Connect with us
Yaşanmış Kısa Cin Korku Hikayeleri Yaşanmış Kısa Cin Korku Hikayeleri

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Yaşanmış Kısa Cin Hikayeleri -8

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşandığı, kendi başlarından geçtiğini iddia ettikleri 10 kısa cin – korku hikayesi. Okuyacağınız hikayeleri başlıkları ise şöyle: Seyrediyor ve Gidiyor, Bekle Ayın 17’sini, Biri Beni İtti, Yakayım mı Seni?!, Eyne Beytüke, Kocanım, Eskiden Deisttim, Canani Konağı, Alemci Amca, Koş Kızını Kurtar!

Published

on

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşandığı, kendi başlarından geçtiğini iddia ettikleri 10 kısa cin – korku hikayesi. Okuyacağınız hikayelerin başlıkları ise şöyle: “Seyrediyor ve Gidiyor”, “Bekle Ayın 17’sini”, “Biri Beni İtti”, “Yakayım mı Seni?!”, “Eyne Beytüke”, “Kocanım”, “Eskiden Deisttim”, “Canani Konağı”, “Alemci Amca”, “Koş, Kızını Kurtar!”

Hikaye 1: Seyrediyor ve Gidiyor

Aytekin ben. Benim kız kardeşime musallat oldular. Eşi altı hocaya götürdü ama kurtulamadı. İntihar etmeye kalkıştı. Bir keresinde bacımgildeydim; eşi ve kendisi köye gitmişti. Ben de bilgisayarda oyun oynuyordum… Bir an sol tarafımda beş metre ilerimde bir yansıma gördüm. Baktığımda; simsiyah, kıllı birisi!.. Tüylerim diken diken oldu. Hayal sandım önce. Bir daha göründü; olduğum yerde dondum kaldım… Gerçekten cin görmüştüm! Cin bana görünüp kaçıyordu. Sanki benim takip etmemi istiyordu ama ben korkudan bilgisayarın başından kalkamadım. Çok hızlı yok oluyordu. Aynı gece tam dört kere göründü bana. Şu an kendi evimdeyim. Annemle yaşıyorum. Annem evde olmadığı zamanlarda halen görünüyor bana. Korkmuyorum. Beni korkutmuyor, sadece bana bakıyor. Cinler çok kıllı ve siyah… Elleri farklı, ayakları, bacakları farklı… Halen bana görünmeye devam ediyor ara ara. Ama asla asla zarar vermiyor bana. Bakıyor, beni seyrediyor ve gidiyor…

Hikaye 2: Bekle Ayın 17’sini

Her insanın bir cini vardır. Ben kendi cinimi rüyamda gördüm ve tanıdım. Bir kadın idi. Kısa boylu ve muzip bir hatundu. 1999 senesi Ocak ayının başlarında gördüm ve onu rüyamda yakaladım. Boğazına yapışıp “Bana bir şeyler anlat” diyerek, üzerinde baskı kurdum. O da bana “Bekle ayın onyedisini” dedi. “Ne olacak ayın onyedisinde” dediğimde “Göreceksin ne olacağını” dedi. O yıl devirli sayısal loto çekilişi filan vardı. Bolca oynadım ve hava aldım. Meğer “Hangi ayın onyedisi” demeliymişim. Bir 17 Ağustos depremi yaşadık. Ve hep aklımda kalmıştır…

Hikaye 3: Biri Beni İtti

Adım Deniz. 13 yaşımdan beri bana musallat olmuş durumdalar. Özellikle son iki senedir benimle uğraşıyorlar. Bu olay başıma ilk geldiginde uyuyordum. Arkamdan biri beni güçlü şekilde itti. Kafam istemsiz olarak hareket etmeye başladı ve bağırdım. Daha sonra baş ağrısı oldu ve istifra ettim. İkincisinde sadece bağırdım; hiçbir şey hatırlamıyorum. Üçüncüde ise bu sefer çok şiddetli şekilde haykırdım. Sağ gözüm görmekte zorluk çekiyordu ve aşırı baş ağrısı ve yorgunluk oluyordu. Dördüncü deneyimimde astral seyahat yaptım. Odamın içinde dolanmıştım. Sonra tekrar hocaya gittim. Hep gittiğim bir hocaydı aralıklarla. Sürekli oluyordu. En son seyahat yaptığımda hoca “Artık seni terk ediyorlar” dedi. Kaç kere muska yazdı ama pek işe yaramadı. En son yazdığı muska hala uzerimde. Uzun zamandır bir şey olmuyor ama olacağı zaman önceden hissediyordum. Hatta anneme söyledim “Korkma, olmaz artık” dedi ama oldu…

Hikaye 4: Yakayım mı Seni?!

Adım Nurcan. Benim senelerdir çocuğum olmuyor. Hafta sonu eşimle bir hocaya gittik. Bize tedavinin muska vs. değil sadece Kuran ile olacağını söylemişti. Gittiğimizde hoca Kuran okumaya başladıktan sonra kendimi garip hissetmeye başladım. Kollarım uyuştu seansta. Sonra “Ey Allah’ın düşmanı! Bu bedeni terk edecek misin yoksa senin yakmak için Rabbime dua edeyim mi?” diye seslendi. Biraz garipsedim böyle seslenince ama o an çeneme hakim olamadığımı hissettim. Gerçekten de bir anormallik vardı bende… Çeneme hakim olamadım; kısık bir ses benim ağzımdan konuşmaya başladı “Yeter artık okuma! Gidecegim” diyordu. Hoca üç dört saat kadar daha okuma yaptı. Rabbim bana da şifa nasip etti. Şimdi artık ne korkularım var ne halisünasyon ne sıkıntı… Bir şeyim kalmadı.

Hikaye 5: Eyne Beytüke

Ben cinleri kendi suretleriyle görüyorum ve bana diyorlarki “Eyne beytüke” yani “Evin nerede? Seni alıp evine götürelim.” “Benim evim burası.” dedim bir keresinde; sonra gözüm karardı. Kendime geldiğimde bir ormandaydım. Çok değişik bir mekan… Sanki karşımda su gibi şeffaf bir duvar ve duvarın arkası orman… Bedenimi orada yerde yatarken görüyorum ama ben şeffaf duvarın ardında duruyordum. Yanımdaki cinlere “Ne oluyor böyle?” dediğimde “Sen bizden birini öldürdün! Burdan çıkamazsın artık” dedi. Hemen Besmele çektim. Kendimi yerde yatarken buldum. Kalktım, ilk iş hocamın yanına gittim. Bana bir muska yazdı ve o günden beri zarar veremiyorlar ama görüyorum yine de. Siz siz olun bulaşmayın bu işlere! Allah canımı alsaydı da hiç bulaşmasaydım keşke. Çok pişmanım şu an.  Antidepresan kulanıyorum.

Hikaye 6: Kocanım

Musallatlar bende üç yıldır var… Çoklar… Büyü ile gelen var, dut ağacının altına destursuz çay döktüğüm için gelenler var, son olarak da aşık bir cin var… Üç yıldır yapmadığım, gitmediğim yer kalmadı. Bendekilerin hepsi Hıristiyan. Bir Müslüman var sadece. Bir gece ellerim ve ayaklarıma kına yakıldı… Yani nikahlandım istemediğim halde. “Kocanım” diye geziniyor. Her gittiğim hoca “Sana bulaşamayız; çok güçlüler” diyor. Namaz kıldırmıyor. Gece tecavüze kalkışıyor.  İki yıldır istediğim biri var; evlenemiyoruz. Hep aksilikler çıkıyor. Geceleri dövüyor sevgilimle buluşunca. Sırtım morluk içinde kalıyor. Üç yıldır çekiyorum. 

Hikaye 7: Eskiden Deisttim

Adım Zeynep. Bu konu üzerinde birçok yaşanmışlığım var ciddi manada.  Ne yaparsanız yapın daha da üstünüze geleceklerdir. Dininize de bağlansanız dinden de çıksanız asla doymuyorlar. Ben eskiden deisttim. O zamanlar bana çektirmedikleri acı kalmadı. Sonra Müslüman oldum; namaz, Kuran derken bayağı ilerledim fakat bu sefer rüyalarıma girmeye başladılar. Gece tesettürlü ve Kuran’ı kalbimin üzerine koyup uyuyordum ama yine de rüyamda kendisini gösterdi. Tecavüz etmeye kalktı. Sesini duyurmaya başladı. Ara sıra aynalarda görünmeye başladı. Ben bir süre bir hocaya gittim. İzmit’te yeri var. Size ne dokunuyor ne de bir şey içiriyor. Sadece karşınızda size Kuran okuyor. Ve size nasıl geldiğini anlamaya çalışıyor. Örneğin vücudunuzda yanma hissediyorsanız büyü ilegelmiş gibisinden. Bana aşık olarak geldiğini düşünmüştük. İçimden çıkmasına rağmen uzun bir süre rahat edemedim. Dışarıdan tacizler başladı. Çok daha acı seyler yaşadım. Hoca sizi bir yere kadar onlardan kurtabiliyor. Siz ne kadar dine bağlansanız da her türlü vesveseleri ile sizi çıldırtabiliyorlar. Daha sonra Kadıköy’de bir falcıya gittim. Kadını gördüğümde sırtımda bir ağrı oluştu. Ayağımda bir tutulma hissettim. Kadın falıma bakarken bana cinlerden bahsetti. Üç tane olduklarına ve anne karnında aileye yapılan bir büyü ile bana geldiklerini söyledi. “Seni kurtarabilirim” dedi. Öğrenci olduğum icin para filan istemedi. Parasında olan bir insan da değildi. Ama ben gitmedim. Çünkü uzun süredir onlarla yaşıyorum. Onlarsız henüz hayatımı devam ettirebilir miyim bilemiyorum.

Hikaye 8: Canani Konağı 

Yıllar önceydi. Canani Konağı diye bir yere taşınmıştık. İçinde define olan bir konak. Öyle büyüktü ki içerisinde üç adet konak vardı bahçenin. Babamlar ve birkaç arkadaşı define aradılar beş ay boyunca. Her yer eşilmişti. Benim cinlerle tanışmam ve ruhaniler ile görüşmem orada oldu. Evin kuzey bölümünde, arka bahçede duvarda çivi yazısı vardı. Ve ben o yaşımda kendiliğimden çivi yazısını okumuştum. Benden bir tas suyun içine bakıp, hazinenin yerini söylememi istediler cinciler. Baktım, baktım… Su kapkara olmuştu. Bir şey gözükmüyordu. Daha sonra kendi çapımda definecilik oynardım ben de. Bir yer vardı; girdim ve ilk şok olduğum yer oraydı. Bana dendi ki “Burayı kaz!” Mala dönmüştüm; korkuyordum fakat ne bağırabiliyor, ne kaçabiliyor, gözümü bile kapatamıyordum. Dediğini yaptım. Kazdım, kazdım… Yarım metre filandı sanırım; bir şeye sarılı paket vardı. Aldım. “Aç” dedi açtım. Saf gümüşten yapılmış Meryem Ana ve Hz. İsa kabartmalı bir figür buldum. O şeyi o günden sonra görmedim. İşin tuhafı kazı yaptığım yerin beş metre ilerisinde defineyi buldular. Hala o definenin yeri aklımdadır. Ama boşaltılmıştı. Beş yaşımdan beri ilgim merakım var. Birtakım şeyler hissedebiliyorum fakat bana o günlerden etki eden bir şeyler kaldı. Bir keresinde annemi asılmış halde gördüm. Şok geçirdim; tavanda asılı duruyordu! Ben de birisinin elini tutuyorum sıkıca. Baktım ki elini tuttuğum annemmiş…

Hikaye 9: Alemci Amca

Adım Mustafa. Cinlerle 11 yaşında tanıştım. Kendileri Müslüman cinlerdi tabii ki. Cinler herkese görünmezler. Kime görünüp görünmeyeceklerini iyi bilirler. Siz istediğiniz kadar uğraşın bana gözüksün diye… O alem çok farklıdır. İnsanlara aşık olabilirler. İnsanların isteklerini yerine getirebilirler. Bu konularda bana çok yardımcı oldular yıllarca. Şu an yaşım 48. Tabii ki zararlı yönleri de var. Hep onlarla ilgilenmenizi isterler mesela. Ben zamanında evlenmiştim fakat evliliğim uzun süre gitmedi, boşandım. Şu an bekar olarak hem de çok uzun zamandır, tek başıma kalıyorum; kendi evimde. Tabii ki cinlerden biriyle evli değilim ama bana sevdalı olan bir cinim var. O alemle olacağın zaman yalnız olman ve kendinden çok emin olman lazım.  Dediğim gibi bana çok yardımcı oldular maddi ve manevi… Zamanında benim bir ilk göz ağrım vardı… Onu hala çok seviyorum fakat bana bu konuda yardımcı olmuyorlar. Ben de ilk göz ağrıma bu alemden zarar gelmesin diye konuyu kapatıyorum…  Kısacası çok merak eden kişi, bu alemle olacaksa  yalnız olacak, yanında hiçbir insan olmayacak, bir de kendinden çok emin olacak yani korkmayacak. Yine de ben yıllardan beri bu alemle olduğumdan sebep tavsiye etmiyorum…

Hikaye 10: Koş, Kızını Kurtar!

Ben henüz 16 yaşındayken onların varlığını hissediyordum ama ne olduğunu bilmiyordum. Bazen gecenin bir vakti musluklar açık ve sanki su akıyormuş gibi oluyordu. Kalkıp bakıyordum; musluklar kapalı. Arkamda gezinen birisinin olduğunu hissediyordum ama baktığımda kimseyi göremiyordum. Sürekli nerden geldiği belli olmayan konuşma sesleri duyuyordum. “Emine” diyordu, sesi o kadar güzeldi ve diksiyonu o kadar düzgündü ki… Bir gün yatsı namazını kılarken secdede; sırtımı birinin sıvazladığını hissettim. Çok korktum ve “Allah’ım! Sen istemezsen bana kimse birşey yapamaz” diyerek namazımı tamamladım ve bu olaydan kimseye söz etmedim. Sonra bir gün annem bir fal baktırmış. Falcı beni tarif edip, namazda başıma gelenleri anlatmış ve “Kızını çabuk kurtar yoksa onların arasına karışacak” demiş. Annem bana olanı anlattı ve “Gerçek mi?” diye sordu. “Evet” dedim. Bir kez kendisini de gördüm; ince, uzun, 25 yaşlarında, başı sarıklı bir delikanlıydı. Belli ki Müslümandı. Bana hiçbir zararı olmadı. Annem bir hoca bulup muska ve tütsü yaptırdı. Onları kullandıktan sonra onu ne gördüm ne de duydum. 

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen “cinler”le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Published

on

By

Ormanda Beni Takip Eden Cinler

Ormanda yürüyüşe çıktıktan sonra yolunu kaybeden bir doğa severin önce seslerle başlayan sonra kendisine görünen "cinler"le yaşadığı korku dolu kovalamaca.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Size başımdan geçen uzun zamandan beri büyük bir korkuyla hatırladığım olayı anlatmak istiyorum. Doğanın içinde olmayı her zaman çok sevmişimdir. Boş zamanlarımda mutlaka doğa yürüyüşleri yapmaya özen gösteririm. Bu alanda keşif yapmak beni gerçekten çok heyecanlandırır. Yine bir Pazar günü ormanda yürüyüş yapmak için yola çıkmıştım. Hava da tam yürüyüş yapacak cinstendi. Amacım ormanda akşama kadar vakit geçirerek biraz temiz hava almaktı.

Ormana giriş yaptığımda karşıma çıkan manzara beni büyülemişti. Yine herşey oldukça temiz ve sakin gözüküyordu. Ama ilerleyen saatlerde bu huzurum yerini korkuya bırakacaktı. Ormanda ilerlerken yolumu kaybettiğimi fark ettim. Ormanda yolu bulmak artık benim için imkansız bir hale gelmişti. Üstelik telefonda ormanın tam ortasında çekmiyor ve kimseye ulaşamıyordum. Zaten korkmuş bir haldeyken duyduğum sesler korkumu biraz daha katladı. Çalılıkların arasından uğultu gibi sesler geliyordu.

Ansızın kafamı çevirdiğimde yanımda bir gölgenin beni izlediğini fark ettim. Sonra aniden ortadan kaybolmuştu. Her geçen zaman ortaya çıkan sesler ve gölgeler artmaya devam ediyordu. Birden çalıların arkasından bir çift gözün bana baktığını gördüm. Simsiyah bir gölge şeklinde olan bu varlığın sadece gözleri belirgindi. Onun bir hayvan olduğunu sanarak ona doğru bir taş attım ama atmış olduğum bu taş bu varlığın içinden geçip gitmişti.

O an fark ettim ki, gördüğüm bu yaratık aslında bir cindi. Korkuyla bulunduğum alanın tersine doğru koşmaya başladım. Yaratık beni takip ediyor ve bir gölge gibi peşimde süzülmeye devam ediyordu. Apar topar dualarla ormandan çıkabildim. O günden sonra "cinler"den korkuma yalnız başıma asla bu tarz yerlere gitmemeye özen gösterdim.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Published

on

By

Ruh Çağırdığını Zanneden Neriman Ablanın Başına Gelenler

Kendini ruh çağırma, büyü konularında yetenekli gören bir hanım ablanın, ruh çağırdığını zannederek kendi başına musallat ettiği cinlerle yaşadığı sıkıntı.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Sizlere yakın akrabamın başından geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Akrabalarımız bizi ziyaret için İzmir’den İstanbul’a gelmişlerdi. Akrabamız uzun zamandan beri büyü işleriyle uğraştığını bu alanda çok marifetli olduğundan bahsetti. Pek çok ölüyle (?) irtibata geçen Neriman abla son yaşadıklarını ise korku dolu gözlerle anlatmaya başladı.

Yine günlerden birinde ölülerle irtibata geçmeye çalışırken yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark etmiş. Daha sonradan aslında o gün onu ziyaret için gelen kişinin kötü bir cinni olduğunu anlamış. Ona musallat olan bu cinni Neriman ablaya kabus dolu günler yaşatmaya başlamış. Neredeyse aklını kaybedecek derecede korkunç olaylar yaşamaya başlamış. Eşi de bu zor günlerinde ona destek olmaya çalışsada, onun her geçen gün biraz daha yıprandığını görüyormuş. Hangi doktora giderlerse gitsinler onun için çare bulunamamış.

En sonunda çareyi bir hocaya gitmekte bulmuşlar. Hoca en güvenilir hocalardan biri olarak görülüyormuş. Hocaya gittikten sonra meğerse Neriman ablaya bir büyünün yapıldığını öğrenmişler. Meğerse ayrıldığı nişanlısı ona sabun büyüsü yapıp bir tuvaletin dibine gömmüş. Sabun erimeye devam ettikçe de her gün biraz daha gücünden kaybediyormuş. Hocanın yardımıyla sabunun bulunduğu yeri bulup büyüyü çözmüşler. Eğer durumun böyle olduğu anlaşılmasaydı çok daha korkunç şeyler olacaktı. Bunu anlatan Neriman Abla bundan sonra hiçbir şekilde büyü gibi işlere bulaşmayacağını söyledi.

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Rüya mı Gerçek mi?

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri rüya mı gerçek mi

Abisiyle birlikte ziyarete gittikleri köylerinde, geceyarısı köyün ünlü terk edilmiş evine girmeye karar veren gencin başına gelen esrarengiz olay.

Yaşanmış Korku Hikayeleri: Abim ve ben gençlik zamanlarında annemin doğduğu köye ziyarete gitmiştik. O zamanlar henüz gençlik çağlarında ve heyecan arayan gençlerdik. Özellikle köyün var olduğu gizemli havası oldukça hoş gelmişti. Bu köyde uzun zamandan beri anlatılan bir efsane vardı. Köyün en sessiz ve ücra bulunan bir yerinden bahsediyorlardı. Tepedeki ev köyün en gizemli noktalarından biri olarak kabul ediliyordu. Herkes oraya gitmeye çekinir ve mümkün olduğu kadar yakınında dolaşmazlardı.

Abim ve benim için yeni bir macera fırsatı doğmuş gibiydi. Zira bu tarz şeyler bizi hep heyecanlandırmış ve etkilemişti. Tabi abimin benim kadar inançlı biri olduğu söylenemezdi. O bu tarz şeyleri hep saçma bulmuş ve genel olarak bunları komik görüyordu. Ama köyde yaşadığımız o gizemli olay bundan sonra onun düşüncesini değiştirecekti.

Bir gece tepedeki evi yani bu çok korkulan evi ziyaret etmeye karar verdik. Amacımız bu eve giderek sadece biraz zaman geçirmekti. Annemler uyuduktan sonra abimle sessiz bir şekilde evden çıktık. Gecenin en kör karanlığında evin bulunduğu yere doğru yola çıktık. Köy yerinde kimsecikler yoktu. Bir tek ikimiz gecenin kör karanlığında bir çılgınlığa kalkışmıştık.

Uzun bir mesafe sonrasında nihayet eve ulaştık. Burası anlatıldığı kadar vardı. Hayvan kemikleri görmüş, evin duvarlarında kaplı olan anlamını bilmediğimiz pek çok kelimeyle karşılaşmıştık. Evdeki birkaç parça eşyada oldukça eski tarihlerden kalma gibi gözüküyordu. Abim bir bıçağı alarak incelemeye başladı. O sırada hızlı hareket etmediği halde elini kesmişti. O sırada evin içinden yükselen bir uğultu duyduk.

Öyle demeye kalmadan birkaç siyah köpek karşımıza dikildi. Ve evin içinde bizi kovalamaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan kan ter içinde evden koşa koşa ayrıldık. Köpeklerin sesleri uzun süre boyunca devam etmişti ama köpekler gözükmüyordu. Böyle demeye kalmadan annem tarafından hızlı bir şekilde uyandırıldım. Meğerse çığlık çığlığa kalmışım ve fena sayıklıyormuşum. Sabah olunca abimin yanına gelince şok geçirmiştim. Zira abimin parmağı tıpkı dün gece olduğu gibi aynı yerden kesik durumdaydı.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi…

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Konu hakkında yeterli bilgileri olduğunu sanarak cin çağırma gafletine düşen birkaç gencin başına gelen korkunç olayların hikayesi...

Keşke Hiç Cin Çağırmasaydık

Adım Emir. Size kendi başımdan geçen ve uzun zamandan beri etkisinden çıkamadığım bir olayı anlatmak istiyorum... Arkadaşım Ali ve ben uzun yıllar önce cin çağırma konusuna merak salmıştık. Bu konu çok ilgimizi çekiyor ve her daim bunun hakkında kendimizi konuşurken buluyorduk. Bir gün bu konuyu gerçeğe dönüştürmeye karar verdik. Birkaç arkadaşımızı daha alarak ikindi sonrasında cin çağıracaktık. Konu hakkında çok fazla şey öğrendiğimizden dolayı bu işi başarmak bizim için bir sorun değildi.

Annemler evde yokken dört arkadaş bir araya gelerek çalışmalara başladık. Artık cin çağırmak için herşey hazır durumdaydı. Cin çağırmaya uygun olarak tüm adımları sırasıyla yaptık. Yalnız bir süre sonra odanın yaz aylarında olmamıza rağmen çok soğuk olduğunu fark ettik. Resmen odanın içinde tir tir titreyecek seviyeye kadar gelmiştik. Derken bir çatırtı koptu ve birisi gülerek isimlerimizi fısıldamaya başladı. Biz ne olduğundan habersiz bir şekilde korku dolu gözlerle birbirimize bakıyorduk. Bir süre sonra Ali bu işi hiç sevmediğini ve gelen cinninin pek iyi olmadığını söyledi. Bizde olanlardan sonra oradan apar topar çıkmıştık.

Annemler gelene kadar dışarıda arkadaşlarla takıldıktan sonra herkes evine geçti. O günden sonra artık dört arkadaş için kabus başlamıştı. Ali’nin söylediği gibi gelen iyi bir cinni değildi. O geceden sonra her gece boyunca sürekli farklı şekilde korkutuluyor ve çığlıklar içinde uyanıyordum. İşin korkunç tarafı diğer arkadaşlarımda bu durumdaydı. Uzun zaman geçmesine rağmen kötü olayların ardı arkası kesilmemişti.

En sonunda bir hocaya görünerek durumdan kurtulmaya çalıştık. Hoca ikindi vaktinden sonra çağırılan cinnilerin kötü olma ihtimalinin çok fazla olduğunu gelen cinin de aynı şekilde kötü olduğunu ve bizimle eğlenmek istediğini söyledi. O günden sonra ne kadar çabalarsak çabalayalım bu yaratıktan bir türlü kurtulamadık. Şimdi halen kabusumuz devam ediyor. Keşke hiç cin çağırmaya kalkışmasaydık...

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayesi

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cinli Köye Gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri cinli köye gittik

Hakkında bir sürü hikaye duydukları cinli köyde bir gece kalmaya karar veren dört arkadaşın başından geçen korku dolu gecenin hikayesi.

Dört arkadaş bir gün eğlence maksatlı olarak her zaman anlatılan köye gitmeye karar vermiştik. Bu köy bizim çevremizde cinli köy olarak bilinir ve anlatılırdı. Bu hikayeleri her zaman gülerek dinlemiş ve her daim çok eğlenceli bulmuştuk. Bir gün sürekli olarak konuştuğumuz ve Tunceli’de bulunan bu köye gitmeye karar verdik. Ailelerimizden izin aldıktan sonra yola çıkmıştık. Amacımız burada sadece bir gece geçirerek eve dönmekti. 

Bize buranın tamamen terk edilmiş bir yer olduğu söylenmişti. Yani oraya vardığımız zaman kimse orada olmayacak ve sadece dört kişi, koca köyde yalnız kalacaktık. Ama hiçbiri umurumuzda değildi.  Sadece oraya vararak, eğlenceli bir gece geçirip, biraz da kafayı dağıtmak istiyorduk. Akşam vakitlerinde köye vardık. Dedikleri gibi kimsecikler yoktu. Köy zifiri karanlıktı. Her yer harap olmuş, terk edilmiş ve oldukça kötü görünüyordu. 

Bunlara aldırmadan köy içinde biraz gezinmeye karar verdik. Karşıdan gördüğümüz bir ev dikkatimizi çekmişti. Tıpkı filmlerdeki gibiydi. Bu haliyle oldukça korkunç gözüküyordu. Bu evin içine girmeye karar verdik. Eve girdikten sonra, burada çok keskin bir kokunun olduğunu fark ettik. Yıllar önce terk edilmiş bu evin her yeri iz içindeydi. Evin üst katına çıktık. Burası biraz daha iyi görünüyordu. Kapıyı kapattıktan sonra burada biraz içmeye karar verdik. 

Dört arkadaş yere oturmuş hem sohbet ediyor hem evin gizemi hakkında konuşuyorduk. Biz öyle konuşurken kapının kilitlendiğini duyduk. Birisi tarafından odanın içine kilitlenmiştik. Kapıyı açmaya çalışsak da bir türlü başaramadık. Korku ve şaşkınlıkla birbirimize bakarken bir anda arkadaşımın çığlığını duyduk. Camdan bir gölgenin içeri izlediğini görmüştü. Buradan çıkmak istediğini söyledi. Ancak oradan çıkmak için hiçbir yol yoktu. 

Üçüncü katta bulunduğumuzdan dolayı buradan atlamak çok kötü bir fikirdi. Mecburen beklemeye başladık. Sabaha kadar yaşadıklarımız adeta bir kabus gibiydi. Evin içinde sanki deprem oluşuyormuş gibi hissetmiş, yerin çatladığını duymuştuk. Gece boyunca evin içinde sanki hareket eden bir şeylerin varlığı mevcuttu. Sabah vakitlerinde dualarla oradan uzaklaşmayı başarabilmiştik. Bir daha da o cinli köyün yakınına bile yaklaşmadık.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Geceleri Korkutuluyorum

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Published

on

By

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Geceleri cinler tarafından rahatsız edilip, korkutulan bir genç kızın başından geçenlerin hikayesi ve kendisine cinlerin musallat olma nedenini keşfi.

Merhaba adım Sinem. Size başımdan geçen ve uzun zamandan beri hafızamdan silemediğim bir olayı anlatmak istiyorum. Biz dört kardeşiz. Bir ablam, bir abim ve bir de benden küçük bir erkek kardeşim var. Ben ablamla aynı odada yatarken diğer kardeşlerim de farklı bir odayı paylaşıyordu. Biz de ablamla ranzada yatıyorduk. Bir gece -tahminimce gece 4 veya 5 sıralarında- bir sesle birlikte uyandım. Kalkıp başımı çevirdiğimde annemin odaya geldiğini gördüm. 

Bizi kontrole geldiğini düşünerek durumu umursamadan yine uyumaya geçmiştim. O sırada annemin kulağımın yanına eğilerek bir şeyler fısıldadığını duydum. Ağzında sanki bir şeyler geveleyip duruyor bana bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Ben duruma anlam verememiştim. “Büyük ihtimal dua ediyor veya üstümü örtmediğim için bana söyleniyor.” diye düşündüm. Sonra bir anda sesin kesildiğini fark ettim.

Annemin gittiğini düşündüm. Gözlerimi açmamla birlikte o şeyi gördüm! O varlığı gördükten sonra bağırmak istesem de bir türlü bağıramıyordum. O benim karşımda dikilmiş ve işaret parmağımı sıkıyordu. Sonra üstüme büyük bir ağırlığın çöktüğünü hissettim. Hareket edemiyor gibi hissediyordum. Demeye kalmadan gözlerim kapandı ve kendimden geçtim. 

Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. Bu olaydan sonra her gece korkutulmaya devam ettim. Korkunç rüyalar görüyor cinler tarafından takip ediliyordum. Bu sorunun neden başıma geldiğini araştırmaya başladım. Bunun için bir hocadan yardım istedim. Hoca bana kahve falı baktığımı bu nedenle bunların başıma geldiğini söyledi. O günden sonra kahve falını tamamen bırakmıştım.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri Arkadaşımın Kılığında Görünen Cin

Öğrenci evinde bir arkadaşıyla birlikte kalan Mustafa isimli şahsın, bir gece vakti yaşadığı ve korkudan bayılmasına yol açan olay.

Adım Mustafa. Size başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu olayın etkisinden uzun zaman boyunca çıkamamıştım. Halen bu olayla ilgili sorulara cevap arar dururum… Neyse, üniversite tahsili amacıyla ailemin uzağında bir öğrenci evinde kalıyorum. Evde benden başka bir arkadaşım daha vardı: Nihat. Bir gün, gece geç saatlerde eve gitmek üzere yola çıkmıştım. Bildiğim kadarıyla ev arkadaşım Nihat ise o sırada evde uyuyordu. Evimize giden yol bayağı ıssız ve tenha bir yoldu. 

Oradan geçip giderken bazen korkuyordum. Yine gecenin geç saatlerine kaldığımdan dolayı ortam iyice ıssızlaşmıştı. Ben yoluma devam ederken karşıma iki genç çıktı. Ellerinde içki şişeleri ve ağızlarında sigaraları vardı. Bana sataşacakları belli gibiydi. Birisi bana doğru gelerek omuz attı. Bense durumu pek önemsemeden oradan hızla geçmeye çalıştım. Arkama bile bakmadan oradan uzaklaştım.

Neyse ki tatsızlık çıkmamıştı. Eve geldiğimde kapıyı ev arkadaşım Nihat açmıştı. Odama doğru yöneldim. Cep telefonuma yeni bir mesaj geldiğini gördüm. Ama mesajı ev arkadaşım Nihat atmıştı. Şaşırmıştım: Zaten yan odamda bulunan birinin neden bana mesaj attığı aklımı karıştırmıştı. Nihat, gönderdiği mesajda “Bugün bir başka arkadaşında kalacağı için eve gelemeyeceğini, yarın evde olacağını” söylüyordu. Ben de Nihat’ın odasına giderek “Bana şaka mı yapıyorsun?” dedim. Nihat’sa bu sözlerim karşısında sırıtmaya başladı. O sırada kapı hızlı bir şekilde çalınmaya başladı. Koşarak kapıyı açtığımda karşımda Nihat’ın olduğunu gördüm. 

Ben onu karşımda görünce korkudan bayılmışım. Uyandığımda sabah olmuştu ve evde kimse yoktu. Sabah olunca Nihat eve geldi. Meğerse gece boyunca dışarıdaymış ve mesajı atan da gerçekten oymuş. Ancak hiçbir zaman bana kapıyı açmamış ve o gün o saatlerde evde bulunmamış. Ben bu olayı anlattığımda bana önce inanmadı. Ama ilerleyen zamanlarda ev içinde bazı korkunç olaylar olmaya devam ettiğinde bana inanmaya başladı. Sonraları o evden taşındık. Şimdilerde ise başka bir evde yaşıyoruz.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Korkudan Evde Yalnız Kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Published

on

By

yaşanmış korku hikayeleri - korkudan evde yalnız kalamıyorum

Yeni taşındıkları evde yalnız kalan kadının eşi kılığına giren bir cinle yaşadığı korku verici olayın hikayesi.

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Adım Elif. Sizlere başımdan geçen korku verici bir olayı anlatmak istiyorum. Maddi imkansızlıklardan dolayı istediğimiz eve çıkamamıştık. Sessiz ve ıssız bir yerde bir ev kiralamış mecburen bu evde kalmaya başlamıştık. Üstelik çalışma şartlarımız da çok ağırdı. Hem eşim hem de ben sabahtan akşama kadar çalışıyor eve kendimizi zor atıyorduk. Yani aslında hayat bizim için oldukça zor geçiyordu. Tuttuğumuz eve de hiçbir zaman kanım ısınmamıştı. Ama bundan başka imkanımız olmadığı için mecbur bu durumu kabullenmiştim. 

Yine günlerden bir gün işten çıkmış eve yorgun argın dönüyordum. Eve vardığımda kimsenin olmadığını gördüm. Zaten eşim benden daha geç eve gelirdi. Oturma odasına geçerek biraz kafa dağıtmaya karar verdim. Koltuğa uzandım ve televizyonu açtım. Bir süre sonra mutfaktan çok büyük bir tabak çanak kırılması sesi koptu. Olduğum yere çivilenmiştim. “Mustafa sen misin?!” diye bağırdım. Mutfaktan “Evet, benim’’ sesi gelmişti. Koşarak yanına gittim ne olduğunu merak etmiştim. Mutfağa gittiğimde orada kimsenin olmadığını gördüm. Üstelik mutfakta kırılan veya dökülen hiçbir şey yoktu.

Evin tamamını aradım ve yine kimseyi bulamadım. Herhalde ben çok yorgun olduğumdan dolayı bana o şekilde geldiğini düşündüm. Sonra kapı sert bir şekilde çalınmaya başladı. Gelen eşimdi. Ona çok korktuğumu ve başıma gelen olayı anlattım. Eşim hiçbir şey söylemeden beni gülümseyerek dinliyordu. Sonra odasına doğru çekildi. Bende onun yorgun olduğunu ve biraz dinlenmek istediğini düşünmüştüm. Tekrardan oturma odasına geçerek televizyon izlemeye devam ettim. 

Birkaç saat televizyon izledikten sonra yatmak için odama geçecektim. Birden telefonuma bir mesajın geldiğini fark ettim. Mesaj atan eşimdi. Bu gece askerlik arkadaşında kalacağını ve onu beklemememi söylüyordu. Bu mesajı gördükten sonra buz kesildim. Koşarak yatak odasına gittim. Odanın içinde kimse yoktu. Oradan koşarak çıktım ve telefonla eşimi durumu anlattım. Ona yalnız kalamayacağımı ve eve gelmesini söyledim. O da apar topar eve geldi. O gece benim için çok zor geçmişti. Bundan sonraki zamanda o evde yalnız başıma kalmamaya özen gösterdim.

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi…

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - Gaipten Gelen Sesler

Yakup Kutlu isimli arkadaşımızın Instagram üzerinden bizimle paylaştığı deneyimleri. Çocukluğunda yaşamış olduğu gaipten gelen sesler deneyimi… 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Uzun zaman önce oldu… Yaz tatillerinde büyükannemde kalıyordum. O zamanlar cinler, hayaletler vb. konulara çok ilgi duyuyordum. Ananemin evinin karşısında bir mezarlık vardı. Her gece bu mezarlıktan gelen sesler duyuyordum. Bunu insanlara söylediğimde ise bana inanmıyorlardı. Bir sabah ananem bana; ben uyurken uykuda konuştuğumu ve o gece uykumda Yasin suresinin tamamını yüksek sesle okuduğumu söyledi. Ananemim bu söylediğine çok şaşırmıştım çünkü ben o güne kadar Yasin suresini bir kere bile okumuş değildim…

Bir de benim bir bisikletim vardı. Tabii ki o yaşlarda doğal olarak bisiklete binmeyi çok severdim. Yine bir gün o çok sevdiğim bisikletime binmiş geziyordum. Düz yolda giderken birden bisikletin gidonu aniden, kendi kendine sola çekti ve düştüm. Bunun oluşundan çok korkmuştum çünkü yol, buna sebep olabilecek şekilde eğimli değildi. Dedim ya; dümdüz bir yoldu… Neyse; eve dönmeye karar verdim. 

Tam o sözünü ettiğim  mezarlığın başına geldiğimde birinin bana seslenmekte olduğunu duydum. O biri bana ismimle sesleniyordu! Uzun bir süre sesin geldiği tarafa doğru baktım ama kimseyi göremedim. Duvarın öteki tarafında kimse yoktu. İyice korkmaya başlamıştım. 

Hemen ertesi gün ise yine o mezarlığın başında, evvelsi gün yaşadıklarımı bir arkadaşıma anlatıyordum. Tam arkadaşıma, mezarlıktan bir sesin beni çağırdığı kısmı anlatacaktım ki oradan bir “Şisşt!” sesi geldi. Arkadaşım ve ben çok korktuk. O günden sonra ne zaman o mezarlığın yakınlarından geçsem, birinin beni izlediği hissine kapılıyorum. Şimdi bile ne zaman oraya gitsem, gecesinde mutlaka kabus görüyorum. 

Bir de o mezarlığın ilerisinde bir futbol sahası vardı. Bir gün aynı arkadaşımla oraya gitmiştik. Orada; bir tuvalet, iki oyuncu kulübesi, bir tane de izleme yeri vardı. Tuvalet sahanın dışındaydı. Orada aniden; tuvaletten gelen bir bağırma sesi duyduk. Ben o günden sonra artık düzenli olarak Kuran okumaya başladım. O günleri unutamıyorum hala.   

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading

Yaşanmış Korku Hikayeleri

İnternetten Cin Çağırmayı Öğrenen Dört Kız

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye.

Published

on

By

Yaşanmış Korku Hikayeleri - İnternetten Cin Çağırmayı Öğrenen Dört Kız

2009 yılında lisede okuyan ve öğrenci evinde kalan dört kızın, internetten gördükleri bir cin çağırma seansını gerçekleştirmelerinin ardından hayatlarını nasıl kaybettiklerini anlatan bir hikaye. 



Yaşanmış Korku Hikayeleri - Şimdi anlatacağım olay tamamen gerçek ve yaşanmış bir hikaye… 2009 yılında, kız lisesinde okuyan gör kız sekiz - dokuz katlı bir binada kalıyorlar. Binanın en üst katında. Bu kızlar, normalde cin, şeytan gibi şeylere pek inanmamalarına karşın bir gün internette, cin çağırma ayini yapan bazı gençlerin görüntülerini izliyorlar. Videodaki gençler, izleyenleri, videoda gördükleri şeyleri evde yapmamaları gerektiğiyle ilgili olarak uyarıyorlar. Ancak buna rağmen eğlence arayışında olan bu dört kız, aynı videoda gördükleri şekilde mum vb. eşyaları gereken şekilde yerleştiriyorlar ve aynı videoda gördükleri şekilde cin çağırmaya çalışıyorlar.

İlk denemelerinde hiçbir şey olmuyor. Ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra kızlardan birini, göremedikleri bir şey hızla duvara doğru itiyor. Kız duvara o kada sert bir şekilde çarpılıyor ki omurgası kırılıyor. Yaşadıkları olayın şaşkınlık ve korkusundan dolayı, yerde boylu boyunca yatmakta olan arkadaşlarının yanına yaklaşamıyorlar bile. Hemen ardındansa bütün ev şiddetli bir şekilde sarsılmaya başlıyor. Evdeki bütün eşyalar kızların üzerine devriliyor ve kızların dördü de eşyalarında altında ezilerek feci şekilde can veriyorlar. 

Olayı araştıran bir yetkili çevredeki güvenlik kameralarını filan inceliyor ve komşulara soruyor “Şu saatte evde bir sarsıntı oldu mu?” diye. Komşuların hepsi “Evet, o saatte ufak bir sarsıntı hissettik.” diye cevap veriyorlar. Adam bu cevaba çok şaşırıyor ve “Evinizin sadece biraz sallandığına emin misiniz?” diye aldığı cevabı teyid etmeye çalışıyor. Çünkü onun şahit olduğu görüntülere göre evde biraz ya da ufak değil, aksine çok güçlü bir deprem olmuş gibi bir var. 

İşin en garip taraflarından biri ise şu: Kamera görüntülerine göre, binada gerçekleşen sarsıntının; eşyalar, kızların üzerine devrildiği anda aniden durması. Sarsıntının tek etkisi ise garip bir şekilde sadece ağır mobilyaların kızların üzerine düşerek onları onları öldürmüş olması değil. Kızların odalarındaki dolapların kapıları açılıp, içlerindeki bütün elbiseler vesaire de etrafa saçılmış durumda bulunuyor. Mutfak çekmeceleri de açık ve içlerindeki bütün malzemeler de sanki özenle ve özellikle yerlere saçılmış gibi. Kamere kayıtlarına göre evdeki bütün kapıların kendi kendilerine açılıp kapandığı da görülüyor. 

Polisin araştırması bilindiği kadarıyla mantıklı bir sonuca bağlanamıyor. Polisten sonra evin sahibi de kamera kayıtları ve görüntüleri izliyor ve evin mühürlenmesine karar veriyor. Ev mühürlendikten sonra ölen kızların aileleri  ev sahibinden rica ederek görüntüleri izliyorlar. Ailelerin söz konusu görüntüleri izlemesinin üzerinden en fazla dokuz on gün filan geçtikten sonra, ölen gençlerin ailelerinin de aynı çocuklarınınki gibi bir ölümle hayatlarını kaybettikleri haberi yayılıyor.    

Editörün Yorumu

Yukarıda okumuz olduğunuz hikayeyi bana (at)yruzaki isimli bir Instagram hesabından direkt mesaj olarak gönderdi bir takipçimiz. Kendisinden şu ana kadar, olayın hangi şehirde gerçekleştiğine yahut kendisinin, anlatılan olayı; kimden, nasıl buyduğuna dair bir bilgi edinemedim. 



Hemen şunun altını çizmek istiyorum; burada amacım kesinlikle bu tarz hikayeler paylaşan arkadaşların ne inançlarını sorgulamak ne de kimseyi sözü geçen olayların gerçekliği ile yahut aksi ile itham etmek. Amacım; hikayeyi keyifle okuduktan sonra diğer olasılıklar dair ufuk açmak… Hikaye bana biraz kulaktan kulağa anlatılma yoluyla değişmiş gibi geldi. Bu en büyük ve en gerçek olayların bile başına gelen olağan bir durumdur.  

Hikayeye göre aslında evin bütün odalarında güvenlik kameraları var ki bu normal şartlar altında bırakın aile konutlarını, işyerlerinde bile sık rastlanan bir durum değildir. Sanki evin bütün odalarında güvenlik kameraları olduğu bilgisi olaya, kişiden kişiye aktarımlar sırasında, olayın gerçekliğine yahut doğaüstülüğüne dair olan inancın güçlendirilmesi amacıyla sonradan eklenmiş gibi geldi. Bunu, hikayeyi Instagram üzerinden bana anlatan arkadaşın yaptığını düşünmüyorum tabii. Muhtemelen bu anlatım ona ulaştığında da evin her odasında bulunan güvenlik kameraları detayı hikayenin içine çoktan eklemlenmişti. 

Bunun dışında bir de şöyle düşünelim: Belki de bütün bu gizemli, doğaüstü ölüm sahneleri, organize bir cinayet silsilesini örtbas etmek için yayıldı. Belki de kızlar ağır fiziksel şiddet sonucu travmaya bağlı etkiler sonucunda öldüler ve bunu yapan kişi veya kişiler, cesetlerin üzerindeki darbeleri, üzerilerine ağır mobilyalar devirerek olağanlaştırmak istediler polisin gözünde. Amaç kafa karıştırarak olayın çözümünü zorlaştırmak olabilir pekala. Hatta olay mahaline mum vb. ayin gereçleri yerleştirmek fikri dahi aynı amaca matuf zekice bir planın parçaları olabilir…

Bütün bunların sonucunda bütün bu yaşananlar gayet somut insan cinayetleridir diyebilir miyiz? Hayır. Çünkü elimizde bu olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı dahil, yaşandıysa eğer birinci elden şahitleri yahut somut delilleri gibi veriler yok. Fikir yürütüyoruz sadece. Yani atıp tutuyoruz 🙂 Sizin de olaya dair farklı fikirleriniz, tezlerini olursa yorumlar bölümünden bizimle paylaşın derim.

Sinan Özgenç

Daha Fazla: Yaşanmış Korku Hikayeleri

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler