çağırmak cinleri de rahatsız eder. Bazı cinler bu tür ayinlere severek gelirler çünkü insanları kandırmak onların hoşuna gider. Bu tür cinler genelde “şeytani cinler“dir. Ancak Müslüman cinler mecbur kaldıkların da bu tür davetlere icabet ederler veya kendilerini çağıran kişinin takva derecesine bakarlar.

Cin çağırma seanslarında genelde art niyetli ve Müslüman olmayan cinler gelirler. Bu tür cinler insanlar tarafından rahatsız edildiklerini düşünüp, zarar vermek isterler. İnsanlar davet etti biz gittik diye düşünürler. Cin çağırma olaylarında lambaların sönmesi, garip sesler duyulması ve benzerleri onların insanları korkutma yöntemleridir.

Ben cin çağırma olayının ve cinleri kullanma becerisinin iyiye kullanıldığında muhteşem sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Günümüzde birçok ülke gizliden bu konular üzerinde çalışmaktadır. Ancak ülkemizde henüz bilinen çalışma sayısı çok azdır. İnşallah en kısa zamanda ülkemizde de bu konuların üstüne düşecek bilim adamlarımız yetişecektir ve geleceğin bilim dalı olan bu konular üzerinde çalışmalar yapılacaktır.

Ruh Çağırma Videoları

Ruh Çağırma Videoları
Continue Reading

Gizli İlimler

Havas İlmi Çalışmaları Sırasında Okunacak Korunma Duaları

Havas çalışmalarına başlamadan önce kapsamlı bir koruma yapmak zaruridir. Ayetel Kürsi Havas uygulamalarında diğer bir çok şeyin yanı sıra koruma ve korunmada da en fazla kullanılan ayettir.

Published

on

By

Havas İlmi Ayetel Kürsi Korunma

Havas çalışmalarına başlamadan önce kapsamlı bir koruma yapmak zaruridir. Ayetel Kürsi Havas uygulamalarında diğer bir çok şeyin yanı sıra koruma ve korunmada da en fazla kullanılan ayettir.

Koruma Azimeti

Havas çalışmalarına başlamadan önce kapsamlı bir koruma yapmak istersen Ayetel Kürsi ile koruma yaptıktan sonra bu azimeti okursun:

Tahassantü bi zil mülkihi vel melekut. Ve aksemtü zil izzeti vel ceberut. Ve tevekkeltü alül Hayyül Kayyumül halimillezi. La yenamü ve la yemut. Dehaltü fi hıfzillah. Dehaltü fi emanillah. Dehaltü fi hırzillah. Bi hakkı Kaf, Ha, Ya, Ayın, Sad. Küffitü Ha, Mim, Ayın, Sin, Kaf. Humitü bi la havle ve la kuvvete illa billahil Aliyyül Aziym. İnni tevekkeltü alallahi rabbi ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahizün bi nasiyetiha. İnne rabbi ala sıratin mustakiym. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin zil hulukil aziym. Velhamdülillahi rabbül alemiyn.

Kaf, Ha, Ya, Ayın, Sad denilirken sağ elinin parmaklarını,
küçük parmaktan baş parmağa kadar, her harfin okunuşunda bir parmak olmak üzere teker teker kapatırsın. Beş harf okununca beş parmağını kapatıp, elini yumruk haline getirirsin. Bundan sonra Ha, Mim, Ayın, Sin, Kaf harflerini okunurken de baş parmağından başlanarak, küçük parmağına doğru, her harfi okuyuşunda bir parmağını açarsın. Beş harfi okuyunca elin tamamen açılmış olur… Bu işlemi, duayı her okuyuşunda tekrarlarsın.

Havas Öncesi Ayetel Kürsi İle Korunma

Ayetel Kürsi Havas uygulamalarında diğer bir çok şeyin
yanı sıra koruma ve korunmada da en fazla kullanılan ayettir.
Ayetel Kürsi ile koruyucu daire yapmak için, kıbleye karşı iki diz üzerine oturulur. Besmele ile bir Ayetel Kürsi okunur ve sağ yana üflenir. Yine besmele ile ikinci Ayetel Kürsi okunup, sol yana üflenir. Üçüncü Ayetel Kürsi öne, Dördüncüsü arkaya, beşincisi yukarıya, altıncısı yere doğru, aşağıya üflenir. Yedinci Ayetel Kürsi sağ yandan başlayıp, öne, sola, arkaya ve sağa sırası ile çepeçevre etrafa üflenir. Yine besmele ile okunan sekizinci Ayetel Kürsi üflenmez. Bunun yerine hava içe çekilerek yutkunulur. Bu işlemle kişi kendisini bir manevi küre içine almış olur.

Dikkat edilecek nokta şudur. Her üflemede, üflenen taraftaki çeyrekte bir enerji küresinin çeyreğinin oluştuğu imajine edilmeli, olabiliyorsa görülmeli, olamıyorsa zihnen görülmelidir.
Sekizinci Ayetel Kürsi’de de enerjinin bedenin içini de kapladığı imajine edilmelidir. Bu, Ayetel Kürsi ile yapılan basit fakat gerçekten de çok etkili bir koruma dairesidir. Herne kadar burada
konumuz Süleymani demonlarsa da yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, Burada anlatılan koruma aynı zamanda kişinin kendisine yapılan büyüden korunması, Yatarken yapılarak kabusları uzak tutması, yola çıkarken kazadan beladan uzak olması ve akla gelebilen her türlü korunma için de kullanılır.

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler