Connect with us
Yaşanmış Korku Cin Hikayesi - Define Ararken Belamızı Bulduk Yaşanmış Korku Cin Hikayesi - Define Ararken Belamızı Bulduk

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Define Ararken Belamızı Bulduk

Yaşanmış Cin Hikayeleri – Define işlerine merak salan birkaç arkadaşın, büyü işleriyle uğraşan birinden yardım almaya karar vermeleriyle başlayan ve musallat, cinnet ve cinayetle sonuçlanan korkutucu olayların hikayesi.

Published

on

Yaşanmış Cin HikayeleriDefine işlerine merak salan birkaç arkadaşın, büyü işleriyle uğraşan birinden yardım almaya karar vermeleriyle başlayan ve musallat, cinnet ve cinayetle sonuçlanan korkutucu olayların hikayesi.

Definecilik Merakı

Bize bir kağıt üzerine Arapça harfler yazıp, elimize tutuşturdu. “Bunu gece yarısından sonra dağlık alana gömün. 24 saat sonra bir horozla beraber yanıma gelin.” dedi. 

Adım Mustafa. Şimdi size anlatacağım olay 2001 yılında başımdan geçti. Manisa doğumluyum. Define işlerine merak salmıştım. Biraz fakirlikten biraz da görgüsüzlüğümden üç arkadaşımı da bu amaçla sürekli peşimde sürükleyip durdum. Kazmadığımız yer kalmadı. Büyü işleriyle uğraşan İsmail amcaya danıştık. Bize bir kağıt üzerine Arapça harfler yazıp, elimize tutuşturdu. “Bunu gece yarısından sonra dağlık alana gömün. 24 saat sonra bir horozla beraber yanıma gelin.” dedi. 

Kazdığımız çukur yaklaşık iki metrelik bir derinliğe ulaştığı sırada yer sallanmaya başladı. 

Ertesi gün, arkadaşlarla bizim kümesten horoz alıp İsmail amcanın evine vardık. Saat tahmini 23:30 civarıydı. Kapıyı geç de olsa açtı. “Gizli gizli gidicez.” dedi. Apar topar giyinip dağın başına vardık. “Gömdüğünüz yer neresi?” dedi, gösterdik. Oraya varır varmaz horozu oraya koydu, kafasına yaklaşıp bir şeyler okudu. Duymadık pek net. Horozu bıraktı. Bize “Horozun durduğu yeri kazın.” dedi. İsmail amca başımızda dua okurken biz de hemen kazmaya başladık. Kazdığımız çukur yaklaşık iki metrelik bir derinliğe ulaştığı sırada yer sallanmaya başladı. 

Define Çukurundaki Sesler

Çukurun tepesinden sesler duymaya başladım. Birileri sanki kendi kendine konuşuyor gibiydi.

İsmail amca kaçmaya başladı. Bizi çukurda bırakıp gidince iş başa düştü. Biraz da ölüm korkusunun verdiği gayretle bir şekilde yukarı tırmanmayı başardık. Sonra başladık kaçmaya. İsmail amcanın bizden hızlı koşma ihtimali olmamasına rağmen ortalıkta yoktu. Işıklandırmamız yetersiz olduğu için mi göremedik onu bilemiyorum. Üçümüz de korku içerisinde döndük köye. Ama benim aklım orada kalmıştı. Arkadaşlarıma yukarıda cüzdanımı düşürdüğümü söyledim. Yukarı; o yere vardım.

Daha az önce  korkudan orada bıraktığımız kazma kürekler ile yeniden kazmaya başladım. Kazdıkça sanki aynı yerdeymişim gibi bir santim daha kazamamış gibi hissediyordum. Acayip yorulmuştum. Çukurun tepesinden sesler duymaya başladım. Birileri sanki kendi kendine konuşuyor gibiydi. Aldırış etmeden kazmaya devam ettim. Ancak pek etkisini göremeyince geri; yukarı çıktım. 

Cinnet Büyüsü

Bize bunun cinnet büyüsü olduğunu söyledi. “Yarın yatsı namazından sonra gelin bu büyüyü bozalım inşallah dedi yolladı bizi.

Eve vardığımda annem “Bir adam seni sordu. Çirkin bir adam. Sana bu kağıdı bıraktı.” dedi. Odama geçip kağıdı açtığımda Arapça yazılar ve ben dahil arkadaşlarımın resimleri vardı. Hemen arkadaşlarımın evine vardım tek tek. İmamı uyandırdık. Bize bunun cinnet büyüsü olduğunu söyledi. “Yarın yatsı namazından sonra gelin bu büyüyü bozalım inşallah dedi yolladı bizi. Allah çarpsın eve varır varmaz durduk yere sinirlenip duruyordum. Anneme bağırmaya başladım. Sanırım vurdum da. Ama istemsiz yapıyordum bunları. 

O gecenin sabahı uyandığımda bahçedeydim. Nasıl geldim bilmiyorum. Yatsı namazını beklemeye başladık. Ama bizimkilerden haber yoktu. Evlerine gittim; Hasan’ı aldım. Osman’ın evine gittiğimizde ses seda yoktu. Ağlama sesi duyduk. Evin içine girdik. Osman ağlıyordu. Annesini, halasını bıçaklamış, ağlıyordu. Evin duvarına kanla bir şeyler karalamış. O an sinirimi alamayıp tokat attım Osman’a. Hasan ile beraber onu dışarı çıkardık. Ambulansla jandarmaya haber verdik. Jandarma Osman’ı götürdü. Cenazeler morga götürüldü.

Bizde olayın şokuyla imamın evine vardık. “Gelin” dedi, bizi evin yanındaki ahıra götürdü. “Oturun” dedi. Bir leğene oturduk. Sıcak suyla her tarafımızı yıkadı. “Birazdan sesler duyacaksınız. Korkmayın” dedi. Dualar okumaya başladı. Kulağımda çınlama hissetmeye başlamıştım. Hoca duayı bitirene kadar devam etti. 20 – 30 dakika sonra donmaya başladık. Hocanın göz altları mosmor olmuştu. “Çıkın gidin burdan!” dedi. Sonra “S…. gidin burdan!” diye bağırmaya başladı.

Yaşanmış Korku Cin Hikayesi – Define Ararken Belamızı Bulduk

Yaktım Cini

Evde dolaşan kara kara şeyler görüyordum. Delirmeye başlamıştım. Sabaha kadar uyumadım. Sela okundu. Bizim Hasan intihar ederek öldürdü kendini.

Eve vardım korkudan tir tir titriyordum. Evde dolaşan kara kara şeyler görüyordum. Delirmeye başlamıştım. Sabaha kadar uyumadım. Sela okundu. Bizim Hasan intihar ederek öldürdü kendini. Sela bittikten 30 dakika sonra sonra hoca kapıyı kırar gibi çaldı. Elinde Kuran ile içeri girdi. İkimizi odaya kilitleyip dua okumaya başladı. Bana tokat atıp dua okuyordu. Bu göyle 10 dakika kadar aralıksız devam etti. “Kurtuldun” dedi “Yaktım cini” dedi. Evden çıktı gitti. Başka bir şey söylemedi. 

Sonrasında annem telaşla içeri girdi. “İmam evinde ölü bulunmuş oğlum!” diye ağlamaya başladı. Ben o günden sonra korkudan bir ay dışarı çıkamadım. Çok kötü günler geçirdim. Ama şu an sağlık durumum iyi. Evlendim, üç kızım oldu. Bana büyüyü yapan İsmail amcaymış. Sanırsam o da ben gittikten 1 yıl kadar sonra eceliyle ölmüşDefine, para pul bundan sonra umrumda değil. Siz de uzak durun, emekle kazanın.    

Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Define Aradığımız Köydeki Cinler - Paranormal Haber

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Bana Musallat Olmaya Çalışan Alkarısı

Bir Instagram takipçimiz tarafından Paranormal Haber’e özel olarak paylaşılan yaşanmış, korku dolu bir alkarısı hikayesi…

Published

on

By

Bana ve bebeğime musallat olmaya çalışan alkarısı - Yaşanmış Korku Hikayeleri

Bir Instagram takipçimiz tarafından Paranormal Haber'e özel olarak paylaşılan yaşanmış, korku dolu bir alkarısı hikayesi…



Bebek Doğduğunda Alkarısı Musallat Olmasın Diye...

Evlendikten sonra evimde önceleri ufak tefek bazı paranormal olaylar yaşadım. Hamilelikten sonra rüya ile gerçek arasında hatta uyku ile uyanıklık arasında görüntüler görmeye başladım. Böyle şeyleri giderek sıkça yaşamaya başladığımdan; bir hocaya okunup muska yazdırdım. O "muska"yı şimdi bile boynumdan asla çıkarmıyorum. Bebek doğduğu zaman; alkarısı, cinler vb. yaratıkların bebeğe musallat olmaması için yatağının altına kırmızı bıçak konur. Halk dilinde al basması olmaması için... Aynı zamanda yüksek bir yere de Kuran konur. Ben de yatak odama; aynanın önüne, görünecek şekilde bir Kuran koydum.

Kapı Eşiğindeki Esrarengiz Kadın

Bu tür doğaüstü olayları yaşamaya başladığım sırada yeni hamileydim. Bir gece; eşim yanımda uyurken yatak odamda, kapı eşiğinde; sarışın, kısa saçlı, saçları kirli, dağınık, bebe mavisi saten bir elbise giyen kadın gördüm. Yüz ifadesi çok ciddi idi. Uyuduğumuzu görüyordum. Kadın hiç gözünü ayırmadan eşimle bana bakıyordu. Bir anda uyanıp eşimi uyandırarak "Bu kim?!?" dedim. Eşim "Hani? Ben görmüyorum!" deyince kadın; kolları, göz çevresi ve dişleri kararıp, başını sola yatırarak bana gülmeye başladı ve ben aniden korkuyla uyandım.

Tuvalette Yaşadığım Korku

Bebeğim doğduktan sonra henüz 40’ı çıkmamıştı yaşadığım farklı bir olayda. O gece 03'te kalkıp, tuvalete gittim. İşim bitti. Musluğu açtım. Tam ellerimi yıkayacakken bir anda birisi koşarak, tuvaletin kapısına kadar geldi ve kapı kolunu tuttu. Ses kesildi. Korkudan titredim resmen. Dizlerimin bağı gevşedi sanki. Olduğum yere yığıldım. O korkuyla bir şekilde tuvaletten çıkıp odama gittim.

O Korkunç Kadın Yine Odama Geldi



Bu olayın üzerinden uzun bir süre geçti. Artık bir şey olmuyor diye yatak odasındaki Kuran'ı odadan çıkardım. Uzun bir süre yine bir sorun yaşamadık. Her akşam yatarken oğlumu ve kendimi okuyup uyurum. Bebeğim bizimle aynı odada, beşikte yatıyor. Akşam televizyon izledikten sonra 20:30 gibi oğlumu uyuttum. Ben de yattım. Evim soğuk olduğundan, bebeğimin üzerini doğal olarak örtüyorum. Elleri ve yüzü sucak olsun diye beşiğin de üzerine örtü örtüyorum. Baş kısımda; bebeğimi görebileceğim kadar bir boşluk bırakıyorum.

Gece saat 03'te bir anda uyandım. Rüya ile gerçek arasında; benimle aynı boydaki (1.70 boyum) kadının odama girip, beşiğe doğru bana bakarak geldiğini gördüm. Yattığım yerden kalktım. Kadın; esmer, gözlerinin etrafı siyah, yüzü oldukça kırışık, kaşları simsiyah ve çatıktı. Oldukça korkunç biriydi. Başı kapalı. Siyahtı başörtüsü. Üzerindeki kıyafetler de siyahtı. Soğukkanlılığımı koruyarak kadına "Sen de kimsin? Evime nasıl girdin?" dedim. Kadın da sakin ve beni bir o kadar umursamaz bir şekilde "Çocuğu görmeye geldik." dedi.

Ayakları Yoktu

Bana asla dokunmuyordu. Aramızda bir adım kadar boşluk vardı. Ben hala sakin, kadına “Hayır! Kapımı yatmadan kilitledim. Sen nasıl içeriye girdin?" diye sinirlendim. "Çık evimden!" diye söylenmeye devam ediyorum. Kadın ifadesi daha sert bana yaklaştı. Yüzüme alaycı bir şekilde bakıp konuşmuyor. Ben "Sen kimsin benim bebeğime bakacaksın?!" diye kızıyorum. "Çıkın" deyip Arapça bir anda "Yallah!" dedim. Onu dediğimde bir anda kendime şaşırdım. Kadın daha çok sinirlendi. Arkasında 2 kişi daha vardı. Boyları 1.85 civarı... Yüzleri seçilmiyordu karanlıkta. Kara çarşaf giymişlerdi. Bir anda boşluğuma geldi; yere bakınca ayaklarının olmadığını gördüm.

Nas ve Ayetel Kürsi Surelerinin Nasıl Okunacağını Unuttum



Kadın boğazıma sarılacakken direkt bağırarak Eüzü Besmele çektim. Tam Nas Suresi'ni okuyacakken unuttum. Bir türlü başlayamadım. (Cinlerin uzaklaşması çok iyi bir suredir.) Farklı farklı sureleri okumaya çalıştım; belki Nas Suresi'nin nasıl okunduğunu hatırlarım diye. Aynı şekilde Ayetel Kürsi'yi de okumaya çalıştım ama asla okuyamadım. Uyandım. Direkt o iki süreyi okumaya başladım. Hala gözümü kapatınca net olarak o kadının suratı karşıma gelir. O kadın Dabbe 6'daki kadına çok benziyordu...

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Azerbaycan’dan Bir Cin Hikayesi

Bizi taa Azerbaycan’dan takip eden bir okuyucumuzun Instagram aracılığıyla bizimle paylaştığı ve kendi başından geçmiş bir cin hikayesi.

Published

on

By

Azerbaycan'dan bir cin hikayesi - korku hikayeleri

Bizi taa Azerbaycan'dan takip eden bir okuyucumuzun Instagram aracılığıyla bizimle paylaştığı ve kendi başından geçmiş bir cin hikayesi.



Yaşanmış Korku ve Cin Hikayeleri -Abi Azerbaycanda yaşayıram. 13 yaşım var. Şu an anlatacağım olay 4-5 yaşımda oldu. Kış aylarıydı. O zamanlar daha okula gitmiyordum. Annem beni dedemlere yollucaktı. Dedem bize geldi ve beni evlerine götürdü. Dedemin evi köydeydi. Ve evin yolu ormandan geçiyordu. Hep korkardım karanlıktan. Üstelik evin tuvaleti de dışarıdaydı. 

Bir gece dışarıya çıktım. Tuvalet biraz uzaktı ve ışık olmadığından tuvaletin arkasına gittim. Orman tam karşımdaydı. Birden birine gözüm çarptı ve o kişi beni el haraketiyle yanına çağırdı. Koştum eve; uyudum zor da olsa. Uykuda oynayan cinler gördüm kamp ateşinde. Tabi o zamanlar cinin ne olduğunu bilmiyordum. Bir kaç gün dışarı çıkamadım korkudan.

Daha sonra korktuğumdan dedeme söyledim. Dedem anlatmak istemiyordu ama zorla da olsa dedi onların cin olduğunu. O gece nedensize saat 03 civarında aniden uyandım ve camda bana bakan bir yüz gördüm. Ço korkmuştum; çığlık attım. O gece dedem gelip yanımda uyudu. Ve seher (sabah) beni yeniden annemin yanına; şehire gönderdi. 

Yaşanmış Korku ve Cin Hikayeleri - Dedem anneme olanları söylemiş. Annem beni hocaya götürdü. Hoca beni kurtardı. Kurtarması 3 gün çekti. O zaman garip sesler duyuyordum. Neyse atlattık. Derken annem, dedemin kalpten gittiğini (Kalp krizi geçirmek suretiyle hayatını kaybettiğini) söyledi. Şu an bunları anlatırken dahi sanki olayları yeniden yaşıyormuş gibi duygulandım ve korktum. Bazılarına komik gelebilir fakat benim yerimde olsanız siz de korkardınız. 

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinler Bizimle Oyun Mu Oynuyor

Published

on

By

yaşanmış cin korku hikayeleri - cinleri oyun mu oynuyor

Geceleri oldukça ıssız ve tenha olan bir bölgedeki benzin istasyonunda gece vardiyasında çalışan bir Instagram takipçimizin anlattıkları...



Gece Vardiyası

Yaşanmış Cin & Korku Hikayeleri -Ben bir benzin istasyonunda çalışıyordum. Gece vardiyasında farklı aralıklarla 3 farklı paranormal olay yaşadım. Neyse; bir gün yine gece vardiyasında; ben, bir pompacı arkadaş, bir de marketçi arkadaş olmak üzere 3 kişi çalışıyorduk. Benle pompacı arkadaş üçer saat nöbetleşerek uyuyorduk. Zaten gece pek araç gelmez, öyle pek sık insan da uğramaz. Kedi köpek desen o dahi olmaz. Bizim çalıştığımız istasyon ıssız sayılabilecek bir yerdeydi. Şehir merkezinden oldukça uzak.

Tuhaf Sesler

Marketçi arkadaş sürekli markette durur pek dışarı çıkmazdı. Pompacı arkadaş kulübede uyurdu. Ben de hemen kulübenin 20 metre kadar ilerisinde, servis bölümünde kalırdım. O gece de diğer geceler gibi pek iş olmadığından telefonla vakit geçiriyordum. Saat 03 civarı… Oturuyordum… Birden sesler gelmeye başladı. Ama öyle sıradan sesler değil. Farklı sesler… Sanki birileri duvarları tıklatıyordu. 

Kendiliğinden Hareket Eden Eşyalar

Marketçi arkadaşın yanına gittim. Anlattım sesler geldiğini. Beraber gittik ama bu sefer ses filan yok. Sonra bir başka gece vardiyasında yine oturuyordum. Pompacı arkadaş uyuyor, ben nöbetteyim. Geceyarısı saat 04 civarı. Uykum geliyor; arada dışarı çıkıyorum; maksat uykum açılsın. Neyse; acıktım. Mutfağa doğru gittim. Tam kapının önünde elimdeki şarj aleti geriye doğru hareket etti. Sağıma soluma baktım hiç kimse yok. Korktum. Hemen markete koştum.

Marketçi arkadaşa durumu anlattım inanmadı ama aklı başında bir insanım. Hissettim ve bir keresinde oturduğum servis bölümünde bir bardağın kendi kendine düştüğüne şahit oldum. Camlar kapalı, kapı kapalı, içeride rüzgar yok; nasıl düşebilir kendiliğinden öyle durup dururken. Önce duvardan geler sıradışı sesler, sonra kendi kendine hasret eden şarj aleti ve bardak… Acaba çalıştığımız ıssız bölgedeki benzin istasyonunda cinler bizimle oyun mu oynuyorlar?

Yaşanmış Cin & Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Babamın Paranormal Geçmişi

Şimdi anlatacağım bu paranormal olayı ben yaşamadım. Bizzat babam yaşamış ve bana da bu tip konular açıldığında sık sık anlatır…

Published

on

By

babamın paranormal geçmişi - korku hikayeleri -yaşanmış cin hikayesi

Şimdi anlatacağım bu paranormal olayı ben yaşamadım. Bizzat babam yaşamış ve bana da bu tip konular açıldığında sık sık anlatır…

İki İncir Ağacının Arasındaki Ev

Babamların o zamanlar yaşadığı ev, iki incir ağacının arasındaymış. Babam orada yaşarken hemen her gün garip sesler duyar ve gölgeler görürmüş. Babam ve halam aynı odada yatarlarmış. Bir gün odalarına; aniden uzun boylu, cübbeli bir adam girmiş. Daha doğrusu odada aniden belirmiş bu adam. Babam bu adamı görünce içinden bildiği bütün duaları okumuş ama adam gitmemiş. Babamın baş ucuna kadar gelmiş. Babam da korktuğu için yorganı üstüne çekmiş. Tabi aynı odada oldukları için bu olaya halam da şahit olmuş. 

Cinlerin Oyunları

Anlatacağım ikinci esrarengiz olay da yine babamın başından geçmiş… Babam, bir gün bir  arkadaşıyla balık tutmaya gidecekmiş. Beraber balığa çıkmayı planladıkları arkadaşı da onu sabah saat 7 – 8 gibi uyandırıcakmış yaptıkları plana göre. Ancak o gece daha sabah olmadan saat 3 – 4 gibi cam tıklama sesleri gelmiş babamın kulağına. Babam da camı tıklatan kişinin arkadaşı olabileceğini düşünüp, cama çıkıp etrafa bakmış fakat kimse yokmuş. Saate bakıp yatmış. Ancak babam yatağına yattıktan bir süre sonra camdaki tıklama sesleri tekrar başlamış. Ama babam cinlerin kendisine oyun oynadığını anladığı için bu ikinci seferde pek takmamış. 

Okunduktan Sonra Cinlerden Kurtulmuş

Bu türden paranormal olaylar bir dönem, neredeyse babamı deli edecek noktaya gelmiş. Her tarafında morluklar filan oluşuyormuş sebebi açıklanamaz şekilde. En sonunda dedem bir gün (Allah rahmet eylesin) babamı okumaya gelmiş. Uzun uzun okumuş okumuş, gitmiş. Tabii babam da bu okuma işine garip tepkiler vermiş. Dedemin, babama iyileşmesi için hangi duaları okuduğunu bilmiyorum ama dedem, babamı okuduktan sonra bir daha babama ne cin ne de peri yaklaşmamış.  

Korku Hikayeleri, Yaşanmış Cin Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Akrabamın Cinle Evli Olduğunu Öğrenmemle Başladı

Mersin’de yaşanmış gerçek bir cin hikayesi. Bir akrabasının cinle evli olduğunu öğrenen Tamer’in cinlere merak sarmasıyla başlıyor her şey.

Published

on

By

Akrabamın Cinle Evli Olduğunu Öğrenmemle Başladı Korku Hikayeleri

Mersin’de yaşanmış gerçek bir cin hikayesi. Bir akrabasının cinle evli olduğunu öğrenen Tamer’in cinlere merak sarmasıyla başlıyor her şey.



Bir Akrabamın Cinle Evli Olduğunu Öğrendim

İsmim Tamer. Mersin’in, Tarsus ilçesinde yaşıyorum. Eskiden yakın bir akrabamızın bir cinle evli olduğunu öğrenmiştim. Bunu duyduğumdan beri meraklıyımdır cinlere. Cinler hakkında birçok şey biliyorum. Eskiden, memleketimde yaşarken; dağda, eski bir okulda gece vakti düğün yaptıklarına şahit olmuştum. Düğün yaptıkları yerden hızlıca uzaklaşmıştım. 

Başucumda Simsiyah Bir Varlık Vardı

Varlığın yüzünü göremedim ama elleri çok büyük, tırnakları sapsarı ve upuzundu. Boyu ise çok uzun değildi yani vücuduna göre elleri çok büyüktü.

Son zamanlardaysa çok fazla araştırıyor, bu konularla çok uğraşıyordum. Bir ay öncesine kadar kabuslar görüyor, geceleri istemsizce uyanıp, odamda gölgeli varlıkların yani cinlerin gezdiğini görüyordum. Üç hafta önce ise kabus gördüm ama şu şekilde: Kabusumda gözlerimi açtığımda; ayağımın ucunda siyah bir varlık vardı. Varlığın yüzünü göremedim ama elleri çok büyük, tırnakları sapsarı ve upuzundu. Boyu ise çok uzun değildi yani vücuduna göre elleri çok büyüktü. Sonra kahkaha atarak yanıma geldi. Tam bacağımın dibindeydi. Ayak seslerini duymuyor ama nefes alışlarını duyuyordum. Bir köpek gibi nefes alıp veriyordu. Elindeki asa gibi şeyle kahkaha atarak Arapça kelimelerle konuşarak, bacağıma vurdu. O an uykudan uyandım. 

Rüyamda Vurduğu Yer Gerçekte de Morarmıştı

Evin çevresi incir ağacı dolu… Her neyse gece 02:00 sularında yatmak için ilk başta lavaboya gittim. Besmelesiz girdim ve lavabo ihtiyacımı giderdim.



Sabah ezanı okunuyordu ama bir gariplik vardı. Bacağıma vurduğu yer ağrıyordu. Sanki gerçekten vurulmuş gibiydi. Lavaboya gittiğimde ise bacağımdaki morluğu fark ettim. Bir sonraki gün ise saat gece 02:00 sularında evde tek kalıyordum. Ve ne zaman tek kalsam kahkaha sesleri duyuyordum. Evin çevresi incir ağacı dolu… Her neyse gece 02:00 sularında yatmak için ilk başta lavaboya gittim. Besmelesiz girdim ve lavabo ihtiyacımı giderdim. Kafamı kaldırdığımda ise: pencere kenarında oturmuş, siyah, 2 yaşlarında bir bebek boyunda, gözleri ateş sarısı bir varlık gördüm. 

Besmele Çekip Kurtuldum

Beynim karıncalanmaya başladı. Hareket edemiyordum. Sadece gözlerimi kıpırdatıp, içimden konuşabiliyordum. Başucumda kahkaha atan birisi  vardı.

Hemen besmele çekip Nas ve Felak surelerini okumaya başladım. Ben okudukça o varlık çığlık atıyor sanki kulağımın zarı patlayacak gibi bağırıyordu ve sonra gitti. O gün rahat uyudum. Sonra yine sesler duyuyor, geceleri uyandığımda ise perde oynuyor, pencereler kapalı olduğu halde. En son 3 gün öncesine kadar böyleydi ama 3 gün önce saat 02:30 u geçmişti. Yatağımda uzanıyordum. Birden bire uyku bastırdı. Telefonu bırakıp uyumaya karar verdim. Tam gözlerimi kapadım; beynim karıncalanmaya başladı. Hareket edemiyordum. Sadece gözlerimi kıpırdatıp, içimden konuşabiliyordum. Başucumda kahkaha atan birisi  vardı ama sadece gözlerimi kıpırdatabildiğim için göremedim. Bu durum 5 ila 10 dakika sürdü. Besmele çektim ve hareket etmeye başladım. Yatağımdan hiç kalkmadan geri yattım. Tabi hemen uyuyamadım. 

Bebek Şeklinde Görünen Varlık

O gece lavabonun kapısını çok rahat görüyordum ve aynı pencere kenarındaki bebek şeklindeki varlık da oradaydı.

Aradan 30 dakika filan geçmişti. Sonra yine uyku üstüme çöktü ve tekrar aynısı oldu ama bu sefer farklı, daha şiddetli ve o varlığın ellerini görüyordum. boğazımı sıkıyor gibi nefes alamıyordum. Üstümde aşırı derecede bir yük vardı bu sefer. Odamda başka gölgeler de gördüm. İçimden besmele çekiyor ve bildiğim sureleri okuyordum. En sonunda çığlık atarak gittiler. O gölgeler kayboldu. Odamın kapısıyla, lavabonun kapısı karşılıklı. Yatağımdan lavabonun kapısı çok rahat görülüyor. Geceleri simsiyah oluyor, kapı görünmüyordu ama o gece lavabonun kapısını çok rahat görüyordum ve aynı pencere kenarındaki bebek şeklindeki varlık da oradaydı. 



Aynaya Baktığımda Arkamda Gördüm

Birkaç hocaya danıştım,  internetten bulduğum hüddam numaralarına mesajlar yazdım lakin hiçbiri inanmadı ve yalancısın diyerek engellediler.

Olayın etkisindendir diyerek kalkmak için hareketlendim. Ben hareket ettiğimde o da kıpırdamaya başladı ve birden bire kayboldu. Lavaboya gidip ihtiyacımı giderdim. Lavabonun aynasına baktığımda ise saçları önüne gelmiş bir varlık. Aynadaki görüntüde; elinde benim kafam vardı. Tam arkamdaydı ama arkamı döndüğümde arkamda bir şey görünmüyordu. Gerçekten de nefesi ensemdeydi ve o gece ∫den çıkıp gittim. İki gündür gitmiyorum ama hala uyuyamıyorum. Birkaç hocaya danıştım,  internetten bulduğum hüddam numaralarına mesajlar yazdım lakin hiçbiri inanmadı ve yalancısın diyerek engellediler. Allah kimsenin başına böyle olay vermesin… 

https://youtu.be/CRt0KODooqg
cinlerle evlenen insanların anlattıkları

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinler Büyüler Muskalar Neler Yaşadım Neler

Bir Instagram takipçimizin yaşadığı tuhaf ve esrarengiz olaylar. Büyü ve muska yoluyla evlendirilen anlatıcımızın cinler ile yaşadığı korkunç deneyimler.

Published

on

By

Cin büyü muska cinler korku hikaye korkunç

Bir Instagram takipçimizin yaşadığı tuhaf ve esrarengiz olaylar. Büyü ve muska yoluyla evlendirilen anlatıcımızın cinler ile yaşadığı korkunç deneyimler.

Beni Saplantı Haline Getiren Adam

10 Aralık 2012de başlamıştı her şey. Çok gençtim daha… Doğum günümü kutlamaya kuzenlere gitmiştik. Orada liseden kankam olan İbrahim’i de gördüm. Arkadaşlarıyla gelmiş. Yanıma gelip selam verdi. Doğum günümü kutladı. Sonra arkadaşlarının yanına gitti. Aradan fazla geçmeden İbrahim tekrar geldi yanıma. Biraz uzakta oturan birisini gösterdi. Gösterdiği kişi uzaktan kuzeniymiş. “Sana çıkma teklif ediyor” dedi. Çocuğa baktım; yok böyle bir iticilik! Her yeri kıllı. Maymuna benzettim. İbrahim’e gülüp, benimle dalga geçmemesini söyledim. Sonuçta; ben, bakımlı, oldukça zayıf ve güzel bir kızdım. Ben teklifi reddedince İbrahim geri gitti. Ama o çocuk peşimi bırakmadı. 

O sıralarda; benim internetten konuştuğum, aynı köylü bir çocuk vardı. Yaklaşık 2 sene konuştuk onunla. Üniversite okuyordu. Denizcilik üzerine. Yabancı dil için Ukrayna’ya gitmeyi planlıyordu. İbrahim’in kuzeni ise durmadan haber yolluyordu bana teklifini kabul etmem için. Kendi kuzenim de ısrarla "Telefon numaranı vereyim” diyordu. İstemiyordum. Bir akşam; konuştuğum çocuk bana “Seni çok seviyorum. Bu yüzden senden daha fazla saklayamayacağım. Sana bir şey söylemem lazım.” dedi. “Başkasıyla beraber oldum. Bunu sana söylemezsem içim rahat etmeyecek. Seni çok seviyorum ama aldattım seni. Beni affet.” dedi. 

Aldatılınca Boşluğa Düşmüştüm

O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü sanki. İnanamadım. Bu nasıl sevgiydi böyle? Seven aldatır mıydı? Biz bu yaz nişanlanmayacak mıydık? Nasıl yaptı bunu bana inanamadım. Çok gururlu birisiyim. Kimseyle konuşmadan bir süre kendimi toparlamak, daha doğrusu biraz da olsa kendime gelebilmek için telefonu kapattım. Ertesi gün açtığımda ise kuzen mesaj atmış, onu gördüm. “Hadi cevap ver artık! İbrahim sorup duruyor.” dedi. Ben de o an; isteksizce numaramı vermesini söyledim. Sevgilim arasa da cevap vermiyordum. Bitmişti artık benim için

İbrahim’in kuzeni de iki gün boyunca ısrarla buluşmak, konuşmak istedi. Daha önce kimseyle el ele bile tutuşmamıştım. İki kere internetten sevgilim olmuştu. İkincisi az önce anlattığım gibi bitmişti. Ne yapacağımı bilemiyordum. O boşlukta ben de konuşmaya başladım onunla. Hiç içim ısınmıyordu 4 gündür konuşuyor olmamıza rağmen. Kuzenim “Ayrıl o zaman” demeye başladı ama ben de sevgi olmamasına rağmen tuhaf bir bağlılık vardı. Ayrılamıyordum. Kuzenim ısrarla “Bırak” diye dayatmasına karşın ertesi gün biz kaçtık. 

Tuhaf Olaylar Bir Rüya İle Başladı

Mantıksız hatta tuhaf olduğunun farkındayım. Sonuçta daha bie haftadır bile tanımıyordum. Neden kaçtım; bugün hala bilmiyorum. Sevmiyordum da… Neyse, 2 gün sonra geldik, ara görüldü, bir zaman sonra düğün yapıldı. 15 gün her şey mükemmeldi. Sevgi tavan yapıyordu resmen. 15 gün sonra ben bir rüya gördüm: Eşim banyoya giriyor. O anda dış kapıdan onun sesi geliyor. “Hadi pikniğe gidiyoruz.” diyor. Kapıdan içeriye bakarken banyonun önünde bana gülüyor… Değişik bir rüyaydı… 

Ertesi gün ben duştayken onun sesini duydum. O uyuyordu. Banyonun kapısına vuruldu “Hadi" diye. O ara havlu sarıyordum. Çıktım; kimse yok! Odaya koştum; uyuyor. Uyandırdım, olanları anlattım. “Yok bir şey. Yat uyu.” dedi. Ben ondan sonra korkmaya başladım. Eşim ondan sonra beni dövmeye başladı ama her gün… Öyle arada bir değil. Saçımı yolar, her yerimi güvertirdi.  Anneme bile yollamazdı. Gidiyorum diye döverdi. Kaçarak evlenmiş olduğum için aileme de anlatamazdım bu olanları. “Kaçtın, sen istedin" derlerse diye. 

Evdeki Sesler ve Gölgeler

O, sabahları işe gittikten yaklaşık yarım saat sonra evde sesler olurdu. Gölgeler görürdüm. Birileri bana dokunurdu. Oturduğum yerden kalkamazdım korkudan. Artık her günüm böyle geçiyordu. O işten gelince dayak başlardı. O evdeyken hiçbir şey olmazdı. O gidince olurdu ya da o uyuyunca.  Artık iyice dayanılmaz hale gelince sonunda nihayet aileme korktuğumu anlattım. Bir cami hocasına gittik. Adam okudu sağolsun. Bir su verdi. “Her şeye kullan” dedi. Gündüzlerimdeki korku bitti ama (cinler) rüyalarımda rahat bırakmıyorlardı bu sefer de. Bir süre sonra hocanın verdiği o su kayboldu. Nereye gitti bilmiyorum. Suyun ortadan kaybolmasının ardından her şey yeniden başladı. 

Geceleri; mutfaktan tabak, çanak, tencere, kaşık sesleri, gündüzleri; dokunmalar, evde sürekli bir şeylerin kıpırdayıp yerlerinin değişmesi, akşamları koca dayağı… Allah’tan ailemi sık görmüyordüm. Görüştüğümüzde de vücudumdaki morlukları bir şekilde saklıyor, gözükenlere de kılıf uyduruyordum kızmasınlar diye.

Odamdaki Beyaz Kıyafetli Adamlar

Bir keresinde de öyle bir susadım ki… Mutfağa adım atamıyorum korkudan… Eşim de su getirmedi gece. Boğazım o biçim kurudu… İki beyaz elbiseli adam girdi odaya. Kolumu tutup, beni ayağa kaldırdılar. Çok korktum. Eşim duymadı sesimi. “Korkma! Allah bizi, seni korumak için gönderdi. Korkma; gel.” dedi. Mutfaktan çanak, kaşık sesleri geliyordu hala. Mutfağa soktular beni. Ben nasıl ağlıyorum hala korkudan. “Korkma! Dediğimi tekrarla, suyu 3 yudumda iç. Oturarak iç.” dediler. Oturup içtim. Ondan sonra da memlekete gittik zaten. Sanki kurtulayım diye yolladılar beni evden…

Cinleri Varmış

Memlekete gidişim ise şöyle oldu: Günler böyle ilerlerken ailem, yazın memlekete gidecekti. Bizi de çağırdılar. Eşim istemedi. O zaman sadece benim gelmemi istediler. Eşim, babamdan çekindiği için kabul etti. Beni de aldılar; memlekete gittik. Babamın kuzeni geldi. Görünmez varlıklar (cinler sanırım) varmış onda. Bilmiyordum. Bir gün “Üşüdüm.” dedi. Hırkamı verdim. Aradan 5 dakika geçti geçmedi “Bu kimin hırkası?” diye sordu. “Eşimin” dedim. “Nasıl birisi?” diye sordu. “İyi” dedim. "Yalan söyleme!” dedi. “Yoo; ne yalan?” dedim. Annem “Ne oldu Hatice?” diye sordu.  Babamın kuzenine “Yenge ayakta mı uyuyorsun?! Kızın delirmek üzere. Neden yardım etmiyorsunuz?” diye çok kızdı. 

Annem şok oldu. “Ne oluyor?” dedi. Yaşadıklarımı tek tek anlattı. Şok oldum ben de! “Nereden biliyorsun bütün bunları?” diye sordum. “O hırkayı giymesem bilemezdim.” dedi. “Demek ki boş yere üşütmemişler beni.” dedi. Müslümanmış onun cinler i. “Döndüğünüz zaman kızını sakin o eve gönderme. Ölür kızın orada.” dedi.

Kadını Okuyarak İstemsizce Konuşturdu

Eşimin babaannesi hoş geldine geldi memleketteyken. Çay dolduruyoruz Hatice ablayla.  “Konuşturayım mı?” dedi. “Konuştur abla.” dedim. Babaannem, dedem, babam, biz, eşimin dedesi, babaannesi otururken Hatice abla bir şey okumaya başladı. Dakika geçmeden babaannesi tek tek “Şurada şu hoca var. Ona gittik. Şöyle yaptık, böyle yaptık…” konuşuyor. Kadın ne dediğinin farkında değil. Arada lafı değiştirmeye çalışıyor ama bir süre sonra kaldığı yerden geri başlıyor… Eşimin dedesi konuyu kapatıyor, kadın susmuyor bir türlü. Sonunda eşimin dedesi ayaklandı. Çok oturmadan kalktılar. 

Onlar gidince annem mutfağa geçti. Biz de geçince annem şok olduğunu söyledi. Sadece annem değil, hepimizin ağzı açık kalmıştı. Hatice abla sayesinde diyemediklerimi dedim, her şeyi anlattım aileme. Annem çok ağladı. Eve dönünce babam eşimle konuştu. Biraz tantana oldu. Sonunda ayrıldım evden. Eşyalarımı aldım çıktım.

O ay ev patlamış. Nasıl patladığını kimse bilmiyor… İki katlı, bahçeli bir evdi. Yukarıda teyzemin oğlu kalıyordu. Her şeyi duyuyorlarmış ama “Aile meselesi karışmamız doğru olmayabilir” diyorlarmış. Kimseye anlatmamışlar çektiklerimi. Boşandıktan sonra yavaş yavaş kurtuldum. Çok şükür; şu anda çok iyiyim. Bu arada meğer onunla kaçmam, onu sevmem için muska yaptırmışlar; onu da öğrendim….

https://youtu.be/-2G_uzU7kLQ
Muska Sihir Büyü Yoluyla Evlilik Caiz mi

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Karanlıktaki Kahkaha Sesleri

Yaşanmış Kısa Cin & Korku Hikayeleri – Instagram takipçilerimizden birinden gelen gerçekten yaşanmış korku dolu bir hikaye.

Published

on

By

Yaşanmış Cin Kısa Korku Hikayeleri - Karanlıktan Gelen Kahkaha

Yaşanmış Kısa Cin & Korku Hikayeleri - Instagram takipçilerimizden birinden gelen gerçekten yaşanmış korku dolu karanlık bir hikaye. 



Benim de bir hikayem var... Ben paranormal şeylere bayılırım. Bundan bir süre önce bir yaz babannemle köye gitmiştik. Ailem İstanbul’da kaldı. Birkaç yıl önce; köydeki evimizde dedemin anne ve babası ölmüştü. O zamandan beri o eve hiç girmedim eve girdiğimde çok huzursuz oluyordum. 

Muska Meselesi

Dedem de tanıdığı bir hoca varmış “Oraya götür, muska yapsın” dedi. Bunları duyunca ben sinirden çıldırdım tabi. Çünkü ben hiçbir zaman muska bulunan bir ortamda rahat edememişimdir…

Neyse; birkaç hafta sonra babam geldi. Ben o hafta bir sebepten dolayı sinir krizi geçirdim. O kadar ki babama bıçak falan çektim o gün. Bu sinir krizi olayından sonra ne yapacağını bilemeyen babam dedemi aramış “Ne yapalım?” diye. Dedem de tanıdığı bir hoca varmış “Oraya götür, muska yapsın” dedi. Bunları duyunca ben sinirden çıldırdım tabi. Çünkü ben hiçbir zaman muska bulunan bir ortamda rahat edememişimdir nedense… 



Korku ya da başka bir sebepten; ne olduğunu bilmediğim bir durumdaydım… Kriz geçirdiğim günden bir gece önce bahçeye çıkmıştım… Gecenin çok geç saatleriydi. Telefonun flaşını açıp, yürüdüm biraz. Yol bayağı karanlıktı. Hiç ses yoktu. Kuş sesi bile… Ve telefon çekmiyordu. Ben daha da uzaklaştım evden. Telefonu sağa sola sallarken gözüme bir şey çarptı karşı taraftan. Tekrar ışığı tuttum kimse yoktu. “Kim var orada?!” diye bağırdım.

Karanlıktan Gelen Gülme Sesi

Kankamın dediğini yapıp, dışarıyı kontrol etmek amacıyla camdan baktığımda dehşete düştüm! Bir şey vardı orada… Bizim bahçedeydi…

Bir gülme sesi geldi. Korktum. Eve döndüm. Kendimi odaya kilitledim. Sonra telefonla kankamı arayarak, kankama az önce olan biteni anlattım. O sırada kankam “Bir dışarı bak camdan. Her şey normal mi diye…” dedi. Kankamın dediğini yapıp, dışarıyı kontrol etmek amacıyla camdan baktığımda dehşete düştüm! Bir şey vardı orada… Bizim bahçedeydi… Bana baktı, güldü ve kayboldu. O sıradaki şaşkınlığım ve merakım korkuma gelip geldi ve koşarak bahçeye indim. Bahçeye indiğimde ise kimse yoktu. O şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Anlayamadım.



Zaten ertesi gün de az önce sözünü ettiğim sinir krizini geçirmiştim. Sinir krizinden sonraki gün sakinleşmek için çarşıya indim. Mezarlığa yakın bir yerde durduk. Babam telefonla konuşurken birini gördüm. Siyah elbiseli, yüzü gözükmeyen bir kadındı gördüğüm. Kadın, onu takip etmemi işaret etti. Peşinden gitmek için hareketlendiğim an babam kolumdan tuttu ve çekti. Kadın mezarlığa doğru gidiyordu. Babam beni durdurunca kadın da kayboldu. İki gün sonra İstanbul’a döndük. Şimdi daha iyiyim ama psikolojik destek almayı düşünüyorum.

Mezarlıktaki Kadının Gizemi

Sanırım bu konuda ailem hala benden bir şeyler saklamaya devam ediyor...

Babama mezarlıkta gördüğüm o kadını kendisinin de görüp görmediğini sorduğumda; bir anda yükseliyor ve bu konuyu kapamamı söylüyor... Ama yaşadıklarımın çocukluğumdan kalma şeyler olduğu kesin bence.

Ben bebekken yaşadığımız evin altında bir ceset bulunmuştu ve ailem çok kötü şeyler yaşamış. Bunları bana babaannem anlatmıştı. Daha doğrusu anlatmak zorunda kalmıştı. Çünkü ben bayağı ısrar etmiştim. O olaylar olduğunda ben bir yaşında filanmışım. Beş yaşındayken taşındık. Babaannemlerle ayrı yaşamaya başladık. Onlar huzurlu çünkü o ev onlara fazlasıyla uzak ama o ev benim karşı sokağımda. Bu yüzden asla balkona çıkmıyorum o evi görmemek için. Sanırım bu konuda ailem hala benden bir şeyler saklamaya devam ediyor...

Evdeki Ceset

Ben çok küçükken (dişlerimin bile daha çıkmadığı zamanlarda) o evden çıkmak için kendimi yerden yere atarmışım. O evden taşındıktan sonra normal bir çocuk olmuşum.

Evin altında bulunan ceset konusuna gelecek olursak... Aslında bu konuda çok detaylı bilgim yok hala ama amcalarımdan biri namaz kılardı her gün ve ben onun önünden geçmesem bile bana "Ben namaz kılarken önümden geçme!" derdi. Öbür amcam da gece odada onu birinin izlediğini söylerdi hep. Orada eskiden yaşayan kişinin dediklerine göre; kadının öldüğü ilk aylarda, duvar köşelerinden kan sızdığı görülüyor sabah olunca ise kayboluyormuş bu izler...

Biz orada yaşarken hep kavga çıkardı evde. Ben çok küçükken (dişlerimin bile daha çıkmadığı zamanlarda) o evden çıkmak için kendimi yerden yere atarmışım. O evden taşındıktan sonra normal bir çocuk olmuşum. Yani saldırgan halimden eser kalmamış. Cesedin orada olduğunu söyleyen kişi yani bizden önce orada yaşayan kişi yahut orada daha önce ölen o kadına ne olduğuyla ilgili pek bir fikrimiz yok. Babaannem evden taşındıktan sonra o kadını bir daha hiç görmediğini söylüyor...



Facebook, Instagram, Youtube, Twitter Hesaplarımızı Takip Edin

Facebook, Instagram, Twitter, Youtube, hesaplarımızı buradan altı çizili kelimeleri (link) tıklayarak takip edebilir, Facebook Paranormal Haber Grubu'na üye olarak siz de paylaşım yapabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: instagram, istanbul, köy, ev, telefon, sinir krizi, korku, kadın, gün, cam, bahçe, ses, muska, hoca, psikolojik destek, paranormal, korku hikayeleri, yaşanmış cin hikayeleri, kısa

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Define Aradığımız Köydeki Cinler

Yaşanmış Cin ve Kısa Korku Hikayeleri: Olayın yaşandığı yer Muğla’nın bir köyü. Sene 1978… Define arıyoruz. Tabii yaşadıklarımızdan sonra define işlerine tövbe ettik o ayrı…

Published

on

By

Define Aradığımız Köydeki Cinler - Yaşanmış Cin Hikayeleri - Kısa Korku Hikayeleri

Yaşanmış Cin ve Kısa Korku Hikayeleri: Olayın yaşandığı yer Muğla'nın bir köyü. Sene 1978… Define arıyoruz. Tabii yaşadıklarımızdan sonra define işlerine tövbe ettik o ayrı…

Define Aramak İçin Gözümüze Kestirdiğimiz Köy

Bu köyü de define aramak amacıyla gözümüze kestirmiştik. Bildiğimiz kadarıyla köy birkaç yıl önce bir cin vakası yüzünden terk edilmiş.

Muğla’nın bir köyünde çiftçilik yaparak geçinen biriyim. Olayı aslında pek anlatmak istemiyorum ama ne zaman anlatıp yarım bıraksam kabuslar görüyorum… Neyse; 18 Haziran gecesi (1978) Mustafa ve Vedat isimli arkadaşlarımla, define aramak amacıyla … köyüne gitmeye karar verdik. Köyde üç hane dışında diğer evler boş… Köy gündüzleri efsane güzel ancak geceleri zifiri karanlık oluyor ve ürpertici... 

Biz fakir olduğumuz için define işleriyle uğraşıyorduk. Bu köyü de define aramak amacıyla gözümüze kestirmiştik. Bildiğimiz kadarıyla köy birkaç yıl önce bir cin vakası yüzünden terk edilmiş. Tabi biz inanmıyorduk cine periye... Köye akşam üstü gidelim dedik ama karanlığa kalmak istemediğimiz için acele ediyorduk. Neyse; köye vardık ancak ölüm sessizliği var… Evlerin çoğu kırık dökük, sağlam olanlar da var ancak yine de görünüşleri ürperticiydi. 

Soğan Kabuklarını Cebine Dolduruyordu

Evin bahçesinde mezarlar vardı. Çocukları ve karısıymış meğer o mezardakiler... Dayı içeri davet etti ama evin için inanılmaz rutubet kokuyordu. 

Köyün ortasında büyük bir kavak ağacının altında yaşlı bir dayı gördük. Yanına gidip köy hakkında bilgi almak istedik. Malum jandarmaya ihbar edecek birileri olur korkusuyla. Dayı özellikle bizi görünce mutlu oldu “Oğullarım, hoşgeldiniz!” filan dedi. Dayıya köy hakkında sorular sorduk. Sustu dakikalarca... Sonra “Karnınız aç mı?” dedi. Biz de acıkmıştık; bizi evine götürdü. Evin bahçesinde mezarlar vardı. Çocukları ve karısıymış meğer o mezardakiler... Dayı içeri davet etti ama evin için inanılmaz rutubet kokuyordu. 

Ben bir ara evin dışında olan tuvalete gittim ihtiyaç gidermek için. Tuvaletin duvarlarında Arapça kelimeler yazıyordu. Tuvaletimi yaparken bir titreme geldi bana. Hemen kendimi dışarı attım. Bizimkiler sofraya oturdu dayıyla. Dayı kuru fasülye yapmıştı. Afiyetle yedik. Ancak dayı yemek sırasında kendi kendine gülüp duruyordu. Şizofren gibi hareketleri vardı. Mesela soğan kabuklarını cebine dolduruyordu. Bize de “Siz soğan yemeyin.” diyordu. Duvarlara nazar boncukları dizmiş, artık boya mı kan mı belli olmayan yazılar… Zaten ev bayağı küçük olduğu için insan nefes almakta zorlanıyordu. 

Evin Kapısı Kendi Kendine Açılıp Kapanıyordu

Camdan gördüğüm kadarıyla evin her yeri pislik içindeydi. Hatta örümcek ağı doluydu. Az önce nerden gelmişti o ses anlayamadım.

Artık kalkma vakti gelmişti. Az önce bize yemek verip, konukseverlik gösteren dayı, durup dururken bize küfürler yağdırmaya başladı. Koşa koşa köy meydanına geldik. Defineyi köyde bir evin bahçesinde arayacaktık. Define arayacağımız ev terk edilmiş olduğu için rahattık... El fenerleriyle aydınlattık kazacağımız yeri... Başladık kazmaya. O an evin kapısı açılıp kapandı! Acaba evde yaşayan biri mi var korkusuyla el fenerlerini kapattık. Ancak bir süre bekledikten sonra yine kazmaya devam ettik.. 

Biz kazmaya devam ederken evin kapısı tekrardan açılıp kapandı! Arkadaşlarıma “Siz kazın. Ben bir bakayım.” dedim. El fenerini alıp, eve yaklaştım. Üst katta birini gördüm ya da o an psikolojik olarak görmüşüm gibi geldi bana. Net değil… Camdan dışarı bakıyordu, içeri girdi. Ben de içeri girecektim ancak kapı kilitliydi. Camdan gördüğüm kadarıyla evin her yeri pislik içindeydi. Hatta örümcek ağı doluydu. Az önce nerden gelmişti o ses anlayamadım. Çaresiz tekrar döndüm kazmaya. Bayağı kazdık. 5 - 10 metre kadar kazmıştık ki arkadaşlar “Karnımız acıktı.” dediler. 

Define İşlerine Tövbe Ettik

Bir tane kağıt buldum yüklükte. Kağıtta Arapça olduğunu zannettiğim bir şeyler yazılıydı. Yere attım. Bu arada sesler de iyice artmıştı. Camlara sanki biri taş atıyordu…

Bahçede duran erik ağacından erik yemeye başladık. 10 dakika sonra, evin camları kırılmaya başladı ve ağaçlık alanda birinin koştuğunu gördük. Hemen alet edevatı toplayıp oradan uzaklaştık. Köy meydanında; o dayı, bizi bekler gibi; elinde tüfek vardı. Havaya ateş açtı. Biz de ters yöne kaçmaya başladık. Eski bir eve sığındık. Allah'tan kapısı açıktı. Eve sığınmıştık ama iyi ettik kötü mü ettik bilemiyorum. Evin üst katından sesler geliyordu hatta zincir sesleri duyuyorduk.

Bir tane kağıt buldum yüklükte. Kağıtta Arapça olduğunu zannettiğim bir şeyler yazılıydı. Yere attım. Bu arada sesler de iyice artmıştı. Camlara sanki biri taş atıyordu; hepsi kırıldı. İyice korkuya kapıldığımız için kaçmaya başladık. Köyden çıkana kadar bizi siyah bir köpek kovaladı… Allah’a şükür sağsalim eve varabildik. Sonra olayı araştırdık; o köyde aslında kimse yaşamıyormuş. Bize yemek veren dayı kimdi bilemiyorum? Artık cinlere inanıyorum. Define arayalım derken onları rahatsız ettik sanırım… Size tavsiyem; siz siz olun böyle şeylerden uzak durun… 

Anahtar Kelimeler: allah, define, kısa korku hikayeleri, yaşanmış cin hikayeleri, korku, cin, köy, mezar, hikaye.  

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Kabus Gecem

Instagram takipçilerimizden birinin yaşadığı ve bizlerle paylaştığı korku dolu cin vakası ve paranormal olay deneyimleri.

Published

on

By

Yaşanmış Cin Hikayeleri - Korku - Astral Seyahat

Instagram takipçilerimizden birinin yaşadığı ve bizlerle paylaştığı korku dolu cin vakası ve paranormal olay deneyimleri.

Ayetel Kürsi Okudum Yine de Gitmedi

Öylece durmuş, bana bakıyordu. Ayet-el Kürsi okudum; gitmedi. Hala bana dik dik bakıyordu. Ne yapacağımı bilemedim.

Ben daha cinlere yeni yeni ilgi duymaya başladığımda dönemde; bir gece, uyumadan önce stor perdenin aşağı sarkan ipinin durduk yere küçük küçük sallandığını gördüm. Aklıma zaten direkt olarak cinler geldi. Korka korka uyudum. Gece 2 gibi aniden uyandım. Tam karşımda; uzun kıyafetli, iri yapılı birisini gördüm. Öylece durmuş, bana bakıyordu. Ayet-el Kürsi okudum; gitmedi. Hala bana dik dik bakıyordu. Ne yapacağımı bilemedim. Korkudan yorganı üstüme çekip uyumaya çalıştım. Bir arada dalmışım artık bir şekilde. 

Aynı gece saat 3 gibi yine aniden uyandım. Bu sefer yatağımın yanında şu vardı: Uzun boylu, ağzı çok büyük ve uzun bir yaratık. Bana sırıtarak suyumu döktü ve bir an sonra aniden ortadan kayboldu. Yine aynı gece ve son kez olarak sabaha karşı saat 5’te bir kez daha kalktığımda; birisi yürüyerek odama girdi ve suyu kaldırıp gitti. Ve en korkunçu; ben gece uyurken kapıyı ve camları her zaman kilitliyordum. Bu bir alışkanlık bende. Yani odama gırı suyu kaldıram kişinin annem veya babam olma imkanı hiç yok…

Asral Seyahat Denemem

Kulaklıkla müzik dinleyerek uyumayı severim. Tam kulaklığı taktım; bir anda birisi “Ali!” diye seslendi ve arkasından kapının oradan tıkırtı gibi ses gelmeye başladı.

Bizzat yaşadığım ve sizinle paylaşmak istediğim ikinci olaysa ben bu satırları yazmadan sadece bir gün önce başımdan geçti. Yani dün gece. Benim yatağımın tam baş tarafında dolap vardır. Onun arkasında da kapı var. Yani ben kapıyı göremiyorum. Gece astral seyahat yapmayı denemiştim. Gözlerimi açtığımda karşımda çok büyük bir göz gördüm. Sonra bu göz bir anda kayboldu. Ben çok korktum tabi. Biraz sakinleşince uyumak için yattım. 

Kulaklıkla müzik dinleyerek uyumayı severim. Tam kulaklığı taktım; bir anda birisi “Ali!” diye seslendi ve arkasından kapının oradan tıkırtı gibi ses gelmeye başladı. Ve arkasından balkon kapısının açılıp kapanma sesi geldi. Cesaretimi toplayıp balkona gittiğimde ise kimse yoktu. Balkona çok hızlı bir şekilde gittim; hırsız olsa kesin görürdüm. Bildiğim bütün duaları okumama rağmen sabaha kadar uyuyamadım…

Anahtar Kelimeler: instagram, korku, cin vakası, paranormal olay, ayetel kürsi, cinler, astral seyahat, dualar.  

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Abbas Dayının Büyüsü Köyümüzü Mahvetti

Yaşanmış Cin Hikayeleri: Zengin olmak gayesiyle büyü yapan ancak sonucunda bütün bir köye cinlerin musallat olmasına yol açan Hacı Abbas’ın korku veren hikayesi…

Published

on

By

Yaşanmış Cin Hikayeleri - Korku Hikayeleri

Yaşanmış Cin Hikayeleri: Zengin olmak gayesiyle büyü yapan ancak sonucunda bütün bir köye cinlerin musallat olmasına yol açan Hacı Abbas’ın korku veren hikayesi… 

Pınarlı Köyünü Yok Eden Adam

Hacı Abbas yetmişli yaşlarında, namazında niyazında, fakir bir köylüydü. Bildiğim kadarıyla karısı ve çocukları “Git komşunun hayvanlarını zehirle, onlardan fazla kazanmasın…” gibi saçma sapan düşüncelerle fitne ve fesatlık sokuyorlardı adamın aklına.

Anlatılanlara göre sözü geçen korkunç olaylar 1990 yılında Pınarlı isimli bir köyde geçiyor. İlerleyen satırlarda okuyacağınız bu korkutucu hikayeyi ise olayların baş kahramanı / sorumlusu Hacı Abbas’ın bir yakınının anlattığı iddia ediliyor…  Olay 1990 yılında Pınarlı köyünde gerçekleşti. Köyümüz 15 haneli, tenha ve bir ücra köydü. Nasıl söyleyeyim; Hacı Abbas yetmişli yaşlarında, namazında niyazında, fakir bir köylüydü. Bildiğim kadarıyla karısı ve çocukları “Git komşunun hayvanlarını zehirle, onlardan fazla kazanmasın…” gibi saçma sapan düşüncelerle fitne ve fesatlık sokuyorlardı adamın aklına. Bir gün akşam namazından çıktıktan sonra Abbas dayı, geldi masama oturdu. Bir şey demedi; ağlamaya başladı durduk yere. “Ne oldu Abbas dayı?” dedim, yüzüme bakmadı ve eve gitti. Ben de yarım saat sonra eve gitmek için yola koyuldum. Tam eve gireceğim sırada; Abbas dayının, elinde kazmayla ormana doğru gittiğini gördüm. Takıldım peşine…

Eski Hamamdaki Büyü Ayini

İki tane gaz lambasını yere çapraz gelecek şekilde koydu. Çuvaldan bir tane tavuk çıkardı. Tavuğun kafasını kesip, kanıyla kendine bir çember oluşturdu. Ardından tavuğu yolmaya başladı.

Hava çok soğuktu ama nereye gidiyor merak ediyordum. Eski bir hamam vardı ormanın içinde Abbas amcanın gittiği yönde. Nerden baksanız 100 yıllık tarihi vardır. Abbas amca içeri girdi. Ben de dolaştım hamamın etrafını. Camdan onu izlemeye başladım. İki tane gaz lambasını yere çapraz gelecek şekilde koydu. Çuvaldan bir tane tavuk çıkardı. Tavuğun kafasını kesip, kanıyla kendine bir çember oluşturdu. Ardından tavuğu yolmaya başladı. O an yanlışlıkla kafamı cama vurdum. Bana doğru baktı ama karanlık olduğu için göremedi. Şansıma rüzgar da vardı. Tavuğu yolduktan sonra tüyleri çemberin üzerine serpti. Şalvarından bir kağıt çıkardı. Ortaya koydu ve  sonra “…” diye Arapça bir dua ya da onun gibi bir şey okudu. 

Korkudan Ayetel Kürsi Okumaya Başladı

Hacı Abbas korkudan bağırıyordu. Korkudan olsa gerek az önce okumakta olduğu o Arapça sözleri bırakıp, bildiğimiz Ayetel Kürsi okumaya başladı.

Yaklaşık beş dakika boyunca, bu Arapça dua veya büyü mü olduğundan emin olmadığım şeyi tekrar etmeye devam etti. Bu arada rüzgarın şiddeti de artmıştı, lodosa dönmüştü adeta. Tiz bir ses yankılandı (çınnn) gibi ardından gaz lambaları parladı. Hacı Abbas korkudan bağırıyordu. Korkudan olsa gerek az önce okumakta olduğu o Arapça sözleri bırakıp, bildiğimiz Ayetel Kürsi okumaya başladı. Eşyalarını orda bırakıp gitti. Bense nedense onun kadar korkmamıştım. Daha doğrusu gördüklerim karşısında kabaran merakım korkuma baskın gelmişti. İçeri girip o kağıdı aldım. Amacım büyü işleriyle uğraşan tanıdığım bir hocaya gösterip bütün bunların ne anlama geldiğini öğrenmekti. Ertesi sabah iki kilometre ötede bulunan köydeki büyü işleriyle uğraşan Halil efendiye sordum. Halil efendi bunun büyü olduğunu söyledi bana. “Yapan kişi büyü karşılığında cinlere birini kurban olarak verir. Karşılığında zenginlik, ferahlık, huzura kavuşur” dedi… Bana korunmam amacıyla bir muska yazdı verdi. 

Akşam Ezanından Sonra Kimse Kalmıyordu

Yolun sonunda ışıklandırma olmadığı için net göremedim ama Abbas dayının yakınlarında hareket eden, insan gölgesine benzer gölgeler gördüm.

Tam aradan iki ay kadar geçti… Köyde tuhaf bazı durumlar oluşmaya başladı… Artık cami eskisi kadar dolmuyordu mesela. Eskiden şen şakrak olan köye, şimdi alışılmışın dışında bir sessizlik hakimdi. Akşam ezanı okunduktan sonra kimse dışarı çıkmıyordu… Bir gece eve giderken bizim Celal emmiyi gördüm “Gel çay sölim” dedim; camı perdeyi kapadı. Benden kaçıyor gibiydiler. Balkonda sigara içerken Hacı Abbas’ı gördüm. Yolda tek başına yürüyordu. Aşağı indim. “Abbas dayı!” diyorum, duymuyor. “Abbas dayı!” diyorum yok; takmıyordu beni. Yolun sonunda ışıklandırma olmadığı için net göremedim ama Abbas dayının yakınlarında hareket eden, insan gölgesine benzer gölgeler gördüm. Ya da bilemiyorum belki de gördüğümü sanmışımdır… Abbas dayının önüne geçtim. Gözü kapalı yürüyordu resmen. Ağzından “…” diyordu. Korkudan hiçbir şey yapamadım. 

Büyünün Laneti Bütün Köyü Sarmış

Meğer büyünün laneti bütün köyü sarmış. Köydeki birçok kişi intihar etmeye kalkışmış. Ayriyeten dört köylü daha intihar ederek öldü. Nedense her evin önünde bir gölge beliriyordu. Sonra da intihar gerçekleşiyordu.

Bir süre sonra Abbas dayı gözden kayboldu. Koşarak eve geri döndüm. İki saat sonra Abbas dayının geri döndüğünü gördüm. Hiç unutmam; gece saat 03:45 civarı, silah sesleri duydum. Mahalleye indim, silah sesleri kesildi. Abbas dayının evine girdim o mu yaptı diye. Meğer Abbas dayı karısını ve çocuklarını silahla vurmuş. Ardından da kendini… Jandarmayı aradım. Olay yerinde araştırma yaptılar “Cinayet” deyip geçtiler. Asıl olaylarsa iki gün sonra başladı. Meğer büyünün laneti bütün köyü sarmış. Köydeki birçok kişi intihar etmeye kalkışmış. Ayriyeten dört köylü daha intihar ederek öldü. Nedense her evin önünde bir gölge beliriyordu. Sonra da intihar gerçekleşiyordu. Eşyalarımı bile arkada bırakıp o köyden kaçtım. Ancak, şu an rüyalarımda sürekli korkutuluyorum. Birileri beni boğuyor sanki. Artık ne yapacağım bilmiyorum… Allah hayırlı ölüm nasip etsin hepimize… 

Anahtar Kelimeler: büyü, köy, yaşanmış cin hikayeleri, korku hikayeleri, büyü, cinler, musallat, korku, hikaye, korkunç, olaylar, akşam ezanı, akşam namazı, ayetel kürsi, arapça, dua, ayin, intihar, lanet, gölge.

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler