Connect with us

Anlatıcıları tarafından bizzat yaşandığı iddia edilen 3 cin deneyimi / hikayesi. Okuyacağınız ve gerçekten yaşandığı iddia edilen korku hikayelerinin başlıkları ise şunlar: Lohusa, Gece Gelen İfrit, Deredeki Yaratık.

Lohusa

Erkek kardeşim ve ben ağlıyormuşuz. Annemin ağzı kilitlenmiş; hiç konuşmuyormuş. Sadece gözünden yaş geliyormuş. O akşam telaşla hocaya götürmüşler annemi.

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri: Bu olay annemin başına geldi. Ben şimdi 22 yaşındayım. Bu olay yaşandığında ise iki yaşındaymışım. Erkek kardeşim ise daha 20 günlükmüş. O gün annem evde tekmiş. Bizi uyuttuktan sonra ben de biraz uzanayım demiş. Yarı uyanık yarı uykulu halde karşında bir adam görmüş. Bu bir cinmiş. Adam (cin) annemden “Kendisiyle beraber gelmesini, kendi çocuklarına annelik yapmasını” istemiş. Annem çok korkmuş. Yeni doğmuş erkek kardeşimle bana bakmış. Adam beni sol elimden tutmuş (ara sıra ağırır hala). Erkek kardeşimi de kucağına almış. Anneme “Seninkileri de aldım; hadi gidelim.” demiş.

Ben ağlamaya başlamışım. Annem de tek kelime etmeden var gücüyle çığlık atmaya başlamış. Aile apartmanında oturduğumuz için çığlığı duyan babam, babaannem, amcam, yengem… filan koşup gelmişler. Erkek kardeşim ve ben ağlıyormuşuz. Annemin ağzı kilitlenmiş; hiç konuşmuyormuş. Sadece gözünden yaş geliyormuş. O akşam telaşla hocaya götürmüşler annemi. Hoca “Eşi ölmüş bir cin, karını kendine eş seçmiş. Genelde lohusa halindeki genç ve güzel kadınları bulurlar. Bebek kokusunu aldılar mı peşini kolay bırakmazlar. Allah’tan eşin onunla konuşmamış; yoksa delirirdi, kaybederdik, geriye döndüremezdik.” demiş. 

Anneme muska yazmış (Annem o muskayı hala takıyor.) Bir hafta sonra annem tekrar konuşabilmeye başlamış. Hocanın dediği gibi o cin annemin pesini bırakmamış. Bir keresinde babaannemi merdivenden yakalamış ve “Eşimi yalnız bırakın!” demiş. Ancak evde sürekli Kuran okutulmuş ve zamanla kaybolmuş. Annem hala bahsi açıldığında ağlar. Siz siz olun asla lohusa bir kadını yalnız bırakmayın.!

Gece Gelen İfrit

Yüzüme öyle bir bağırdı ki Ayetel Kürsi okuyacağım; ağzım açılmadı. İçimden bile okuyamadım. Dilim kilitlendi.

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri: Çocukluğumdan beri gözle görünmeyen varlıklardan hep korktum. Babaannem sağolsun; yörük kızıymış. Yaylarda hep üç harflilerle ilgili hikayeler anlatıp dururdu: Yok düğünlerini görmüş, yok biriyle evlenmişler vs… Ben de bunlardan çok etkilendiğim için ışık kapalı bir adım bile bir yere gidemezdim. Neyse, yıl 2003. Bir gece salonda uyumaya hazırlanıyorum. Sabah okul var. Geç uyumak gibi de kötü bir alışkanlığım var. Salonla mutfak da karşı karşıya. Ben de mutfağa doğru uyurum hep.

Kapı açık. Uyku ile uyanıklık arası baktım; mutfaktan bir şey bana doğru havada kayarak geldi. Simsiyah bir şeydi. Geldi; tam başımın yanında durdu ve bana öyle bir bağırdı ki anlatamam! Yerimden sıçradım. Neyse ki rüyaymış; rüyamda görmüşüm meğerse. Neyse, sabah okul filan derken unuttum ben tabi. Yine gece yatmak için tam başımı yastığa koydum; uyanığım ama yine o şey havada kayarak bana doğru geldi. Yüzüme öyle bir bağırdı ki Ayetel Kürsi okuyacağım; ağzım açılmadı. İçimden bile okuyamadım. Dilim kilitlendi. Bağırtıyla beraber ruhum bedenimden kopuyor tekrar vücuduma geri dönüyordu. Ancak bu söylediğim bir mecaz veya benzetme değil; gerçekten ruhum yüzüne doğru ilerliyordu. Ağzının olduğu yer büyük bir kara delik…

Her gün geliyordu artık. Eskisi gibi kayarak da değil üstelik. Yatağa yattığım anda başımın kenarında bitiveriyordu ve hep aynı şekilde bağırıyordu. Çığlık çığlığa kalıyordum. Annem ve babam benim için iyice endişelenmeye başlamışlardı. Uyku yoktu artık. Okula bile gidemez olmuştum. İlerleyen zamanlarda; günün her saatinde, annem babam yanımdayken bile gelmeye başladı. Gelmesi yine neyse de her gün ruhum daha yükselmeye başlamıştı çığlığından. Bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu hissediyordum.

Bir dönem; bir haftaya yakın süre gelmedi. Her şey düzeldi derken son darbesi kötü oldu. Artık rahatlamıştım “Bu gece rahat uyurum” dedim ve yine havada kayarak geldi. İlk defa elini gördüm; upuzun parmağını, ben Ayetel Kürsi okumaya çalışırken boğazıma kadar soktu. Eli o kadar pis ve aşırı derecede tuzluydu ki midem bulandı. Diğer eliyle de boğazıma yapıştı; boğuştuk resmen. Kurtulunca Felak ve Nas’ı okudum gitti. 

Çığlıklarıma geldi bizimkiler. Hiç uyumadan sabahı bekledik beraber. Sonra bir hoca varmış; Cemil Hoca diye. Ona gittik babam ve ben. Bana gelen sıradan bir üç harfli değilmiş; ifritmiş. Çok inanan ve hiç inanmayana gidermiş. Bana bir muska yazdı. İçinde koruyucu dualar varmış. “Onu yastığına koy” dedi Allah’ın izni ile bir daha gelmez dedi. O günden sonra Allah’a şükür; hiç görmedim ve artık istemsiz olarak ağzım kapalı ve yattığım odanın kapısını hep kapalı tutarım. Bu olaydan sonra birkaç ufak olay daha atlattım ama bunun yanında diğerleri basit kalır.

Deredeki Yaratık

…köpek hızla yanına gitmeye başladı. Köpeğin gittiği yere dikkatlice baktık ve o parlak yaratığı gördük. Köpek onun yanına gitti. Kulaklarını dikip birkaç saniye baktıktan sonra deli gibi kaçmaya başladı…

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri

Korku Hikayeleri / Cin Deneyimleri: O zamanlar şehirden yeni gelmiştik ve daha çocuk sayıldığımız için lanetli dereye çok meraklıydık. Lanetli dere köyümüzün yakınlarından geçen bir akarsuydu. Lanetli dere olarak bilinmesinin sebebi ise köyde bu dereden gelen çığlıkları duymayan neredeyse kimsenin kalmamış olmasıydı. Dereye gece giren herkesin başına kötü bir şeyler geldiğine inanılırdı. Bizim  evimiz de derenin yakınında olduğu için gece gelen sesleri duymaya alışmıştık. 

Bir gün kapının önünde otururken bir şeyin arkamdan geçtiğini hissettim ve ani bir refleksle arkama baktım. Arkamda bizim köpek vardı. Dereye doğru koşmaya başladı. Kuzenim, çay getirmeye gitmişti; dönünce ben bu olayı hemen ona anlattım. O da meraklandı ve ikimiz birden dereye doğru yürümeye başladık. Çok karanlıktı. Bu yüzden bir şey görmek çok zordu. Telefonun ışığını açarak ilerledik biz de. 

Köpeğimizin sesi geliyordu. O kadar korkunçtu ki… Köpek resmen ağlıyordu. Tüylerim diken diken oldu ama bozuntuya vermedim. Bir ses geldi ve ikimiz de aynı yeri gösterdik; köpek hızla yanına gitmeye başladı. Köpeğin gittiği yere dikkatlice baktık ve o parlak yaratığı gördük. Köpek onun yanına gitti. Kulaklarını dikip birkaç saniye baktıktan sonra deli gibi kaçmaya başladı. Parlak yaratık o karanlıkta bize doğru yaklaşmaya başladı. Öyle korktuk ki konuşamadık bile. Ölümüne koştuk ve eve gittik.

O gece korkudan hiç uyuyamadık. Sabah olunca herkese sorduk; bize, köyde deliren bir adamdan söz ettiler. Adamla konuşmaya gittik. Adama sadece dere ve yaratık dedik; bağırarak kaçmaya başladı. Arkadaşlarıma sorduğumda; adamın, derede bir gece yarısı aklını kaybettiğini söylediler. O deli, arada sırada geceleri dereye girip, birileriyle konuşuyor ve ağlamaya başlıyormuş.

Cinlerle İlgili Bilgiler & Halk İnanışları

Cin Sahibi Olmak, Cinlerden Hüddam Edinmek İçin Dua

Continue Reading
Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Giresun - Kudret Köprüsü Efsanesi - Paranormal Haber

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir