Connect with us
Köpek Başlı İnsanlar: İtbarak Köpek Başlı İnsanlar: İtbarak

Fantastik Canavarlar

Köpek Başlı İnsanlar: “İtbarak”lar

İtbarak; eski Türk destanlarında adı geçen, o zamanki Türk bölgelerinin kuzeybatısında yaşayan, köpek başlı, insana benzer yaratıklara verilen isimdir.

Published

on

İtbarak; eski Türk destanlarında sözü edilen, Türklerin sürekli savaşa tutuştukları, o zamanki Türk bölgelerinin kuzeybatısında yaşayan, köpek başlı, insana benzer yaratıklara verilen isimdir.

Efsanelere ilk defa “Çok tüylü köpek” manasında geçmiştir. Oğuz Kağan destanlarına göre, “İtbarak’ların yurdu, kuzey-batıya doğru uzanan, karanlık ülkelerin içindeydi. Oğuz Han, İtbarak’lara karşı bir akın yapmış ancak yenilip, dağlar arasındaki bir nehrin ortasında bulunan, küçük bir adacığa sığınmak zorunda kalmıştı.

Köpek Başlı İnsanlar

Oğuz Kağan destanlarının önemli bir bölümü de “Köpek başlı insanlar“ın ülkelerine yapılan akınlardı. Türkler bu kavimlere “İt-Barak” diyorlardı. “İt” sözü, eski Türklerde de şimdi olduğu gibi köpek anlamına geliyordu. “Barak” da bir çeşit köpekti. Bazı iddialara göre barak, siyah ve tüylü bir köpek cinsinin adı idi.

Oğuz Kağan Destanında “İtbarak”lar

Oğuz Kağan destanlarına göre; “İtbarak”ların yurdu Kuzeybatı’ya doğru uzanan, karanlık ülkelerin içindeydi. Oğuz Han, “İtbarak”lara karşı bir akın yapmış ancak mağlûp olup, dağlar arasındaki bir nehrin ortasında bulunan, küçük bir adacığa sığınmak zorunda kalmıştı. Bu adacıkta, savaşta ölen askerlerinden birinin karısı da bir çocuk doğurmak zorunda kalmıştı. Fakat buraya sığınan Oğuz Han’ın ne bir çadırı ve ne de bir evi vardı.

Kıpçakların Kökeni ve İtbarak Efsanesi

Kadın, ağaç kovuğuna girmiş ve orada çocuğunu doğurmak zorunda kalmıştı. Oğuz-Kağan, kadının esenlikle doğum yapmasına sevinmiş ve çocuğa da Kıpçak adını vermişti.

Köpek Başlı İnsanlar: İtbarak

Kadın, ağaç kovuğuna girmiş ve orada çocuğunu doğurmak zorunda kalmıştı. Oğuz-Kağan, kadının esenlikle doğum yapmasına sevinmiş ve çocuğa da Kıpçak adını vermişti. Eski Türk efsanelerine göre “Kıpçak” sözü, “ağaç kovuğu” anlamına geliyordu. Bilindiği gibi Kıpçaklar, Altay dağlarının batısından, Güney Rusya içlerine kadar uzanan, büyük Türk kitleleridirler.

Herhalde Kıpçak sözü de, çok eski çağlardan beri meydana gelmiş, bir kavim adı olmalıydı. Fakat Türk destanlarını yazanlar Kıpçak’la ağaç kovuğu arasında bir benzerlik bulmuşlar ve bu yolla, Kıpçak Türklerinin türeyişlerini anlatmak istemişlerdi. Az önce de söylediğimiz gibi, “Oğuz-Kağan, ikinci karısını bir göl ortasında bulunan küçük bir adacıktaki ağaç kovuğunda bulmuştu.

Uygurların türeyiş efsanesinde de: Eski Uygur ataları, iki nehir ortasında bulunan bir adacıktaki kayın ağacından doğmuşlardı. Bu örneklerden de kolayca anlaşılıyor ki bir tarih olayı gibi gösterilen bu akınlarda, Türk mitolojisinin çok eski ve müşterek motifleri, sık sık görülebiliyorlardı.

Gerçi, bu efsane idi. Fakat içinde tarih olayları da yatmaktaydı. Öyle anlaşılıyor ki, bu bölgedeki güzel kadınları Türkler almışlar ve onlardan da, yeni bir nesil meydana getirmişlerdi. Belki Kıpçağın annesi de güzel bir İtbarak kadınından başka bir kimse değildi.

Sonradan; Kıpçak, Oğuz Kağan tarafından bu bölgelere tayin edilmiş ve kuzey ülkeleri, hep onun soyları tarafından idare edilmişti. Kıpçaklar da Türkçe konuşuyorlar ve Türk kültürüne sahip idiler. Fakat Oğuz destanı, Kıpçağı Oğuz Han’ın soyundan değil, nihayet askerlerinden birisinin neslinden getiriyordu. Kıpçak kuzeylere gitmiş, orada soyları türemiş ve yerlilerle karışarak, yeni akraba bir Türk kavmi meydana getirmişti.

Avrupa Mitolojisinde “İtbarak”lar

Avrupalılar, bu köpek başlı kavme, “Borus” adını veriyor ve onların, bugünkü Finlandiya ile Rusya’nın kuzey kısımlarında yaşadıklarını söylüyorlardı.

Köpek başlı insanlara Avrupa ve Hint mitolojilerinde de rastlanıyordu. Eski Yunan mitolojisinde de, köpek başlı insanlarla ilgili birçok efsanelere rastlanıyor. Daha sonraki Avrupa mitolojisi de köpek başlı insanlara, zaman zaman yer vermiştir. Avrupalılar, bu köpek başlı kavme, “Borus” adını veriyor ve onların, bugünkü Finlandiya ile Rusya’nın kuzey kısımlarında yaşadıklarını söylüyorlardı. Oğuz-Kağan destanındaki “İtbarak” lar da aşağı yukarı, aynı bölgelerde idiler. Bu bakımdan, Avrupa ve Yunan mitolojisi ile Türk mitolojisi arasında, bir benzerlik ve bir bağ meydana gelmektedir.

Köpek Başlı İnsanlar: İtbarak
Köpek Başlı İnsanlar: İtbarak

Köpek başlı insanlar motifi, herhalde Türkler arasına, dışarıdan gelmiş bir efsane olmalı idi. Fakat Türkler, köpeğe önem vermezlerdi. Köpek, Türklere göre, aşağı bir hayvandı. Bunun için de Türk mitolojisi, köpek başlı insanları daima küçük görmüştü.

Hint Mitolojisinde Köpek Başlı İnsanlar

Köpek başlı insanlarla ilgili efsaneleri, Hindistan’da ve güney bölgelerinde de görüyoruz. Hint mitolojisi köpeğe daha fazla önem vermişti.r Bu sebeple Hindistan’daki köpek başlı insanlar, aşağı bir sınıfı değil; soylu Hintlileri temsil ediyorlardı.

Tarduş Türklerinin Kurt Başlı Atası

Motif, eski Yunan’da ve Avrupa’da görülmüş olmasına rağmen Türklerde de bunların benzer şekillerini görmüyor değiliz. Meselâ Doğu Göktürk devletinin önemli bir bölümünü meydana getiren Tarduş Türklerinin ataları da, “Başı kurt ve vücudu insan olan” bir kimse idi.

Çin Efsanelerinde Köpek Başlı İnsanlar

Mançurya‘nın kuzeyinde yaşayan Moğollar, köpeğe büyük bir önem verirlerdi. Onlarca köpek, hem kutsal ve hem de kendi milletlerinin atası idi.

Köpek başlı insanlara, Çin efsanelerinde de büyük bir yer verilmişti. Çin’in kuzeyinde ve Mançurya’da yaşayan bazı uluslar Çinlilere göre köpek başlı idiler. Bu efsaneler Çin’de, çok daha eski çağlarda başlamıştı. Çin’in köpek başlı insan efsaneleri, Yunanistan’daki efsanelere nazaran daha yaşlıdırlar.

Mançurya‘nın kuzeyinde yaşayan Moğollar, köpeğe büyük bir önem verirlerdi. Onlarca köpek, hem kutsal ve hem de kendi milletlerinin atası idi. Bu sebeple Oğuz Kağan destanına köpek başlı insanlar motifinin, Çin’den mi, yoksa Avrupa’dan mı geldiğini, kolayca kestirmek mümkün değildir.

Cengiz Han devrinde yazılmış olan Oğuz destanları, daha çok Batı ile ilgileri olan yazarlar tarafından kaleme alınmışlardı. Bu sebeple Oğuz destanlarında köpek başlı insanlar, Kuzey Rusya ile Finlandiya’da gösteriliyorlardı. Elimizde bu konu ile ilgili, daha eski kaynaklarımız maalesef yoktur. Buna rağmen eski Türk destanlarında, Kuzey Mançurya’da yaşayan “Köpek başlı” insanlardan da söz ediliyordu.

Barak Ata

İnsan yaratılırken insanın bekçiliğini Tanrı, bir köpeğe bırakmış fakat o görevini doğru yapmayarak ihanet etmiştir.

Bazı Moğol boyları köpekten türediklerine inanırlar. Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır. Köpek Ataya daha çok Moğol kavimlerinde rastlanır. Efsanevi köpek başlı insanlara da Barak adı verilir. Tarduşların ataları da Kurt veya Barak başlı bir insandır. Avrupa kökenli Hun / Macar efsanelerine göre de Avrupa Hunları (Macarlar) Tazı Ata’dan türemişlerdir. Macalar köpeğe Kutya derler ve bu ismin Türkçe / Moğolca “kut” sözcüğüyle benzerliği dikkat çekicidir.

İnsan yaratılırken insanın bekçiliğini Tanrı, bir köpeğe bırakmış fakat o görevini doğru yapmayarak ihanet etmiştir. Moğolların bazı boylarının ve “Kıtan”ların atası olarak kabul edilir. Bu nedenle köpek kurban ederler. Bir prenses ile evlenen Köpek Ata’dan türediklerine inanan eski Moğol kabileleri vardır.

Türk-Moğol kültüründe yarı insan yarı hayvan olan varlıklarda, üst taraf insan alt taraf hayvan şeklindedir. Ama başka bazı kültürlerde ise tam tersidir. Örneğin Mısır medeniyetinde alt taraf insan, baş kısmı hayvan olan Tanrılar vardır. Barak Ata bu açıdan Türk mitolojindeki genel anlayışa ters bir biçimde yer alır. Tıpkı Mısır söylencelerinde olduğu gibi baş tarafı köpektir. Masallarda Köpük olarak tercüme edilen Köbek, Kübek adlı kahramanın bu motifle ilgili olma ihtimali yüksektir. Türkistan’daki Baraktam şehrinin kuruluş efsanesi de yine Barak Ata ile alakalıdır.

Barak Ana

Oğuz destanında Barak Boyu’nun erkeklerinin yüzlerinin köpek yüzü veya o kadar çirkin olduğu fakat kadınlarının ise aksine inanılmaz derecede güzel ve çekici oldukları anlatılır.

Barak Ana – Türk mitolojisinde “Köpek Tanrıça”ya verilen isimdir. Köpek Ana (Köbek Ene) ve Moğollarda Nokay Eçe olarak da bilinir. Bazı Moğol boyları köpekten türediklerine inanırlar. Barak sıradan bir köpek olmayıp kutlu sayılır. Nogay adlı Türk-Moğol boyu ile ilişkilidir. Masallarda Köpük olarak tercüme edilen Köbek, Kübek adlı kahramanın bu motifle ilgili olma ihtimali yüksektir. Oğuz destanında Barak Boyu’nun (Oğuz Han’ın İtbarak akınları) erkeklerinin yüzlerinin köpek yüzü (veya o kadar çirkin) olduğu fakat kadınlarının ise aksine inanılmaz derecede güzel ve çekici oldukları anlatılır. Bu nedenle Barak Ana kavramı bu boyun türediği Ana şeklinde algılansa da kafasının köpek kafası olduğu şeklinde kesin bir bilgi mevcut değildir.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fantastik Canavarlar

Kanada’nın Van Gölü Canavarı

Kanada’nın Van Gölü Canavarı • Kanada’nın British Columbia eyaletindeki Okanagan Gölü’nde yaşadığı öne sürülen tarih öncesi efsanevi canlı Ogopogo’ya ait yeni fotoğraflar ortaya çıktı.

Published

on

By

Kanada'nın Van Gölü Canavarı

Kanada’nın Van Gölü Canavarı • Kanada’nın British Columbia eyaletindeki Okanagan Gölü’nde yaşadığı öne sürülen tarih öncesi efsanevi canlı Ogopogo’ya ait yeni fotoğraflar ortaya çıktı. Son üç haftadır göl çevresini ziyaret eden turistler, efsanevi yaratık Ogopogo’nun fotoğraflarını çektiklerini iddia ediyorlar.

Geçtiğimiz 12 Eylül tarihinde göl çevresinde piknik yapan David ve Ketih Halbauer kardeşler, göl yüzeyinde dev bir canlının hareket ettiğini fark ettiklerini ve hemen arkasından bu anları kamerayla kaydettiklerini ifade ettiler. Kardeşlerin aktardığı bilgilere göre dev bir yılana benzeyen canavar yaklaşık 15 metre uzunluğunda.

Halbauer kardeşlerin iddialarının ardından bir başka ikili de canavarı gördüklerine dair açıklamalarda bulundu. Van Gölü Canavarı benzeri efsanevi yaratık Ogopogo’nun görüldüğüne dair 1972 yılından bu yana çok sayıda iddia ortaya atılsa da bu yönde yapılan araştırmaların hiçbirinde, gölde yaşayan dev bir yaratığın varlığına kanıt olabilecek hiçbir bulguya rastlanmadı.

Fantastik Canavarlar: Abası

Continue Reading

Fantastik Canavarlar

Fantastik Canavarlar: Abası

Abası bir kötü ruhtur. Yeraltında yaşayan, insanları kaçırabilen tek kollu, tek bacaklı, tek gözlü varlıklara verilen  isimdir…

Published

on

By

Türk folklorunda fantastik canavarlar: Abası

Abası Ne Demek

Abası bir kötü ruhtur. Yeraltında yaşayan, insanları kaçırabilen tek kollu, tek bacaklı, tek gözlü varlıklara verilen  isimdir. Aynı kelime farklı Türk lehçelerinde “Abahı”, “Abazı”, “Abakı” gibi şekillerde de ifade edilmektedir.

Abasıların Özellikleri

Ateşten yaratılmışlardır. Yeraltında (bir anlamda Cehennem’de) yaşadıklarına inanılır. İnsanlara zarar verirler. Genellikle; tek ayaklı (veya ayaksız), tek gözlü ve kel olarak tasvir edilirler. Leş yiyerek beslenirler. Zararlı ve iğrenç görünümlü hangi canlı varsa, onların bu durumda olmasına Abasılar sebebiyet vermiştir. İnsanları yoldan çıkartırlar, kötü işler yaptırırlar ve bazı kimseleri de delirtirler. İnsan ruhunu kaçırabilirler. Görünmezdirler. Onları yalnızca şamanlar görebilirler. Yeryüzünden yeraltına gelenleri de kendileri göremezler (mesela şamanları). Arka arkaya sıra halinde yürürler ve yeryüzüne çıktıklarında görünmez olurlar.

İnsanoğlunu genelde yalnızken veya korumasız, çaresiz, sayrı (hasta) oldukları ve sıkıntılı zamanlarda yakalarlar. Abasılara dahil olan daha başka pek çok çeşit kötü ruhun insanoğluna zarar verdiğine inanılır. Bunların verebileceği zararlar da değişik seviyelerdedir.

Türk halk kültüründe bostanlara dikilen korkuluklara da “Abakı” adı verilir ve korkutucu olması itibariyle bu sözcükle doğrudan bağlantılıdır. Abakı (bahçe korkuluğu) aslında daha önceki dönemlerde kötü ruhlardan korunmak için evlere ve bahçelere dikilen heykellerin, ongunların (totemlerin) veya simgesel direklerin dönüşmesiyle ortaya çıkmışlardır. Tatarlar bostan korkuluklarının gece canlanıp gezdiğini söylerler.

Kaç Çeşit Abası Vardır

Abasıların iki türü vardır:

  1. Çak: Şeytan
  2. Çor: Cin.

Abası Kelimesinin Kökeni ve Anlamı

Bu sözcük Türkçe’de kaçıran veya doyumsuz anlamlarında kullanılmaktadır. Aparmak (kaçırmak, alıp götürmek) anlamını içerir. Türkçe’de Apazlamak sözcüğü avuçlamak anlamına geldiği gibi rüzgarla gitmek de demektir. Abı sözcüğü de can, ruh gibi anlamlara gelir. Köken olarak Av kelimesi ile de bağlantılıdır. Anadolu’da Abaza kelimesi argoda cinsel doyumsuzluğu veya cinsel açlığı olan kişiyi ifâde eder.

Kaynak: Deniz Karakurt, Türk Söylence Sözlüğü

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler