Cinlerin Ateşten Yaratılması – Cinler Hakkında Bilgiler

Cinlerin Ateşten Yaratılması – Cinler Hakkında Bilgiler

Cinler Ateşten Yaratıldı Ayetleri, Cinler Neyden Yaratılmıştır, Şeytan Neyden Yaratılmıştır, Cinler ve Şeytanlar Gerçekten Ateşten mi Yaratıldı, Şeytan Melek midir Cin midir?, Cinler Cehennemde Nasıl Yanacak, Peygamber Efendimizin Şeytanı Yakalaması, Miraç Gecesinde Peygamber Efendimize Musallat Olan Cin, Cinler Ne Yer?..


Cinler Ateşten Yaratıldı Ayetleri

Cenab-ı Allah buyuruyor ki: 

  • “Cinleri de daha önce çok zehirli ateşten yarattık.” (Hicr suresi, ayet: 27) 
  • “Cinleri de yalın bir ateşten yarattı.” (Rahman suresi, ayet: 15) 
  • “Beni ateşten, onu topraktan yarattın..” (Sad suresi, ayet: 76) 

Cinler Neyden Yaratılmıştır

“… aklen, Allah’ın cinleri diğer yaratıklardan ayrı bir cevherden yarattığını anlamaya imkanımız yoktur. “

Kadı Abdulcebbar der ki: Bu delil naklidir, aklî değildir. Yâni biz bunları nakil yolu ile bilebiliriz. Çünkü cevherlerin hepsi birbirine benzerdir. Onlardan her bireri, diğerinin sıfatında olduğunda, onun yerine kaim olmaktadır. Birbirlerine benzeyen iki şeyin haddi budur. Onlar ancak kendilerine arız olan sıfatlar ve şekiller yönünden birbirinden ayrılırlar. İş böyle olunca anlarız ki Allah dilediğini yapmaya kadirdir. Birleştirmeye, çeşitli renkleri icat etmeye, özellikleri / nitelikleri gerektiren şeyleri bir araya getirmeye elbetteki gücü yeter. 

Meselâ: Hayat ile ilim gibi. Bunların varlıklarında kendilerine has bir birleşime muhtaçtırlar. İrade ve onun gibi olan diğerleri de böyledir. Hal böyle olunca; aklen, Allah’ın cinleri diğer yaratıklardan ayrı bir cevherden yarattığını anlamaya imkanımız yoktur. Bunu fıtrat yolu (doğuştan gelme) ile de bilemeyiz. Çünkü bu fıtrat ile bilinmiş olsaydı onların var olduklarına dair görüş ayrılıkları olmazdı. Çünkü yaratıldığı aslı bilmek, onların yaratılmış olduğunu bilmenin bir sonucudur.

Şeytan Neyden Yaratılmıştır

“… Süleyman Aleyhisselama bir cinninin “Sen yerinden kımıldamadan bile ben arşı getirebilirim” dediği bu sözü de davamıza bir delil olarak gösterebiliriz.”

Soru: Şeytanın yalan söylemesi veyahut öyle olduğunu zannetmesi muhtemel olduğu halde, onun “Beni ateşten yarattın” sözünü, gerçekten ateşten yaratıldığına, nasıl delil yaparsınız? 

Cevap: Biz bunu Allah kelâmından anlıyoruz. Çünkü bu sözü onun hakkında anlatan Allah’tır. Şayet yalan söyleseydi mutlaka onun yalan söylediğini Allah bize açıklardı. Yalancıyı, tekzip etmemek korku ve cehaletten ileri gelir ki bu gibi sıfatlar Allah hakkında asla caiz olmaz. 

Süleyman Aleyhisselama bir cinninin “Sen yerinden kımıldamadan bile ben arşı getirebilirim” dediği bu sözü de davamıza bir delil olarak gösterebiliriz. Eğer o, söylediğini yapmaya kadir olmasaydı, mutlaka Süleyman Aleyhisselâm ona itirazda bulunur ve “Getiremezsin” derdi.. Şu halde yukarıdaki itiraz yersizdir… 

Sonra hiçbir Müslüman cinlerin var olduğunu inkâr etmemiştir. Peygamberlerinin bu inançta olduğunu bilmiş ve kendileri de can-u yürekten buna böyle inanmışlardır. Birtakım zındıkların bunu inkar etmesi asla delil olamaz.

Cinler ve Şeytanlar Gerçekten Ateşten mi Yaratıldı

“Allah, ateşte hayatın mevcudiyetine elverişli olacak kadar miktarda rutubet yaratmasına kadirdir. Çünkü su ile ateşin komşuluğu imkansız değildir. “

Soru: Ateşte kuruluk vardır. Böyle olan bir şey hayata elverişli değildir. Çünkü hayat, var oluşunda mutlaka rutubete muhtaçtır. Şeyhiniz Ebu Haşim’e göre hem belirli bir bünyeye ve hem de onu ayakta tutacak bir ruha sahip olması gerekmektedir. Hayat ancak böyle olur. Şeyhiniz Ebu Ali, ruhsuz hayata cevaz vererek, “Ateş ehli nefes almaz” diyorsa da gerçek, dediğimiz gibidir. 

Hayatın varlığında mutlaka rutubet bulunması gerekmektedir. Bünye de böyledir. Cenab-ı Hakkın “Onu biz önceden zehirli ateşten yarattık” kavli sizi desteklemiyor. Çünkü bu âyet zahirî mânâsı üzere değildir. 

Cevap: Mesele her ne kadar anlattığın gibi ise de ancak Allah, o ateşte hayatın mevcudiyetine elverişli olacak kadar az bir miktarda rutubet yaratmasına kadirdir. Çünkü su ile ateşin komşuluğu imkansız değildir. 

Kaynatılmış bir suyu buna delil gösterebiliriz: O ancak su arasına sızan ateş parçaları ile kaynamıştır. Bu sebeble su havaya kalktığında ateş parçaları incelir, sudan ayrılır. Ve su eski soğuk haline döner. Buharı görmüyor musun? Havaya yükseldiğinde ancak ateş kuvvetiyle yükseliyor. Çünkü ateş parçaları hafiftir. Hafif olan şeyin yükselmesi mümkün ve daha kolaydır. Su ise ağırdır. Aşağıyadır onun mukavemeti.. 

Buharda her ne kadar rutubet mevcut ise de ateş parçaları onda daha çoktur. Ateş parçalarının çokluğundandır ki yukarıya kolayca yükselebilmektedir. Demek ki su ile ateş bir arada bulunabiliyor. Durum böyle olunca, Allahü Teâlâ, ateş arasında onu hayata kavuşturacak miktarda rutubet ihdas edebilir. Buna engel yoktur. 

Ruh ve bünye meselesi de buna engel değildir. Çünkü ateş bünyeye muhtemil olduğu gibi ruh ve rüzgâra da mücavir olabilir.. 

Şeytan Melek midir Cin midir?

“… istisna ancak kendi cinsinden caiz olur. Başka bir cinsten caiz olmaz ve bir elbise hariç, yanımda on dirhem vardır, denilemez. Pekâlâ İblis’in meleklerden istisnasını nasıl uygun görüyorsunuz öyleyse? “

Soru: Diyorsunuz ki, istisna ancak kendi cinsinden caiz olur. Başka bir cinsten caiz olmaz ve bir elbise hariç, yanımda on dirhem vardır, denilemez. Pekâlâ İblis’in meleklerden istisnasını nasıl uygun görüyorsunuz öyleyse? Oysa Allah bize Arap lisanı ile hitab  etmiştir. Onun melekler cinsinden olmadığına ve cinin aslı ateş olmadığına delil değil midir bu? 

Cevap: Onları tek bir hüküm bir araya cemettiği için bu caiz olmuştur. Çünkü Allah hepsine birden secdeyi emretmiştir. Dil yönünden de bu caiz olunca, itiraz daha baştan çürümüş olur. Bu bölümde bizim anlattıklarımızın doğruluğu meydana çıkmış olur.. 

Cinler Cehennemde Nasıl Yanacak

“Hülasa; Topraktan yaratılan insana, toprak muamelesi yapılamayacağı gibi ateşten yaratılan cinlere de ateş muamelesi yapılması yersiz bir düşüncedir.”

Ebul Vefa İbni Akil, El – Funun’da şöyle yazar:  Cin hakkında biri şöyle bir sual sordu: “Allah cinlerin ateşten yaratıldığını haber verdi. ‘Onu biz, zehirli ateşten halk ettik’ buyurdu. Sonra yine bize, Şihab’ın onu yaktığını bildirdi. Pekâlâ ateş ateşi nasıl yakar? 

Bunun cevabı şudur: Cenab-ı Hak şeytan ve cinleri, ateşe izafe etmiştir. İnsanları çamura izafe ettiği gibi… İnsanın aslı topraktır demek, hakikaten insan topraktır demek değildir. Çünkü insan toprak değil ancak onun aslı topraktır. Cin de böyle onun aslı ateştir. Yani o aslında ateş idi.

“Hülasa; Topraktan yaratılan insana, toprak muamelesi yapılamayacağı gibi ateşten yaratılan cinlere de ateş muamelesi yapılması yersiz bir düşüncedir.”

Peygamber Efendimizin Şeytanı Yakalaması

“Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm” ifadesi bilinmemektedir. Sahih ve Sünen’de ma’rûf olan ifade şöyledir: “Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı insanlar onu görebilecek şekilde bağlanmış ve yerinden kımıldıyamaz bir halde bulurdu.”

Peygamberimizin şu hadîsi ile isbat edebiliriz: “Namaz kılarken şeytan geldi. Onun boğazını sıktım. Tükürüğünün soğukluğunu ellerimde hissettim. Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm.” Yakıcı ateş olan bir cismin tükürüğü nasıl soğuk olabilir? Kaldı ki böyle bir varlık için tükürük düşünülemez bile. Peygamberimizin bu mübarek sözü bizi doğrulamaktadır. Yine Peygamber (s.a.v.) onları acem ilahlarına benzetmişti. Eğer onlar ateş haricinde şekiller ve tavırlar üzre olmasalardı onlar için şekil ve suret düşünülemezdi. 

“Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm” ifadesi bilinmemektedir. Sahih ve Sünen’de ma’rûf olan ifade şöyledir: “Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı insanlar onu görebilecek şekilde bağlanmış ve yerinden kımıldıyamaz bir halde bulurdu.” Sahihaynde bu şöyle zikredilmektedir: “Onu bir duvara bağlamayı istedim ki onu görüp bakabilesiniz.” 

Miraç Gecesinde Peygamber Efendimize Musallat Olan Cin

“… Miraç gecesi; cinlerden bir ifrit hana musallat oldu. Elinde bir ateş şulesi ile beni takip ediyordu…”

Cinlerin kendi ana unsurları olan ateş olarak kalmadıklarının bir delili de şudur: “Allah düşmanı olan İblis, bir ateş kıvılcımı ile gelip onu yüzüne koymak istedi.” Hz. Peygamber yine şöyle buyurmuştur: Miraç gecesi; cinlerden bir ifrit hana musallat oldu. Elinde bir ateş şulesi ile beni takip ediyordu. Arkama baktıkça onu görüyordum. 

Bu hadislerden anlaşılıyor ki eğer onlar kendi unsurları olan ateş üzerine kalmış olsalardı, yakıcı birer ateş olsalardı şeytan veya ifritin elinde bir ateş şulesiyle gelme ihtiyacı olmazdı.

Şeytanların veya ifritin eli veya herhangi bir organı Ademoğluna dokunduğunda tıpkı gerçek bir ateş gibi yakardı. Bütün bunlar gösteriyor ki bunların asıl unsuru olan ateş, bazı şeylerle karışmış da başka bir hal almış. 

Cinler Ne Yer

Nitekim: Peygamberimizin (s.a.v.) “Tükürüğünün soğukluğunu ellerimde hisseder oldum.” sözü bunun bariz bir delilidir. Şu da bir gerçektir ki Allahü Teâlâ besinleri cisimlerin gelişmesi için bir vasıta kılmıştır. Şüphesiz onlar da bizim gibi bizim yediklerimizden yerler, içtiklerimizden içerler. Böylece yedikleri sıcak, soğuk gıdalara göre gelişir cisimleri. Bu durum onları asli unsurları olan ateşten alıp dört ana unsura sokar. 

Kadı Ebu Bekr der ki: “Bununla beraber biz cinlerin ateşten yaratılmış olduklarını inkar etmiyoruz!  Ateş onların asli cevheridir. Ne var ki Allah onların cisimlerini bazı arazlar ve sıfatlarda yaratmak suretiyle kalınlaştırıp, asılları olan ateşten sıyırıp, onlara çeşitli şekiller verir. En doğruyu bilen şüphesiz ki Allah’dır. Dönüş de O’nadır.” 

Kaynak: İmam Şibli, Cinlerin Esrarı

  Article "tagged" as:
  Categories:
write a comment

0 Comments

No Comments Yet!

You can be the one to start a conversation.

Add a Comment

Your data will be safe! Your e-mail address will not be published. Other data you enter will not be shared with any third party.
All * fields are required.