Connect with us
Musallatlı Kızın Hikayesi - Yaşanmış Korku Cin Hikayeleri Musallatlı Kızın Hikayesi - Yaşanmış Korku Cin Hikayeleri

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Musallatlı Kızın Hikayesi

Liseye giden bir genç kızın kabuslarla başlayan ve bir cinci hoca tarafından musallata uğradığının açıklanması üzerine yaşadıkları.

Published

on

Liseye giden bir genç kızın kabuslarla başlayan ve bir cinci hoca tarafından musallata uğradığının açıklanması üzerine yaşadıkları.

Üçüz Gibiydik

Aramızda hiçbir fark yok diyorduk. Boy pos, kilo, karakter, sima, saç rengi ve stili… Herkes bizleri birbirimize çok benzetiyordu. Fakat onların sevgilisi oluyordu… Aramızdaki tek fark buydu.

O zamanlar 17 yaşındaydım. Adana *** lisesinde herkes gibi bir öğrenci olduğumu fakat nedense diğerlerinden farklı olarak hiç sevgilimin olmadığını, nedendir bilmem kimsenin benimle ilgilenmediğini düşünürdüm. Elbet herkesin lise çağlarında canı ciğeri birtakım arkadaşları olmuştur. Benim de vardı; Mısra ve İlayda. Mısra ve İlayda ile üçüz gibiydik. Aramızda hiçbir fark yok diyorduk. Boy pos, kilo, karakter, sima, saç rengi ve stili… Herkes bizleri birbirimize çok benzetiyordu. Fakat onların sevgilisi oluyordu… Aramızdaki tek fark buydu. Onlar her genç kız gibi erkeklerden hoşlanıyor, aşık oluyor, birlikte oluyor ve gençliklerinin en güzel zamanlarını çok iyi değerlendiriyorlardı. Ama benim için aynı şey söz konusu değildi. 

Ben kimseden hoşlanmıyor, kimseye karşı ilgi duymuyordum. Acaba lezbiyen miyim diye düşündüm fakat kızlara karşı da bir ilgim yoktu. Kelimenin tam anlamıyla sap gibi yaşıyordum. Kendi kendime “Bu iş böyle devam etmez. En azından kendime birini bulup, onunla; onu sevmesem bile vakit öldürmem lazım.” diye düşündüm. Bu durumu kızlara anlattığımda onayladılar. Fakat bu kişi kim olmalıydı? Biraz düşündükten sonra okulumuzda başarılı fakat biraz asosyal bir tip olan Hakan’ı bulduk. Hakan’ın aman aman bir yakışıklılığı yoktu fakat kimse ona çirkin diyemezdi. En ideal kişi Hakan’dı. 

Kimsenin Haberi Yoktu

Kafeye vardığımda Hakan’ın henüz gelmemiş olduğunu gördüm. Oturdum bir masaya ve beklemeye başladım. Bir süre bekledikten sonra ekildiğimi fark ettim ve sinirle eve döndüm.

Kızlarla bir plan kurduk. Hakanı’n dikkatini ve ilgisini üzerime çekmem gerekiyordu… Bir süre sonra bunu başarmıştım da. Sonunda bir sevgilim olacaktı. Fazla uzun sürmeyen uğraşlar sonucunda Hakan bana buluşma teklif etti. Bir cumartesi günü kafede buluşacaktık. Cumartesi günü gelince hazırlanmaya başlamış, buluşma saatinin gelmesini bekliyordum. Kızlar bana “Saati saatine gitme, biraz beklet. Erkek kızı beklemek zorundadır…” gibi bazı tavsiyeler verdiler fakat ben bunlara uymayı düşünmüyordum. Evden çıkıp, kafenin yolunu tuttum. 

Kafeye vardığımda Hakan’ın henüz gelmemiş olduğunu gördüm. Oturdum bir masaya ve beklemeye başladım. Bir süre bekledikten sonra ekildiğimi fark ettim ve sinirle eve döndüm. Pazartesi günü kızlara durumu anlattım. “Sınıfına gidip ona kızmam gerektiğini…” söylediler. Ben de tam olarak öyle yapacaktım. Sınıfına gittiğimde Hakan’ın gelmediğini öğrendim. Sınıfındakiler “Hakandan haber almadık henüz” dediler. Kızlara bunu anlattığımda “Hasta filan olmuştur, gelir.” dediler. Birkaç gün bekledim fakat Hakan hala okula gelmemişti. Merak ettim ve Müdür Yardımcısına sordum. Hakan’dan bir süredir o da haber almamış…

Evinin adresini öğrendim ve okul çıkışı evine gitmeye karar verdim. Evine gittiğimde kapıyı annesi olduğunu tahmin ettiğim bir kadın açıp “Buyur kızım…” dedi. Kendimi tanıtıp, Hakan’ın bir süredir okula gelmeme sebebinin ne olduğunu sordum. Annesi bana son zamanlarda gördüğü kabuslardan dolayı psikolojisinin bozuk olduğunu ve kabuslarında beni gördüğünü anlattığını söyledi. Bu bilgi karşısında çok şaşırmış fakat kimseye anlatamamıştım.

Kabuslarım Başladı

Odamın kapısı açıktı ve kapıda bir silüet bana anlamadığım dilde bir şeyler fısıldıyordu. Kafası eğikti. Tam kafasını kaldırdığında başımda bir acı hissettim…

Üniversiteyi bitirinceye kadar kimseyle bir ilişki yaşamamaya ve hayatımı sap gibi yaşamaya karar verdim. Hakan’ın başına gelenler beni bir şekilde etkilemişti fakat neden böyle olduğuna bir anlam veremiyor, kimseye de anlatamıyordum… Lise sonun son haftalarıydı. Gece uyurken bir kabus görmüş ve çığlıklar içerisinde uyanmıştım. Babam askerde görevde olduğu için hemen annem koştu. Kabus gördüğümü fakat iyi olduğumu anlattım. Yine de yanımda yattı. Kabusta odamın kapısı açıktı ve kapıda bir silüet bana anlamadığım dilde bir şeyler fısıldıyordu. Kafası eğikti. Tam kafasını kaldırdığında başımda bir acı hissettim ve çığlık atarak uyandım. 

O gün monoton bir şekilde sona erdi. Eve döndüm, yemeğimi filan yedim. Biraz kardeşime sataştım… Derken uykum geldi ve yatmaya gittim. Ama içimde ne veya neden olduğunu belirleyemediğim bir rahatsızlık vardı. Sanki uyumak istemiyormuşum gibiydi. Gittim annemin yanına yattım ve bir süre sonra uyuyakalmışım. Gece yine aynı kabusu gördüm: Kendi odamda, kendi yatağımda yatıyordum. Kapı açık ve yine aynı silüet. Aynı kelimeler ve aynı acı… Yine çığlıklar içinde uyandım ve annem yine geldi. Sanki dejavu yaşıyordum fakat bu dejavu değildi. 

Hoca Bana Muska Hazırladı

Bana bir cin musallat olmuş ve hocanın söylediklerine bakılırsa aşık olmuştu.

Yaklaşık iki üç hafta her gece aynı kabusu gördüm ve annem en sonunda bir hocaya gitmeyi önerdi. Kabul ettim ve hocaya anlattım kabuslarımı. Hoca “Anladım kızım.” deyip bir şeyler yapmaya başladı (Yapılanları ve söylenenleri burada yazmayı uygun görmediğim için paylaşmıyorum). Bana bir muska hazırladı ve “Ne olursa olsun sakın bu muskayı çıkarmıyorsun! Duş alırken, uyurken, yemek yerken, gezerken… Ne yapıyorsan yap fakat sakın bu muskayı çıkarma. Bir hafta sonra tekrar gel.” dedi ve bizi yolladı. Bana bir cin musallat olmuş ve hocanın söylediklerine bakılırsa aşık olmuştu. Hakan’ın başına gelenleri, lise hayatim boyunca kimseye karşı bir şey hissetmememi veya kimsenin bana karşı ilgi duymamasını hocaya henüz anlatmamıştım.

Bir hafta boyunca muskayı boynumdan hiç çıkarmadım. Nedendir bilmem ama çok çıkarmak istiyordum fakat nefsime hakim olup çıkarmamayı başardım. O muskayı taktığım hafta boyunca hiç kabus görmemiştim. Fakat içimde bir huzursuzluk vardı. Hocayla randevu günümüz gelmişti. Hocanın evine gittik ama hoca sanki biraz garipti. Bize degil de arkaya bakıyor gibi hissettim. Aldırış etmedim. İçeri buyur etti bizi ve arkamızdan bir müddet daha dışarı baktı. Sonrasında içeri geçti. Neden öyle baktığını çok merak ettim fakat sormaya ihtiyaç duymadım. İçeri geldiğinde muskayı sordu; gösterdim. “Hiç çıkardın mı veya çıkarmayı istedin mi?” diye sordu. Ben de çıkarmadığımı ama çıkarmayı çok istediğimi, onu takmaya başladığımdan beri çok huzursuz olduğumu ama hiç çıkarmadığımı söyledim. 

Bana “Bugün adet günün olması lazım” dedi. Şaşırmıştım. Gerçekten de öyleydi. Biraz da kızarmıştım. “Evet hocam” dedim. Bunu nereden bildiğini gerçekten çok merak ediyordum ama hiç sormadım. Odadan çıktı ve kısa bir süre sonra, elinde bir su dolusu tas ile geri geldi. Bana uzattı ve “Adet kanın lazım” dedi. Çok utandım ve nedenini sordum. “Bu illetten kurtulmak istiyorsan lazım” dedi. Bana boş bir oda gösterdi. Adet kanımı bu tasın içine akıtmamı söyledi. Yaptım ve hocaya geri verdim. Bir şeyler yaptıktan sonra “Kızım” dedi “Sana xxx kabilesinden xxx isimli bir cin aşık olmuş” dedi. “Siz geldiğinizde o da sizinle geldi ve bana kötü kötü baktı” dedi .

Cini Çağırıp Konuşturmamız Gerek

“Hocam, bunları nereden biliyosunuz?” dedim. “Benim de cinim var” dedi. İnanmak istemedim “Nasıl yani?” diye sordum. “Görmek ister misin? diye sordu fakat korktuğum için “Hayır” dedim. “Zamanı geldiğinde zaten göreceksin” dedi.

“Yapmamız gereken şey onunla seni konuşturmak ve esas amacını öğrenmek” dedi. “Hocam” dedim “Size anlatmam gereken birkaç şey daha var” dedim. “Hayatın boyunca kimseye karşı ilgi duyamaman, kimsenin sana karşı ilgi duymaması ve sana karşı tek bir şey hisseden çocuğun gördüğü kabuslar sebebiyle psikolojisinin bozulması mı?” dedi. Yine çok şaşırmıştım. “Hocam, bunları nereden biliyosunuz?” dedim. “Benim de cinim var” dedi. İnanmak istemedim “Nasıl yani?” diye sordum. “Görmek ister misin? diye sordu fakat korktuğum için “Hayır” dedim. “Zamanı geldiğinde zaten göreceksin” dedi.

Hocaya “Hocam peki bu xxx ile konuşmak için ne yapmam gerek ve ne konuşmam gerek? diye sordum. O da bana yapacaklarımı söyledi ve söylemem gereken şeyleri bir kağıda yazdı. Bir çeşit ayin yapacaktım fakat çok korkuyordum. Ayini yaptım ve sonunda cini çağırdım. Rüyalarımda gördüğüm silüet şu an karşımdaydı ve deliler gibi korkuyordum. Fakat hocanın dediklerine göre muska takılı olduğu sürece bana bir şey yapamazdı. Ona “Ey cin! Neden benim peşimdesin?” diye sordum ve bana “Al’algham” deyip bağırdı. Yine başımda felaket bir acı hissettim. Gözlerim kapandı. Tekrar açtığımda cin gitmişti ve ayin bozulmuştu. “Sabah ilk iş olarak hocaya gitmemiz gerektiğini, cin ile konuştuğumu ve bana bir şey söyleyerek bağırdığını söyleyelim” dedim anneme. O da “Olur kızım. Kahvaltıdan sonra gideriz.” dedi.

Benimsin

Hocadan cinin söylediği kelimenin anlamını öğrenince ağlamaya başlamıştım. Artık kendimi tutmanın bir anlamı yoktu çünkü cin peşimi bırakmayacaktı.

Annem hiç korkmuyor gibiydi fakat korktuğundan adım gibi emindim. Kahvaltımızı ettik ve hocanın yanına gittik. Hocaya dün ayini yaptığımı, cin ile görüştüğümü ve bana söylediği şeyi anlattım. Alamını sordum ve anlamının ‘benimsin’ demek olduğunu söyledi.

Hocadan cinin söylediği kelimenin anlamını öğrenince ağlamaya başlamıştım. Artık kendimi tutmanın bir anlamı yoktu çünkü cin peşimi bırakmayacaktı. Ümidimi kesmeye başlamıştım ki odaya birisi girdi. Saçları benim saçlarımdan uzundu ve öne doğruydu. Yüzünü tam göremiyordum fakat onun, hocanın bahsettiği cini olduğunu herkes anlardı. Biraz ürpermiştim fakat ağlamayı bırakmıştım. Nedendir bilmem bana güven sağlamıştı cin. Hoca bana dönüp “Cinim ile tanış kızım” dedi. Zaten ona bakmaktan gözümü alamıyordum çünkü çok garipti. Daha önce hiç cin görmemiştim veya görmediğimi zannediyordum. 

Hoca bana dönerek “Bu benim cinim. Ondan korkmana gerek yok çünkü o iyi. Tek amacı beni ve bu evi kötü cinlerden korumak. Geçen geldiğinizde arkanızdan sana aşık olan cin kötü olduğu için cinim onu eve almadı. O yüzden o dışarda kaldı” dedi. Sevinmiştim. “Burada bir müddet kalacaksın ve cinini kızdırmaya çalışacağız.” dedi. İçimden bir ses cinimi kızdırmanın hiç de iyi bir fikir olmadığını söylüyordu fakat hoca söylediği için itiraz etmedim. Yine bir tas dolusu su ve birkaç malzeme daha getirip birtakım şeyler yaptı ve elindeki tasla evi gezdi. Geri geldiğinde “Bu ev sınırları içerisinde olduğun sürece kabus göremezsin fakat evin camlarından bakarsan onun suretini görebilirsin.” dedi.

Dışarıdaki Siluet

Dışarıdaki cin gitmişti fakat hoca kan ter içinde kalmıştı. Bana uykumu tamamlamamı söyledi ve odama yolladı. Kendisi ise bir şeyler okumaya başladı…

Camlardan korkmaya başlamıştım. Uyumam gerekiyordu çünkü saat epey ilerlemişti. Hocanın cini evin içerisinde geziniyordu ve bu, nedenini anlayamadığım bir sebepten bana güven veriyordu. Yatağa yattıktan biraz sonra uyuya kalmışım. Gece 2 – 3 gibi bazı seslere uyandım.

Mutfağa gidip su içicektim ki camdan dışarı baktığımda bir silüetin bana doğru bakıp anlamını anlamadığım bir takım sözcükler fısıldadı. Arkamda bir şey olduğunu fark edip arkamı döndüğümde hocanın cininin orada olup cama doğru Arapça bir şeyler söyledi ve bu gitgide hızlandı. Cama dönüp baktığımda silüetin acıyla bağırdığını ve kıvrandığını gördüm. 

Sonra hoca yanımıza geldi ve bir cümle söyleyip cama doğru üfledi. Dışarıdaki cin gitmişti fakat hoca kan ter içinde kalmıştı. Bana uykumu tamamlamamı söyledi ve odama yolladı. Kendisi ise bir şeyler okumaya başladı… Hocanın evdinde 1 hafta 10 gün kadar kaldım. Her gün birkaç ayin yapıp bana musallat olan cini eve çağırıp kovduk. Tahminimce kızdırma yöntemimiz buydu fakat neden kızdırmamız gerektiğini ve o kızınca ne olacağını hala daha anlayamamıştım. Elimden sadece hocaya güvenmek ve onun dediklerini yapmak geliyordu. 

Ya Cin Kabuslarıma Yine Girerse

Çıkmadan önce hoca elime yeni bir muska tutuşturdu. “Az kalsın unutuyordum: Bu muska seni her türlü cinniden uzak tutacaktır.” dedi.

Bu süre boyunca lise bitmiş üniversite sınavı günü geçmişti. Haliyle sınava girememiş ve üniversiteyi kazanamamıştım. Ama bunlar ne benim ne annemin ne de babamın umurundaydı. Sadece bu illetten kurtulmak istiyorduk. Babam eve döneli üç gün olmuş fakat henüz onu görememiştim. Hocaya durumu anlattım. Bana “Zaten bugün annenle konuştum. Seni almaya geliyolar.” dedi. Sevinmek istemiştim ama tam aksine korkuyordum. Ya cin yine kabuslarıma girerse? Ya daha kötüsünü yapıp gerçekten yanıma gelirse? Ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama eve de gitmek istiyordum.

Çıkmadan önce hoca elime yeni bir muska tutuşturdu. “Az kalsın unutuyordum: Bu muska seni her türlü cinniden uzak tutacaktır.” dedi. Aldığım yeni muskayı da boynuma takıp, arabaya bindim. O gün beklediğimin aksine gayet monoton bir şekilde geçti. Babamla vakit geçirdim, sohbet, muhabbet filan derken saat epey ilerlemişti. Uykum geldiği için yattım. Gece kabus görmeme dileğiyle… Dileğim kabul olmamıştı. Yine aynı kabus fakat bu sefer cinin yüzü belli oluyordu. Uzun ve yağlı saçları, kirli ve karanlık yüzü ve simsiyah gözleri vardı. Bana yine ayni kelimeyi söylüyordu “Al’algham”. Yine başımda bir ağrı ve yine çığlıklarla bir uyanış… 

Yine Cin Çağırma Ayini Yapacaktım

Annem hocayı arayıp, durumu anlattı ve hoca da yüzleşmemin tehlikeli fakat etkili olabileceğini söyledi. 

Bu sefer babam gelmişti yanıma. Bana bir hikaye anlatmak istediğini söyledi ben de kabul ettim. Operasyondayken emrindeki bir askerin her gece çığlıklarla uyandığını ve gece nöbetlerinde donup kaldığıyla alakalı bir hikayeydi. Aslında bu hikaye değil gerçek bir olaydı. Olayın sonucunda asker cesaretini toplayıp ona musallat olan cinle yüzleşip onu yeniyordu. Bu hikayeden çıkarmam gereken sonuç; güçlü olup, bana musallat olan cin ile yüzleşmemdi. Annem hocayı arayıp, durumu anlattı ve hoca da yüzleşmemin tehlikeli fakat etkili olabileceğini söyledi. 

Yine aynı ayini yapacaktım fakat bu sefer ek olarak yanıma Kuran’dan belirli birkaç ayet yazılı kağıt almıştım. Türkçe okunuşlarını da yazdığım kağıdı ve ayini yapmak için gerekli malzemeleri hazırlayıp geceyi bekledim. Gece vakti oldu ve ayini yapmam gereken saat geldi. Malzemeler hazırdı zaten. Hemen gerekli şeyleri yapıp, cini çağırdım. Geldiğinde bana, ben daha konuşmadan “Al’algham” dedi ve ben ona “Hayır!” deyip, hocanın yazdırdığı şeyleri söylemeye başladım. Ben okudukça bana bağırıyor ve sanki okumamamı söylüyor gibiydi. Okumaya devam ettim ve git gide hızlı okumaya başladım. 

Ben hızlandıkça bana yaklaştı ve sonra bir anda kayboldu. Bayılmışım. Sabah uyandığımda muskalarım yoktu. Anneme sordum “Muskalarım nerede?” diye. O da “Hoca aradı ve ayin yapıldıysa muskaları çıkartın dedi. Ben de yaptığını düşündüğüm için çıkardım” dedi. Anneme “Hocayla yüz yüze konuşmak istiyorum.” dedim. O da babama söyleyip Kahvaltıdan sonra işin yoksa beraber gidelim.” demiş. Güzelce bir kahvaltı edip, hocaya gitmek için arabaya bindik. Fakat diğer zamanlardan farklı olarak bir huzursuzluk hissetmiyordum. Sevindim ve galiba artık cin peşimde değil dedim. 

Ben Ne Yapmıştım

Ayin sırasında benden okumamı istediği şeyler, cinler için bir çeşit tasma gibi bir şeymiş. Cümleleri mealleriyle tekrar söylediğinde fark ettim cinin ve hocanın cininin isimleri geçiyordu.

Ama ben ne yapmıştım? Ayin sırasında söylemem istenen o cümlelerin anlamları neydi? Bunları bana sadece hoca açıklayabilirdi. Hocanın evine gittik, kapıyı çaldık. Hoca bizi içeri buyur etti ve yine arkamızdan baktı. Tedirgin oldum. Gitmemiş miydi yani? Ama gitmediyse neden huzursuz değildim? Beni yanına çağırdı ve dışarı bakmamı söyledi. “Ne görüyorsun?” dedi. “Görmem gereken şeyleri görüyorum. Anormal bir şey yok.” dedim. “Evet” dedi. “Anormal hiçbir şey yok. Cin yok ve benim cinim de yok.” dedi. Eveti onun cini de yoktu.

Nedenini sordum. İçeri geçmemi söyledi. Kendisi mutfağa geçip, bize birer bardak su getirdi. Hepimiz meraklıydık. Neden benden o cümleleri söylememi istemişti, neden cinim ve cini yoktu,  onlara ne olmuştu?.. Meraktan kendimi yiyordum. Hoca “Merakınızı gidermenin vakti geldi.” deyip, anlatmaya başladı. Ayin sırasında benden okumamı istediği şeyler, cinler için bir çeşit tasma gibi bir şeymiş. Cümleleri mealleriyle tekrar söylediğinde fark ettim cinin ve hocanın cininin isimleri geçiyordu. Hocaya anlamını sordum ve oda bana cinimin bir erkek ve onunkinin bir dişi cinni olduklarını ve artık (beşik kertmesi diye saçma bir inanış var ya onun gibi düşünün, sadece beşik yerine bir takım sözcükler sizi bağlıyor) birbirlerine bağlı olduklarını ve bu inanışın cinlerin kabileleri arasında değiştiğini söyledi.

Ben başta pek bir şey anlamamıştım ama aldırış etmedim. Hocaya “Hocam peki şimdi cin bana tekrar gelemiyecek mi?” dedim. “Gelecek fakat sen anlamayacaksın.” dedi. “Hocam son olarak artık normal insanlar gibi aşık olabilecek miyim veya insanlar benden hoşlanabilecek mi?” diye sordum. “Bu sorunun cevabını bize zaman gösterecek kızım.” dedi ve ekledi “Sana şimdi bir muska yazacağım. Bunu yine hiçbir zaman çıkarmayacaksın. Bu seni olabilecek her türlü cinni şerrinden koruyacaktır.” dedi ve yazmaya başladı. 

Şimdi Evliyim Çocuklarım Var

Hocanın evinde kaldığım hafta, camdan bakarken cin ona doğru Arapça bir şekilde bağırdığında ben o gece ayinde kullandığım sözleri söylemiş ve kendisini cinniye ruhen bağlamıştım.

Bir süre sonra yazmayı bitirdi ve deri bir kılıfın içine koyup, bana verdi. Boynuma taktım ve eve doğru yolu çıktık. Meraktan kendimi yiyordum. Acaba gece uyurken yine kabus görecek miydim? Bunu düşünürken koltukta uyuyakalmışım. Annemin yemeğe çağırmasıyla uyandım. Yemeği yedikten sonra biraz kardeşime sataştım (hep döverdi beni ) ve uyumaya çekildim. Cinin gelip gelmeyeceğini düşünerek uykuya daldım. Belki de aylar sonra ilk defa deliksiz bir uyku çekmiştim. Kabus görmemiş, tam aksine güzel bir rüya görmüştüm…

Cinden o gün yaptığım ayin ile kurtulmuştum fakat hocanın cininin bu işte çok büyük bir katkısı vardı. Hocanın evinde kaldığım hafta, camdan bakarken cin ona doğru Arapça bir şekilde bağırdığında ben o gece ayinde kullandığım sözleri söylemiş ve kendisini cinniye ruhen bağlamıştım. Ama iş bitmemiş cin ile cinninin fiilen de bağlanması gerekiyordu. Ben ayin yaparken cin de cinnia ile gelmiş. Fakat onu o sıra fark etmemiştim. Benim söylediği sözler cin ile cinniyi fiilen de bağlamıştı ve ikisinin de artık normal insanlarla bağlantı kurması yasaklanmıştı…

Sonunda normal insanlar gibi aşık oldum evlendim ve iki çocuk dünyaya getirdim. Ama o muskayı hiçbir zaman çıkarmadım ve çıkarmayacağım da. Allah’a şükürler olsun çocuklarım sapasağlam. Kocamın işleri tıkır tıkır işliyor ve ben de sağlıklıyım. Hikayenin başındaki Hakan ise yıllar sonra tekrar benim karşıma; ben İstanbul’a kocamın yanına taşındığım zaman çıkmıştı. Ayak üstü sohbet ettik. Hakan kabuslardan hiç bahsetmedi fakat çok iyi görünüyordu…

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Babamı Boğan Varlık

Yaşanmış Korku Hikayeleri – Sizlere uzun zaman önce yaşadığım ama bir türlü etkisinden kurtulamadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Benim 14 yaşında, kardeşiminde henüz 5 yaşında olduğu bir dönemdi.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Babamı Boğan Varlık

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Sizlere uzun zaman önce yaşadığım ama bir türlü etkisinden kurtulamadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Benim 14 yaşında, kardeşiminde henüz 5 yaşında olduğu bir dönemdi.

Kardeşim gece yatmadan önce çok huzursuzluk çıkarırdı. Sürekli başka varlıklardan korkar bu nedenle benimle birlikte yatmak isterdi. Yine o gecelerden biriydi. Kardeşim benim yanıma geldi ama bir türlü onu uyutmayı başaramamıştım. Gecenin 2’sine kadar bu şekilde devam etti. Kardeşim uyuduktan sonra ben de bir süre arkadaşımla mesajlaşmaya karar vermiştim. Kardeşim bir anda uyandı ve "Beni neden parka götürmüyorsun?" diye söylenerek koşarak odasına kaçtı.

Uyku sersemi olduğundan dolayı bu tarz bir şey söylediğini düşündüm. Kardeşim içeri girdiği sırada büyük bir çığlık attı. "İçerde yabancı bir adam var!" diye bağırıyordu. O sırada içeri annem girdi. Şok olmuş bir vaziyetteydi. Bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama bunu bir türlü beceremiyordu. Babam gelince anneme hızlıca bir tokat atarak kendine gelmesini sağladı. Annem kendine gelince olanları yalnızca babama anlatabileceğini söyledi.

Odaya geçtikten sonra annem heyecanlı bir şekilde olanları anlatmaya başladı. Annem meğerse babamın yanında siyah pardesülü bir adamın onu boğazladığını görmüş. Babam bu anlatılanlara o sırada pek inanmadı. Ama az önce kardeşim bana bu durumun aynısını anlatmıştı. Annemin durumu görmesinden sonra babam kurtulabilmiş. O günden sonra daima ışıkları açarak uyudum. Annem ve babamda aynı şekilde dualarla korunarak bu zorlu günleri atlatabildi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Wikipedia

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen “cinler”le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Published

on

By

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen "cinler"le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Size başımdan geçen uzun zamandan beri büyük bir korkuyla hatırladığım olayı anlatmak istiyorum. Doğanın içinde olmayı her zaman çok sevmişimdir. Boş zamanlarımda mutlaka doğa yürüyüşleri yapmaya özen gösteririm. Bu alanda keşif yapmak beni gerçekten çok heyecanlandırır. Yine bir Pazar günü ormanda yürüyüş yapmak için yola çıkmıştım. Hava da tam yürüyüş yapacak cinstendi. Amacım ormanda akşama kadar vakit geçirerek biraz temiz hava almaktı.

Ormana giriş yaptığımda karşıma çıkan manzara beni büyülemişti. Yine herşey oldukça temiz ve sakin gözüküyordu. Ama ilerleyen saatlerde bu huzurum yerini korkuya bırakacaktı. Ormanda ilerlerken yolumu kaybettiğimi fark ettim. Ormanda yolu bulmak artık benim için imkansız bir hale gelmişti. Üstelik telefonda ormanın tam ortasında çekmiyor ve kimseye ulaşamıyordum. Zaten korkmuş bir haldeyken duyduğum sesler korkumu biraz daha katladı. Çalılıkların arasından uğultu gibi sesler geliyordu.

Ansızın kafamı çevirdiğimde yanımda bir gölgenin beni izlediğini fark ettim. Sonra aniden ortadan kaybolmuştu. Her geçen zaman ortaya çıkan sesler ve gölgeler artmaya devam ediyordu. Birden çalıların arkasından bir çift gözün bana baktığını gördüm. Simsiyah bir gölge şeklinde olan bu varlığın sadece gözleri belirgindi. Onun bir hayvan olduğunu sanarak ona doğru bir taş attım ama atmış olduğum bu taş bu varlığın içinden geçip gitmişti.

O an fark ettim ki, gördüğüm bu yaratık aslında bir cindi. Korkuyla bulunduğum alanın tersine doğru koşmaya başladım. Yaratık beni takip ediyor ve bir gölge gibi peşimde süzülmeye devam ediyordu. Apar topar dualarla ormandan çıkabildim. O günden sonra "cinler"den korkuma yalnız başıma asla bu tarz yerlere gitmemeye özen gösterdim.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Published

on

By

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Sizlere yakın akrabamın başından geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Akrabalarımız bizi ziyaret için İzmir’den İstanbul’a gelmişlerdi. Akrabamız uzun zamandan beri büyü işleriyle uğraştığını bu alanda çok marifetli olduğundan bahsetti. Pek çok ölüyle (?) irtibata geçen Neriman abla son yaşadıklarını ise korku dolu gözlerle anlatmaya başladı.

Yine günlerden birinde ölülerle irtibata geçmeye çalışırken yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark etmiş. Daha sonradan aslında o gün onu ziyaret için gelen kişinin kötü bir cinni olduğunu anlamış. Ona musallat olan bu cinni Neriman ablaya kabus dolu günler yaşatmaya başlamış. Neredeyse aklını kaybedecek derecede korkunç olaylar yaşamaya başlamış. Eşi de bu zor günlerinde ona destek olmaya çalışsada, onun her geçen gün biraz daha yıprandığını görüyormuş. Hangi doktora giderlerse gitsinler onun için çare bulunamamış.

En sonunda çareyi bir hocaya gitmekte bulmuşlar. Hoca en güvenilir hocalardan biri olarak görülüyormuş. Hocaya gittikten sonra meğerse Neriman ablaya bir büyünün yapıldığını öğrenmişler. Meğerse ayrıldığı nişanlısı ona sabun büyüsü yapıp bir tuvaletin dibine gömmüş. Sabun erimeye devam ettikçe de her gün biraz daha gücünden kaybediyormuş. Hocanın yardımıyla sabunun bulunduğu yeri bulup büyüyü çözmüşler. Eğer durumun böyle olduğu anlaşılmasaydı çok daha korkunç şeyler olacaktı. Bunu anlatan Neriman Abla bundan sonra hiçbir şekilde büyü gibi işlere bulaşmayacağını söyledi.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Rüya mı Gerçek mi?

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri rüya mı gerçek mi

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Abim ve ben gençlik zamanlarında annemin doğduğu köye ziyarete gitmiştik. O zamanlar henüz gençlik çağlarında ve heyecan arayan gençlerdik. Özellikle köyün var olduğu gizemli havası oldukça hoş gelmişti. Bu köyde uzun zamandan beri anlatılan bir efsane vardı. Köyün en sessiz ve ücra bulunan bir yerinden bahsediyorlardı. Tepedeki ev köyün en gizemli noktalarından biri olarak kabul ediliyordu. Herkes oraya gitmeye çekinir ve mümkün olduğu kadar yakınında dolaşmazlardı.

Abim ve benim için yeni bir macera fırsatı doğmuş gibiydi. Zira bu tarz şeyler bizi hep heyecanlandırmış ve etkilemişti. Tabi abimin benim kadar inançlı biri olduğu söylenemezdi. O bu tarz şeyleri hep saçma bulmuş ve genel olarak bunları komik görüyordu. Ama köyde yaşadığımız o gizemli olay bundan sonra onun düşüncesini değiştirecekti.

Bir gece tepedeki evi yani bu çok korkulan evi ziyaret etmeye karar verdik. Amacımız bu eve giderek sadece biraz zaman geçirmekti. Annemler uyuduktan sonra abimle sessiz bir şekilde evden çıktık. Gecenin en kör karanlığında evin bulunduğu yere doğru yola çıktık. Köy yerinde kimsecikler yoktu. Bir tek ikimiz gecenin kör karanlığında bir çılgınlığa kalkışmıştık.

Uzun bir mesafe sonrasında nihayet eve ulaştık. Burası anlatıldığı kadar vardı. Hayvan kemikleri görmüş, evin duvarlarında kaplı olan anlamını bilmediğimiz pek çok kelimeyle karşılaşmıştık. Evdeki birkaç parça eşyada oldukça eski tarihlerden kalma gibi gözüküyordu. Abim bir bıçağı alarak incelemeye başladı. O sırada hızlı hareket etmediği halde elini kesmişti. O sırada evin içinden yükselen bir uğultu duyduk.

Öyle demeye kalmadan birkaç siyah köpek karşımıza dikildi. Ve evin içinde bizi kovalamaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan kan ter içinde evden koşa koşa ayrıldık. Köpeklerin sesleri uzun süre boyunca devam etmişti ama köpekler gözükmüyordu. Böyle demeye kalmadan annem tarafından hızlı bir şekilde uyandırıldım. Meğerse çığlık çığlığa kalmışım ve fena sayıklıyormuşum. Sabah olunca abimin yanına gelince şok geçirmiştim. Zira abimin parmağı tıpkı dün gece olduğu gibi aynı yerden kesik durumdaydı.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi…

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi...

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Adım Emir. Size kendi başımdan geçen ve uzun zamandan beri etkisinden çıkamadığım bir olayı anlatmak istiyorum... Arkadaşım Ali ve ben uzun yıllar önce cin çağırma konusuna merak salmıştık. Bu konu çok ilgimizi çekiyor ve her daim bunun hakkında kendimizi konuşurken buluyorduk. Bir gün bu konuyu gerçeğe dönüştürmeye karar verdik. Birkaç arkadaşımızı daha alarak ikindi sonrasında cin çağıracaktık. Konu hakkında çok fazla şey öğrendiğimizden dolayı bu işi başarmak bizim için bir sorun değildi.

Annemler evde yokken dört arkadaş bir araya gelerek çalışmalara başladık. Artık cin çağırmak için herşey hazır durumdaydı. Cin çağırmaya uygun olarak tüm adımları sırasıyla yaptık. Yalnız bir süre sonra odanın yaz aylarında olmamıza rağmen çok soğuk olduğunu fark ettik. Resmen odanın içinde tir tir titreyecek seviyeye kadar gelmiştik. Derken bir çatırtı koptu ve birisi gülerek isimlerimizi fısıldamaya başladı. Biz ne olduğundan habersiz bir şekilde korku dolu gözlerle birbirimize bakıyorduk. Bir süre sonra Ali bu işi hiç sevmediğini ve gelen cinninin pek iyi olmadığını söyledi. Bizde olanlardan sonra oradan apar topar çıkmıştık.

Annemler gelene kadar dışarıda arkadaşlarla takıldıktan sonra herkes evine geçti. O günden sonra artık dört arkadaş için kabus başlamıştı. Ali’nin söylediği gibi gelen iyi bir cinni değildi. O geceden sonra her gece boyunca sürekli farklı şekilde korkutuluyor ve çığlıklar içinde uyanıyordum. İşin korkunç tarafı diğer arkadaşlarımda bu durumdaydı. Uzun zaman geçmesine rağmen kötü olayların ardı arkası kesilmemişti.

En sonunda bir hocaya görünerek durumdan kurtulmaya çalıştık. Hoca ikindi vaktinden sonra çağırılan cinnilerin kötü olma ihtimalinin çok fazla olduğunu gelen cinin de aynı şekilde kötü olduğunu ve bizimle eğlenmek istediğini söyledi. O günden sonra ne kadar çabalarsak çabalayalım bu yaratıktan bir türlü kurtulamadık. Şimdi halen kabusumuz devam ediyor. Keşke hiç cin çağırmaya kalkışmasaydık...

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayesi

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinli Köye Gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri cinli köye gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Dört arkadaş bir gün eğlence maksatlı olarak her zaman anlatılan köye gitmeye karar vermiştik. Bu köy bizim çevremizde cinli köy olarak bilinir ve anlatılırdı. Bu hikayeleri her zaman gülerek dinlemiş ve her daim çok eğlenceli bulmuştuk. Bir gün sürekli olarak konuştuğumuz ve Tunceli’de bulunan bu köye gitmeye karar verdik. Ailelerimizden izin aldıktan sonra yola çıkmıştık. Amacımız burada sadece bir gece geçirerek eve dönmekti. 

Bize buranın tamamen terk edilmiş bir yer olduğu söylenmişti. Yani oraya vardığımız zaman kimse orada olmayacak ve sadece dört kişi, koca köyde yalnız kalacaktık. Ama hiçbiri umurumuzda değildi.  Sadece oraya vararak, eğlenceli bir gece geçirip, biraz da kafayı dağıtmak istiyorduk. Akşam vakitlerinde köye vardık. Dedikleri gibi kimsecikler yoktu. Köy zifiri karanlıktı. Her yer harap olmuş, terk edilmiş ve oldukça kötü görünüyordu. 

Bunlara aldırmadan köy içinde biraz gezinmeye karar verdik. Karşıdan gördüğümüz bir ev dikkatimizi çekmişti. Tıpkı filmlerdeki gibiydi. Bu haliyle oldukça korkunç gözüküyordu. Bu evin içine girmeye karar verdik. Eve girdikten sonra, burada çok keskin bir kokunun olduğunu fark ettik. Yıllar önce terk edilmiş bu evin her yeri iz içindeydi. Evin üst katına çıktık. Burası biraz daha iyi görünüyordu. Kapıyı kapattıktan sonra burada biraz içmeye karar verdik. 

Dört arkadaş yere oturmuş hem sohbet ediyor hem evin gizemi hakkında konuşuyorduk. Biz öyle konuşurken kapının kilitlendiğini duyduk. Birisi tarafından odanın içine kilitlenmiştik. Kapıyı açmaya çalışsak da bir türlü başaramadık. Korku ve şaşkınlıkla birbirimize bakarken bir anda arkadaşımın çığlığını duyduk. Camdan bir gölgenin içeri izlediğini görmüştü. Buradan çıkmak istediğini söyledi. Ancak oradan çıkmak için hiçbir yol yoktu. 

Üçüncü katta bulunduğumuzdan dolayı buradan atlamak çok kötü bir fikirdi. Mecburen beklemeye başladık. Sabaha kadar yaşadıklarımız adeta bir kabus gibiydi. Evin içinde sanki deprem oluşuyormuş gibi hissetmiş, yerin çatladığını duymuştuk. Gece boyunca evin içinde sanki hareket eden bir şeylerin varlığı mevcuttu. Sabah vakitlerinde dualarla oradan uzaklaşmayı başarabilmiştik. Bir daha da o cinli köyün yakınına bile yaklaşmadık.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Geceleri Korkutuluyorum

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Published

on

By

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Merhaba adım Sinem. Size başımdan geçen ve uzun zamandan beri hafızamdan silemediğim bir olayı anlatmak istiyorum. Biz dört kardeşiz. Bir ablam, bir abim ve bir de benden küçük bir erkek kardeşim var. Ben ablamla aynı odada yatarken diğer kardeşlerim de farklı bir odayı paylaşıyordu. Biz de ablamla ranzada yatıyorduk. Bir gece -tahminimce gece 4 veya 5 sıralarında- bir sesle birlikte uyandım. Kalkıp başımı çevirdiğimde annemin odaya geldiğini gördüm. 

Bizi kontrole geldiğini düşünerek durumu umursamadan yine uyumaya geçmiştim. O sırada annemin kulağımın yanına eğilerek bir şeyler fısıldadığını duydum. Ağzında sanki bir şeyler geveleyip duruyor bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ben duruma anlam verememiştim. “Büyük ihtimal dua ediyor veya üstümü örtmediğim için bana söyleniyor.” diye düşündüm. Sonra bir anda sesin kesildiğini fark ettim.

Annemin gittiğini düşündüm. Gözlerimi açmamla birlikte o şeyi gördüm! O varlığı gördükten sonra bağırmak istesem de bir türlü bağıramıyordum. O benim karşımda dikilmiş ve işaret parmağımı sıkıyordu. Sonra üstüme büyük bir ağırlığın çöktüğünü hissettim. Hareket edemiyor gibi hissediyordum. Demeye kalmadan gözlerim kapandı ve kendimden geçtim. 

Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. Bu olaydan sonra her gece korkutulmaya devam ettim. Korkunç rüyalar görüyor cinler tarafından takip ediliyordum. Bu sorunun neden başıma geldiğini araştırmaya başladım. Bunun için bir hocadan yardım istedim. Hoca bana kahve falı baktığımı bu nedenle bunların başıma geldiğini söyledi. O günden sonra kahve falını tamamen bırakmıştım.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Adım Mustafa. Size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu olayın etkisinden uzun zaman boyunca çıkamamıştım. Halen bu olayla ilgili sorulara cevap arar dururum… Neyse, üniversite tahsili amacıyla ailemin uzağında bir öğrenci evinde kalıyorum. Evde benden başka bir arkadaşım daha vardı: Nihat. Bir gün, gece geç saatlerde eve gitmek üzere yola çıkmıştım. Bildiğim kadarıyla ev arkadaşım Nihat ise o sırada evde uyuyordu. Evimize giden yol bayağı ıssız ve tenha bir yoldu. 

Oradan geçip giderken bazen korkuyordum. Yine gecenin geç saatlerine kaldığımdan dolayı ortam iyice ıssızlaşmıştı. Ben yoluma devam ederken karşıma iki genç çıktı. Ellerinde içki şişeleri ve ağızlarında sigaraları vardı. Bana sataşacakları belli gibiydi. Birisi bana doğru gelerek omuz attı. Bense durumu pek önemsemeden oradan hızla geçmeye çalıştım. Arkama bile bakmadan oradan uzaklaştım.

Neyse ki tatsızlık çıkmamıştı. Eve geldiğimde kapıyı ev arkadaşım Nihat açmıştı. Odama doğru yöneldim. Cep telefonuma yeni bir mesaj geldiğini gördüm. Ama mesajı ev arkadaşım Nihat atmıştı. Şaşırmıştım: Zaten yan odamda bulunan birinin neden bana mesaj attığı aklımı karıştırmıştı. Nihat, gönderdiği mesajda “Bugün bir başka arkadaşında kalacağı için eve gelemeyeceğini, yarın evde olacağını” söylüyordu. Ben de Nihat’ın odasına giderek “Bana şaka mı yapıyorsun?” dedim. Nihat’sa bu sözlerim karşısında sırıtmaya başladı. O sırada kapı hızlı bir şekilde çalınmaya başladı. Koşarak kapıyı açtığımda karşımda Nihat’ın olduğunu gördüm. 

Ben onu karşımda görünce korkudan bayılmışım. Uyandığımda sabah olmuştu ve evde kimse yoktu. Sabah olunca Nihat eve geldi. Meğerse gece boyunca dışarıdaymış ve mesajı atan da gerçekten oymuş. Ancak hiçbir zaman bana kapıyı açmamış ve o gün o saatlerde evde bulunmamış. Ben bu olayı anlattığımda bana önce inanmadı. Ama ilerleyen zamanlarda ev içinde bazı korkunç olaylar olmaya devam ettiğinde bana inanmaya başladı. Sonraları o evden taşındık. Şimdilerde ise başka bir evde yaşıyoruz.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Korkudan Evde Yalnız Kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri - korkudan evde yalnız kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Adım Elif. Sizlere başımdan geçen korku verici bir olayı anlatmak istiyorum. Maddi imkansızlıklardan dolayı istediğimiz eve çıkamamıştık. Sessiz ve ıssız bir yerde bir ev kiralamış mecburen bu evde kalmaya başlamıştık. Üstelik çalışma şartlarımız da çok ağırdı. Hem eşim hem de ben sabahtan akşama kadar çalışıyor eve kendimizi zor atıyorduk. Yani aslında hayat bizim için oldukça zor geçiyordu. Tuttuğumuz eve de hiçbir zaman kanım ısınmamıştı. Ama bundan başka imkanımız olmadığı için mecbur bu durumu kabullenmiştim. 

Yine günlerden bir gün işten çıkmış eve yorgun argın dönüyordum. Eve vardığımda kimsenin olmadığını gördüm. Zaten eşim benden daha geç eve gelirdi. Oturma odasına geçerek biraz kafa dağıtmaya karar verdim. Koltuğa uzandım ve televizyonu açtım. Bir süre sonra mutfaktan çok büyük bir tabak çanak kırılması sesi koptu. Olduğum yere çivilenmiştim. “Mustafa sen misin?!” diye bağırdım. Mutfaktan “Evet, benim’’ sesi gelmişti. Koşarak yanına gittim ne olduğunu merak etmiştim. Mutfağa gittiğimde orada kimsenin olmadığını gördüm. Üstelik mutfakta kırılan veya dökülen hiçbir şey yoktu.

Evin tamamını aradım ve yine kimseyi bulamadım. Herhalde ben çok yorgun olduğumdan dolayı bana o şekilde geldiğini düşündüm. Sonra kapı sert bir şekilde çalınmaya başladı. Gelen eşimdi. Ona çok korktuğumu ve başıma gelen olayı anlattım. Eşim hiçbir şey söylemeden beni gülümseyerek dinliyordu. Sonra odasına doğru çekildi. Bende onun yorgun olduğunu ve biraz dinlenmek istediğini düşünmüştüm. Tekrardan oturma odasına geçerek televizyon izlemeye devam ettim. 

Birkaç saat televizyon izledikten sonra yatmak için odama geçecektim. Birden telefonuma bir mesajın geldiğini fark ettim. Mesaj atan eşimdi. Bu gece askerlik arkadaşında kalacağını ve onu beklemememi söylüyordu. Bu mesajı gördükten sonra buz kesildim. Koşarak yatak odasına gittim. Odanın içinde kimse yoktu. Oradan koşarak çıktım ve telefonla eşimi durumu anlattım. Ona yalnız kalamayacağımı ve eve gelmesini söyledim. O da apar topar eve geldi. O gece benim için çok zor geçmişti. Bundan sonraki zamanda o evde yalnız başıma kalmamaya özen gösterdim.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi…

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi… 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Uzun zaman önce oldu… Yaz tatillerinde büyükannemde kalıyordum. O zamanlar cinler, hayaletler vb. konulara çok ilgi duyuyordum. Ananemin evinin karşısında bir mezarlık vardı. Her gece bu mezarlıktan gelen sesler duyuyordum. Bunu insanlara söylediğimde ise bana inanmıyorlardı. Bir sabah ananem bana; ben uyurken uykuda konuştuğumu ve o gece uykumda Yasin suresinin tamamını yüksek sesle okuduğumu söyledi. Ananemim bu söylediğine çok şaşırmıştım çünkü ben o güne kadar Yasin suresini bir kere bile okumuş değildim…

Bir de benim bir bisikletim vardı. Tabii ki o yaşlarda doğal olarak bisiklete binmeyi çok severdim. Yine bir gün o çok sevdiğim bisikletime binmiş geziyordum. Düz yolda giderken birden bisikletin gidonu aniden, kendi kendine sola çekti ve düştüm. Bunun oluşundan çok korkmuştum çünkü yol, buna sebep olabilecek şekilde eğimli değildi. Dedim ya; dümdüz bir yoldu… Neyse; eve dönmeye karar verdim. 

Tam o sözünü ettiğim  mezarlığın başına geldiğimde birinin bana seslenmekte olduğunu duydum. O biri bana ismimle sesleniyordu! Uzun bir süre sesin geldiği tarafa doğru baktım ama kimseyi göremedim. Duvarın öteki tarafında kimse yoktu. İyice korkmaya başlamıştım. 

Hemen ertesi gün ise yine o mezarlığın başında, evvelsi gün yaşadıklarımı bir arkadaşıma anlatıyordum. Tam arkadaşıma, mezarlıktan bir sesin beni çağırdığı kısmı anlatacaktım ki oradan bir “Şisşt!” sesi geldi. Arkadaşım ve ben çok korktuk. O günden sonra ne zaman o mezarlığın yakınlarından geçsem, birinin beni izlediği hissine kapılıyorum. Şimdi bile ne zaman oraya gitsem, gecesinde mutlaka kabus görüyorum. 

Bir de o mezarlığın ilerisinde bir futbol sahası vardı. Bir gün aynı arkadaşımla oraya gitmiştik. Orada; bir tuvalet, iki oyuncu kulübesi, bir tane de izleme yeri vardı. Tuvalet sahanın dışındaydı. Orada aniden; tuvaletten gelen bir bağırma sesi duyduk. Ben o günden sonra artık düzenli olarak Kuran okumaya başladım. O günleri unutamıyorum hala.   

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler