Connect with us
Cinlerin Yaratılış Tarihi - İmam Şibli Cinlerin Esrarı Cinlerin Yaratılış Tarihi - İmam Şibli Cinlerin Esrarı

Cinler Alemi

Cinlerin Yaratılış Tarihi

İmam Şibli’nin Cinlerin Esrarı adlı eserinde yer alan bilgilere göre cinlerin yaratılış tarihi hakkında bilinenler…

Published

on

İmam Şibli‘nin Cinlerin Esrarı adlı eserinde yer alan bilgilere göre cinlerin yaratılış tarihi hakkında bilinenler…

Ebu Huzeyfe, (El- Mubte adlı eserinde) der ki: “Bize Osman, ona da Bekir bin El – Ahnes’in anlattığına göre; Abdurrahman bin Sabit El Kureyşi Abdullah bin Amr bin El As’dan (r.a. ) şöyle nakletmiştir “Allah-ü Teala Cinleri, Adem’den iki bin sene evvel yaratmıştır.”

Ehli Sema

Melekler göklerin, cinler de yerlerin mimarları olmuşlardır…

Cuveybir, Ed Dahhak’dan naklettiğine göre; İbni Abbas (r.a.) şöyle buyurmuştur: “Cinler yeryüzünün, melekler de gökyüzünün sakinleri idi. Her semanın bir melaikesi vardı. Ehl-i semanın her birinin kendilerine has namaz, tesbih ve duaları vardır. Her ehl-i sema, altındaki diğer ehl-i semaya kıyasla daha çok ibadet ederler. Dua, namaz ve tesbih hususunda onlardan daha fazladır. Böylece melekler göklerin, cinler de yerlerin mimarları olmuşlardır. Bazılarına göre onlar yeri tam iki bin sene imar etmişlerdir. Diğer bir kısım alimlere göre ise kırk yıl imar etmişlerdir. 

Cinlerin Babası Sumiy

Cenab-ı Hak, cinlerin babası Sumiy’i yaratınca ona ‘İste bakalım’ dedi.

İshak diyor ki Ebu Ravk İkrime’den, o da İbni Abbas’tan rivayet etmiştir: “Cenab-ı Hak, cinlerin babası Sumiy’i yaratınca ona ‘İste bakalım’ dedi. O da ‘Ben şunu isterim; biz görelim ama görünmeyelim, ölünce toprak altında kayıp olalım, yaşlı olanımız gençleşsin’ diye dilekte bulundu. 

Bu istek kendisine verildi. Hakikaten onlar görürler, görünmezler, öldüklerinde toprak içinde kaybolurlar, yaşlıları erzel-i ömürdeki, bir sabi haline gelinceye kadar ölmez. Sonra Adem’i yarattı ve ona dile benden buyurdu. O da Cebeli (dağı veyahut Cennet’i) diledi. Dağ (cennet) kendisine verildi.

Cinlerin Peygamberi

Aralarında Yusuf adında bir melek bulunuyordu, bu onların peygamberi idi…

İshak diyor ki bana Cuveybir ile Osman anlattılar: “Allah cinleri yarattı ve onlara yeri imar etme işini verdi. Allah’a uzun zaman ibadet ettiler. Sonra Allah’a asi gelerek kanlar akıttılar (cinayet işlediler). Aralarında Yusuf adında bir melek bulunuyordu, (bu onların peygamberi idi) onu öldürdüler. Bunun üzerine Allah onlara dünya semasında bulunan meleklerden bir ordu gönderdi. Bu ordunun adı “Cin” idi. Aralarında iblis de vardı. Dört bin kişiye kumanda ediyordu. Yeryüzüne indiler, yeryüzünü onlardan kurtardılar ve onları denizlerdeki adalara sürdüler. İblis, beraberindeki askerle birlikte, yeryüzünden hoşlandıkları için oradan ayrılmadılar.

İblis İnsanın Yaratılacağını Öğrenince

İblis gök ve yerdekilerin başı idi. Arş’ta; yeryüzüne bir halifenin gönderileceği yazılı idi. İblis bunu gördü ve okudu.

Muhammed b. İshak Habib bin Ebi Sabit’den naklediyor: “İblis ve askerleri yeryüzünde, Adem (a.s.) yaratılmazdan önce tam kırk yıl ikamet etmişlerdir. İdris El Evdi Mücahid’den naklediyor: “İblis gök ve yerdekilerin başı idi. Arş’ta; yeryüzüne bir halifenin gönderileceği yazılı idi. İblis bunu gördü ve okudu. Cenab-ı Hak, meleklere Adem Aleyhisselam’dan bahsedince; İblis, meleklere Allah tarafından ona secde ile emredileceklerini bildirdi. Ve içinden ‘Ben ona secde etmeyeceğim.’ dedi ve bunu gizledi. Meleklere, Allah’ın yeryüzünde kan döken ve yeryüzünü ifsad eden birini halife olarak göndereceğini ve ona secde edilmesini emredeceğini anlattı. Allah “Yeryüzünde ben bir Halife yaratacağım.” deyince; melekler, önceden İblis’ten aldıkları talimatı ileri sürerek ’Yeryüzünü ifsad edecek, kan akıtacak birini mi halife yapacaksın?’ dediler.”

Mükatil ve Cuveybir Ed Dahhak yolu ile İbni Abbas’dan (r.a.) naklediyor: “Allah Adem’i yaratmak istediği zaman, meleklere ‘Ben, yeryüzünde bir Halife yaratacağım.’ dedi. Bunun üzerine melekler dediler ki ’Yeryüzünü ifsad edecek birini mi yaratacaksın?’ Bunu dediler çünkü onlar orada kalmayı ve ibadet etmeyi sevmişlerdi.”

İbni Abbas (r.a.) diyor ki “Melekler gaybı bilmiş değildirler. Onlar sadece ademoğullarını cinler gibi kabul ettiler. Önceden cinlerin yeryüzünü ifsad edip kanlar döktüklerini biliyorlardı. Bundan ademoğullarının da aynı şeyi yapacaklarını anladılar. Çünkü cinler, Yusuf ismindeki peygamberlerini öldürmüşlerdi.”

Cüveybir El Dahhak’dan, İbni Abbas’ın (r.a.) şöyle dediğini naklediyor ”Allah onlara peygamber göndermiş, kendisine itaati terk edip birbirlerini öldürünce melekler ‘Yeryüzünü ifsad edecek, birbirlerinin kanına girecek insanları mı göndereceksin?’ dediler. Allah onlara ‘Siz bilemezsiniz, ben bilirim’ diye cevap verince melekler korkmaya başladılar. Arşa sığınıp orada Allah’a istiğfarda bulundular, devamlı tavaf edip Allah’a yalvardılar. Allah onlara ‘Ben, sizin bilmediğinizi bilirim. Yeryüzünün halifesi de Adem’dir, bunu da iyi bilirim. Yeryüzüne yerleşecek olan ve orasını imar edecek olan Adem ve onun oğullarıdır. Siz ise gökyüzünün imarcılarısınız.’ buyurdu.

İbni Cureyc’in bize verdiği haber: Allah, ‘Yeryüzünde bir halife yaratacağım’ deyince melekler aralarında konuştular. Bunun üzerine Allah onlara ‘Sizin bilmediğinizi ben bilirim, gizli tuttuklarınızı da bilirim!’ buyurdu. 

Onların gizledikleri şeye gelince; Cenab-ı Hak onlara ‘Yeryüzünde bir Halife yaratacağım’ dediğinde onlar kendi kendilerine ‘Varsın yaratsın; yaratacağı şey bizden şerefli ve üstün olmayacak ya!’ dediler. Nihayet Allah Adem’i yaratıp, meleklere, ona secde etmelerini emredince bu defa aralarında ‘Her ne kadar o, bizden Allah katında daha şerefli ise de biz ondan daha çok biliriz, bilgi bakımından o bizden geridir.’ dediler. Sonra Adem’e, Allah bir çok isimleri öğretip, Adem onlara, bu isimlerden haber verince, bu defa Adem’in onlardan daha bilgili olduğunu da anladılar.”

Meleklerin Cinlerin ve Şeytanların Sayısı

Allah, mahlukatı dört sınıf olarak yaratmıştır: Melekler, şeytanlar, cinler ve insanlar. Sonra bunları on kısma ayırmıştır…

Zemahşeri (Rebi’ül Ebrar) adlı kitabında der ki: Ebu Hüreyre şöyle bir hadis rivayet etmiştir: “Allah, mahlukatı dört sınıf olarak yaratmıştır: Melekler, şeytanlar, cinler ve insanlar. Sonra bunları on kısma ayırmıştır: Bunlardan, onda dokuzunu melekler, diğer birini de şeytanlar, cinler ve insanlar kılmıştır. Sonra bu üçü de ona bölmüş, dokuzunu şeytanlar, birini cin ve insanlar kılmıştır. Sonra cinleri ve insanları da ona ayırmıştır. Ondan dokuzunu cinler, birini de insanlar kılmıştır…” Bundan şu netice elde edilir: Bütün mahlukata oranla, insan binde bir, cin binde dokuz, şeytanlar binde doksan, melekler binde dokuz yüzdür. Allah en iyi bilendir.”

Kaynak: İmam Şişli, Cinlerin Esrarı, s; 19-22.

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

CİNLER GERÇEKTEN DE VAR MIDIR

CİNLERLE İLGİLİ BİLGİLER & HALK İNANIŞLARI

CİN SAHİBİ OLMAK – HÜDDAM EDİNMEK İÇİN DUA

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cinler Alemi

Cin Padişahı Çağırma Duası

Cin padişahlarından birini çağırmak, sıradan bir cin çağırma seasından daha tehlikeli, daha fazla incelik, hazırlık ve sabır isteyen riskli bir iştir. Bununla beraber ben riski gözümü kırpmadan alırım diyenler için cin padişahı çağırma amacıyla yapılması ve yapılmaması gerekenlerin tarifi şu şekildedir…

Published

on

By

Cin Padişahı Çağırma Duası

Cin padişahlarından birini çağırmak, sıradan bir cin çağırma seasından daha tehlikeli, daha fazla incelik, hazırlık ve sabır isteyen riskli bir iştir.

Bununla beraber ben riski gözümü kırpmadan alırım diyenler için cin padişahı çağırma amacıyla yapılması ve yapılmaması gerekenlerin tarifi şu şekildedir…

Cin Padişahı Çağırma Duası

Bu daveti okumaya devam eden kimse cin padişahları ile herhalde uyanıklık halinde görüşebilir. En az günde 184 defa okunur. Arkasından 9 kere de Esmaü’l-Hüsna okunması lazımdır. Okuma zamanında az da olsa devamlı, buhur yakmak gerekir. Müddeti tasarrufu 110 gündür. Okumaya başlamadan evvel yüz istiğfar, yüz salavatı şerife, üç İhlas, bir Fatiha, Elif Lâm Mîm’d’en “müflihün”a kadar okunduktan sonra Ayet’el-Kürsi okunup sağma, soluna, üstüne, altına, önüne, arkana, yedinci ile
etrafına, nefes edilir. Sekizinci Ayet’el-Kürsi’yi de okuyup nefesini içine çekersin. Kaseme bundan sonra başlanır:

Cin Padişahı Çağırma Duası Arapça Yazılışı

Cin Padişahı Çağırma Duası
Cin Padişahı Çağırma Duası ArapçaYazılışı

Cin Padişahı Çağırma Duası Türkçe Okunuşu

Bismillâhirrahmânirrahıym* Aksemtü aleyküm yâ seyyide meytatarüne ve yâ melike mezhebi ve yâ melike ebyadı ve yâ melike ahmerin ve yâ melike berkâne ve yâ melike şemhuraşin ve yâ melike zubeati ve yâ melike meymuni ecibü da’veti vahdarü meclisi hâzâ fi eyyi süratin yuhlekune bi iznillâhi teâlâ ve illâ fenfüzu lâ tenfizüne illâ bi sultânin bi hakkıllezi halekani ve halekaküm ve hüve rabbüküm* vallâhü alâ külli şey’in kadîr*

Zuhuratın Gecikmesi Halinde Okunacak Dua

Zuhuratın Gecikmesi Halinde Okunacak dua
Zuhuratın Gecikmesi Halinde Okunacak dua

Ve innehü’le kasemün lev ta’lemüne azıym

Zuhuratın gecikmesi halinde yani cin padişahının davete icabet etmemesi halinde; yukarıdaki ayeti kerimenin, aşağıdaki kasemle beraber okunması lazımdır. Zuhurat gerçekleştikten sonra ise yine aşağıdaki kasemle beraber okunmaya devam edilmelidir.

Cin Padişahı Çağırmak İçin Okunacak Kasem

Cin Padişahı Çağırmak İçin Okunacak Kasem
Cin Padişahı Çağırmak İçin Okunacak Kasem

Ve bi hurmeti hâzihil ahdil me’huzi aleykümül inkıyâde fi emertüküm bihî yâ huddâme bi ızzetil azîzil müteazzizi fi ızzihî ve evfu bi ahdillâhi izâ âhedtüm ve lâ tenkudul eymâne ba’de tevkîdihâ ve kad cealtümüllâhe aleyküm kefilâ.

Cinlerden Birine Sahip Olmak İçin

Cinlerden birisine malik olmak ve daima beraberliğini temin
etmek için:

Cin Sahibi Olmak İçin Okunacak Dua
Cin Sahibi Olmak İçin Okunacak Dua

Melliknî nâsıyetel hâdimîne yâ seyyide meytatarune emlik bibim mülken _tâmmen yahdimünî ve en yücîbunî ilâ mâ ürîdü inneke fe’âlün li mâ türîdü ve mellektehüm esrâran bi esmâike yâ mâlikel mülki melliknî küllehüm ecmeıyne yâ zel celâli vel ikrâm.

Çağırılan Cini Konuşturmak İçin Okunacak Dua

Geldikleri zaman konuşmayacak olurlarsa gelen cinleri konuşturmak için:

Çağrılan Cini Konuşturmak İçin Okunacak Dua
Çağrılan Cini Konuşturmak İçin Okunacak Dua

Ve bi hakkı rabbi ve rabbikümül mükıymillezî entaka külle şey’in sâhıbül kelâmi vel a’lâmi bi hakkı men fevkaküm alâ külli menzileh.” duası kaseme ilave edilir. Vefk iki adet yapılır. Birisi daima üzerinde taşınır.

Diğerini de okurken karşında ve buhura maruz bir yerde
bulundurursun. Her zaman tahareti kamile halinde olmak, daima abdestli bulunmak, her türlü haramdan kaçınmak, beş vakit namazı kılmak, az yemek, az uyumak, az konuşmak, her
namazdan sonra 3025 kere “Yâ Mücîb” ism-i şerifini okumak
ve her yüzde bir defada:

Namazdan sonra okunacak dua.
Namazdan sonra okunacak dua.

Bismillâhirrahmânirrahıym* Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî knrîbün ücîbü da’veted dâı izâ deâni felyestecîbü lî vel yü’minü bî leallehum yerşüdun*

Cin Çağırmak, Cin Sahibi Olmak İsteyenlere Önemli Uyarı!!!

Cin taifesinden olanalr insanlara kolay kolay teslim olup itaat etmezler. Bu sebeple bütün şartlar tamam olmadan onlara tesir etmeye çalışmak insanlara maddi ve manevi bir çok zarar verir. Kuranı Kerim’de

Ve hemmu bima lem yenalu.

“Onlar nail olamayacakları şeyleri elde etmeye kasd ederler” diye buyurulmuştur. Bu itibarla bu gibi işlerle meşgul olanlar son derece titiz davranmalı doğru ve kamil bir insan olmalı, arınmalı ve ondan sonra da bu gibi işlere çalışmalıdır. Ele geçirmek istenen güç ve kuvvet bütün insanlar lehine sarf edilmedikçe sahibine hayır ve fayda getirmez.

En Tehlikeli Cin Padişahı: Mihrez

En tehlikeli cin padişahı Mihrez – youtube video
Continue Reading

Cinler Alemi

Cinlerin Ateşten Yaratılması – Cinler Hakkında Bilgiler

Cinler Ateşten Yaratıldı Ayetleri, Cinler Neyden Yaratılmıştır, Şeytan Neyden Yaratılmıştır, Cinler ve Şeytanlar Gerçekten Ateşten mi Yaratıldı, Şeytan Melek midir Cin midir?, Cinler Cehennemde Nasıl Yanacak, Peygamber Efendimizin Şeytanı Yakalaması, Miraç Gecesinde Peygamber Efendimize Musallat Olan Cin, Cinler Ne Yer?..

Published

on

By

Cinlerin Ateşten Yartılması - Cinler Hakkında Bilgiler

Cinler Ateşten Yaratıldı Ayetleri, Cinler Neyden Yaratılmıştır, Şeytan Neyden Yaratılmıştır, Cinler ve Şeytanlar Gerçekten Ateşten mi Yaratıldı, Şeytan Melek midir Cin midir?, Cinler Cehennemde Nasıl Yanacak, Peygamber Efendimizin Şeytanı Yakalaması, Miraç Gecesinde Peygamber Efendimize Musallat Olan Cin, Cinler Ne Yer?..

Cinler Ateşten Yaratıldı Ayetleri

Cenab-ı Allah buyuruyor ki: 

  • “Cinleri de daha önce çok zehirli ateşten yarattık.” (Hicr suresi, ayet: 27) 
  • “Cinleri de yalın bir ateşten yarattı.” (Rahman suresi, ayet: 15) 
  • “Beni ateşten, onu topraktan yarattın..” (Sad suresi, ayet: 76) 

Cinler Neyden Yaratılmıştır

“… aklen, Allah’ın cinleri diğer yaratıklardan ayrı bir cevherden yarattığını anlamaya imkanımız yoktur. “

Kadı Abdulcebbar der ki: Bu delil naklidir, aklî değildir. Yâni biz bunları nakil yolu ile bilebiliriz. Çünkü cevherlerin hepsi birbirine benzerdir. Onlardan her bireri, diğerinin sıfatında olduğunda, onun yerine kaim olmaktadır. Birbirlerine benzeyen iki şeyin haddi budur. Onlar ancak kendilerine arız olan sıfatlar ve şekiller yönünden birbirinden ayrılırlar. İş böyle olunca anlarız ki Allah dilediğini yapmaya kadirdir. Birleştirmeye, çeşitli renkleri icat etmeye, özellikleri / nitelikleri gerektiren şeyleri bir araya getirmeye elbetteki gücü yeter. 

Meselâ: Hayat ile ilim gibi. Bunların varlıklarında kendilerine has bir birleşime muhtaçtırlar. İrade ve onun gibi olan diğerleri de böyledir. Hal böyle olunca; aklen, Allah’ın cinleri diğer yaratıklardan ayrı bir cevherden yarattığını anlamaya imkanımız yoktur. Bunu fıtrat yolu (doğuştan gelme) ile de bilemeyiz. Çünkü bu fıtrat ile bilinmiş olsaydı onların var olduklarına dair görüş ayrılıkları olmazdı. Çünkü yaratıldığı aslı bilmek, onların yaratılmış olduğunu bilmenin bir sonucudur.

Şeytan Neyden Yaratılmıştır

“… Süleyman Aleyhisselama bir cinninin “Sen yerinden kımıldamadan bile ben arşı getirebilirim” dediği bu sözü de davamıza bir delil olarak gösterebiliriz.”

Soru: Şeytanın yalan söylemesi veyahut öyle olduğunu zannetmesi muhtemel olduğu halde, onun “Beni ateşten yarattın” sözünü, gerçekten ateşten yaratıldığına, nasıl delil yaparsınız? 

Cevap: Biz bunu Allah kelâmından anlıyoruz. Çünkü bu sözü onun hakkında anlatan Allah’tır. Şayet yalan söyleseydi mutlaka onun yalan söylediğini Allah bize açıklardı. Yalancıyı, tekzip etmemek korku ve cehaletten ileri gelir ki bu gibi sıfatlar Allah hakkında asla caiz olmaz. 

Süleyman Aleyhisselama bir cinninin “Sen yerinden kımıldamadan bile ben arşı getirebilirim” dediği bu sözü de davamıza bir delil olarak gösterebiliriz. Eğer o, söylediğini yapmaya kadir olmasaydı, mutlaka Süleyman Aleyhisselâm ona itirazda bulunur ve “Getiremezsin” derdi.. Şu halde yukarıdaki itiraz yersizdir… 

Sonra hiçbir Müslüman cinlerin var olduğunu inkâr etmemiştir. Peygamberlerinin bu inançta olduğunu bilmiş ve kendileri de can-u yürekten buna böyle inanmışlardır. Birtakım zındıkların bunu inkar etmesi asla delil olamaz.

Cinler ve Şeytanlar Gerçekten Ateşten mi Yaratıldı

“Allah, ateşte hayatın mevcudiyetine elverişli olacak kadar miktarda rutubet yaratmasına kadirdir. Çünkü su ile ateşin komşuluğu imkansız değildir. “

Soru: Ateşte kuruluk vardır. Böyle olan bir şey hayata elverişli değildir. Çünkü hayat, var oluşunda mutlaka rutubete muhtaçtır. Şeyhiniz Ebu Haşim’e göre hem belirli bir bünyeye ve hem de onu ayakta tutacak bir ruha sahip olması gerekmektedir. Hayat ancak böyle olur. Şeyhiniz Ebu Ali, ruhsuz hayata cevaz vererek, “Ateş ehli nefes almaz” diyorsa da gerçek, dediğimiz gibidir. 

Hayatın varlığında mutlaka rutubet bulunması gerekmektedir. Bünye de böyledir. Cenab-ı Hakkın “Onu biz önceden zehirli ateşten yarattık” kavli sizi desteklemiyor. Çünkü bu âyet zahirî mânâsı üzere değildir. 

Cevap: Mesele her ne kadar anlattığın gibi ise de ancak Allah, o ateşte hayatın mevcudiyetine elverişli olacak kadar az bir miktarda rutubet yaratmasına kadirdir. Çünkü su ile ateşin komşuluğu imkansız değildir. 

Kaynatılmış bir suyu buna delil gösterebiliriz: O ancak su arasına sızan ateş parçaları ile kaynamıştır. Bu sebeble su havaya kalktığında ateş parçaları incelir, sudan ayrılır. Ve su eski soğuk haline döner. Buharı görmüyor musun? Havaya yükseldiğinde ancak ateş kuvvetiyle yükseliyor. Çünkü ateş parçaları hafiftir. Hafif olan şeyin yükselmesi mümkün ve daha kolaydır. Su ise ağırdır. Aşağıyadır onun mukavemeti.. 

Buharda her ne kadar rutubet mevcut ise de ateş parçaları onda daha çoktur. Ateş parçalarının çokluğundandır ki yukarıya kolayca yükselebilmektedir. Demek ki su ile ateş bir arada bulunabiliyor. Durum böyle olunca, Allahü Teâlâ, ateş arasında onu hayata kavuşturacak miktarda rutubet ihdas edebilir. Buna engel yoktur. 

Ruh ve bünye meselesi de buna engel değildir. Çünkü ateş bünyeye muhtemil olduğu gibi ruh ve rüzgâra da mücavir olabilir.. 

Şeytan Melek midir Cin midir?

“… istisna ancak kendi cinsinden caiz olur. Başka bir cinsten caiz olmaz ve bir elbise hariç, yanımda on dirhem vardır, denilemez. Pekâlâ İblis’in meleklerden istisnasını nasıl uygun görüyorsunuz öyleyse? “

Soru: Diyorsunuz ki, istisna ancak kendi cinsinden caiz olur. Başka bir cinsten caiz olmaz ve bir elbise hariç, yanımda on dirhem vardır, denilemez. Pekâlâ İblis’in meleklerden istisnasını nasıl uygun görüyorsunuz öyleyse? Oysa Allah bize Arap lisanı ile hitab  etmiştir. Onun melekler cinsinden olmadığına ve cinin aslı ateş olmadığına delil değil midir bu? 

Cevap: Onları tek bir hüküm bir araya cemettiği için bu caiz olmuştur. Çünkü Allah hepsine birden secdeyi emretmiştir. Dil yönünden de bu caiz olunca, itiraz daha baştan çürümüş olur. Bu bölümde bizim anlattıklarımızın doğruluğu meydana çıkmış olur.. 

Cinler Cehennemde Nasıl Yanacak

“Hülasa; Topraktan yaratılan insana, toprak muamelesi yapılamayacağı gibi ateşten yaratılan cinlere de ateş muamelesi yapılması yersiz bir düşüncedir.”

Ebul Vefa İbni Akil, El – Funun’da şöyle yazar:  Cin hakkında biri şöyle bir sual sordu: “Allah cinlerin ateşten yaratıldığını haber verdi. ‘Onu biz, zehirli ateşten halk ettik’ buyurdu. Sonra yine bize, Şihab’ın onu yaktığını bildirdi. Pekâlâ ateş ateşi nasıl yakar? 

Bunun cevabı şudur: Cenab-ı Hak şeytan ve cinleri, ateşe izafe etmiştir. İnsanları çamura izafe ettiği gibi… İnsanın aslı topraktır demek, hakikaten insan topraktır demek değildir. Çünkü insan toprak değil ancak onun aslı topraktır. Cin de böyle onun aslı ateştir. Yani o aslında ateş idi.

“Hülasa; Topraktan yaratılan insana, toprak muamelesi yapılamayacağı gibi ateşten yaratılan cinlere de ateş muamelesi yapılması yersiz bir düşüncedir.”

Peygamber Efendimizin Şeytanı Yakalaması

“Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm” ifadesi bilinmemektedir. Sahih ve Sünen’de ma’rûf olan ifade şöyledir: “Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı insanlar onu görebilecek şekilde bağlanmış ve yerinden kımıldıyamaz bir halde bulurdu.”

Peygamberimizin şu hadîsi ile isbat edebiliriz: “Namaz kılarken şeytan geldi. Onun boğazını sıktım. Tükürüğünün soğukluğunu ellerimde hissettim. Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm.” Yakıcı ateş olan bir cismin tükürüğü nasıl soğuk olabilir? Kaldı ki böyle bir varlık için tükürük düşünülemez bile. Peygamberimizin bu mübarek sözü bizi doğrulamaktadır. Yine Peygamber (s.a.v.) onları acem ilahlarına benzetmişti. Eğer onlar ateş haricinde şekiller ve tavırlar üzre olmasalardı onlar için şekil ve suret düşünülemezdi. 

“Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı onu öldürürdüm” ifadesi bilinmemektedir. Sahih ve Sünen’de ma’rûf olan ifade şöyledir: “Kardeşim Süleyman’ın duası olmasaydı insanlar onu görebilecek şekilde bağlanmış ve yerinden kımıldıyamaz bir halde bulurdu.” Sahihaynde bu şöyle zikredilmektedir: “Onu bir duvara bağlamayı istedim ki onu görüp bakabilesiniz.” 

Miraç Gecesinde Peygamber Efendimize Musallat Olan Cin

“… Miraç gecesi; cinlerden bir ifrit hana musallat oldu. Elinde bir ateş şulesi ile beni takip ediyordu…”

Cinlerin kendi ana unsurları olan ateş olarak kalmadıklarının bir delili de şudur: “Allah düşmanı olan İblis, bir ateş kıvılcımı ile gelip onu yüzüne koymak istedi.” Hz. Peygamber yine şöyle buyurmuştur: Miraç gecesi; cinlerden bir ifrit hana musallat oldu. Elinde bir ateş şulesi ile beni takip ediyordu. Arkama baktıkça onu görüyordum. 

Bu hadislerden anlaşılıyor ki eğer onlar kendi unsurları olan ateş üzerine kalmış olsalardı, yakıcı birer ateş olsalardı şeytan veya ifritin elinde bir ateş şulesiyle gelme ihtiyacı olmazdı.

Şeytanların veya ifritin eli veya herhangi bir organı Ademoğluna dokunduğunda tıpkı gerçek bir ateş gibi yakardı. Bütün bunlar gösteriyor ki bunların asıl unsuru olan ateş, bazı şeylerle karışmış da başka bir hal almış. 

Cinler Ne Yer

Nitekim: Peygamberimizin (s.a.v.) “Tükürüğünün soğukluğunu ellerimde hisseder oldum.” sözü bunun bariz bir delilidir. Şu da bir gerçektir ki Allahü Teâlâ besinleri cisimlerin gelişmesi için bir vasıta kılmıştır. Şüphesiz onlar da bizim gibi bizim yediklerimizden yerler, içtiklerimizden içerler. Böylece yedikleri sıcak, soğuk gıdalara göre gelişir cisimleri. Bu durum onları asli unsurları olan ateşten alıp dört ana unsura sokar. 

Kadı Ebu Bekr der ki: “Bununla beraber biz cinlerin ateşten yaratılmış olduklarını inkar etmiyoruz!  Ateş onların asli cevheridir. Ne var ki Allah onların cisimlerini bazı arazlar ve sıfatlarda yaratmak suretiyle kalınlaştırıp, asılları olan ateşten sıyırıp, onlara çeşitli şekiller verir. En doğruyu bilen şüphesiz ki Allah’dır. Dönüş de O’nadır.” 

Kaynak: İmam Şibli, Cinlerin Esrarı

Continue Reading

Cinler Alemi

Cinlerden Korunmak İçin Dua

Cinlerden nasıl korunulur? Cinlerden korunmak için hangi dua okunmalıdır? Kuran’da geçen cinlerden korunmak ve kurtulmak için okunacak duaların Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı.

Published

on

By

Cinlerden nasıl korunulur? Cinlerden korunmak için hangi dua okunmalıdır? Kuran’da geçen cinlerden korunmak ve kurtulmak için okunacak duaların Arapçası, Türkçe okunuşu ve anlamı.

Kur’an’ı Kerim’de geçen ve Peygamber Efendimizinde (s.a.v) okunmasını tavsiye ettiği cinlerden, şeytanlar ve kötü insanlardan korunmak için okunacak sureler: Nas Suresi, Felak Suresi ve Ayetel Kürsi’dir.

CİNLERDEN KORUNMAK İÇİN OKUNACAK DUALAR

Nas Suresi Arapça (Cinlerden korunmak okunacak sure)

NAS SURESİ DİNLE

Nas Suresi Türkçe Okunuşu: “Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e’ûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.”

Nas Suresi Anlamı: “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, İnsanların hükümdârına, İnsanların ilâhına, O sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar. Gerek cinlerden, gerek insanlardan.”


Felak Suresi Arapça (Cinlerden korunmak okunacak sure)

FELAK SURESİ DİNLE

Felak Suresi Türkçe Okunuşu: “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.”

Felak Suresi Anlamı: “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, Yarattığı şeylerin şerrinden, Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım).

Ayetel Kürsi (Cinlerden korunmak okunacak sure)

AYETEL KÜRSİ DİNLE

Ayetel Kürsi Okunuşu: “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil’ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi’iznih, ya’lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi’şey’in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel’ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.(Bakara suresinin 255)

Ayetel Kürsi Anlamı: “Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.” (Bakara suresinin 255)

Continue Reading

Cinler Alemi

Cinler Gerçekten de Var mı?

Cinler gerçekten de var mıdır? İslam alimlerine göre cinlerin varlığına inanmak mecburi midir? Cinlerin varlığını inkar edenler kimlerdir? Cinlerin varlığını inkar edenlerin gerekçeleri nelerdir? Cin, iblis ve şeytan kavramlarının kökenleri nelerdir? gibi soruların cevaplarını bulabileceğiniz, İmam Şibli’nin “Cinlerin Esrarı” adlı eserinden derlenmiş bir makale.

Published

on

By

Cin Cinler Var mıdır - Cinler Alemi - İmam Şibli Cinlerin Esrarı

Cinler gerçekten de var mıdır? İslam alimlerine göre cinlerin varlığına inanmak mecburi midir? Cinlerin varlığını inkar edenler kimlerdir? Cinlerin varlığını inkar edenlerin gerekçeleri nelerdir? Cin, iblis ve şeytan kavramlarının kökenleri nelerdir? gibi soruların cevaplarını bulabileceğiniz, İmam Şibli‘nin “Cinlerin Esrarı” adlı eserinden derlenmiş bir makale.

Cinlerin Varlığını İnkar Edenler

Mutezile’nin çoğunluğu cinleri inkar etmişlerdir. Bunların inkarlarını, cinlere önem vermeyişlerinden anlamış bulunuyoruz.

İmamul Haremeyn, Eşşamil adlı eserinde der ki “Şunu iyi bilin ki birçok filozof ve Kaderiye mezhebi mensuplarının çoğu şeytanları ve cinleri inkar etmişlerdir. Şu halde din ile ilgisi olmayan ve şeriatı hiçe sayanların bunu inkar edişlerinde şaşılacak bir şey yoktur! Bizi hayrete düşüren; Kur’an hükümleri ve haberlerin tevatürü; gözleri kamaştıracak, inançlarımızı artıracak bir şekilde ortada olduğu halde Kaderiye’nin bunu inkara kalkışmasıdır…» Adı geçen imam, bu fikrini ortaya koyduktan sonra, gerek Kuran ve gerekse de sünnetten birçok delil ileri sürmüştür.

Ebu Kasım El – Ensarİ, El – İrşad adlı eserinin açıklamasında der ki “Mutezile’nin çoğunluğu cinleri inkar etmişlerdir. Bunların inkarlarını, cinlere önem vermeyişlerinden anlamış bulunuyoruz. Halbuki onları ispat etme konusunda akli imkansızlık yoktur. Kuran hükümleri ve sünnet, onların var olduklarını haykırmıştır. Ve bunu ispat etmiştir. Öyleyse dine sımsıkı sarılan akıllı kişinin; aklın cevazına, şeriatın hükümlerine boyun eğdiği bir şeyi inkar etmemesi gerekir.” 

El – Kadı Ebu Beki El Bakillani’nin bu konudaki fikirleri ise şu şekildedir “Kaderiye’nin çoğu, eskiden cinlerin varlığını kabul ediyorlardı. Şimdi ise inkara kalkışıyorlar. Onların bazıları cinleri kabul ediyorlar ve şöyle diyorlar ‘Cinler görünmez çünkü cisimleri gayet incedir ve ışınlar onlara nüfuz etmektedir.’ Kimisi de diyor ki ‘Görünmezler çünkü onların renkleri yoktur.’” 

Yine İmamül – Haremeyn diyor ki: “Sahabe ve Tabiin, kendi zamanlarında şeytan ve cinlerin varlıklarını kabul ettikten, onların şerrinden Allah’a sığındıkları sabit olduktan sonra, bizim ayrı ayrı ayet ve hadislerle bunları kanıtlamaya kalkışmamız yapmacık olur. Gerçekten dinine bağlı olan kişi, sahabe ve tabiinin ittifakına karşı gelmez.” 

Fikrini böylece beyan ettikten sonra birçok hadis şerh edip şöyle demiştir “Bizim bu delillerimizi kabul etmeyenler, dinde suçlanırlar… Bu durumları, akli esaslar ve mantıki kurallar yönünden her ne kadar kendilerine bir leke getirmezse de yukarıda beyan ettiğimiz gibi dinen suçlu olmalarına bariz bir işarettir..

Onların inkar yoluna sapmaları, cin ve şeytanları gözle göremedikleri, elle tutamadıkları içindir. ‘Şayet onlar, mevcut olsalardı, kendilerini bize gösterirlerdi.’ diyorlar. Oysa garip yaratıkların içyüzünü bilmeyenlerin faydasınadır bu durum. Onların bu olumsuz tutumu, insanların koruyucusu olan Allah’ın meleklerini inkara dahi sürükleyebilir…” 

Cinlerin Varlığını Kabul Etmek Zorunlu mudur?

… Şu halde cinlerin varlığı zoraki bilinmesi lazım gelen hususlardan olsaydı görüş ayrılığına düşmezlerdi.

Hemedanlı Kadı Abdül Cebbar bin Ahmed der ki “Cinlerin varlığını isbat eden deliller naklidir. Akli değildir. Çünkü gözle görülmeyen nesnelerin var olduklarını akıl ispat edemez. Bir şeyin başka bir şeye işaret edebilmesi için o şey ile; fiilin faili ile olan ilişkisi gibi bir ilişki bulunması gerekir. Bir işin meydana gelmesi, nasıl ki o işin failine ve o failin güçlü, bilgili, görücü ve duyucu olmasına işaret ediyorsa, bunun da öyle olması lazım gelir. Sonra cinlerin mutlaka bilinmesi de gerekmez! Görmüyor musun; aklı başında olan filozoflar bile bu konuda görüş ayrılığına düşmüşlerdir. 

Bir kısmı, cinlerin varlığını kabul ederken diğer bir kısmı da inkar yolunu seçmiştir. Oysa onların hemen hepisi aklı başında kimselerdir. Şu halde cinlerin varlığı zoraki bilinmesi lazım gelen hususlardan olsaydı görüş ayrılığına düşmezlerdi. Hatta varlığında en ufak bir şüpheye bile kapılmazlardı. 

Hiç bir filozof ve aklı başında olan kimsenin, yerin altta, göğün de üstte bulunduğunu inkar ettiği görülmüş müdür? Hayır! Çünkü bunlar, tartışmasız olarak bilinen hususlardandır. Onun için onlar bu konuda anlaşmazlığa düşmemişlerdir. Hiç kimse onları bu hususta şüpheye düşürebilir mi, veyahut başka bir ifadeyle hiçbir bilgin onları bu hususta yanıltabilir mi? Demek ki cinlerin varlığı zaruri şekilde sabit değildir! Aklı başında olanların onun varlığında görüş ayrılığına düşmeleri, cinlerin zaruri var olduğunun bilinmesine olanak tanımamaktadır.”

İbn-i Teymiye’ye Göre Cinlerin Varlığının Kabulü

Cinlerin varlığına dair, peygamberler tarafından verilen haberler tevatür halini almıştır.

Şeyh Ebul Abbas ibni Teymiye der ki “Müslümanlardan hiçbir topluluk cinlerin varlığını inkar etmemiştir. Kafirlerin çoğunluğu bile bu kanaattedir. Ehl-i Kitap olan Yahudi ve Nasraniler de tıpkı Müslümanlar gibi cinlerin varlığını kabul etmektedirler. Cehmiye ve Mutezile gibi cinlerin varlığını inkar eden zümreler bulunduğu gibi kafirler arasında da böyle inkarcılar bulunabilir. İstisnalar kaideyi bozmaz.  Çünkü çoğunluk böyle bir alemin var olduğu kanaatindedir. Zira cinlerin varlığına dair, peygamberler tarafından verilen haberler tevatür halini almıştır. İster istemez onların varlıkları bilinmiştir. Onların diri ve akıllı, irade sahibi, emir ve yasak dinleyen birer varlık oldukları, insanlara arız olan bazı araz ve sıfatlardan olmadıkları tartışmasız bilinmiştir. 

Mademki bütün peygamberler tarafından bu haber verilmiştir ve bu tevatüren sabit ve zahir olmuştur, öyleyse hiç kimse bunu inkâr edemez! Avam ve havas bunu bilir ve iman eder. Demek ki bütün Müslümanlar buna inanmaktadır. Cinlerin varlığını kabul etmektedir. Ehl-i kitaptan olan kafirlerin çoğunluğu da buna evet demektedir. 

Arap müşrikleri, Sami ve Hint soylarından olanların hemen hepsi, Ham’ın evlâdı, Kenan ve Yunanlıların çoğunluğu, diğerlerinden Yafes’in evlatları ve bütün topluluklar da cinlerin varlığını kabul etmektedirler. Hatta bunlar, cinlerin yardımı ile elde ettikleri tılsım ve diğer büyücülük gibi şeylere dahi inanmaktadırlar. Bunlar ister İslam’a göre meşru olsun, ister şirk olsun; Müslüman olmayanlar bu gibi şeyleri kabul etmektedirler. 

Müşrikler bir nevi cinlere tapınmayı andıran tılsımlar ve afsunlar yaparlar. Böylece cinlere son derece de saygı gösterirler. İslam’a göre şirk sayılan büyü, tılsım ve muskalar yaparlar ki İslam alimleri bunları mensuplarına yasaklamıştır. Çünkü anlaşılmaz kelimelerle okunduğu ve yapıldığı için şirk zannedilebilir. Okuyan kişi onun şirk olduğunu bilmese de madem ki böyle bir zan ve ihtimal vardır, İslam bunu mensuplarına yasak etmiştir. Sahih-i Buhari’de, Peygamber’in (s.a.v.) şirk olmadıkça hastaya okumaya izin verdiği varid olmuştur. 

Şöyle buyurmuşlardır ‘Kardeşine faydalı olmaya gücü yeten kimse, bunu yapsın.’ Arap ve diğer eski milletlerde bu gibi şeyler vardı. O kadar çoktu ki anlatmakla bitirilemez. Müslüman alimlerden bazılarınca bunun hakkında mütevatir haberler vardır. Diğer alimler de bilirler bunu. Ancak Müslüman bilginleri hem Arap cahiliyetinden ve hem de diğer milletlerden haberdar oldukları için bu konulardaki bilgileri diğerlerininkinden fazladır. 

“Tapınak ehlinin tıbbı karşısında bizim tıbbimiz, (doktorluğumuz) bizim tıbbımıza nazaran kocakarıların tıbbı mesabesindedir.” 

Cinlerin varlığını, filozof ve doktorlardan çok az kişiler (cahil olanlar) inkâr etmişlerdir. Cahil olmayan bilginlerine gelince; onlar ya kabul etmişlerdir yahut bu hususta onlardan bir söz hikaye edilmiştir.. 

Bukrat’tan nakledilen bir haber şöyledir: O, bazı sular hakkında demiştir ki “Bu su bazı sara hastalıklarına iyi gelir. Bundan putperestlerin kasd ve tedavi ettiği hastalığı kast etmiyorum. Bundan doktorların tedavi ettiği sarayı kasr ediyorum.” Ve yine demiştir ki “Tapınak ehlinin tıbbı karşısında bizim tıbbimiz, (doktorluğumuz) bizim tıbbımıza nazaran kocakarıların tıbbı mesabesindedir.” 

Şurası da bir gerçektir ki bunu inkar edenlerin, cinlerin var olmadıklarını ispat edecek bir delilleri yoktur. Yaptığı şeylerden bunu isbat edecek elinde bir şey yoksa, demek bunu bilmiyordun. Tıpkı hastaya, fiziki açıdan sağlıklı olup olmadığını anlamak için bakan ve muayene eden doktor gibi.. Bu doktor onun ruh haletini anlayamaz. Çünkü ruhçu değildir. Cinleri de anlayamaz. Çünkü bu alanda da herhangi bir bilgiye sahip değildir. 

Moral bakımından kendisine güvenen hastanın, ruhi yönden kendine etkisi tabii ki doktorun vereceği ilaçlardan daha büyüktür.. İşte cinlerin de bir çok etkileri vardır insanoğlunun bedeninde. Allahın Resulu (s.a.v.) bir hadiste şöyle buyururlar “Şeytan, insanoğlunun (bedeninde) kanın dolaştığı yerde dolaşıp durur.” Tıp buna, kalpten diğer yerlere dağılan ve insanı yaşatan hayvani ruh ismini vermektedir. 

Cin Şeytan ve İblis Hakkındaki Görüşler

Er Raciz der ki “Hin ve cinden olan teyzelerim oynuyorlar.” Ebu Ömer Ezzahid’in fikri “Hin; cin köpekleri ve aşağı tabakalarıdır.”

İlmi Dureyd der ki “Cin, insanın aksidir.” Gecenin karanlığı insanı örtüp gizlediğinde (Cennehlilleylü ve ecennehü ve cenne aleyhi) derler. Senden gizlenen ve sana görünmeyen her şey için “Cenne anke” tâbirini kullanırlar. Cahiliyet ehli, Meleklere de gözle görülmedikleri için cin derlerdi. Cin ve cinnet aynı manadadır.

Er Raciz der ki “Hin ve cinden olan teyzelerim oynuyorlar.” Ebu Ömer Ezzahid’in fikri “Hin; cin köpekleri ve aşağı tabakalarıdır.” El Cevheri “El Can; cinlerin babasıdır. (El Can’ın beyaz bir yılan adı olduğu da söylenmiştir.)

Süheylî, “En Netaiç” adlı eserinde cinlerin meleklere ve gözle görülmeyen diğer varlıklara da şamil olan bir isim olduğunu beyan ederek şöyle demiştir “Fazilet ve şerefine binaen bir çok yerlerde cin “ins”ten evvel zikredilmiştir. Çünkü cin (kelimesi) melekler ve gözle görülmeyen diğer varlıkları da tabir etmektedir. Allah-ü Teala şöyle buyurmuştur “Onunla cinler arasında bir neseb kıldılar.” 

El A’şi şöyle demiştir “Meleklerin cinlerinden yedisini emrine amade kılmıştır. Bunlar huzurunda ücretsiz çalışırlar.” Cenab ı Hakkın “Onlardan önce ne İns ve ne de Cin onlara (hurilere) dokunmamıştır.” “Onun günahından ne İns ve ne de Cin sorumlu tutulmaz.” “Şüphesiz biz şunu biliriz ki İns ve Cin, Allah hakkında asla yalan söylemezler” Ayetlerindeki “Cin” ifadesi melekleri kapsamamaktadır. Çünkü melekler ayıplardan uzak oldukları gibi haklarında ne yalan ve ne de diğer günahlar düşünülemez. Ortada böyle bir karine mevcut olduğu için bu ifade melekleri kapsamamaktadır. Bu sebepledir ki insanın cinlere karşı olan üstünlüğünden dolayı bu ayetlerde «İns» lafzı ile başlanmıştır. 

İbn-i Ukeyl’in fikri “Gözlerle görülmediği için cinlere ‘cin’ denilmiştir. Karında bulunan cenin kelimesi de bu türdendir.

İbn-i Ukeyl’in fikri “Gözlerle görülmediği için cinlere ‘cin’ denilmiştir. Karında bulunan cenin kelimesi de bu türdendir. Çünkü bu da gözle görülmemektedir. Savaşta kullanılan koruyucu bir alete ‘cünne’ denilmesi savaşanı düşman saldırısına karşı gizleyip korumasından ileri gelmiştir. Meleklere bu ismin verilmesi onların şanını düşürmez. Çünkü aynı kökten türeyen isimler, birbiriyle çelişmez. Görmüyor musun “El-Habie”ye bu isim (El-Habii) kökünden geldiği için verilmiştir. Zira onun içinde bir şey saklanmaktadır. Sandık kelimesi düşünülecek olursa bu isim boşa çıkmaz. 

Asi şeytanlar cinlerdendir. Ve İblis çocuklarıdır. Şeytanların en azgınları ve İblis’in yardımcılarıdır. İblis’in emirlerini yerine getirip, durmadan insanları saptırmaya çalışırlar. El -Cevheri der ki “Cin, insan ve hayvanlardan her baş kaldıran şeytandır. 

Araplar yılana da Şeytan demişlerdir… Kötülük yapmakta son derece azgın olan her varlığa bu isim verilmiştir. 

El – Kadı Ebu Ya’la bu hususta görüşünü şöyle açıklıyoı “‘Eşşeyatin’ cinlerin asi ve kötü olanlarına denir. Kötü varlık hakkında “Marid” kelimesi kullanılır. Şeytan ‘Şeyatın’ çoğulunun tekilidir Cenab-ı Hak ‘Şeytanin Mârid’ diyerek iki kelimeyi bir arada kullanmıştır.”

İbnis Sekit der ki “Birinin isteğine karşı gelindiğinde bu kelime kullanılır. Ve derin bir kuyuya da ‘Bi’run Şatun’ denilir.” 

“İblisin asıl ismi, melâike ile beraber olduğu zaman Azazil idi. O, dört kanatlı meleklerdendi. Sonra ‘İblis’ olmuştur.”

İbni Dureyd “Dilcilerden bir kısım insanlar şöyle iddia etmişlerdir ‘İblis’ kelimesi ‘îblâs’ kökündendir. Allah’ın rahmetinden ümit kestiği için bu isim verilmiştir ona. Bir insan ümitsiz olduğu zaman hakkında «Eblesei – reculü iblâsen fehuve mublisun» derler. Bu şunu göstermektedir; İblis’e bu isim, ancak Allah’ın rahmetinden ümidini kestikten sonra verilmiştir. 

İbni Ebid – Dünya e diğerleri İbni Abbas (r.a.)’dan şöyle rivayet etmişlerdir “İblisin asıl ismi, melâike ile beraber olduğu zaman Azazil idi. O, dört kanatlı meleklerdendi. Sonra ‘İblis’ olmuştur. , Eb’ul-Musenhâ “İblis’in Nâil idi. Allah ona gazab edince Şeytan ismini aldı.” demiştir. İbni Abbas’dan (r.a.) dan “İblis Allah’a asi gelince, lanetlendi ve şeytan ismini aldı.”  

Ebul Baka şöyle demiştir “İblis, Acemce bir isimdir.” Bazılarına göre bu isim Arapça’dır. İblas kökünden  gelmedir. Mârifeliğinden dolayı münsarif olmamıştır. Çünkü isimlerde onun bir benzeri yoktur. Ancak bu fikir pek yerinde bir fikir değildir. Çünkü isimlerde onun benzeri vardır ‘İhrit, İhfil ve İslit’ isimleri gibi.. 

Ebu Ömer bin Abdil Berre der ki “Kelam ve lisan ehline göre. Cin bir kaç farklı anlamda kullanılır: Sadece cin olarak zikrettiklerinde ‘cinnî’ denilir. Onun insanlarla beraber yasayanlardan biri olduğunu kast ettiklerinde ‘amir’ diye adlandırırlar ki çoğulu ‘ummar’dır. Çocuklara arız olanları kast ettiklerinde ise ‘ervah’ derler. Yüzsüzlüğü artınca ‘şeytan’ daha da azınca ‘marid’ kendisiyle başa çıkılmayacak şekilde azınca ‘ifrit’ adını alır.

Kaynak: İmam Şişli, Cinlerin Esrarı

Continue Reading

Cinler Alemi

Succubus (Sukkubus) İblisi Çağırma

İncibus ve Succubus İblisleri Hakkında Bilgi, Succubus İblisi Nasıl Çağırılır, Succubus İblisi / Cini Çağırmanın Sonuçları, İblis, Cin Çağırma Ayinleri Hakkında Uyarı…

Published

on

By

Succubus iblisi çağırma - Demonizm

İncibus ve Succubus İblisleri Hakkında Bilgi, Succubus İblisi Nasıl Çağırılır, Succubus İblisi / Cini Çağırmanın Sonuçları, İblis, Cin Çağırma Ayinleri Hakkında Uyarı…

İncibus ve Succubus İblisleri Hakkında Bilgi

Succubus ikinci seviye bir iblis / demondur. Eril cinsellik enerjisi ile beslenir. Incibus ise kadınları ayartan ya da onlara uykularında tecavüz eden efsanevi bir erkek şeytandır. Bunu yapmasının sebebi onları “cambion” doğurması için hamile bırakmaktır.

Succubus ise Incibus’un aksine erkeklerin rüyalarına girip onları baştan çıkaran erkek dişi iblislerdir. İncibus ya da Succubus’lar, eve davetsiz girip başka bir formda görünebilirler. Kurban, onları sadece bir rüya olarak algılar. 

Incibus, işe yarar canlı sperm üretemez. Spermi kendi türünün dişi haliyle yani “succubus” olarak bir erkek insandan edinir. Bazı kaynaklar, şunları iddia ediyor: Incibus, dişi insanın enerjisini emer. Birinin Incibus olduğunu normalden daha soğuk erkeklik cinsel organı ile anlayabilirsiniz. Incibuslar bir ilişkiyi tekrarlarlarsa çok yorulurlar ya da ölürler.

Succubus İblisi / Cini Çağırmanın Sonuçları

Burada bir ayin öneğini özetleyeceğimiz Sukkubus çağırma ayini sırası / sonrasında kişi eğer Sukkubus’u başarı ile çağırır ve memnun ederse:

  • Cinsellik içeren rüyalar görür
  • Sukkubus tarafından korunur
  • Cinsellik büyülerinde Sukkubus’tan faydalanır
  • Yanlızlık hissi tamamen yok olur.

Kişi başarı ile çağırır ancak memnun edemez ise:

  • Cinsellik içeren kabuslar görür
  • Vücudunda hafif yanıklar ortaya çıkar
  • Aşk hayatı Sukkubus tarafından yönetilir
  • Karşı cinse itici gelir.

Succubus İblisi Nasıl Çağırılır

Sukkubus’a özel mührü ayın son halinin tekamül ettiği salı günü çizip, yine aynı günün gecesinde şu sözleri söylemek gerekir: “Besticitum consolato veni ad me’vertat.Creon, Creon, Creon, cantor laudem omni-potentis, et non commentor. Stat superior carta bient laudem, omviestra principem da montem et inimicos meos ô prostantis vobis et mihi dantes que passium fieri sincisibus.”

Bu sözlerin 7 kez söylenmesi gereklidir. Her sözünüzde sanki bedeninizden mavi bir ışık mühür ile bütünleşiyormuş gibi hissedilmeli ve düşünceler bu yönde konsantre edilmelidir. 

İblis, Cin Çağırma Ayinleri Hakkında Uyarı

Yukarıdaki metin sadece demonizm konusunda ufak bir fikir vermesi için paylaşıldığı için metinde sözü geçen mührün çizimlerine yer verilmemiştir. Şahsen, özellikle yol açtıkları bazı psikolojik bozulmalar dolayısıyla bu tip ayin ve ritüellerin denenmesini doğru bulmuyorum. Ancak çok merak edip de illa ben deneyeceğim diyenler olursa internette demonizm, satanizm gibi konularda içerik yayınlayan ve paylaşım yapan çok sayıda sayfa ve forum bulabilirler. Oralara göz atmalarını önermekten başka bir şey yapamayacağım.

Müslüman Cin Çağırma Duası
Cin Sahibi Olmak, Cinlerden Hüddam Edinmek İçin Dua
Yaşayan Birinin Ruhunu Çağırma Ayini – Kalp Daveti
Continue Reading

Cinler Alemi

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

Cinlerle ilgili bilgiler ve halk inanışları, cinlerin özellikleri, cin çarpması ve musallat, cin musallatı belirtileri, cinler ve cinsel ilişki.

Published

on

By

Cinlerle ilgili bilgiler ve halk inanışları, cinlerin özellikleri, cin çarpması ve musallat, cin musallatı belirtileri, cinler ve cinsel ilişki.

Cinlerle ilgili bilgiler ve halk inanışları, cinlerin özellikleri, cin çarpması ve musallat, cin musallatı belirtileri, cinler ve cinsel ilişki.

Cinlerle İlgili Bilgilerin Kaynakları

Günümüzde cinlere dair halk inanışlarının kahir ekseriyetini başta Kuran-ı Kerim ve hadisler olmak üzere muhtelif İslami kaynaklar ile İslam öncesi Arap folklorunun İslamize edilmiş bir takım rivayetleri belirler. Bununla beraber Türklerin İslam öncesi dönemden gelen bir takım inanışları da gerek İslami forma bürünerek gerekse de Pagan dönemdeki formlarını aynen koruyarak canlılığını yaşamayı sürdürmektedir. Söz konusu inanışların başlıcaları ve bunlardan yola çıkılarak hazılanan cinlerle ilgili bilgiler listesi ise şu şekildedir:

Cinlerin Özellikleri

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

  • Erkek ve dişilerden oluşurlar.
  • Hz. Muhammed ve koyun dışında her şekle girebilirler.
  • İslam’ın da etkisiyle genel olarak cinlerin gelecekten haber veremediklerine inanılır. Ancak çok hızlı hareket edebildikleri ve görünmedikleri için insanların sırlarını ve gizli konuşmalarını vb. dinleyip, gözlemleyip gerek duyduklarına birbirlerine ve cinci hoca, hüddam vb. kişilere açıklayabilirler.
  • En az dört yüz sene yaşarlar.
  • En fazla üç bin sene yaşarlar.
  • Nadiren de olsa üç bin seneden daha uzun süre hayatta kalmış olanları da vardır.
  • Çok hızlı hareket ederler. Bir anda dünyanın bir ucundan bir diğer ucuna ulaşabilirler.
  • Müslüman ve kafir cinler vardır.
  • Kafir cinler bulundukları yerde Kuran okunmasından, namaz kılınmasından, dua edilmesinden hoşlanmazlar.
  • Musallat oldukları kişinin tuvalette uzun süre ve yalnız kalmasını teşvik ederler.
  • Ezandan nefret ederler.
  • Akşam ezanı okunduğunda cinlerin dünyası ve insanların dünyası iç içe geçtiği için cinler daha çok akşam ezanından sonra görülür.
  • Sabah ezanı okunduğunda dağılırlar.
  • Belirli ritüelleri gerçekleştirerek cin çağrılabilir. Cin çağırıldıktan onlara sorular sorulup, cevaplar alınabilir.
  • Uzun süredir kullanılmayan, terk edilmiş evleri sahiplenirler.
  • Cin ve şeytanlar insanların bulunduğu mekanlarda bulunabilir ve bazen beraberce yaşarlar.
  • Cin ve şeytanların eve girmemesi için eve girerken sağ ayakla ve besmele çekerek girmek gerekir.
  • Bazen içinde insan yaşayan evlerde de görülür, evin sakinlerine rahatsızlık ve zarar verirler. Ev sakinlerine görünerek onları korkutur, evin içine pislik ve taş atarlar.
  • Müslüman cinler, insanlara zarar vermemek için evlerin içinde değil daha çok tavanlarında bulunurlar.
  • Müslüman bir cinin sahiplendiği evi terk etmesi istendiğinde üç gün mühlet verilmesi gerekir.
  • Müslüman cinler insanlara yardım ederler. Bazen insanları diğer cinlerden korumak için mücadele ederler.
  • Üzerlik yahut nazar otu adıyla bilinen bitkinin dumanından çok rahatsız olurlar. Bir mekan cinlerden temizlenmek yahut cinlerin oradan uzak tutulması isteniyorsa o mekanda düzenli aralıklarla üzerlik yakılması suretiyle tütsülenmesi gerekir.
  • Cinlerin evden uzaklaştırılması isin evin banyo ve tuvaleti hariç her yerinin sirke veya sirkeli suyla silinmesi gerekir.
  • Cinlerin yemeği insan artıklarıdır. Kemik, dışkı ve soğan kabuklarını yemeyi severler.
  • Besmele çekilmeden ve sağ el dışında yenen yemeğe ortak olurlar.
  • Yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutmuşsak ve bu yüzden cin yemeğimize ortak olduysa, sofradan kalkmadan besmele çektiğimiz taktirde cin yediklerini kusmak zorunda kalır.
  • Genellikle kırsal alan ve harabelerde, hamamlarda, incir hurma gibi ağaçların çevresinde, çöplüklerde, türbe ve mezarlıklarda bulunurlar.
  • Kabile ve gruplar halinde yaşarlar.
  • Cinlerin çocukları 40 yaşına kadar annelerini emerler.
  • Müzik çalınan, içinde resim ve heykel bulunan yerlerde çok olurlar. İnsanlar gibi doğar, büyür, yer içer, uyur ve ölürler.

Cin Çarpması ve Musallat

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

  • Daha çok kadın ve çocuklara musallat olurlar.
  • Eğer bir kişi banyoda uzun süre kalırsa o kişiye bir cin aşık veya musallat olabilir.
  • Cinlerle alay ederseniz size musallat olurlar.
  • Cin çağırma törenlerine genellikle kafir cinler icabet eder. Cin çağıran kişilere çokça musallat olurlar.
  • Cinler daha çok abdestsiz bilhassa cenabet dolaşanlara musallat olur, onları çarparlar.
  • Akşam ezanından sonra banyo yapılırsa cin çarpabilir.
  • Akşam ezanından sonra dışarı su dökülmez. Dökülürse cin çarpabilir.
  • Akşam ezanından sonra mutfakta sıcak su dökülmez. Üzerine sıcak su dökülmesi cinlere zarar verdiği için cin çarpmasıyla sonuçlanabilir.
  • Akşam ezanından sonra evin dışında taharet giderilmez. Giderilirse cin çarpabilir.
  • İnsan sidiği cinleri felç eder. Cinin üzerine veya sofrasına işenirse cin çarpar.
  • İşemeden önce besmele çekilmez veya “Destur” denmezse cinlerin veya sofralarının üzerine işenebilir. Bu da cin çarpmasına yol açar.
  • Bazen kendilerine zarar veren insanları kaçırıp cin mahkemelerinde yargılarlar.
  • (Görünmez oldukları için bilmeden) Cinlerin sofralarına basılırsa, basan kişinin ayak parmağı şişer.
  • Genellikle tek başına yaşayanlara musallat olurlar.
  • Hüddam denilen cinci hocalar bazı cinleri hükümleri altına alıp insanlara musallat edebilirler.

Cin Musallatı Belirtileri

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

  • Bir kişinin sağ kulağına ezan okunduğunda o kişi bayılır, çığlık atar, titrer, ellerini gözlerine kapatır veya ağlarsa bu içine cin girdiği veya musallat olduğu anlamına gelir.
  • Karşımızdaki kişinin insan kılığına girmiş bir cin olduğunu çok hızlı nefes alıp vermesinden ve ayaklarının ters olmasından anlayabiliriz.
  • Bir kişi sürekli olarak uykuya dalmakta zorluk çekiyorsa, uyuduğunda sürekli korkunç rüyalar görüyorsa, rüyasında; kedi, köpek, kurt, tilki, aslan, inek ve fare gibi hayvanları sıkça görüyorsa, rüyasında kendini kabirde, pis yerlerde, korkunç yollarda görüyorsa, rüyasında sürekli garip insanlar görüyorsa mesela siyah, çok kısa veya uzun boylu insanlar, gördüğü rüyalar; genellikle karanlık yada alaca karanlık ortamlarda geçiyorsa, uykuda farkında olmadan sürekli dişlerini gıcırdatıyorsa, uykusunda ağlıyor, gülüyor veya çığlık atıyorsa, uykusuda sürekli yüksek bir yerden düşüyor gibi oluyorsa, uyandığında kendini toplaması uzun sürüyor, yataktan bir türlü kalkamıyorsa; o kişiye cin musallat olmuş demektir.

Cinler ve Cinsel İlişki

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

  • Rüyada sürekli diş çektirdiğini görmek, o esnada cinlerin rüyayı gören kişiyle cinsel ilişkiye girdikleri anlamına gelir.
  • Rüyada sürekli merdiven inip çıkmak, cinlerin rüya göre kişiyle cinsel ilişki kurdukları anlamına gelir.
  • Rüyada yüksek yerlerden düşmek; cinlerin, rüyayı gören kişiyle cinsel ilişki kurdukları anlamına gelir.
  • Cinsel ilişki öncesinde besmele çekilmezse cinler eşlerimize ve çocuklarımıza ortak olur.
  • Cinsel ilişki sırasında üzerimizde bir örtü olmazsa cinler ilişkiye dahil olarak o ilişkiden doğacak çocuğa ortak olurlar.
  • Cinlerin dişilerine peri denir ve bazen erkeklere aşık olurlar.
  • Periler insan erkeklere aşık olduklarında onlara çok güzel kadınlar şeklinde görünüp, baştan çıkarmaya çalışırlar.
  • İnsanlarla cinsel beraberlik yaşayan perilerin insandan çocukları olabilir.
Kuran’da Cinler
Hadislerde Cinler
Cinlerle Cinsel İlişki ve Evlilik Mümkün mü?
Cin Sahibi Olmak Cinlerden Hüddam Edinmek İçin Dua
Continue Reading

Cinler Alemi

Cin Sahibi Olmak, Cinlerden Hüddam Edinmek İçin Dua

Published

on

By

Cin Sahibi Olmak, Cinlerden Hüddam Edinmek İçin Dua

Cin Padişahı Çağırma Duası, Cin Padişahı Çağırma Duası Türkçe Okunuşu, Cinlerden Birine Sahip Olmak Cin Hüddam Edinmek İçin Dua, Cin Sahibi Olmak Cinlerden Hüddam Edinmek İsteyenlere Uyarılar…

Bu daveti okumaya devam eden bir kimse bu cin padişahları ile herhalde uyanıklık halinde görüşebilir. En az günde 184 defa okunur. Arkasından 9 kere de Esmaül Hüsna okunması lazımdır. Okuma zamanında az da olsa devamlı, buhur yakmak gerekir. Müddeti tasarrufu 110 gündür. Okumaya başlamadan evvel yüz istiğfar, yüz salavatı şerife, üç İhlas, bir Fatiha, Elif Lâm Mîm’den “münihün”a kadar okunduktan sonra Ayetel Kürsi okunup; sağına, soluna, üstüne, altına, önüne, arkana, yedinci ile etrafına, nefes edilir. Sekizinci Ayetel Kürsi’yi de okuyup nefesini içine çekersin. Kaseme bundan sonra başlanır:

Cin Padişahı Çağırma Duası – Kasem

Cin Padişahı Çağırma Duası
Cin Padişahı Çağırma Duası
Cin Padişahı Çağırma Duası Vefk
Cin Padişahı Çağırma Duası Vefk

Cin Padişahı Çağırma Duası Türkçe Okunuşu

  • Bismillâhirrahmânirrahıym* Aksemtü aleyküm yâ
    seyyide meytatarune ve yâ melike mezhebi ve yâ melike ebyadı ve yâ melike ahmerin ve yâ melike berkâne ve yâ melike şemhuraşin ve yâ melike zubeati ve yâ melike meymuni ecîbü da’vetî vahdarü meclisi hâzâ fî eyyi suratin yuhlekune bi iznillâhi teâlâ ve illâ fenfüzu lâ tenfizune illâ bi sultânin bi hakkıllezî halekanî ve halekaküm ve hüve rabbüküm* vallâhü alâ külli şey’in kadîr*

Zuhuratın gecikmesi halinde:

Ayeti kerimesini, yukarıda verilen kasemle beraber okumak gerekir. Zuhurattan sonra yani çağrılan cin padişahı ile görüşme gerçekleştikten sonra aşağıdaki ahidin kasemle beraber okunması gerekir:

Cin padişahı ile görüşüldükten sonra kasemle birlikte okunması gereken ahid.
Cin padişahı ile görüşüldükten sonra kasemle birlikte okunması gereken ahid.

Cinlerden Birine Sahip Olmak Cin Hüddam Edinmek İçin Dua

Bir cine sahip olmak ve daima beraberliğini temin etmek için:

Cin Sahibi Olmak, Hüddam Edinmek İçin Okunacak Dua
Cin Sahibi Olmak, Hüddam Edinmek İçin Okunacak Dua
  • Melliknî nâsıyetel hâdimîne yâ seyyide meytatarune emlik bihim mülken tâmmen yahdimünî ve en yücîbunî ilâ mâ ürîdü inneke fe’âlün li mâ türîdü ve mellektehüm esrâran bi esmâike yâ mâlikel mülki melliknî küllehüm ecmeıyne yâ
  • zel eelâli vel ikrâm*

Cinler geldiğinde konuşmayacak olurlarsa onları konuşturmak için:

Konuşmayan Cinleri Konuşturmak İçin Dua
Konuşmayan Cinleri Konuşturmak İçin Dua
  • Ve bi hakkı rabbî ve rabbikümül mükıymillezî entaka külle şey’in sâhıbül kelâmi vel a’lâmi bi hakkı men fevkaküm alâ klllll menzileh.

duası yazının başında verilmiş olan kaseme ilave edilir. Vefk 2 adet yapılır. Birisi daima üzerinde taşınır. Diğerini de okurken karşında ve buhura maruz bir yerde bulundurursun. Her zaman tahareti kamile halinde olmak, daima abdestli bulunmak, her türlü haramdan kaçınmak, beş vakit namazı kılmak, az yemek, az uyumak, az konuşmak, her namazdan sonra 3025 kere “Yâ Mücîb” ism-i şerifini okumak ve her yüz defada bir:

  • Bismillâhirrahmânirrahıym. Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîbün ücîbü da’veted dâı izâ deâni felyestecîbü Ii vel yü’minü bî leallehum yerşüdün.

Ayeti kerimesini okumak gereklidir.

Cin Sahibi Olmak, Cinlerden Hüddam Edinmek İsteyenlere Uyarı!

Cinler, insanlara kolay kolay itaat etmezler. Bu sebeple bütün şartlar tamam olmadan onları etkilemeye, tesir etmeye çalışmak insanlara maddi ve manevi birçok zarar verir. Kuranı Kerim’de:

Ve hemmu bima lem yenalu
Ve hemmu bima lem yenalu
  • “Onlar nail olamayacakları şeyleri elde etmeye çalışırlar” diye buyurulmuştur. Bu itibarla bu gibi işlerle meşgul olanlar son derece titiz davranmalı doğru ve kamil bir insan olmalı, arınmalı ve ondan sonra da bu gibi işlere çalışmalıdır. Ele geçirmek istenen güç ve kuvvet bütün insanlar lehine sarf edilmedikçe sahibine hayır ve fayda getirmez.
Müslüman Cin Çağırma Duası
Farklı Cin Çağırma Yöntemleri
Ruh Çağırma Yöntemleri
Kalp Çağırma: Yaşayan Birinin Ruhunu Çağırma
Continue Reading

Cinler Alemi

Hadislerde Cinler

Cinlerler ilgili hadisler, cin hadisleri, cin mektubu, hadislere göre cinler…

Published

on

By

Hadislere Göre Cinler Hadislerde Cinler Cin Mektubu

Cinlerler ilgili hadisler, cin hadisleri, cin mektubu, hadislere göre cinler…

Geleneksel olarak her ne kadar İslam dininde; Kuran-ı Kerim’in ardından ikincil bilgi kaynakları olarak kabul edilseler de hadisler, bilhassa günümüzde, İslami çevrelerin başlıca tartışma konularındandır. Hadislerle  ilgili geleneksel tartışma konusu, sahihlikleri, sıhhatleri rivayet zincirlerinin sağlamlığı iken günümüzde ise dini bilgi kaynağı olarak geçerlilikleri giderek artan ölçüde sorgulanmaktadır.

Ancak bu çalışmada; sözü edilen akademik tartışmalara girilmeksizin, geleneksel olarak yaygın cin inanışlarının önemli bir bölümüne kaynaklık etmeleri açısından değerlendirilmeleri elzem görülmüştür. Yer verilen hadislerin seçiminde geleneksel; sahihlik, sıhhat, rivayet zinciri gibi kriterlerden ziyade; yaygınlık, bilinirlik gibi unsurlar ön planda tutulmuştur. Buna rağmen ve bununla beraber yine de yer verilen hadislerin çoğunlukla muteber hadisler ve ravilerin aktarımlarından oluştuğu da görülecektir.    

Cin Hadisleri

  • İbn Abbas’dan: Allah Resulü(s.a.v.) buyurdular ki: “Hacer-i Esved’e, cahiliye kirlerinden hiçbir şey bulaşmasa, zalim ve günahkarların pisliklerinden de hiçbir şey değmeseydi, dokunan her hasta iyileşirdi. Bugün de aynen Allah’ın kendisini yarattığı gibi görülürdü. Siyahlaşmasının sebebi, cehennem ehlinin, cennet süsünü görmemesi içindir. Ayrıca o, cennet yakutlarından bir yakuttur ki, Allah onu, Adem’i yeryüzüne indirdiği zaman, Kabe’nin yerine koymuştur. Yeryüzü o zaman son derece temiz idi. Orada hiçbir günah işlenmemişti. Çünkü orasını kirletecek kimse yoktu. Allah, Harem’in etrafına, melekleri bir saf olarak, sırf onu yeryüzü sakinlerinden korumak için yerleştirmiştir. Yeryüzünün sakinleri o zaman cinlerden ibaretti. Onların onu görmeleri, yakışık almazdı. Çünkü cennetten çıkma bir şey idi. Cenneti gören cennete girer. Onun için ona ancak haklarında cennet sabit olanlar bakabilirdi. Melekler, sürekli olarak cinleri ondan alıkoydular, göstermediler. Harem’in her tarafını ablukaya aldılar. Bunun için Harem’e, ‘haram'(yasak ve mukaddes bölge) denilmiştir.” (Rudani, C. 3, H.no: 3657, s. 68.)
  • İbn Abbas’tan: “Allah Resulü(s.a.v.), cinlere ne (Kur’an) okumuştu, ne de onları görmüştü. Ashabından bir grup ile Ukaz çarşısına gitmek üzere yola çıktı. Bunun üzerine şeytanlarla sema haberi arasına engel çekildi. Üzerlerine ateş topları gönderildi. Şeytanlar, kavimlerine döndüklerinde onlara dediler ki: ‘Ne oldu, niye boş döndünüz?’ ‘Bizimle Gök haberi arasına engel çekildi. Üzerimize ateş topları yağdırıldı’ diye cevap verdiler. ‘Bu, mutlaka (olağanüstü) bir olay çıktığını gösterir, haydi yeryüzünün doğularına ve batılarına doğru gidin (sebebini öğrenin)!’ Bunun üzerine Tihame’ye doğru yola çıkarak, Ukaz panayırına gitmekte olan grup, Peygamber(s.a.v.)’e hurmalıkta rastladılar. O, ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Kur’an’ı duyduklarında onu dinlemeye koyuldular ve dediler ki: ‘Demek ki sema haberi ile aramıza giren engel buymuş.’ Hemen kavimlerine dönüp şöyle dediler: ‘Doğrusu biz, doğru yola götüren, hayrete düşüren bir Kur’an dinledik. Ona inandık, biz Rabb’imize ortak koşmayacağız.’ [CİN(72)/1-2] Bunun üzerine; Peygamber(s.a.v.) dedi ki: ‘Cinlerden bir zümrenin (benim Kur’an okuyuşumu) dinledikleri, bana vahyolundu…’ buyruğu ile başlayan ‘Cin Suresi’ indi.” (Rudani, C. 5, H.no: 7297, s. 435.)
  • Cabir’dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah(s.a.v.), ashabına çıktı ve onlara “Er-Rahman Suresi”ni, başından sonuna kadar okudu. Ashab sustular. Resul-i Ekrem(s.a.v.) buyurdu ki: “Cinn gecesi, bu süreyi cinlere okudum ve onlar, cevap bakımından sizden daha iyiydiler. Çünkü ben, ‘Rabb’inizin nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz?’ ayetine her geldiğimde, ‘Ey Rabb’imiz! Senin nimetlerinden hiç birini inkar etmeyiz ve sana hamd olsun!’ dediler.” (Tirmizi, C.5, H.no: 3507, s. 392.)
  • Abdullah ibn Mes’ud: “Rabb’lerine vesile arayıp duruyorlar…”[İSRA(17)/ 57] ayeti hakkında şöyle demiştir: “İnsanlardan bir topluluk, cinlerden bir topluluğa köle oluyorlardı. Nihayet o cinler, İslâm Dini’ne girdi, o insanlar ise cinlerin dinine tutunup kaldılar.” (Buhari, C.10, H.no: 65- Kitabu’t Tefsir 235, s.4518.)
  • Ata ibn Ebi Rebah’tan; o da Cabir ibn Abdillah’tan aktardı: Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Yiyecek içecek kaplarının üzerlerini örtünüz, su kırbalarının ağız iplerini bağlayınız, bütün kapıları arkalarından kapayınız, yatsı vakti sırasında çocuklarınızı dışarıda hareketten men edip eve toplayınız. Çünkü o zaman cinlerin yayılması ve bir şeyi süratle alıp kapmaları vardır. Uyku sırasında kandilleri söndürünüz. Çünkü fasıkçık; yani fare, bazen yanan fitili çeker de ev halkını yakar.” (Buhari, C.7, H.no: 59- Kitabu Bedi’l Halk 120, s.3095.) 
  • Ali bin Ebu Talib’dan rivayet edilmiştir: Resulullah(s.a.v.) buyurdu ki: “Cinin gözleri ile Ademoğullarının avret yerleri arasında perde, Ademoğullarından biri, ayak yoluna girerken onun; ‘Bismillah’ demesidir.” (Tirmizi, C.1, H.no: 603, s. 408.)
  • İbn Mes’ud’dan: Allah Resulü(s.a.v.) buyurdular ki: “Tezek ve kemikle taharetlenmeyin! Çünkü bunlar, cin kardeşlerinizin azığıdır.” (Rudani, C. 1, H.no: 503, s. 182.)
  • Ebu Davud’un rivayeti: Cin Heyeti, Allah Resulü(s.a.v.)’e geldiklerinde dediler ki: “Ey Allah’ın Resulü! Ümmetini, kemik, tezek veya kömür ile taharetlenmekten menet! Çünkü Allah, bizim rızkımızı onlarda kıldı.” Bunun üzerine Peygamber, bizi bundan alıkoydu. (Rudani, C. 1, H.no: 504, s. 182.)
  • Rezin, Enes’den: Allah Resulü (s.a.v.) buyurdular ki: “Nusaybin cinlerinden bir heyet, benden azık istediler; sakın kemikle ve tezekle taharetlenmeyin. Çünkü onlar, cin kardeşlerinizin yemekleridir.” “Bunlar cinlere ne fayda sağlayabilirler ki?” diye sorduklarında, şöyle buyurdu; “Buldukları kemik üzerinde behemehal biraz et bulurlar; buldukları tezek içinde de mutlaka bir tat bulurlar.” (Rudani, C. 1, H.no: 505, s. 182.)
  • Ebû Eyyûb el Ensarî’den şöyle rivâyet edilmiştir: Bir hurmalık vardı. Bir cin gelir ve ondan alırdı. Bundan Peygamber (s.a.v.)’e yakındım. Bunun üzerine Rasulullah(s.a.v.), şöyle buyurdu: “Git ve onu gördüğün zaman ‘bismillah’ de ve ona, ‘Peygamber’e tabi ol!’ diye söyle”. Sonra cini yakaladı, fakat bir daha gelmeyeceğine yemin etmesi üzerine bıraktı. Arkasından Ebu Eyyub, Peygamber (s.a.v.)’e geldi ve Resul-i Ekrem ona: “Esirini ne yaptın?” diye sordu. Ebu Eyyub: “Cin, bir daha gelmeyeceğine yemin etti.” dedi. Resul-i Ekrem: “O cin, yalan söyledi ve esasen o, yalan söylemeğe alışıktır.” buyurdu. Ebu Eyyub, cini tekrar yakaladı ve bir daha gelmeyeceğine dair yemin etmesi üzerine onu tekrar serbest bıraktı. Sonra Ebu Eyyub, Resulullah(s.a.v.)’e geldi ve Resulullah tekrar: “Esirini ne yaptın?” diye sordu. Ebu Eyyub: “Bir daha gelmemeye (ikinci kez) yemin etti!” dedi. Daha sonra cini (üçüncü kez) yakaladı ve (ona) dedi ki: “Seni Resulullah(s.a.v.)’e götürmeden bırakmayacağım!” Bunun üzerine cin, şu mukabelede bulundu: “Ben sana bir şey söyleyeceğim. Ayet-ül-Kürsi’yi oku! Evinde bunu oku, ne şeytan ne de başkası sana yaklaşamaz.” Ebu Eyyub, Peygamber(s.a.v.)’e tekrar geldi ve Resul-i Ekrem: “Esirini ne yaptı?” diye sordu. Ebu Eyyub, cinin söylediğini Peygamber(s.a.v.)’e bildirdi. Resul-i Ekrem dedi ki: “Bu sefer doğru söylemiş, fakat kendisi yalancıdır!” (Tirmizi, C.5, H.no: 3039, s. 25.)
  • Ebu Said’den şöyle rivayet edilmiştir: “Resulullah(s.a.v.), Muavvizeteyn(Felak ve Nas) sureleri ininceye kadar cin çarpmasına ve göz değmesine karşı Allah’a sığınırdı. Felak ve Nas sureleri inince; o iki sureyi aldı ve diğerlerini bıraktı.” (Tirmizi, C.3, H.no: 2315, s. 444.) 
  • Ubeydullah b. Sercis’den: Peygamber (s.a.v.), yerin oyuk(haşerat) deliklerine işemeyi yasak etti. Katade’ye dediler ki: “O deliklere bevl etmek, neden hoş karşılanmaz.” Çünkü deniliyor ki: “Oralar cinlerin meskenleridir” dedi. (Rudani, C. 1, H.no: 444, s. 167.) 
  • İbn Ebi Leyla’dan, o da babasından: Peygamber(s.a.v.)’e, evlerine dadanan cinler hakkında sordular. Şöyle buyurdu: “Evlerinizde cinlerden birini görürseniz, şöyle deyin: ‘Nuh’a verdiğiniz söz hakkı için, Süleyman’a verdiğiniz söz hakkı için, Allah aşkına and veriyorum, eziyet vermeyin ve görünmeyin!’ Tekrar dönüp gelirlerse öldürün!” (Rudani, C. 3, H.no: 3964, s. 161.)
  • İbn Mes’ud’tan: “Kulun (muhakkak surette) rızkı gelir. Eğer sakaleyn(insanlar ve cinler) bir araya gelip, rızkına engel olmaya çalışsalar güçleri yetmez.” (Rudani, C. 3, H.no: 4592, s. 363.)
  • İbn Abbas’tan: Allah Resulü(s.a.v.) buyurdular ki: “Allah’ım! Sana teslim oldum, Sana iman ettim, Sana tevekkül ettim. Sana başvurdum, Senin yardımınla mücadele ettim. Allah’ım! Sen’den başka ilah yoktur. Allah’ım! Beni saptırmandan izzetine, sığındım. Sen, ölmeyen dirisin! (Ancak) cinler ve insanlar ölürler.” (Rudani, C. 7, H.no: 9465, s. 276.) 
  • Aişe’den şöyleri rivayet edilmiştir: Resulullah(s.a.v.): “Sizin içinizde muğarrebler görüldü mü?” buyurdu. Veya görüldü mü, yerine başka bir kelime söyledi. Ben: “Mugarribler nedir?” dedim. Resulullah(s.a.v.): “Kendilerine cinnilerin ortak olduğu kimselerdir” buyurdu. (Ebu Davud, C.5, Hno: 5107, s.669.)
  • Cabir b. Abdillah şöyle dedi: “Biz Resulullah(s.a.v.) ile beraber geldik ve Neccâroğulları (Yurdu’ndaki) bir bahçeye vardık. Bir de ne görelim! Bir deve, bahçeye giren herkese hücum ediyor. Bunu Peygamber(s.a.v.)’e bildirdiler. Bunun üzerine o, yanına gelip onu çağırdı. O da, dudağını yere koyarak gelip, onun önünde çöktü. (Hz. Peygamber); “Bir yular getirin!” buyurdu. (Yuları getirdiler). O da onu yularlayıp sahibine verdi. Sonra döndü ve şöyle buyurdu: “Yer’le, Gök arasında, cinlerin ve insanların asileri hariç, hiçbir şey yoktur ki; benim, Allah’ın elçisi olduğumu bilip, tasdik etmiş olmasın!” (Darimi, C.1, Hno: 18, s.105)
  • Hişam ibni Zuhre’nin himayesinde bulunan Ebu Saib (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi: “Bir gün Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh)’ın yanına gittim ve onu namaz kılıyor buldum. Onu beklemek üzere oturdum. Derken evin bir köşesinde hurma dalları arasında bir kıpırtı gördüm. Oraya bakınca bir yılan olduğunu gördüm. Onu öldürmek için yerimden sıçradım. Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) oturmam için bana işaret etti. Bende yerime oturdum. Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) namazdan çıkınca bana evinin karşısında bir eve işaret etti ve: ‘Bu evi görüyor musun?’ diye sordu. Ben: ‘Evet’ deyince Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle devam etti: ‘Bu evde, bizden yeni evli bir genç vardı. Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Hendek Harbine gittik. Genç, gün ortasında, ehline uğramak için Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den izin istiyordu. Bir gün yine o genç, Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den izin istedi. Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: ‘Silahını yanına al! Beni Kureyza Yahudilerinin sana bir zarar vermesinden korkuyorum!’ buyurdu. Adam silahını aldı ve sonra ailesinin yanına gitti. Hanımı iki kapı arasında ayakta duruyordu. Elindeki mızrağı ile dürtmek üzere kadına eğildi. Adama kıskançlık gelmişti. Kadın ona: ‘Mızrağını geri çek! Hele eve gir, beni dışarı çıkaran şeyi bir gör!’ dedi. Adam içeri girdi, bir de ne görsün; yatağın üzerine büyük bir yılan! Mızrağıyla ona yöneldi ve yılana sapladı. Sonra çıkıp, mızrağı avluya dikti. Derken yılan üzerine atıldı. Bilemiyoruz, hangisi da evvel öldü; yılan mı, genç mi? Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelip, bu durumu anlattık ve: ‘Allah’a dua edin de Allah onu tekrar diriltsin!’ dedik. Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Arkadaşınız için Allah’a istiğfar edin! Kuşkusuz ki Medine’de Müslüman olmuş bir takım cinler vardır. Onlardan birini görürseniz, kendisine üç gün mühlet verin! Eğer bundan sonra yine de görünürse onu öldürün! Çünkü o bir şeytandır!’ buyurdu.” (Müslim 2236/139, Muvatta 2/976, Ebu Davud 5257, Tirmizi)
  • Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi: “Rasulullah: ‘Sizden herhangi biri esnediği zaman eliyle ağzını kapatsın! Kuşkusuz ki şeytan (kişinin ağzına) girer!’ buyurdu.” (Müslim 2995/57, Ebu Davud 5026)
  • Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Rasulullah: ‘Sizden biri uykusundan uyanıp abdest alırken burnuna su alıp sümkürsün! Çünkü şeytan onun genzinde geceler!’ buyurdu.” (Buhari)
  • Hüseyin bin Ali şöyle dedi: “Mü’minlerin annesi Safiyye binti Huyey bana şöyle dedi: Rasulullah, Ramazanın son on gününde i’tikafta iken bir gece Nebi’nin yanına girip onunla bir saat sohbet etmiş. Sonra evine dönmek için ayağa kalkmış. Rasulullah’da onu evine götürmek için kalkmış. Nihayet Ümmü Seleme, kapısının önündeki mescidin kapısına ulaştığında, Ensar’dan iki kişi oradan geçmiş ve Rasulullah’a selam vermişler. Nebi o iki kişiye: ‘Yavaş olun durun! Kuşkusuz ki bu kadın (eşim) Safiyye binti Huyey’dir!’ dedi. O iki kişi: ‘Subhanallah!!! Ya Rasulallah!’ dediler ve bu kendilerine çok ağır geldi. Bunu üzerine Nebi o iki kişiye: ‘Şüphesiz ki şeytan, insan vücudunda kanın ulaştığı yere ulaşır! Ben sizin gönüllerinize şeytanın bir şüphe atmasından endişe ettim!’ buyurdu.” (Buhari 4/1882) 
  • Osman bin Ebi’l-As şöyle dedi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni, Taif’e vali tayin ettiği dönemde namazımda bana bir şey peyda olmaya başladı hatta ne kıldığımı bilemez oldum. Ben bu durumu görünce kalkıp (Taif’ten Medine’ye) Rasulullah’ın yanma gittim. Rasulullah (beni görünce): ‘Ebu’l-As’ın oğlu?’ dedi. Ben: ‘Evet, Ya Rasulallah!’ dedim. Rasulullah: ‘Seni (buraya) getiren sebep nedir?’ buyurdu. Ben: ‘Ya Rasulallah! Namazlarımda bana bir şey peyda oldu, öyle ki ne kıldığımı bilemiyorum!’ dedim. Rasulullah: ‘Anlattığın şey, şeytanadır! Onu bana yaklaştır!’ buyurdu. Bunun üzerine ben, Rasulullah’n yanına vardım ve (diz çökerek) ayaklarım üzerine oturdum. Rasulullah elini göğsüme vurdu, ağzımın içine tükürdü ve: ‘Çık! Ey Allah’ın! Düşmanı’ dedi. Rasulullah bu işi üç defa tekrarladı. Sonra (bana): ‘(Git) işinle meşgul ol!’ buyurdu. ‘And olsun ki, ondan sonra şeytanın bana sokulduğunu sanmam!’ (İbni Mace 3548) 

Cin Mektubu

Tartışmalı bir husus olmakla birlikte halk arasında “Cin Mektubu” olarak bilinen, oldukça yaygın bir inancın atıf yaptığı hadis ise şu mealdedir: 

  • Eshab-ı kiramdan Ebu Dücane hazretleri anlatır: Yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah bir şey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resulullaha gidip, anlattım. Buyurdu ki: “Ya Eba Dücane, Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!” Kalem ve kağıt istedi. Hz. Ali’ye bir mektup yazdırdı. Mektubu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryat eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki: “Ya Eba Dücane, bu mektupla bizi yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektubu bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemeyeceğiz. Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz.” Ona dedim ki “Sahibimden izin almadıkça bu mektubu kaldırmam.” Cin ağlamasından, feryadından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını, mescitte kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Rasulullah buyurdu ki: “O mektubu kaldır. Yoksa, mektubun acısını, kıyamete kadar çekerler.” (Muhtelif Rivayetler: Beyhaki, Delailü’N-Nübüvve, no: 3044, 8/188. –  Hasâis-i Kübrâ, c.2, s.369. )

Hadislere Göre Cinler

  • Ölümlüdürler.
  • İslam ve muhtelif dinlere mensup olabilirler.
  • İnsanları hakimiyet altına alabilir, insanlar tarafından hakimiyet altına alınabilirler.
  • Kişi veya mekanlara dadanıp, musallat olabilirler.
  • İnsanların bedenlerine girebilir, bu yolla davranışlarını etkileyebilirler.
  • Vesvese denilen düşünsel etkileşim yoluyla insanların düşüncelerini etkileyebilirler.
  • İnsan bedenine giren yahut mekanlara musallat olan cinlerin kovulması mümkündür.
  • Gaybdan, gelecekten haber veremezler.
  • Kirli, ıssız, tenha ve çukurluk yerlerde ikamet ederler.
  • Daha çok akşam vakitlerinde ortaya çıkarlar.
  • Başka canlıların şekillerine bürünebilirler. 
  • İnsanları kaçırabilirler.
  • Dışkı ve kemikler onların besin kaynaklarıdır. 
  • Kuran’dan belirli ayet ve surelerin okunması yoluyla (Ayet-el Kürsi, Felak, Nas) cinlerden korunulabilir.
Kuran’da Cinler
Cin Mektubu
Cin ve Benzeri Konularla Uğraşanlara Uyarılar
Cinlerden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler
Müslüman Cinleri Çağırmak Yapılacak Uygulama ve Okunacak Dua
Continue Reading

Cinler Alemi

Kuran’da Cinler

Cinler Alemi: Kuran’da Cinler. Günümüzde; cinler alemi ve cin inanışı ile ilgili konular, İslam öncesi dönemlerden kaynaklanan ve İslam’a göre batıl sayılan pek çok farklı inanışla karışmış durumda. Oysa; İslam’da cin inancı konusunda İslami açıdan sağlıklı bir kanaate ulaşmak için bakılması gereken öncelikli ve en güvenilir kaynak yine İslam dininin kutsal kitabı olan Kuranı Kerim. Merak edenler için bu amaçla Kuran’da içinde cinlerle ilgili bilgi ve muhtelif konuların geçtiği ayetleri sizler için derledik.

Published

on

By

Cinler Alemi Kuran'da Cinler Kuran'a Göre Cinler Cinler Hakkında Bilgi

Cinler Alemi: Kuran’da Cinler. Günümüzde; cinler alemi ve cin inanışı ile ilgili konular, İslam öncesi dönemlerden kaynaklanan ve İslam’a göre batıl sayılan pek çok farklı inanışla karışmış durumda. Oysa; İslam’da cin inancı konusunda İslami açıdan sağlıklı bir kanaate ulaşmak için bakılması gereken öncelikli ve en güvenilir kaynak yine İslam dininin kutsal kitabı olan Kuranı Kerim. Merak edenler için bu amaçla Kuran’da içinde cinlerle ilgili bilgi ve muhtelif konuların geçtiği ayetleri sizler için derledik.

Kuranı Kerim’deki Cinlerle İlgili Ayetler

  • En’âm Sûresi 100. Ayet: “Bir de cinleri Allah’a bir takım ortaklar yaptılar. Oysa onları o yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.”
  • En’âm Sûresi 112. Ayet: “İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.”
  • En’âm Sûresi 128. Ayet: “Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.”
  • En’âm Sûresi 130. Ayet: “O gün Allah şöyle diyecektir “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.”
  • A’râf Sûresi 27. Ayet: Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o (Şeytan) ve kabilesi (Cinler) onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
  • A’râf Sûresi 38. Ayet: “Allah şöyle der: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin.” Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü) yoldaşına lanet eder. Nihayet hepsi orada toplandığı zaman peşlerinden gidenler, kendilerine öncülük edenler için, “Ey Rabbimiz! Şunlar bizi saptırdılar. Onlara bir kat daha ateş azabı ver” derler. Allah der ki: “Her biriniz için bir kat daha fazla azap vardır. Fakat bilmiyorsunuz.”
  • A’râf Sûresi 179. Ayet: “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.”
  • Hûd Sûresi 118-119. Ayetler: “Rabbin dileseydi insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.”
  • Hicr Sûresi 27. Ayet: “Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.”
    İsrâ Sûresi 88. Ayet: “De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
  • Kehf Sûresi 50. Ayet: “Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!”
  • Neml Sûresi 17. Ayet: “Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.”
  • Neml Sûresi 39. Ayet: “Cinlerden bir ifrit”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.
  • Secde Sûresi 13. Ayet: “Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.”
  • Sebe Sûresi 12. Ayet: “Süleyman’ın emrine de sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.”
  • Sebe Sûresi 13. Ayet: “Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.”
  • Sebe Sûresi 14. Ayet: “Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.”
  • Sebe Sûresi 41. Ayet: “(Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.”
  • Saffat Suresi 158. Ayet: “Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.”
  • Fussilet Sûresi 25. Ayet: “Biz onların başına birtakım arkadaşlar sardık da bu arkadaşlar onlara geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösterdiler. Böylece kendilerinden önce gelip geçmiş olan cin ve insan toplulukları ile ilgili o söz (azap), onlar için de gerçekleşti. Çünkü onlar ziyana uğrayanlardı.”
  • Fussilet Sûresi 29. Ayet: “(Ateşe giren) inkarcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.”
  • Ahkâf Sûresi 18. Ayet: “İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.”
  • Ahkâf Sûresi 29. Ayet: “Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.”
  • Zâriyât Sûresi 56. Ayet: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. “
  • Rahmân Sûresi 15. Ayet: “Cini de yalın bir ateşten yarattı.”
  • Rahmân Sûresi 31. Ayet: “Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!”
  • Rahmân Sûresi 33. Ayet: “Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.”
  • Rahmân Sûresi 39. Ayet: “İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.”
  • Rahmân Sûresi 56. Ayet: “Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.”
  • Rahmân Sûresi 74. Ayet: “Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.”
  • CİN SÛRESİ: Bu surenin cin inanışları bağlamında ayrıca vurgulanması makul bir tavır olsa gerektir. Çünkü Mekke döneminde indirilmiş olan ve 28 ayetten oluşan sure; ağırlıklı olarak cinlerden bahsettiği için bu adı almıştır. Konuyla ilgili en önemli ayetleri ise şu şekildedir:
  • Cin Sûresi 1 ve 2 . Ayetler: “(Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
  • Cin Sûresi 5. Ayet: “Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.”
  • Cin Sûresi 6. Ayet: “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.”
  • Cin Sûresi 19. Ayet: “Allah’ın kulu (Muhammed), O’na ibadet etmek için kalktığında cinler nerede ise (Kur’an’ı dinlemek için kalabalıktan) onun etrafında birbirlerine geçiyorlardı.”
  • Nas Suresi: Altı ayetten oluşan kısa bir namaz suresi olarak bilinen Nâs Sûresi’nin tamamı cinlerle ilgilidir. Mealen şu şekildedir: “De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.”

Kuran’a Göre Cinler

Cinler Alemi Kuran'da Cinler Kuran'a Göre Cinler Cinler Hakkında Bilgi
Cinler Alemi Kuran’da Cinler Kuran’a Göre Cinler Cinler Hakkında Bilgi

Kuran’ı Kerim’de yer alan cinlerle ilgili ayetler analiz edildiğinde doğrudan ve/veya dolaylı olarak cinler ve özellikleri hakkında detaylıca betimlenmiş olmamakla birlikte başlıca şu bilgilerin verildiğini görüyoruz:

  • Ateşten yaratılmışlardır.
  • Kendi iradelerine sahiptirler.
  • İrade sahibi oldukları için Allah’a ve peygamberlerine iman ve itaat etmekle sorumlu tutulmuşlardır.
  • Çoğunluğu Müslüman değillerdir.
  • Bireyler ve topluluklar halinde yaşarlar.
  • İnsanlarla etkileşime geçme, onların düşünce ve davranışlarını bir dereceye kadar çeşitli yöntemlerle etkileyebilme özellikleri vardır.
  • İnsanlarla etkileşimleri daha çok onları yanlış bilgilendirme ve manipüle etme şeklindedir.
  • Gerektiğinde insanlarla çıkar ilişkisi ve yardımlaşma yönlü ilişki kurabilmektedirler.
  • İnsanlara hükmedebildikleri gibi insanlar tarafından hüküm altına da alınabilirler.
  • Maddi dünyada, maddi değişimlere yol açabilme özellikleri vardır. (Sebe; 13)
  • Hareket kabiliyetleri insana kıyasla aşırı hızlı olabilse de evrenin her boyutuna sınırsız ulaşım gibi bir imkanları yoktur.
  • Geleceği bilme özellikleri yoktur. Gayb tabir edilen gizli işleri işe sadece şahit olabildikleri, gözlemleyebildikleri kadarıyla bilebilirler.
  • Zaman zaman bazı cinlere tapınılmış, onlar da bunun karşılığında tapınanlarını teşvik edici edimlerde bulunmuşlardır.
  • Cinsel ilişki kurabilme özellikleri vardır.
Continue Reading

Cinler Alemi

Farklı Cin Çağırma Yöntemleri

Cinlerle Temas: Yatsı namazı ile sabah namazı arasında karanlık bir yerde tek olmak şartı ile üç adet çember çizilir. İlk çemberin içerisine …

Published

on

By

Cin çağırma yöntemleri cinlerle temas, iletişim.

Cinler Nerelerde Bulunur

Cinlerin nerelerde bulundukları konusunda birbirinden farklı birçok farklı açıklama ve bilgi mevcut olmakla birlikte, aslında onların hemen her yerde var olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır. İnsanların yaşam alanları buna dahil…

Bunun sebebi şu şekilde açıklanır:

  • Cinlerden bahseden kaynakların büyük çoğunluğu onların insan nüfusundan kat ve kat fazla olduğunu ifade eder.

Cinlerle Temas

Cinlerle tema kurmak niyetindeyseniz eğer öncelikle şu soruların cevabını verebiliyor olmanız gerekir:

  • Bir cinle neden iletişim kurmak istiyorsunuz?
  • Bir cin neden sizinle iletişim kurmak istesin? (Onlara verebileceğiniz ne var?)

Cinlerle temas kurmaya çalışmadan önce ne yapmaya ve neden yapmaya alıştığınızla ilgili tam bir farkındalık içinde olmanız gerekir.

Çözmeniz gereken ikinci sorun ise inançtır. Kendinizi mümkün olduğunca inanç yönünden tamamlamaya çalışın. Dinsel- ibadetsel bir inanç değil; burada bahsettiğimiz konu daha çok; kendinize, yaratılışa hatta cinlerle iletişime geçebileceğinize yönelik inancınız. Cinlerle ilgili korkularınızı da bastırmak yerine yok etmeye çalışmanız gerekecek. Bunları halledebilirseniz eğer sonrası çorap söküğü gibi gelecektir.

 

Cin Çağırma Yöntemleri

İlk olarak cin çağırmak için uygun bir ortam bulmalısınız. Uygun ortam için şunlara dikkat edin: Mümkün olduğunca temiz olmaması daha iyi diye biliriz ya da daveti evde gerçekleştirecekseniz (tavsiye dilmez pek; davet, ortamın enerjisini değiştiriyor o ortamda sürekli bulunan insanların bunalımlı bir ruh hali almasına ya da agresiflik göstermesine sebep olabilir.) davetin yapılacağı odada prinç pilavı, soğan ve sarmısaklar mümkünse toz şeker bulundurmanız, özellikle pilavı aynı yerde değiştirerek bir kaç gün bulundurmanız daha iyi olacaktır.

Davet için bir çok yöntem kullanabilirsiniz. Bunlardan bazıları diğerlerine göre özellikle etkilidir. Ancak bazı davetlerin içerisinde maalesef şiddet unsurları da mevcuttur. Bu sebeple bunları burada eleyip daha basit bazı ritüelleri anlatacağız.

Mıknatıs Daveti

Karanlık ve cinlerin sevdikleri koku ve besinlerin bulunduğu bir ortamda, yere rahat bir şekilde oturulur. Gözler kapatılır ve zihnin içindeki tüm vesvese ve gereksiz düşüncelerden arınılmaya çalışılır. Bir süre sonra düşünceler dünyanın dönüşüne ve onunla beraber kendimizin de döndüğüne yoğunlaştırılır. Sonra evrende her şeyin döndüğü ve sürekli olduğu düşünülür ve bu dönüş hissedilmeye başlanıncaya dek zihin bunun üzerinde yoğunlaştırılır.

Daha sonra kendi bedenimiz ve etrafımızdaki her şey biçimlenmiş saf enerji olarak hayal edilir ve buna yoğunlaşılır. Gözlerimiz kapalıyken bu biçimlenmiş enerji görülmeye yani odanın ve kendinizin enerjiden bir görüntüsünü zihninizde oluşturmaya çalışmalısınız. Son olarak bedenimiz bir mıknatıs olarak düşünülür ve etrafımızdaki tüm enerjileri, cisimleri kendimize çektiğimiz hayal edilir. Ancak zihne bunu hayal değil gerçek olarak kabul ettirmeye çalışmalısınız. Bunu başardığınız an cinler etrafınıza doluşacak ve bir dizi paranormal olay gerçekleşecektir. Bu noktada onları görebilir, onlarla konuşa bilirsiniz.

Bu yöntem aslında tam anlamıyla bir davet değildir. Temelde bir şey çağırmıyorsunuz. Amaç odada cin bulunmasını sağlamak ve bunun için uygun koşulları oluşturmaya çalışıyoruz. Daha sonraki safhada ise odadaki varlığın dikkatini üzerimize çekmeye çalışıyoruz.

Çember Yöntemi

Yatsı namazı ile sabah namazı arasında karanlık bir yerde tek olmak şartı ile üç adet çember çizilir. İlk çemberin içerisine Elif, ikinci çembere Vav, üçüncü çembere ise Lamelif harfleri büyükçe yazılır.

Sonra bu üç çemberi de içine alan büyük bir dördüncü çember çizilir ve etrafına mumlar yakılır. Eğer varsa sol ele susam yağı sürülür. Sonra ilk olarak Fatiha suresi okunur ve davetin gerçekleşmesi için dua edilir.
Fatiha suresi ikinci kez okunup peygamberlerin ruhlarına hediye edilerek onlar selamlanır. Sonra onlardan yardım almak için dua edilir.

Ayet-el Kürsi okunur. Sonra cinlerin daveti duyması ve icabet etmesi için dualar edilir. Son olarak ise daveti duyan ama davete gelmeyen cinlere yüksek sesle lanetler okunur ve onlar için gazap istenir. Çağrınıza cevap veren bir cin olursa eğer, geldiğini bir şekilde size belli edecektir. Bunların bir kısmı sıra dışı olabilir. Korkmayın. Sorularınızı sorun.

Müslüman Cin Çağırma Duası

Cin vb. Varlıklar ile Uğraşanlara İhtar

Cin Mektubu Arapça Yazılışı ve Türkçe Anlamı

Cinler Hakkında Bilgiler

 

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler