Komşu Kadının Mezarını Açtığımızda…

Komşu Kadının Mezarını Açtığımızda…

İki kısa paranormal deneyim. İlki komşununun mezar ının açılmasına bizzat şahitlik etmiş birinin anlattıkları. İkinci hikaye ise dedesinin evinin ahırında; atların kuyruklarını ören cinleri gören birinin anlatımı…

“Biz mezarı kazmayı bitirir bitirmez; birden çalılıların arasından süzülen iki yılan mezar çukurunun içine girip, oraya çöreklendiler. Bunun üzerine başka bir mezar çukuru kazdık.”

Komşu Kadının Mezarını Açtığımızda…

Komşu Kadının Mezarını Açtığımızda…

Bizim mahallede çok dedikoducu bir kadın vardı. Bütün mahalleyi birbirine düşürür, hiç kimsenin söylemediği şeyleri, gider; başka komşulara “Şu senin hakkında şöyle dedi, bu senin hakkında böyle dedi” diye anlatırdı. Bir gün bu kadına araba carpmış ve sonrasında hemen hastaneye kaldırmışlar. Hastanede bitkisel hayatta yaklaşık 2.5 ay yaşadı. Sonra bir gün acılarını hissetmeye başladı. Her yerinin acıdığını söylüyordu. Ağzından bembeyaz sular akıyordu. 

Ölümüne yakın; kızına, başında Kuran okumasını söyledi. Kızı Kuran okumaya başladıktan iki gün sonra kadını hastanede ölü buldular. Yakın komşuları olarak kadını defnetmeye biz gittik. Ben, abim ve kadının oglu mezarı kazdık. Biz mezarı kazmayı bitirir bitirmez; birden çalılıların arasından süzülen iki yılan mezar çukurunun içine girip, oraya çöreklendiler. Bunun üzerine başka bir mezar çukuru kazdık. Ancak tuhaf bir şekilde on da da aynı durumu yaşadık. İki yılan vardı.

“Ne yapalım; başka mezar kazalım o zaman” dedik. Bu sefer gömecektik kesin. Ve kazdığımız üçüncü mezardada iki yılan vardı. Bu sefer yılanları mezardan sopa ile aldık ve öldürdük. Daha sonra kadını defnettik. Hoca dua ederken çığlıklar duymuş. Bize “Mezarı açın!” dedi. Mezarı açtığımızda; bembayaz olan kefenin, kadının yüzü üzerine gelen kısmı kıpkırmızı idi. Hemen kefeni kestik ve baktık: Kadının yüzü mosmor olmuştu. Oysa daha gömeli bir saat bile olmamıştı. İnanmayanlar 13 Haziran 2005 tarihli Milliyet Gazetesi’ne bakabilir..

Ahırdaki Cinler Saçımı Ördü

“Kapıyı açtım; atlar dört nala koşuyor! Sanki üzerlerinde biri varmış gibi… Bir karartı gördüm. Biri, bir atın kuyruğunu örüyordu. Korkudan kaskatı kesildim.”

Ahırdaki Cinler Saçımı Ördü

Dedemlerin evine gitmiştik misafirliğe. Amcamlarla dedemler aynı evde yaşıyorlardı orada. O zamanlar 16 yaşındaydım. Amcamların ahırında cin olduğu söyleniyordu. Amcamlarla cesaret oyunu oynadık. Sıra bana geldi. Amcam ahıra gidip, 10 dakika orada durmamı söyledi. Cinlerin varlığına inanıyordum ama ahırda gerçekten de cin olduğuna inanmıyordum. 

Gece saat 00:30 sıraları. Her yer zifiri karanlık. Bir fener aldım elime. Ahıra doğru gidiyorum. Amcamlar beni camdan izliyor. Ahırın ışığı yanıyordu. Kapıyı açtım; atlar dört nala koşuyor! Sanki üzerlerinde biri varmış gibi… Bir karartı gördüm. Biri, bir atın kuyruğunu örüyordu. Korkudan kaskatı kesildim. Son bir cesaretle arkamı döndüm kaçmak için. Birden kapı şiddetle kapandı.

Korkunç bir gülme sesi vardı. Kalbim o kadar hızlı çarpıyordu ki neredeyse sesini kulaklarımda duyuyor gibiydim. Tekrar arkamı döndüğümde; simsiyah bir varlık bana doğru geliyordu. O andan sonrasını hatırlamıyorum. Düşüp bayılmışım… Bir ses duydum “Kendine gel!” diye. Keskin bir kokuyla gözlerimi açtım. Amcam, kuzenlerim başımda ve saçlarım küçük küçük örülmüş… Ama ahıra giderken saçlarım örülü değildi…

O geceyi hiç unutamam. O olayı yaşadıktan sonra bir daha o köye adımımı bile atamadım. Zaten o olaydan sonra amcamlarla dedemler de o evden taşındılar.

Kabri Açılan Kadının Mezardaki Hali

Kabri Açılan Kadının Mezardaki Hali

Cin Çarpması

Cin Çarpması

Çiftlikteki Hayalet

Çiftlikteki Hayalet


write a comment

0 Comments

No Comments Yet!

You can be the one to start a conversation.

Add a Comment

Your data will be safe! Your e-mail address will not be published. Other data you enter will not be shared with any third party.
All * fields are required.