Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Yaşanmış Kısa Cin Hikayeleri -6

6 adet, anlatıcılarının bizzat başlarından geçtiğini iddia ettikleri kısa cin hikayesi. Okuyacağınız hikayelerin başlıkları ise şöyle: “Cinlerle Dalga Geçmek”, “Bilmediğim Dilde”, “Medyum”, “Rukyeci Hoca”, “Gece Yakılan Kına”, “Sen Kimlere Bulaştın Böyle”

6 adet, anlatıcılarının bizzat başlarından geçtiğini iddia ettikleri kısa cin hikayesi. Okuyacağınız hikayelerin başlıkları ise şöyle: “Cinlerle Dalga Geçmek”, “Bilmediğim Dilde”, “Medyum”, “Rukyeci Hoca”, “Gece Yakılan Kına”, “Sen Kimlere Bulaştın Böyle” 

Hikaye 1: Cinlerle Dalga Geçmek

  • Bundan 3-4 sene önceydi. 18 ya da 19 yaşında filandım. Saat 22:00 civarında bir arkadaşım aradı. Yanında iki arkadasi daha varmış. Beraber içki içeceklerini söyledi. Ben de “Tamam, gelirim ama ben içmem, biliyorsun…” dedim. “Tamam.” dedi. Buluştuk. Onlar kendilerine göre nevalelerini hazırladılar. Benim için de kola aldık ve köyün futbol sahasına gittik. İçmek için müsait bir yer; kimse o saatlerde oradan gelip geçmez, ışık yoktur; kimse görmez. ..
  • Neyse; bunlar yavaş yavaş içmeye başladılar. Ben de kolamı yudumlamaya başladım. Kafalar çakirkeyf oldukça muhabbet koyulaştı. Derken; konu döndü dolaştı cinlere geldi. Arkadaşların kafa güzel olduğu için pek aldırış etmeseler de benim içime hafiften korku yerleşmeye başladı. Uyarmak istedim “Anmayın isimlerini! Şu anki durumunuzda uygun değil. Kötü bir şeyler olabilir…” dediysem de fayda etmedi. 
  • Bunlar iyice gaza geldiler hatta ileri geri konuşmaya başladılar. Ama ben konuya dahil olmak istemedim. Cünkü korkmaya başlamıştım. Ortalik zifiri karanlık. Kimseler yok. Bir şey olsa kimsenin haberi olmayacak… Ama nafile. Konu uzadıkça uzadı. Hikayeler havada uçusmaya başladı. Zaman ilerledi; saat gece 12 oldu, arkadaşların nevaleleri bitti. Arkadaşlardan birisi “Ulan muhabbete dalmisiz; bu mereti bitirmişiz.” dedi. Diğerleri güldü. Ben tövbe çektim. Arkadaşlar dalga edercesine konuştu…
  • Derken olan oldu! Bu arkadaş, olduğu yerde bir anda sırt üstü düştü. Çok sert oldu; ne olduğunu anlayamadık. Sanki birisi bunu yere vurdu. Çocuk yerden kalkmaya calışıyor, kalkamıyor… Sanki üzerinde büyük bir ağırlık var. Olduğu yerde çırpınıyor. Diğer iki arkadas, bunun haline gülerken birisi geriye doğru sıçrad. Sanki birileri fırlattı. Diğeri sanki sert bir tokat yemişçesine olduğu yerde dönerek yere kapaklandı. Yerde yatan çocuk ise acı içinde kıvranıyordu.
  •  Benim kafam yerinde olduğu için durumu kavradım. Çocuğu yerden kaldırmak için yanına yanaşırken fark ettim; çocuk, soluk almakta zorlanıyordu. Birileri boğuyor gibi çocuk elleriyle boğazını tutuyor. Ya da boğazını tutan elleri… Acı çekiyor… Hemen aklıma dualar geldi. Besmele çekmeye başladım. İhlas suresini okurken bir ses geldi; bir çığlık… Çok yakınımdaydı. Sanki yüzüme doğru bağırıyordu. Ben duayı okuyunca; o şey bana “Okumaaa!” diye keskin bir çığlık attı. Sonra ses kesildi; yerde boğulmak üzere olan arkadaş rahatladı.
  • İki-üç dakika sonra nefes alışı düzelmiş, ayağa kalkmıştı. Tokat yiyen arkadaşın yüzünde çok belirgin bir tokat izi vardı. Geriye doğru fırlatılan arkadaşımın kafasının arka tarafında ufak bir yara oluşmuştu… Neyse ki ucuz atlatmıştık… O an arkadaşları olabildiğince oradan uzaklaştırmaya çalıştım. Yerleşim yerine girdik ve birlikte sabahladık. Birbirimizden ayrılamadık o gece korkudan… Siz siz olun; sakın cinler hakkında ileri geri konuşmayın. İnansanız da inanmasanız da en azından saygılı olmaktan zarar gelmez arkadaşlar.

Hikaye 2: Bilmediğim Dilde

Birkaç zamandır eşim uykudan görünmez birileriyle kavga ederek uyanıyor ve bilmediğim bir dilde konuşuyor. Kaldırıyorum onu. Sonra bana böyle öldürecek gibi bakıyor. O an beni tanımıyor. Üç kere sesleniyorum “Benim benim benim” diye. Sonra birden; insan nasıl olur böyle; bir anda aynı şekil kendini arkaya doğru atıyor. “Benim” demesem sıkacak boğazımı. Bir kere; gece, üstümde; böyle sanki ben başkasıymışım gibi el kol hareketleri… Öyle korktum ki yanaklarını tuttum “Canım benim” diye. Sonra kendine geldi. Dövdüm onu. Küt; yine yattı. Banyoda sürekli kendi kendine konuşup küfür ediyor ve ne konuştuğunu ne de uyanık olduğunu hatırlıyor…

Hikaye 3: Medyum

Adım Funda. 8 ay önce bedenimde dürtülmeler ve tecavüz olmaya başladı. Bu durumu Google’dan araştırdım ve bir medyum, ücretsiz bakabileceğini söyledi. Doğum tarihimi, anne adımı aldı. Gece aradı “Sende 7 cin, 3 büyü var. Hemen çözmezsek seni kaçırcaklar!” dedi. “Fiyatı da doğum tarihine göre alıyorum” dedi yani 1993 Tl. “Uzun zamandır işsizim. Bunalımdan dolayı çalışmadım. Bana yardım edin. Bu yaşadığım şey çok ağır. Siz de kadınsınız; beni anlayın. Size gelecek ay çalışıp, ödemeyi yaparım dedim.” Bağırdı “Ye kafayı, baybay! Beni boşuna yordun. Veresiye yok!” dedi. O gece 10 kat tecavüze uğradım. Nedenini bilmiyorum. Sonra bir hocaya daha gittim. Su verdi; daha kötü oldum. İbadet yapmak istiyorum fakat ağır vesvese var. Araplar ve İslam’a karşı fobim oldu. Önceleri böyle değildim; dua ederken bile hemen arkasından “Zaten duymuyorsun!” diyor, bırakıyorum. İçimde inanç yok. 

Hikaye 4: Rukyeci Hoca

  • Adım Bedia, 28 yaşındayım ve yedi senedir bastıramadığım şehvet duygularıyla uğraşıyordum. Bir insan her şeye mi şehvet duyar! Artık dayanılamayacak hale gelmişti. Aileme de anlatamıyordum. Belli bir yere kadar anlatabiliyorsunuz. Şehvet kısmının adını dahi anamıyorum. Çevremizde nasıl karşılandığını bilirsiniz… İnternetten rukye tedavisini buldum. Bursa’da bir rukyecide birkaç defa rukye oldum ama bu sefer durumum daha da ağırlaştı. Bir anlam veremedim. Gittiğim rukyeciye sorduk “Normal” dedi. 
  • Pek inanasım gelmedi. İnternetten bulduğum diğer rukyecilere de sordum. Normal olduğunu söylediler. Bir rukyeciye kendi sitesinden mesajla sordum. Rukye seans süresini sordu. Yarım saat, belki 40 dakika anca seanslar. Sürenin kısa oluşundan kaynaklanıyor olabileceğini söyledi. Bayan olduğum için yalnız başıma seansa almadığını söyledi. “Ailenizle konuşun. Gelme imkanınız varsa rukyenizi yapalım.” dedi. Eşimle konuşup gittik. 
  • Rukye seansı gerçekleştikten sonra ne demek istediğini daha iyi anladım hocanın. Üç-dört saate yakın sürdü. Bir ara bana sordu “En çok nerede sıkıntın var?é diye. Benim karnım ve kasıklarım çok ağrıyordu. Ömer hoca dua etmeye başladı. “Ya Rabbi! Sen bu kardeşimizin karnındaki cinleri yak!” dedi. Demesiyle acıdan iki büklüm oldum. “Sen kasıklarında gizlenenleri yak” dedi. Gerçekten nereyi söylediyse bir acı ve acayip yanma hissettim. İlk defa duanın tesirini böyle gördüm. Diğer rukyelerde hiç yaşamadığım tepkiler verdim. 
  • Çok şükür şu an şehvet duygusu fazlasıyla azaldı. Gece korkulu rüyalarım azaldı. Yorgunluğum var hala ama eskiye göre azaldı. Benim en çok korktuğum; rukyecilerin video çekip, internete koymasıydı. Seansta musallatım konuşur da duyduğum şehvet hakkında ailemin bilgisi olur diye çok korkuyordum. Durumumu önceden hocaya belirtmiştim. Rukye esnasında çenem kilitlendi, ağzımdan birkaç kelime çıktı, içimden “Tamam! Ben bittim artık!” diyordum. Hoca eli ile ağzımı kapayarak, okumaya devam etti. Eşim, seans sonunda bunu neden yaptığını sordu. Kalbim korkudan yerinden çıkacak gibi oldu. 
  • Eşimin bana ne gözle bakacağını tahmin bile edemiyorum. Hoca eşime “Yalancı bir cinin söyleyeceklerine ihtiyacımız yok. Cinlerin amacı insanları günaha sokmaktır. Peygamberimiz buyurmuştur ki ‘Kim bir Müslüman kardeşinin ayıbını örterse Allah da onun ayıbını örter. Kim ki kardeşinin ayıbını ortaya çıkarırsa Allah da onun ayıplarını ortaya çıkarır. Ben bugüne kadar Peygamberimi dinledim, zararlı çıkmadım. Çıkmam da! Olması gerekeni yaptım.” dedi. Eşim videomu çekmek istedi, ona dahi izin vermedi. O zor günlerimi hatırlamak dahi istemiyorum artık. Allah ondan razı olsun. 

Hikaye 5: Gece Yakılan Kına

Adım Özge. Ben 3 senedir çok şiddetli yaşıyorum bu hastalığı. Gece normal yatar, sabah bütün vücudum mor kalkardım. Durup dururken kına yakılırdı her yerime… Farkında bile değildim; bir tanıdığım fark edip, bir hocaya götürdü. Adamla üç dört kere görüştük ama her defasında daha kötü oldum. Sonra nişanlım başka birine danışmak istedi. İlk gittiğimiz kişinin bana verdiği muskaları açıp baktığımızda; bağlama büyüleri, hasta etme büyüleri çıktı! Sonra tövbe ettim, niyet ettim; kendi doktorum kendim olacağım diye. Şimdi Kuran okuyorum; onlara teslim olmuyorum. Allah’a sığınıyorum, farz, sünnet her türlü ibadetimi yapmaya çalışıyorum. Tamamen bitti mi? Hayır. Ama geçiyor ve geçecek. 

Hikaye 6: Sen Kimlere Bulaştın Böyle

Adım Cahit. Eğer cinler bir vücuda girerse veya girdiği zaman öyle bir soğuk dalgası vücudu sarıyor ki insan buzdolabındaymış gibi oluyor. Ben beş yaşından beri bunların içindeyim… Korkmak kelimesini unuttum… Bir arkadaşım bu işlerle uğraşıyordu. Cin çıkarma işlemi ile ilgili “Sana da bir bakayım.” dedi. İçinden birkaç dua okudu. Ne kadar ısrar ettiysem de “Okuma” diye o yine de okudu. Bana dokunduğu an ayakları yerden kesildi ve duvara çarptı. Yere oturdu “Abi sen beni aşıyorsun. Kimlere bulaştın?” dedi. Ben de bilmiyorum… Gecenin ikisinde, üçünde uyandırıyorlar. Bazen usulca kalkıp, teheccüt namazı kılıp yatıyorum ama etrafımdalar. Yalnız o gördüğüm yüzü hayatım boyunca unutamam… Allah kimseye göstermesin. Bir keresinde oturduğum koltuğu alaşağı ettiler. Yalnızdım. O kadar sinirlendim ki bütün odaları tek tek dolaştım… Sadece şunu söylüyorum onlarla uğraşmayın…

Advertisement
Click to comment

Soru Sor - Fikrini Yaz