Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Yaşanmış Kısa Cin Hikayeleri -8

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşandığı, kendi başlarından geçtiğini iddia ettikleri 10 kısa cin – korku hikayesi. Okuyacağınız hikayeleri başlıkları ise şöyle: Seyrediyor ve Gidiyor, Bekle Ayın 17’sini, Biri Beni İtti, Yakayım mı Seni?!, Eyne Beytüke, Kocanım, Eskiden Deisttim, Canani Konağı, Alemci Amca, Koş Kızını Kurtar!

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşandığı, kendi başlarından geçtiğini iddia ettikleri 10 kısa cin – korku hikayesi. Okuyacağınız hikayelerin başlıkları ise şöyle: “Seyrediyor ve Gidiyor”, “Bekle Ayın 17’sini”, “Biri Beni İtti”, “Yakayım mı Seni?!”, “Eyne Beytüke”, “Kocanım”, “Eskiden Deisttim”, “Canani Konağı”, “Alemci Amca”, “Koş, Kızını Kurtar!”

Hikaye 1: Seyrediyor ve Gidiyor

Aytekin ben. Benim kız kardeşime musallat oldular. Eşi altı hocaya götürdü ama kurtulamadı. İntihar etmeye kalkıştı. Bir keresinde bacımgildeydim; eşi ve kendisi köye gitmişti. Ben de bilgisayarda oyun oynuyordum… Bir an sol tarafımda beş metre ilerimde bir yansıma gördüm. Baktığımda; simsiyah, kıllı birisi!.. Tüylerim diken diken oldu. Hayal sandım önce. Bir daha göründü; olduğum yerde dondum kaldım… Gerçekten cin görmüştüm! Cin bana görünüp kaçıyordu. Sanki benim takip etmemi istiyordu ama ben korkudan bilgisayarın başından kalkamadım. Çok hızlı yok oluyordu. Aynı gece tam dört kere göründü bana. Şu an kendi evimdeyim. Annemle yaşıyorum. Annem evde olmadığı zamanlarda halen görünüyor bana. Korkmuyorum. Beni korkutmuyor, sadece bana bakıyor. Cinler çok kıllı ve siyah… Elleri farklı, ayakları, bacakları farklı… Halen bana görünmeye devam ediyor ara ara. Ama asla asla zarar vermiyor bana. Bakıyor, beni seyrediyor ve gidiyor…

Hikaye 2: Bekle Ayın 17’sini

Her insanın bir cini vardır. Ben kendi cinimi rüyamda gördüm ve tanıdım. Bir kadın idi. Kısa boylu ve muzip bir hatundu. 1999 senesi Ocak ayının başlarında gördüm ve onu rüyamda yakaladım. Boğazına yapışıp “Bana bir şeyler anlat” diyerek, üzerinde baskı kurdum. O da bana “Bekle ayın onyedisini” dedi. “Ne olacak ayın onyedisinde” dediğimde “Göreceksin ne olacağını” dedi. O yıl devirli sayısal loto çekilişi filan vardı. Bolca oynadım ve hava aldım. Meğer “Hangi ayın onyedisi” demeliymişim. Bir 17 Ağustos depremi yaşadık. Ve hep aklımda kalmıştır…

Hikaye 3: Biri Beni İtti

Adım Deniz. 13 yaşımdan beri bana musallat olmuş durumdalar. Özellikle son iki senedir benimle uğraşıyorlar. Bu olay başıma ilk geldiginde uyuyordum. Arkamdan biri beni güçlü şekilde itti. Kafam istemsiz olarak hareket etmeye başladı ve bağırdım. Daha sonra baş ağrısı oldu ve istifra ettim. İkincisinde sadece bağırdım; hiçbir şey hatırlamıyorum. Üçüncüde ise bu sefer çok şiddetli şekilde haykırdım. Sağ gözüm görmekte zorluk çekiyordu ve aşırı baş ağrısı ve yorgunluk oluyordu. Dördüncü deneyimimde astral seyahat yaptım. Odamın içinde dolanmıştım. Sonra tekrar hocaya gittim. Hep gittiğim bir hocaydı aralıklarla. Sürekli oluyordu. En son seyahat yaptığımda hoca “Artık seni terk ediyorlar” dedi. Kaç kere muska yazdı ama pek işe yaramadı. En son yazdığı muska hala uzerimde. Uzun zamandır bir şey olmuyor ama olacağı zaman önceden hissediyordum. Hatta anneme söyledim “Korkma, olmaz artık” dedi ama oldu…

Hikaye 4: Yakayım mı Seni?!

Adım Nurcan. Benim senelerdir çocuğum olmuyor. Hafta sonu eşimle bir hocaya gittik. Bize tedavinin muska vs. değil sadece Kuran ile olacağını söylemişti. Gittiğimizde hoca Kuran okumaya başladıktan sonra kendimi garip hissetmeye başladım. Kollarım uyuştu seansta. Sonra “Ey Allah’ın düşmanı! Bu bedeni terk edecek misin yoksa senin yakmak için Rabbime dua edeyim mi?” diye seslendi. Biraz garipsedim böyle seslenince ama o an çeneme hakim olamadığımı hissettim. Gerçekten de bir anormallik vardı bende… Çeneme hakim olamadım; kısık bir ses benim ağzımdan konuşmaya başladı “Yeter artık okuma! Gidecegim” diyordu. Hoca üç dört saat kadar daha okuma yaptı. Rabbim bana da şifa nasip etti. Şimdi artık ne korkularım var ne halisünasyon ne sıkıntı… Bir şeyim kalmadı.

Hikaye 5: Eyne Beytüke

Ben cinleri kendi suretleriyle görüyorum ve bana diyorlarki “Eyne beytüke” yani “Evin nerede? Seni alıp evine götürelim.” “Benim evim burası.” dedim bir keresinde; sonra gözüm karardı. Kendime geldiğimde bir ormandaydım. Çok değişik bir mekan… Sanki karşımda su gibi şeffaf bir duvar ve duvarın arkası orman… Bedenimi orada yerde yatarken görüyorum ama ben şeffaf duvarın ardında duruyordum. Yanımdaki cinlere “Ne oluyor böyle?” dediğimde “Sen bizden birini öldürdün! Burdan çıkamazsın artık” dedi. Hemen Besmele çektim. Kendimi yerde yatarken buldum. Kalktım, ilk iş hocamın yanına gittim. Bana bir muska yazdı ve o günden beri zarar veremiyorlar ama görüyorum yine de. Siz siz olun bulaşmayın bu işlere! Allah canımı alsaydı da hiç bulaşmasaydım keşke. Çok pişmanım şu an.  Antidepresan kulanıyorum.

Hikaye 6: Kocanım

Musallatlar bende üç yıldır var… Çoklar… Büyü ile gelen var, dut ağacının altına destursuz çay döktüğüm için gelenler var, son olarak da aşık bir cin var… Üç yıldır yapmadığım, gitmediğim yer kalmadı. Bendekilerin hepsi Hıristiyan. Bir Müslüman var sadece. Bir gece ellerim ve ayaklarıma kına yakıldı… Yani nikahlandım istemediğim halde. “Kocanım” diye geziniyor. Her gittiğim hoca “Sana bulaşamayız; çok güçlüler” diyor. Namaz kıldırmıyor. Gece tecavüze kalkışıyor.  İki yıldır istediğim biri var; evlenemiyoruz. Hep aksilikler çıkıyor. Geceleri dövüyor sevgilimle buluşunca. Sırtım morluk içinde kalıyor. Üç yıldır çekiyorum. 

Hikaye 7: Eskiden Deisttim

Adım Zeynep. Bu konu üzerinde birçok yaşanmışlığım var ciddi manada.  Ne yaparsanız yapın daha da üstünüze geleceklerdir. Dininize de bağlansanız dinden de çıksanız asla doymuyorlar. Ben eskiden deisttim. O zamanlar bana çektirmedikleri acı kalmadı. Sonra Müslüman oldum; namaz, Kuran derken bayağı ilerledim fakat bu sefer rüyalarıma girmeye başladılar. Gece tesettürlü ve Kuran’ı kalbimin üzerine koyup uyuyordum ama yine de rüyamda kendisini gösterdi. Tecavüz etmeye kalktı. Sesini duyurmaya başladı. Ara sıra aynalarda görünmeye başladı. Ben bir süre bir hocaya gittim. İzmit’te yeri var. Size ne dokunuyor ne de bir şey içiriyor. Sadece karşınızda size Kuran okuyor. Ve size nasıl geldiğini anlamaya çalışıyor. Örneğin vücudunuzda yanma hissediyorsanız büyü ilegelmiş gibisinden. Bana aşık olarak geldiğini düşünmüştük. İçimden çıkmasına rağmen uzun bir süre rahat edemedim. Dışarıdan tacizler başladı. Çok daha acı seyler yaşadım. Hoca sizi bir yere kadar onlardan kurtabiliyor. Siz ne kadar dine bağlansanız da her türlü vesveseleri ile sizi çıldırtabiliyorlar. Daha sonra Kadıköy’de bir falcıya gittim. Kadını gördüğümde sırtımda bir ağrı oluştu. Ayağımda bir tutulma hissettim. Kadın falıma bakarken bana cinlerden bahsetti. Üç tane olduklarına ve anne karnında aileye yapılan bir büyü ile bana geldiklerini söyledi. “Seni kurtarabilirim” dedi. Öğrenci olduğum icin para filan istemedi. Parasında olan bir insan da değildi. Ama ben gitmedim. Çünkü uzun süredir onlarla yaşıyorum. Onlarsız henüz hayatımı devam ettirebilir miyim bilemiyorum.

Hikaye 8: Canani Konağı 

Yıllar önceydi. Canani Konağı diye bir yere taşınmıştık. İçinde define olan bir konak. Öyle büyüktü ki içerisinde üç adet konak vardı bahçenin. Babamlar ve birkaç arkadaşı define aradılar beş ay boyunca. Her yer eşilmişti. Benim cinlerle tanışmam ve ruhaniler ile görüşmem orada oldu. Evin kuzey bölümünde, arka bahçede duvarda çivi yazısı vardı. Ve ben o yaşımda kendiliğimden çivi yazısını okumuştum. Benden bir tas suyun içine bakıp, hazinenin yerini söylememi istediler cinciler. Baktım, baktım… Su kapkara olmuştu. Bir şey gözükmüyordu. Daha sonra kendi çapımda definecilik oynardım ben de. Bir yer vardı; girdim ve ilk şok olduğum yer oraydı. Bana dendi ki “Burayı kaz!” Mala dönmüştüm; korkuyordum fakat ne bağırabiliyor, ne kaçabiliyor, gözümü bile kapatamıyordum. Dediğini yaptım. Kazdım, kazdım… Yarım metre filandı sanırım; bir şeye sarılı paket vardı. Aldım. “Aç” dedi açtım. Saf gümüşten yapılmış Meryem Ana ve Hz. İsa kabartmalı bir figür buldum. O şeyi o günden sonra görmedim. İşin tuhafı kazı yaptığım yerin beş metre ilerisinde defineyi buldular. Hala o definenin yeri aklımdadır. Ama boşaltılmıştı. Beş yaşımdan beri ilgim merakım var. Birtakım şeyler hissedebiliyorum fakat bana o günlerden etki eden bir şeyler kaldı. Bir keresinde annemi asılmış halde gördüm. Şok geçirdim; tavanda asılı duruyordu! Ben de birisinin elini tutuyorum sıkıca. Baktım ki elini tuttuğum annemmiş…

Hikaye 9: Alemci Amca

Adım Mustafa. Cinlerle 11 yaşında tanıştım. Kendileri Müslüman cinlerdi tabii ki. Cinler herkese görünmezler. Kime görünüp görünmeyeceklerini iyi bilirler. Siz istediğiniz kadar uğraşın bana gözüksün diye… O alem çok farklıdır. İnsanlara aşık olabilirler. İnsanların isteklerini yerine getirebilirler. Bu konularda bana çok yardımcı oldular yıllarca. Şu an yaşım 48. Tabii ki zararlı yönleri de var. Hep onlarla ilgilenmenizi isterler mesela. Ben zamanında evlenmiştim fakat evliliğim uzun süre gitmedi, boşandım. Şu an bekar olarak hem de çok uzun zamandır, tek başıma kalıyorum; kendi evimde. Tabii ki cinlerden biriyle evli değilim ama bana sevdalı olan bir cinim var. O alemle olacağın zaman yalnız olman ve kendinden çok emin olman lazım.  Dediğim gibi bana çok yardımcı oldular maddi ve manevi… Zamanında benim bir ilk göz ağrım vardı… Onu hala çok seviyorum fakat bana bu konuda yardımcı olmuyorlar. Ben de ilk göz ağrıma bu alemden zarar gelmesin diye konuyu kapatıyorum…  Kısacası çok merak eden kişi, bu alemle olacaksa  yalnız olacak, yanında hiçbir insan olmayacak, bir de kendinden çok emin olacak yani korkmayacak. Yine de ben yıllardan beri bu alemle olduğumdan sebep tavsiye etmiyorum…

Hikaye 10: Koş, Kızını Kurtar!

Ben henüz 16 yaşındayken onların varlığını hissediyordum ama ne olduğunu bilmiyordum. Bazen gecenin bir vakti musluklar açık ve sanki su akıyormuş gibi oluyordu. Kalkıp bakıyordum; musluklar kapalı. Arkamda gezinen birisinin olduğunu hissediyordum ama baktığımda kimseyi göremiyordum. Sürekli nerden geldiği belli olmayan konuşma sesleri duyuyordum. “Emine” diyordu, sesi o kadar güzeldi ve diksiyonu o kadar düzgündü ki… Bir gün yatsı namazını kılarken secdede; sırtımı birinin sıvazladığını hissettim. Çok korktum ve “Allah’ım! Sen istemezsen bana kimse birşey yapamaz” diyerek namazımı tamamladım ve bu olaydan kimseye söz etmedim. Sonra bir gün annem bir fal baktırmış. Falcı beni tarif edip, namazda başıma gelenleri anlatmış ve “Kızını çabuk kurtar yoksa onların arasına karışacak” demiş. Annem bana olanı anlattı ve “Gerçek mi?” diye sordu. “Evet” dedim. Bir kez kendisini de gördüm; ince, uzun, 25 yaşlarında, başı sarıklı bir delikanlıydı. Belli ki Müslümandı. Bana hiçbir zararı olmadı. Annem bir hoca bulup muska ve tütsü yaptırdı. Onları kullandıktan sonra onu ne gördüm ne de duydum. 

Advertisement
Click to comment

Soru Sor - Fikrini Yaz

Advertisement
Advertisement

Tavsiye Yazılar