Connect with us
Korku Hikayesi - Evde Cin Var - Cinli Öğrenci Evi Korku Hikayesi - Evde Cin Var - Cinli Öğrenci Evi

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinli Öğrenci Evi

Öğrenci evine çıkan bir grup üniversite öğrencisinin başlarından geçen korku dolu cin musallatı hikayesi.

Published

on

Öğrenci evine çıkan bir grup üniversite öğrencisinin başlarından geçen korku dolu cin musallatı hikayesi.

Yıl 2009, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okuyordum. Senenin başlarına İzmir’den Eskişehir’e geldiğimden dolayı burada pek fazla tanıdığım, arkadaşım da yoktu. Ailemle yaşıyordum ve yaşadığımız yere okul uzaktı. İki araç değiştirerek gidebiliyordum okula ancak ki bu biraz can sıkıcı bir durumdu. Vizeler bittikten sonra biraz rahatlamıştım ve iyi bir arkadaş ortamım oluşmuştu. Onların da geneli aynıydı; şehir dışından gelmişlerdi.

İçinde Doğaüstü Olaylar Gerçekleşen Ev

İddiaya göre evin son kiracılarının evde meydana gelen bazı doğaüstü(!) olaylardan dolayı psikolojileri bozulmuş.

Çoğu üniversitede olan ortak ev panoları vardı. Bunlardan biri hoşuma gitmişti; kısa sürede tanışıp beş arkadaş, ortak öğrenci evine çıkmıştık. Evden biraz bahsedeyim size: Dediklerine göre dokuz senedir kimse tutmuyormuş o evi. İddiaya göre evin son kiracılarının evde meydana gelen bazı doğaüstü(!) olaylardan dolayı psikolojileri bozulmuş. Ev, çok uzun bir süredir kimse tarafından tutulmak istenmediği için de ev sahibi, evi bize biraz ucuza kiraya vermişti. 

Bir şey olmaz ümidiyle yerleşmiştik eve biz de. İçeride ufak tefek eşyalar vardı. Sağolsun ev sahibi evi temizletti. Tabi yıllardır kimse tutmadığı için adam sevinçliydi tahminimce. İlk bir ay gırgır şamata… Otelcilik okuyan ev arkadaşım vardı, yemekleri ona yaptırırdık. Bulaşıkları da sırayla yıkardık. Arada ev sahibi arar, evde herhangi bir sorun olup olmadığını sorardı. Sakin olduğunu söylerdik. Ancak taşındıktan bir ay kadar sonra evde bir farklılık olduğunu fark ettik.

Garip Olaylar Başladı

Aklımdan hala geceki olay geçiyordu. Hayal mi görmüştüm acaba?

Garip olaylar olmaya başlamıştı… Tabi biz ilkinde anlamamıştık. Bir gün eve geldiğimde, evde sadece Ahmet (otelcilik okuyan arkadaşım) vardı. “Çok yorgunum.” dedim ve direkt yatmıştım. Gece saat üç sularında uyandım. Kalktım, sağıma soluma baktım. Ahmet’le aynı odada kalıyorduk; uyuyordu. Tuvalete gittim. Çıktıktan sonra mutfağa girdim. Dolaptan bir bardak çıkarıp, tezgahın üzerine koydum (yani koyduğuma emindim). Arkamı döndüm ve buzdolabının kapağını açtım. Soğuk su şişesini alıp, dolabı kapattım. 

Tekrar tezgaha döndüğümde bardağı göremedim. Önce tabi biraz afalladım. Sonra, kafamı çevirince; salondaki sehpanın üzerinde gördüm. Mutfak ile salon karşı karşıyaydı. Mutfaktaki ışık salona vuruyordu. Dedim ya hiç çıkarmadım ya da bizim çocukların biri kullanmıştır dedim ve dolaptan yeni bardak alarak suyu içtim. Tekrardan buzdolabını açarak su şişesini koydum.

Odama gitmek için tekrar kapıya yönelip ışığı kapattım. Bir – iki saniye sonra tekrar açarak, salondaki sehpaya baktım. Bu sefer bardak yerinde yoktu. Sert adımlarla salona girip, ışığı açtım. İlk başlarda bizim çocuklardan birinin oyun oynadığını düşündüm. Işıkları kapatıp, diğer üçünün kaldığı odaya girdim lakin hepsi uyuyordu. Biraz korkmuştum doğrusu ve bizimkilere anlatmamaya karar verdim…

Sabah olmuştu. Uyandığımda evde Orhan’dan (aynı bölüme gidiyorduk) başka kimse yoktu. Kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Orhan’la beraber kahvaltı yaptıktan sonra birlikte dışarı çıktık. Kampüse doğru yola koyulduk. Aklımdan hala geceki olay geçiyordu. Hayal mi görmüştüm acaba? Kampüse vardık. Orada biraz arkadaşlarla muhabbet ettikten sonra geri döndük. Eve geldiğimizde Ahmet ile Yılmaz (ev panosunda tanıştığım çocuk) eve gelmiş, mutfakta yemek hazırlıyorlardı. 

Tuhaf Şeyler Gören Bir Tek Ben miydim?

Apartmanda oturan sakinlerin dedikleri doğru muydu? Tek ben mi görüyordum acaba bu olanları?..” 

O günkü bulaşık sırası bendeydi. Girer girmez Ahmet’e “Yemekte kolay, yağsız bir şey yap. Bak bugünkü sıra bende!” dedim. O da “Bu yemeği senin için seçtim. Yemekte karnıyarık var” dedi. “Neyse, tek çeşit fazla zorlamaz.” dedim ve konuyu kapattım. Herkes eve gelmişti. Küçük masada yemekleri yedik. Normalde sigara içmeyi sevmem de yanlarında sıkılıyordum; keyfi olarak ben de içiyordum. Geç olmuştu. Yarın ders vardı. Orhan ve ben yattık. 

Gece, bir ara gözlerimi açtım ve Orhan’ı arkası dönük gördüm. Ahmet’e doğru bakıyordu. Tekrar gözlerimi kapattım. Uyumuş olmalıyım ki bir kez daha açtığımda güneş doğmak üzereydi. Kalkıp su içtim ve tekrar yatağıma dönerek düşünmeye başladım. “Acaba dokuz sene önceki olay şimdi de mi oluyordu? Apartmanda oturan sakinlerin dedikleri doğru muydu? Tek ben mi görüyordum acaba bu olanları?..” 

Sabah sadece Orhan’la ben kalkmıştım ama Orhan beni görünce biraz korkmuş gibiydi. Gördüklerimi şimdilik anlatmayacaktım. Ev halkını tek tek sorgulayacaktım. Orhan’a “Gece hiç kalktın mı?” diye soru sordum. O da “Hayır. Bir ara gözlerimi açtım sonra kapattım” dedi. Ben biraz korkmaya başlamıştım. Ama Orhan da anlatırken sesi biraz titriyordu… 

Fazla üstelemeyip, kahvaltımızı yapıp çıktık. Üniversiteye gittikten sonra Orhan’ı yollayıp, ailemin yanına gittim. Sürpriz yapacaktım. En sevdikleri tatlı kadayıftı. Boş gitmeyeyim diye yolda kadayıf aldım. Eve gittiğimde tüm aile toplanmıştı. Beni görünce sevindiler. Neyse ki tahminim doğru çıkmıştı ve tatlıyı çok almıştım. Çok şükür maddi durumumuz iyiydi. Aksam olmadan yola koyuldum eve dönmek için. 

O Gördüğüm Mahluk

O gördüğüm mahluk içeriye doğru gitti. “Beyler orda birini gördüm. Göz göze geldik. Karanlık olduğundan yüzünü seçemedim.” dedim.

Eve geldiğimde sadece Ahmet vardı. Ahmet’e sordum “Diğerleri nerede?”. O da “Abur cubur almaya gittiler. Ben de kaldım evde.” dedi. “Tamam.” dedim. Televizyonu açıp, biraz ayaklarımı dinlendirmeye başladım. Az sonra kapı çalındı. Gelenler bizimkilerdi. Sigara, abur cubur, kola filan almışlardı. Yemek yedikten sonra küçük balkona çıkmıştı bizimkiler. Ben de tam balkona çıkarken kafamı salon kapısına doğru yönelttim ve oradan birinin bana baktığını gördüm! 

Göz göze geldik. Ne olduğu belli değildi. Birden sesimi yükselterek “Kim var orada?” dedim. Bizimkiler de hemen ayaklanmış, yanıma gelmişlerdi. O gördüğüm mahluk içeriye doğru gitti. “Beyler orda birini gördüm. Göz göze geldik. Karanlık olduğundan yüzünü seçemedim.” dedim. Bizimkiler ellerine kaptıkları şeylerle tüm odaları kontrol ettiler. Daha sonra evde bir şeyin olmadığını anlayınca salonda oturmaya başladık. 

Artık olacak gibi değildi; bardağın yer değiştirmesi, Orhan’ı ayakta görmem ve evdeki göz göze geldiğim mahluk… Evde ters bir şeyler olmaya başladığını artık doğrulamıştım. Diğerlerine evde sıra dışı birşeyler görüp görmediklerini sordum. Yılmaz “Üç gün önce, gece su içmek için kalktığımda; seni balkonda gördüm. Bana döndün ve güldün. Ben de senin gülüşüne gülerek yatmaya gidiyordum. Tam odaya girecekken sizin odaya gözüm ilişti. Sen uyuyordun. Ben de ‘Herhalde hayal gördüm’ diyerek, üzerinde fazla durmadım” dedi. 

Orhan da “Ben de bir şey duydum. Geçen bana sen kalktın mı gece hiç diye sormuştun. Aslında gözlerimi açmıştım. Bir ses vardı… Bir ağlama sesi ama bu hiç sizin sesinize benzemiyordu. Odanın kapısını araladığımda; sizin odanıza doğru baktım ve kendimi gördüm. Sabah, yatağımda senin sesine uyandım.” dedi. Hal böyle olunca, ev sahibiyle konuşmaya karar verdik. O gece boyunca hiçbirimiz uyumadık. Yarın sabahki ilk işimiz, ev sahibiyle konuşmak olacaktı…

Eve Gelen Cinci Hoca

Müslim hoca bize dönerek, perdeleri kapatmamızı söyledi. Şimdi korkmaya başlamıştım. Perdeleri kapattık. Hoca yanında getirdiği mumları yaktı. 

Geceyi bu şekilde atlatmıştık. Sabah olduğunda kahvaltı edecek gücüm yoktu. Zar zor bir şeyler yedim. Orhan, ben ve Tahsin evde kalmıştık. Ev sahibini arayıp, olanları anlattık. “Şu an işinin olduğunu, öğleden sonra eve uğrayacağını…” söyledi. Benle Orhan evde bekledik, Tahsin biraz sonra kız arkadaşıyla buluşmaya çıktı. Tahsin çıktıktan kısa bir süre sonra kapı çalındı. Kapıyı açtığımızda; ev sahibiyle, yanında bir adam gördük.

İçeriye buyur ettik. Yanındaki adam, sürekli mutfağa bakıp bakıp duruyordu. Ev sahibi “Çocuklar, bu Müslim Hoca. Sizin de bu evden ayrılmanızı istemem. Bu işi halledelim.” dedi. “Hoşgeldiniz, merhaba…” faslından sonra ev sahibi, Müslim hocaya dönerek “Hadi hocam, çözün şu işi” dedi. Müslim hoca bize dönerek, perdeleri kapatmamızı söyledi. Şimdi korkmaya başlamıştım. Perdeleri kapattık. Hoca yanında getirdiği mumları yaktı. 

Zaten ortam gergindi kapının çalmasıyla korkmuştum. Gelenler Ahmet’le, Yılmaz’dı. “İçeriye geçin.” dedim, “Noluyor?” filan diye kafa salladı. Ben de “Susun!” diyerek işaret yaptım. Ortam çok fazla gergindi “Ben aşağı iniyorum.” dedim Ahmet’in kulağına eğilerek. Nasıl koştuğumu bilemezsiniz. Çıkıp demir kapının önüne oturdum. Hava kararmaya başlamıştı. Normalde sigara içmem fakat gerginlikten dolayı cebimde iki tane buldum; yaktım birini, içiyorum. 

Az sonra Tahsin, sallana sallana geliyordu. Bana “Noldu bir sıkıntı mı var? Nabıyorsun burda?” dedi. “Gel otur” işareti yaptım. Cebimdeki diğer sigarayı da ona verdim. Anlattım olayları. O da “İyi bari ben de yanında durayım.” dedi. Akşam olmuştu. Az sonra ev sahibi ile hoca ve bizimkiler aşağıya indiler

Evde Cin Var  – Eve Cinler Musallat Olmuş

Hoca Arapça bir şeyler söylemeye başladı. Sürekli tekrar etti. Az sonra mumlar dalgalanmaya başladı. içerisi çok karanlık oldu ve birden hoca sustu.

Arkadaşım Ahmet’in anlattıklarına göre anlatıyorum: “Önce beyaz bir tabak çıkardı ve yakmış olduğu mumları, tabağın etrafına dizdi. Kağıtlara Arapça kelimeler yazıp, tabağın içine attı. Hoca Arapça bir şeyler söylemeye başladı. Sürekli tekrar etti. Az sonra mumlar dalgalanmaya başladı. içerisi çok karanlık oldu ve birden hoca sustu. Onun susmasıyla mumlar da söndü. İçerisi zifiri karanlıktı ve bir karaltının hocayla konuştuğunu gördüm. 

Doğrusu çok korkuyordum fakat hoca, başlamadan önce “Kesinlikle ben konuşun demedikçe konuşmayın ve yerinizden kıpırdamayın! Aksi taktirde sonuçlarına katlanırsınız!” dedi. Bu durum 5 dakika boyunca devam etti. Artık ben neredeyse bayılacaktım stresten. Hocanın gür sesiyle irkildim “Tamam. Işıkları açın!” dedi. 

Bize doğru dönerek “İşiniz çok zor. Bu dairenin mutfağındaki giderle, tuvaletin gideri aynı yere bağlanmış. Bundan yıllar önce de bu sebepten ötürü tekrardan aynı yere gelmişler. Başta uyarma amaçlı yer değişikliği yaptıklarını, duygu değişikliği yarattıklarını söylemişler. Lakin bir gece vaktinde arkadaşımı (cin), arkadaşınız görmüş. Arkadaşım (cin) giderdeki yemek artığı kalıntılarına gelmiş, siz onu men etmişsiniz” dedi. “Dualar okuyarak onu uzaklaştırdım. Çok dikkatli olun. Ben size muska yapıp yollatacağım.” dedi. 

Daha sonra hoca ev sahibine dönerek giderdeki boruları ayırmasını söyledi. Ev sahibi “Yarın halledeceğim.” dedi bundan haberinin olmadığını söyledi. Hoca tekrar bize dönerek “Bir daha gelmeyin, uzaklaşın buralardan” dedi. Ve daha sonra buraya geldik işte.” 

Ev sahibi hocayı arabasıyla eve bırakmak için gitmişti. Biz de oturup düşünmeye başladık “Acaba bu gece vakti nereye gitsek?” diye. Ben de “Daha erken; gelin bizim eve gidelim.” dedim “Geniştir; hepiniz sığarsınız.” Önce “Yok, olmaz, ayıp olur…” deseler de gelmişlerdi. Arabaya binip, bizim eve gittik. Kapıda annem bizi görünce biraz şaşırmıştı tabi. Babam arkadan hemen çıkarak “Noldu oğlum? Bunlar kim?”dedi. “Önce bi’ soluklanalım, anlatıcam baba” dedim. 

İçeriye geçtik. Annem çay getirdi. Biraz yudumlayıp, olayları anlattım. Korktukları belliydi fakat belli etmek istemiyorlardı. Babam “Tamam oğlum. Şimdi yatın, yarın daha detaylı konuşur, bir hal çaresine bakarız.” dedi. Yattık. O evden ayrıldıktan sonra ilk defa bu kadar rahat yattığımı fark ettim. Kapalı bir avlumuz vardı; uzun ve geniş; arkadaşlara da orada yer yatağı hazırladık. Sabah kalktığımızda kahvaltı yaptık. Dersi olan dersine gitti. 

Hepimizin İçinde Korku Vardı

Merdivenlerden yukarıya çıktık. Bizim kata gelince kapının açık olduğunu gördük.

Ben de okulu bayağı bir boşlamıştım o aralar. Artık ders notlarını alıp çalışırım dedim. Ev sahibi aradı. “Bugun gün içinde evdeki bütün eşyaları atacağım. Gider boruları da değişecek. Bugün gelip evdeki şahsi eşyalarımızı alın.” dedi. “Tamam” deyip kapattım. Öğleden sonra, arkadaşlarla, kaldığımız eve yakın parkta buluştuk. Hepimizin içinde korku vardı elbet ama gittik işte. Merdivenlerden yukarıya çıktık. Bizim kata gelince kapının açık olduğunu gördük.

En başta geri dönelim dedik. Lakin içerden usta çıkınca rahatladık. Tüm katlarda borular vardı. Kapıdan içeriye girdik. Ev harabeye dönmüştü. “Noldu?” diye sorduk ev sahibine. Şaşkın ev sahibi “Ne olduğunu bilmiyorum ama burda ne olduysa gelenler çok sinirli.” İlk başta eve hırsız girdiğini düşündük fakat hangi psikopat eve girip hiçbir şey çalmadan sadece evi dağıtır ki?

Üniversiteye Yakın Öğrenci Evi 

Apartmanın genelinde; yaşlı, senelerce orada oturan ev sakinleri vardı.

Şahsi eşyalarımızı topladık ve evden çıktık. Ev sahibinden helallik aldık, oturduğumuz kadarıyla parasını verdik. Ve hepimiz orada dağıldık. Okulda zaten görüşüyorduk ve yeni ev panolarından; okula yakın olan başka evlere bakıyorduk. Telefonum çaldı. Numara kayıtlı değildi. Açtım ve bizim eski ev sahibinin sesiydi, direkt tanımıştım. Bize “Ne yaptınız; hala ev arıyor musunuz?” dedi. Ben de “Okula yakın olan bir ev bakıyoruz” dedim. Ev sahibi:”Sizin üniversiteye yakın bir öğrenci evim boşaldı. İsterseniz orta fiyattan kiralayabilirim, içi eşyalı, full… ” dedi. 

“Diğer arkadaşlarıma danışıp, cevap için ona döneceğimi” söyledim. O da “Tamam” deyip kapattı. Ben direkt Ahmet’le Orhan’ı arayarak sordum. “Sen varsan biz varız.” dediler. Geriye Tahsin’le Yılmaz kalmıştı. Önce Yılmaz’ı arayarak sorduk. Yılmaz kabul etmişti. Tahsin’i aradığımda “Diğer arkadaşlarıyla ev ayarladıklarını” söyledi. “Tamam” diyerek kapattım. Arkadaşlarla üniversitenin kampüsünde buluştuk ve ev sahibinin verdiği adrese doğru yola koyulduk. 

Okula yakın olduğundan çabucak vardık fakat fazla sakindi. Apartmanın genelinde; yaşlı, senelerce orada oturan ev sakinleri vardı. Apartmana girdik. Üçüncü kattı bakacağımız yer. Merdiveni çıkmaya başladık. Kapıyı çaldığımda kimse açmadı. Bir iki kere daha çaldım. “Yanlış geldik galiba” dedim. Tam biz merdivenden aşağı inmeye başladığımızda; ev sahibini, yukarıya doğru çıkarken gördüm. Geldi; evin içerisine girdik.

Ev temiz ve bakımlıydı. Anlaştıktan sonra evi kiralamıştık. Pencereye çıkıp etrafı gözledim. Çok sakin bir sokaktı; kimse geçmiyordu. Neyse, evin anahtarını alıp evden çıktık. Arkadaşlarla ayrıldıktan sonra kampüse giderek, eşyalarımı alıp; evin yolunu tuttum. Yarın yeni bir ev, yeni bir aksiyon bizi bekliyordu. Eve vardım; aileme olanları anlattım. Önce biraz tereddüt ettikten sonra kabul ettiler. Eşyalarımı hazırlayıp yattım.

Yeni Ev de Cinli Çıktı

…etrafta kimse yoktu. Sigaramı yakıp, bahçede birkaç adım attıktan sonra arkamda bi ses işittim. Dönüp baktığımda…

Ertesi gün eve yerleşmiştik. İlk zamanlar yeni evimizde hiçbir sorun yoktu. Her şey normal akışında devam ediyordu. Tek sorunumuz binanın epeyce eski olmasından dolayı geceleri çıkan tuhaf gıcırtı sesleriydi. Bir müddet sonra Ahmet ve Yılmaz, Kurban Bayramı tatili için memleketlerine gideceklerdi. Ben de yurttan Canberk’i bizde kalması için bana çağırdım. En azından geceleri muhabbet olur diye.

Ahmet ve Yılmaz iki üç gün önceden memleketlerine zar zor bilet bulup erkenden gitmişlerdi. Benim de biraz işlerim olduğu için o gün Canberk’e anahtarı verip, isterse eve gitmesini söyledim. O da ”İyi olur hem rahat rahat bir duş alırım” deyip anahtarı aldı ve eve gitti. Akşam Güneş batmadan işlerimi halletmiş ve eve varmıştım. Eve girdiğimde Canberk bana tuhaf tuhaf bakıp “Ven duşa giriyorum” dedi. İçimden “Lan hala duş almadı mı bu” filan diye geçirirken sigara içmek icin bahçeye ineyim dedim.

Hava güzeldi ve etrafta kimse yoktu. Sigaramı yakıp, bahçede birkaç adım attıktan sonra arkamda bi ses işittim. Dönüp baktığımda Canberk, kızgın bir şekilde bana bakıyordu “Hassiktir! Sen ne arıyon la burda” diyemeden beni altına aldı ve boğazımı tüm gücüyle sıkmaya başladı. Gözlerim neredeyse yerinden fırlayacaktı ama beni boğan kesinlikle Canberk değildi. Gözlerinde inanılmaz bir ifade vardı. Nasıl aklıma geldi o an bilmiyorum ama dua etmeye başladım içimden. Artık hangi duaları okuduğumu şu an hatırlamıyorum. Üstümdeki varlığın gücü yavaş yavaş azaldı ve sonunda kayboldu…

En az bi on on beş dakika nefesimi toplayabilmek için olduğum yerde kaldım. Kendime geldigimde eve çıktım ve içerde Canberk’i televizyon karşısında otururken gördüm. Bir hışımla boğazına sarılıp “Sen ne yapıyorsun lan! Beni öldürecektin!” diye sıkmaya başladım ama sonra kendini savunması için fırsat verdim. O da eve yeni girmiş. Ben eve girdiğimde duştaymış fakat ses etmemiş. Çıktığında ise beni “Herhalde bir şeyler almaya gitti” sanıp ses etmemiş. Televizyonun karşısına geçip oturmuş. Olanları ona da anlattığımda o da benim gibi bir şok geçirdi. Daha fazla o evde kalamazdık… Birlikte ailemin evine geri döndük.

Meğer Eskiden Bu Evde Bir Kıza Cinler Musallat Olmuş

… zamanında o apartmanda yaşayan bizim yaşımızda bir genç kıza cinler musallat olmuş ve ailesi başka çareleri kalmayınca çevrede ün yapmış bir hocadan yardım istemişler…

Kafaya koymuştum; bir daha o evde kalmayacaktım ama neden böyle bir olayın yaşandığını da merak ediyordum. Dediğim gibi çok eski bi mahalleydi ve yaşlı insanlar o apartman hakkında bir şeyler biliyordur diye düşünüp, çocukluğundan beri o mahallede yaşayan birini bulup, hikayeyi sordum. Meğer vakti zamanında o apartmanda yaşayan bizim yaşımızda bir genç kıza cinler musallat olmuş ve ailesi başka çareleri kalmayınca çevrede ün yapmış bir hocadan yardım istemişler.

Sonunda hoca eve geliyor, kızı görüyor filan… Yardım edeceğini söylüyor ama kıza musallat olan cinler de en azılı cin kabilelerinden biri…Hoca ne yaptıysa kızı cinlerden kurtaramıyor ve yine böyle ayinlerden birinde cinler kızı parçalayıp öldürüyor. Tabi o zamanda bu olay çabuk duyuluyor ve hiçbir mezarlık kızı kabul etmiyor. Kızın cenazesi cesedi ortada kalıyor. Hoca da biraz vicdan azabı yaptığından bir geceyarısı aileyle anlaşıp kızı evin bahçesine gömüyorlar. Daha sonra aile oradan taşınıp başka bir semte giderken hoca da bu olayı birkaç kişi dışında kimseye anlatmıyor.

Benim sigara icmek icin bahçede yürüdüğüm yer herhalde kızın mezarının üzerine filan geldi… Cinler kızı hala rahat bırakmadığından bana orada bir ders vermek istediler. Ben bu olayı dinledikten sonra herşeyi arkadaşlarıma da anlattıktan sonra, bir daha ev tutmaya tövbe ettik. Hepimiz üniversite eğitimimiz boyunca öğrenci evlerinden ve özellikle eski binalara girmekten uzak durmaya çalıştık.

Korku Hikayeleri, Cin Deneyimleri, Yaşanmış Cin Hikayeleri, Evde Cin Var

Bunlar da İlginizi Çekebilir:

CİN DENEYİMİ: CİNLİ KIZ VE ALİ HAFIZ HOCA

CİN DENEYİMİ: EVDE CİN VAR

CİN DENEYİMİ: BU KÖYDE HERKES SAHİPLİ

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Babamı Boğan Varlık

Yaşanmış Korku Hikayeleri – Sizlere uzun zaman önce yaşadığım ama bir türlü etkisinden kurtulamadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Benim 14 yaşında, kardeşiminde henüz 5 yaşında olduğu bir dönemdi.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Babamı Boğan Varlık

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Sizlere uzun zaman önce yaşadığım ama bir türlü etkisinden kurtulamadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Benim 14 yaşında, kardeşiminde henüz 5 yaşında olduğu bir dönemdi.

Kardeşim gece yatmadan önce çok huzursuzluk çıkarırdı. Sürekli başka varlıklardan korkar bu nedenle benimle birlikte yatmak isterdi. Yine o gecelerden biriydi. Kardeşim benim yanıma geldi ama bir türlü onu uyutmayı başaramamıştım. Gecenin 2’sine kadar bu şekilde devam etti. Kardeşim uyuduktan sonra ben de bir süre arkadaşımla mesajlaşmaya karar vermiştim. Kardeşim bir anda uyandı ve "Beni neden parka götürmüyorsun?" diye söylenerek koşarak odasına kaçtı.

Uyku sersemi olduğundan dolayı bu tarz bir şey söylediğini düşündüm. Kardeşim içeri girdiği sırada büyük bir çığlık attı. "İçerde yabancı bir adam var!" diye bağırıyordu. O sırada içeri annem girdi. Şok olmuş bir vaziyetteydi. Bize bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama bunu bir türlü beceremiyordu. Babam gelince anneme hızlıca bir tokat atarak kendine gelmesini sağladı. Annem kendine gelince olanları yalnızca babama anlatabileceğini söyledi.

Odaya geçtikten sonra annem heyecanlı bir şekilde olanları anlatmaya başladı. Annem meğerse babamın yanında siyah pardesülü bir adamın onu boğazladığını görmüş. Babam bu anlatılanlara o sırada pek inanmadı. Ama az önce kardeşim bana bu durumun aynısını anlatmıştı. Annemin durumu görmesinden sonra babam kurtulabilmiş. O günden sonra daima ışıkları açarak uyudum. Annem ve babamda aynı şekilde dualarla korunarak bu zorlu günleri atlatabildi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Wikipedia

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen “cinler”le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Published

on

By

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen "cinler"le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Size başımdan geçen uzun zamandan beri büyük bir korkuyla hatırladığım olayı anlatmak istiyorum. Doğanın içinde olmayı her zaman çok sevmişimdir. Boş zamanlarımda mutlaka doğa yürüyüşleri yapmaya özen gösteririm. Bu alanda keşif yapmak beni gerçekten çok heyecanlandırır. Yine bir Pazar günü ormanda yürüyüş yapmak için yola çıkmıştım. Hava da tam yürüyüş yapacak cinstendi. Amacım ormanda akşama kadar vakit geçirerek biraz temiz hava almaktı.

Ormana giriş yaptığımda karşıma çıkan manzara beni büyülemişti. Yine herşey oldukça temiz ve sakin gözüküyordu. Ama ilerleyen saatlerde bu huzurum yerini korkuya bırakacaktı. Ormanda ilerlerken yolumu kaybettiğimi fark ettim. Ormanda yolu bulmak artık benim için imkansız bir hale gelmişti. Üstelik telefonda ormanın tam ortasında çekmiyor ve kimseye ulaşamıyordum. Zaten korkmuş bir haldeyken duyduğum sesler korkumu biraz daha katladı. Çalılıkların arasından uğultu gibi sesler geliyordu.

Ansızın kafamı çevirdiğimde yanımda bir gölgenin beni izlediğini fark ettim. Sonra aniden ortadan kaybolmuştu. Her geçen zaman ortaya çıkan sesler ve gölgeler artmaya devam ediyordu. Birden çalıların arkasından bir çift gözün bana baktığını gördüm. Simsiyah bir gölge şeklinde olan bu varlığın sadece gözleri belirgindi. Onun bir hayvan olduğunu sanarak ona doğru bir taş attım ama atmış olduğum bu taş bu varlığın içinden geçip gitmişti.

O an fark ettim ki, gördüğüm bu yaratık aslında bir cindi. Korkuyla bulunduğum alanın tersine doğru koşmaya başladım. Yaratık beni takip ediyor ve bir gölge gibi peşimde süzülmeye devam ediyordu. Apar topar dualarla ormandan çıkabildim. O günden sonra "cinler"den korkuma yalnız başıma asla bu tarz yerlere gitmemeye özen gösterdim.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Published

on

By

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Sizlere yakın akrabamın başından geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Akrabalarımız bizi ziyaret için İzmir’den İstanbul’a gelmişlerdi. Akrabamız uzun zamandan beri büyü işleriyle uğraştığını bu alanda çok marifetli olduğundan bahsetti. Pek çok ölüyle (?) irtibata geçen Neriman abla son yaşadıklarını ise korku dolu gözlerle anlatmaya başladı.

Yine günlerden birinde ölülerle irtibata geçmeye çalışırken yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark etmiş. Daha sonradan aslında o gün onu ziyaret için gelen kişinin kötü bir cinni olduğunu anlamış. Ona musallat olan bu cinni Neriman ablaya kabus dolu günler yaşatmaya başlamış. Neredeyse aklını kaybedecek derecede korkunç olaylar yaşamaya başlamış. Eşi de bu zor günlerinde ona destek olmaya çalışsada, onun her geçen gün biraz daha yıprandığını görüyormuş. Hangi doktora giderlerse gitsinler onun için çare bulunamamış.

En sonunda çareyi bir hocaya gitmekte bulmuşlar. Hoca en güvenilir hocalardan biri olarak görülüyormuş. Hocaya gittikten sonra meğerse Neriman ablaya bir büyünün yapıldığını öğrenmişler. Meğerse ayrıldığı nişanlısı ona sabun büyüsü yapıp bir tuvaletin dibine gömmüş. Sabun erimeye devam ettikçe de her gün biraz daha gücünden kaybediyormuş. Hocanın yardımıyla sabunun bulunduğu yeri bulup büyüyü çözmüşler. Eğer durumun böyle olduğu anlaşılmasaydı çok daha korkunç şeyler olacaktı. Bunu anlatan Neriman Abla bundan sonra hiçbir şekilde büyü gibi işlere bulaşmayacağını söyledi.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Rüya mı Gerçek mi?

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri rüya mı gerçek mi

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Abim ve ben gençlik zamanlarında annemin doğduğu köye ziyarete gitmiştik. O zamanlar henüz gençlik çağlarında ve heyecan arayan gençlerdik. Özellikle köyün var olduğu gizemli havası oldukça hoş gelmişti. Bu köyde uzun zamandan beri anlatılan bir efsane vardı. Köyün en sessiz ve ücra bulunan bir yerinden bahsediyorlardı. Tepedeki ev köyün en gizemli noktalarından biri olarak kabul ediliyordu. Herkes oraya gitmeye çekinir ve mümkün olduğu kadar yakınında dolaşmazlardı.

Abim ve benim için yeni bir macera fırsatı doğmuş gibiydi. Zira bu tarz şeyler bizi hep heyecanlandırmış ve etkilemişti. Tabi abimin benim kadar inançlı biri olduğu söylenemezdi. O bu tarz şeyleri hep saçma bulmuş ve genel olarak bunları komik görüyordu. Ama köyde yaşadığımız o gizemli olay bundan sonra onun düşüncesini değiştirecekti.

Bir gece tepedeki evi yani bu çok korkulan evi ziyaret etmeye karar verdik. Amacımız bu eve giderek sadece biraz zaman geçirmekti. Annemler uyuduktan sonra abimle sessiz bir şekilde evden çıktık. Gecenin en kör karanlığında evin bulunduğu yere doğru yola çıktık. Köy yerinde kimsecikler yoktu. Bir tek ikimiz gecenin kör karanlığında bir çılgınlığa kalkışmıştık.

Uzun bir mesafe sonrasında nihayet eve ulaştık. Burası anlatıldığı kadar vardı. Hayvan kemikleri görmüş, evin duvarlarında kaplı olan anlamını bilmediğimiz pek çok kelimeyle karşılaşmıştık. Evdeki birkaç parça eşyada oldukça eski tarihlerden kalma gibi gözüküyordu. Abim bir bıçağı alarak incelemeye başladı. O sırada hızlı hareket etmediği halde elini kesmişti. O sırada evin içinden yükselen bir uğultu duyduk.

Öyle demeye kalmadan birkaç siyah köpek karşımıza dikildi. Ve evin içinde bizi kovalamaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan kan ter içinde evden koşa koşa ayrıldık. Köpeklerin sesleri uzun süre boyunca devam etmişti ama köpekler gözükmüyordu. Böyle demeye kalmadan annem tarafından hızlı bir şekilde uyandırıldım. Meğerse çığlık çığlığa kalmışım ve fena sayıklıyormuşum. Sabah olunca abimin yanına gelince şok geçirmiştim. Zira abimin parmağı tıpkı dün gece olduğu gibi aynı yerden kesik durumdaydı.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi…

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi...

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Adım Emir. Size kendi başımdan geçen ve uzun zamandan beri etkisinden çıkamadığım bir olayı anlatmak istiyorum... Arkadaşım Ali ve ben uzun yıllar önce cin çağırma konusuna merak salmıştık. Bu konu çok ilgimizi çekiyor ve her daim bunun hakkında kendimizi konuşurken buluyorduk. Bir gün bu konuyu gerçeğe dönüştürmeye karar verdik. Birkaç arkadaşımızı daha alarak ikindi sonrasında cin çağıracaktık. Konu hakkında çok fazla şey öğrendiğimizden dolayı bu işi başarmak bizim için bir sorun değildi.

Annemler evde yokken dört arkadaş bir araya gelerek çalışmalara başladık. Artık cin çağırmak için herşey hazır durumdaydı. Cin çağırmaya uygun olarak tüm adımları sırasıyla yaptık. Yalnız bir süre sonra odanın yaz aylarında olmamıza rağmen çok soğuk olduğunu fark ettik. Resmen odanın içinde tir tir titreyecek seviyeye kadar gelmiştik. Derken bir çatırtı koptu ve birisi gülerek isimlerimizi fısıldamaya başladı. Biz ne olduğundan habersiz bir şekilde korku dolu gözlerle birbirimize bakıyorduk. Bir süre sonra Ali bu işi hiç sevmediğini ve gelen cinninin pek iyi olmadığını söyledi. Bizde olanlardan sonra oradan apar topar çıkmıştık.

Annemler gelene kadar dışarıda arkadaşlarla takıldıktan sonra herkes evine geçti. O günden sonra artık dört arkadaş için kabus başlamıştı. Ali’nin söylediği gibi gelen iyi bir cinni değildi. O geceden sonra her gece boyunca sürekli farklı şekilde korkutuluyor ve çığlıklar içinde uyanıyordum. İşin korkunç tarafı diğer arkadaşlarımda bu durumdaydı. Uzun zaman geçmesine rağmen kötü olayların ardı arkası kesilmemişti.

En sonunda bir hocaya görünerek durumdan kurtulmaya çalıştık. Hoca ikindi vaktinden sonra çağırılan cinnilerin kötü olma ihtimalinin çok fazla olduğunu gelen cinin de aynı şekilde kötü olduğunu ve bizimle eğlenmek istediğini söyledi. O günden sonra ne kadar çabalarsak çabalayalım bu yaratıktan bir türlü kurtulamadık. Şimdi halen kabusumuz devam ediyor. Keşke hiç cin çağırmaya kalkışmasaydık...

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayesi

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinli Köye Gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri cinli köye gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Dört arkadaş bir gün eğlence maksatlı olarak her zaman anlatılan köye gitmeye karar vermiştik. Bu köy bizim çevremizde cinli köy olarak bilinir ve anlatılırdı. Bu hikayeleri her zaman gülerek dinlemiş ve her daim çok eğlenceli bulmuştuk. Bir gün sürekli olarak konuştuğumuz ve Tunceli’de bulunan bu köye gitmeye karar verdik. Ailelerimizden izin aldıktan sonra yola çıkmıştık. Amacımız burada sadece bir gece geçirerek eve dönmekti. 

Bize buranın tamamen terk edilmiş bir yer olduğu söylenmişti. Yani oraya vardığımız zaman kimse orada olmayacak ve sadece dört kişi, koca köyde yalnız kalacaktık. Ama hiçbiri umurumuzda değildi.  Sadece oraya vararak, eğlenceli bir gece geçirip, biraz da kafayı dağıtmak istiyorduk. Akşam vakitlerinde köye vardık. Dedikleri gibi kimsecikler yoktu. Köy zifiri karanlıktı. Her yer harap olmuş, terk edilmiş ve oldukça kötü görünüyordu. 

Bunlara aldırmadan köy içinde biraz gezinmeye karar verdik. Karşıdan gördüğümüz bir ev dikkatimizi çekmişti. Tıpkı filmlerdeki gibiydi. Bu haliyle oldukça korkunç gözüküyordu. Bu evin içine girmeye karar verdik. Eve girdikten sonra, burada çok keskin bir kokunun olduğunu fark ettik. Yıllar önce terk edilmiş bu evin her yeri iz içindeydi. Evin üst katına çıktık. Burası biraz daha iyi görünüyordu. Kapıyı kapattıktan sonra burada biraz içmeye karar verdik. 

Dört arkadaş yere oturmuş hem sohbet ediyor hem evin gizemi hakkında konuşuyorduk. Biz öyle konuşurken kapının kilitlendiğini duyduk. Birisi tarafından odanın içine kilitlenmiştik. Kapıyı açmaya çalışsak da bir türlü başaramadık. Korku ve şaşkınlıkla birbirimize bakarken bir anda arkadaşımın çığlığını duyduk. Camdan bir gölgenin içeri izlediğini görmüştü. Buradan çıkmak istediğini söyledi. Ancak oradan çıkmak için hiçbir yol yoktu. 

Üçüncü katta bulunduğumuzdan dolayı buradan atlamak çok kötü bir fikirdi. Mecburen beklemeye başladık. Sabaha kadar yaşadıklarımız adeta bir kabus gibiydi. Evin içinde sanki deprem oluşuyormuş gibi hissetmiş, yerin çatladığını duymuştuk. Gece boyunca evin içinde sanki hareket eden bir şeylerin varlığı mevcuttu. Sabah vakitlerinde dualarla oradan uzaklaşmayı başarabilmiştik. Bir daha da o cinli köyün yakınına bile yaklaşmadık.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Geceleri Korkutuluyorum

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Published

on

By

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Merhaba adım Sinem. Size başımdan geçen ve uzun zamandan beri hafızamdan silemediğim bir olayı anlatmak istiyorum. Biz dört kardeşiz. Bir ablam, bir abim ve bir de benden küçük bir erkek kardeşim var. Ben ablamla aynı odada yatarken diğer kardeşlerim de farklı bir odayı paylaşıyordu. Biz de ablamla ranzada yatıyorduk. Bir gece -tahminimce gece 4 veya 5 sıralarında- bir sesle birlikte uyandım. Kalkıp başımı çevirdiğimde annemin odaya geldiğini gördüm. 

Bizi kontrole geldiğini düşünerek durumu umursamadan yine uyumaya geçmiştim. O sırada annemin kulağımın yanına eğilerek bir şeyler fısıldadığını duydum. Ağzında sanki bir şeyler geveleyip duruyor bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ben duruma anlam verememiştim. “Büyük ihtimal dua ediyor veya üstümü örtmediğim için bana söyleniyor.” diye düşündüm. Sonra bir anda sesin kesildiğini fark ettim.

Annemin gittiğini düşündüm. Gözlerimi açmamla birlikte o şeyi gördüm! O varlığı gördükten sonra bağırmak istesem de bir türlü bağıramıyordum. O benim karşımda dikilmiş ve işaret parmağımı sıkıyordu. Sonra üstüme büyük bir ağırlığın çöktüğünü hissettim. Hareket edemiyor gibi hissediyordum. Demeye kalmadan gözlerim kapandı ve kendimden geçtim. 

Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. Bu olaydan sonra her gece korkutulmaya devam ettim. Korkunç rüyalar görüyor cinler tarafından takip ediliyordum. Bu sorunun neden başıma geldiğini araştırmaya başladım. Bunun için bir hocadan yardım istedim. Hoca bana kahve falı baktığımı bu nedenle bunların başıma geldiğini söyledi. O günden sonra kahve falını tamamen bırakmıştım.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Adım Mustafa. Size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu olayın etkisinden uzun zaman boyunca çıkamamıştım. Halen bu olayla ilgili sorulara cevap arar dururum… Neyse, üniversite tahsili amacıyla ailemin uzağında bir öğrenci evinde kalıyorum. Evde benden başka bir arkadaşım daha vardı: Nihat. Bir gün, gece geç saatlerde eve gitmek üzere yola çıkmıştım. Bildiğim kadarıyla ev arkadaşım Nihat ise o sırada evde uyuyordu. Evimize giden yol bayağı ıssız ve tenha bir yoldu. 

Oradan geçip giderken bazen korkuyordum. Yine gecenin geç saatlerine kaldığımdan dolayı ortam iyice ıssızlaşmıştı. Ben yoluma devam ederken karşıma iki genç çıktı. Ellerinde içki şişeleri ve ağızlarında sigaraları vardı. Bana sataşacakları belli gibiydi. Birisi bana doğru gelerek omuz attı. Bense durumu pek önemsemeden oradan hızla geçmeye çalıştım. Arkama bile bakmadan oradan uzaklaştım.

Neyse ki tatsızlık çıkmamıştı. Eve geldiğimde kapıyı ev arkadaşım Nihat açmıştı. Odama doğru yöneldim. Cep telefonuma yeni bir mesaj geldiğini gördüm. Ama mesajı ev arkadaşım Nihat atmıştı. Şaşırmıştım: Zaten yan odamda bulunan birinin neden bana mesaj attığı aklımı karıştırmıştı. Nihat, gönderdiği mesajda “Bugün bir başka arkadaşında kalacağı için eve gelemeyeceğini, yarın evde olacağını” söylüyordu. Ben de Nihat’ın odasına giderek “Bana şaka mı yapıyorsun?” dedim. Nihat’sa bu sözlerim karşısında sırıtmaya başladı. O sırada kapı hızlı bir şekilde çalınmaya başladı. Koşarak kapıyı açtığımda karşımda Nihat’ın olduğunu gördüm. 

Ben onu karşımda görünce korkudan bayılmışım. Uyandığımda sabah olmuştu ve evde kimse yoktu. Sabah olunca Nihat eve geldi. Meğerse gece boyunca dışarıdaymış ve mesajı atan da gerçekten oymuş. Ancak hiçbir zaman bana kapıyı açmamış ve o gün o saatlerde evde bulunmamış. Ben bu olayı anlattığımda bana önce inanmadı. Ama ilerleyen zamanlarda ev içinde bazı korkunç olaylar olmaya devam ettiğinde bana inanmaya başladı. Sonraları o evden taşındık. Şimdilerde ise başka bir evde yaşıyoruz.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Korkudan Evde Yalnız Kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri - korkudan evde yalnız kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Adım Elif. Sizlere başımdan geçen korku verici bir olayı anlatmak istiyorum. Maddi imkansızlıklardan dolayı istediğimiz eve çıkamamıştık. Sessiz ve ıssız bir yerde bir ev kiralamış mecburen bu evde kalmaya başlamıştık. Üstelik çalışma şartlarımız da çok ağırdı. Hem eşim hem de ben sabahtan akşama kadar çalışıyor eve kendimizi zor atıyorduk. Yani aslında hayat bizim için oldukça zor geçiyordu. Tuttuğumuz eve de hiçbir zaman kanım ısınmamıştı. Ama bundan başka imkanımız olmadığı için mecbur bu durumu kabullenmiştim. 

Yine günlerden bir gün işten çıkmış eve yorgun argın dönüyordum. Eve vardığımda kimsenin olmadığını gördüm. Zaten eşim benden daha geç eve gelirdi. Oturma odasına geçerek biraz kafa dağıtmaya karar verdim. Koltuğa uzandım ve televizyonu açtım. Bir süre sonra mutfaktan çok büyük bir tabak çanak kırılması sesi koptu. Olduğum yere çivilenmiştim. “Mustafa sen misin?!” diye bağırdım. Mutfaktan “Evet, benim’’ sesi gelmişti. Koşarak yanına gittim ne olduğunu merak etmiştim. Mutfağa gittiğimde orada kimsenin olmadığını gördüm. Üstelik mutfakta kırılan veya dökülen hiçbir şey yoktu.

Evin tamamını aradım ve yine kimseyi bulamadım. Herhalde ben çok yorgun olduğumdan dolayı bana o şekilde geldiğini düşündüm. Sonra kapı sert bir şekilde çalınmaya başladı. Gelen eşimdi. Ona çok korktuğumu ve başıma gelen olayı anlattım. Eşim hiçbir şey söylemeden beni gülümseyerek dinliyordu. Sonra odasına doğru çekildi. Bende onun yorgun olduğunu ve biraz dinlenmek istediğini düşünmüştüm. Tekrardan oturma odasına geçerek televizyon izlemeye devam ettim. 

Birkaç saat televizyon izledikten sonra yatmak için odama geçecektim. Birden telefonuma bir mesajın geldiğini fark ettim. Mesaj atan eşimdi. Bu gece askerlik arkadaşında kalacağını ve onu beklemememi söylüyordu. Bu mesajı gördükten sonra buz kesildim. Koşarak yatak odasına gittim. Odanın içinde kimse yoktu. Oradan koşarak çıktım ve telefonla eşimi durumu anlattım. Ona yalnız kalamayacağımı ve eve gelmesini söyledim. O da apar topar eve geldi. O gece benim için çok zor geçmişti. Bundan sonraki zamanda o evde yalnız başıma kalmamaya özen gösterdim.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi…

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi… 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Uzun zaman önce oldu… Yaz tatillerinde büyükannemde kalıyordum. O zamanlar cinler, hayaletler vb. konulara çok ilgi duyuyordum. Ananemin evinin karşısında bir mezarlık vardı. Her gece bu mezarlıktan gelen sesler duyuyordum. Bunu insanlara söylediğimde ise bana inanmıyorlardı. Bir sabah ananem bana; ben uyurken uykuda konuştuğumu ve o gece uykumda Yasin suresinin tamamını yüksek sesle okuduğumu söyledi. Ananemim bu söylediğine çok şaşırmıştım çünkü ben o güne kadar Yasin suresini bir kere bile okumuş değildim…

Bir de benim bir bisikletim vardı. Tabii ki o yaşlarda doğal olarak bisiklete binmeyi çok severdim. Yine bir gün o çok sevdiğim bisikletime binmiş geziyordum. Düz yolda giderken birden bisikletin gidonu aniden, kendi kendine sola çekti ve düştüm. Bunun oluşundan çok korkmuştum çünkü yol, buna sebep olabilecek şekilde eğimli değildi. Dedim ya; dümdüz bir yoldu… Neyse; eve dönmeye karar verdim. 

Tam o sözünü ettiğim  mezarlığın başına geldiğimde birinin bana seslenmekte olduğunu duydum. O biri bana ismimle sesleniyordu! Uzun bir süre sesin geldiği tarafa doğru baktım ama kimseyi göremedim. Duvarın öteki tarafında kimse yoktu. İyice korkmaya başlamıştım. 

Hemen ertesi gün ise yine o mezarlığın başında, evvelsi gün yaşadıklarımı bir arkadaşıma anlatıyordum. Tam arkadaşıma, mezarlıktan bir sesin beni çağırdığı kısmı anlatacaktım ki oradan bir “Şisşt!” sesi geldi. Arkadaşım ve ben çok korktuk. O günden sonra ne zaman o mezarlığın yakınlarından geçsem, birinin beni izlediği hissine kapılıyorum. Şimdi bile ne zaman oraya gitsem, gecesinde mutlaka kabus görüyorum. 

Bir de o mezarlığın ilerisinde bir futbol sahası vardı. Bir gün aynı arkadaşımla oraya gitmiştik. Orada; bir tuvalet, iki oyuncu kulübesi, bir tane de izleme yeri vardı. Tuvalet sahanın dışındaydı. Orada aniden; tuvaletten gelen bir bağırma sesi duyduk. Ben o günden sonra artık düzenli olarak Kuran okumaya başladım. O günleri unutamıyorum hala.   

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler