Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Yaşanmış Kısa Cin Hikayeleri – 1

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşanmış olduğu iddia edilen 5 adet kısa cin hikayesi…

Anlatıcıları tarafından gerçekten yaşanmış olduğu iddia edilen 5 adet kısa cin hikayesi…

1- Evdeki Küçük Cin Çocuk

Hikaye 1: Teyzem mevlid için Çamlıca’da bir tanıdığının evine gidiyor. Hoca filan gelecek, dua okunacak. 6 dairenin olduğu bir bina. En üst kata çıkıyor. Kapıyı bir bayan açıyor. Yanında da ev sahibi, bir kız cocuğu, bir de küçük erkek çocuğu var. 1-2 yıldır görmediği bir bayanmış ve ev sahibinin akrabasıymış. Mutfakta misafirler için yemekler yapılmış, kapıyı açan da tabaklara koyuyor yemekleri. Teyzem de uzun zamandır konuşmadılar diye gidiyor mutfağa; sohbet ediyorlar.

“Allah bağışlasın. Ne kadar büyümüşler”diyor teyzem. Kadın da “Evet ya kızım bu yıl çok büyüdü” deyip gülüyor. Teyzem “Oğlan da çok şekermiş.” diyor. Kadın anlamamıi bir ifadeyle “Hangi oğlan?” diye soruyor.Teyzem “Kapıda senin yanındaki ufaklık vardı ya” diyor. Sonra kadın o evde hiçbir erkek çocuğu olmadığını söylüyor. Teyzem tabi dumur. Ev sahibine soruyor “Kim o çocuk? Kimin çocuğu o?” diye. Ev sahibi “5. ve 6. daireler bizim. 2 ve 4’te evli çiftler var ama çocukları yok.” diyor. “3. dairedekilerin bir kızı var.” diyor. “1. katta da üniversite öğrencileri var.” diyor.

Teyzem çok kötü oluyor çünkü emin gördüğünden. “Kıyafetine kadar anlatabilirim.” diyordu bize. “Yanağını sıktım hatta” diyor. Oradakiler de teyzeme biraz garip gözle bakmaya başlıyorlar tabi. Neyse; dua okunuyor. Hocaya da ikram yapılıyor. Hoca yemeği bitirince soruyor: “Yaa.. Şu küçük çocuğu getirin de seveyim. Koşturdu bütün gün sağa sola.” …    

2- Dere Kenarında Gördüğüm Şey Cin miydi?!

Hikaye 2: İlkokul çağları. Okuldan eve dönüyorduk. Köyde; okulun yanında dere vardı. Derenin üstünden geçersek kestirme oluyordu. “Oradan geçelim” diyorduk arkadaşla. O sırada arkadaşların evi yakındaydı ve bulunduğumuz yerden kapısı gözüküyordu. Ancak dereden henüz geçmemiştik. Onların kapısının önünde annemi gördüm. Arkası dönüktü. Ayaktaydı; kapının önünde duruyordu. Bulunduğumuz yer ise çalıların, ağaçların bulunduğu bir yerdi. 

“Ses çıkaralım. Bakalım ne yapacak?” dedik. “Anne!” diye bağırdım ve ne olduğunu anlamadan kadının kafası, bildiğimiz; “Şeytan” filmindeki gibi 180 derece arkaya döndü. Arkadaşım gülerek yere çömeldi. Çünkü annem değil de başkasıdır diye düşünmüştü. Yani o annem değilse başka biridir diyerek, utanarak saklanmıştu ama gülüyordu. Bense onun refleksiyle saklanmama rağmen kafamda soru işaretleri vardı. Ben de gülüyordum onunla ama gülümsemem azıcık ne yaptığını bilmemekten kaynaklanıyordu.

Gördüğüm neydi ve kafası nasıl dönmüştü? üstelik gözleri, yüzü, “Çığlık” filminde kullanılan maskenin daha kısa suratlı olanı gibiydi ve kırmızı bir yüz hatırlıyorum. Ancak gözlerinin etrafı mı yoksa yüzünün etrafı mı kırmızıydı tam olarak bilmiyorum. Sadece o yüz aklımdan çıkmadı. Üstelik bakışları boştu ve tek seferde bize odaklandı. Ama biz saklandık. Bizi izledi mi? Ne oldu; hiçbir şey hatırlamıyorum. Arkadaş evine gitti çünkü benim fark ettiğim durumu fark etmemişti. Geceye kadar bende bir korku ve şüphelenme vardı ve gece yarısı bunu düşünmekten uyuyamadım. Ve tabii ki okul birkaç gün yalan oldu. Anneme ise artık açıklayacak hiçbir şeyim yoktu. Arkadaşlarla kavga ettiğimi sandı.  

3- Cinler Korkutup Evden Kaçırmasaydı Ölmüştük

Hikaye 3: 1999 yazı, 16 Ağustos, Adapazarı’nda dayımlardayız. Ev kalabalık ve bizim “cinli” dediğimiz akraba da orada. Yine bir hocaya gitmek için Adapazarı’na gelmişti. Her zaman bir garip olurdu ama o akşam onu ilk kez sakin görmüştük. Normal biri gibiydi. Yüzü gülüyordu, bizimle konuşuyordu. Biz de “Hoca işe yaradı. Sonunda iyileşti sanmıştık.” Saf saf yattık o gece. Sabah bir kısmımız Karasu’daydık. Deli gibi yorulmuştuk. Çünkü deniz sıcacıktı ve bütün gün yüzmüştük.

Yattıktan bir iki saat sonra ben korkunç bir rüya görüp uyandım. Rüya çok kötüydü. Hala bazı geceler benzerlerini görürüm. Gözümü açmışım ve o cinli akraba, başımda dikilmiş karşısındaki bir şeyle konuşuyordu. Böyle havada asılı, siyah, bulut gibi bir şey. Ben korkuyorum ama ne ağzımı açabiliyorum ne de kıpırdayabiliyorum; karabasan gibi bir şey. Arkada; derinden, zar zor seçebildiğim bir erkek sesi konuşuyordu “Bu akşam hiçbiriniz kurtulamazsınız. Kaçış yok. Son geldi…” filan. Karman çorman şeyler… Cinli akraba ise inliyor, üzülüyor filan. Sonra ben yatakta fırlayıp uyanıyorum.

Annemi kaldırıyorum hemen. “Kalk” diyorum “Korktum”. Kalkıp su içmeye gidiyoruz. Tabi gözüm yemiyor; cinlinin olduğu odaya bakmaya. Hemen suyumu içip yatıyorum. Çarşafla kafamı kapatıyorum. Bir dahaki kalkışımız cinlinin çığlıkları… Bu sefer herkes kalkıyor. O bağırışları hiç unutamam. O gece bağırmasaydı neler olurdu düşünmek bile istemiyorum.”Kalkın, ölücez! Bu ev bizi öldürecek! Öldürecekler bizi!..” Bunun gibi şeyler… Ana tema “Bu evde öleceğiz”

Herkes huzursuz… Cinli, illa evden çıkmamızı söylüyor. Ev dediğim de 4 katlı apartman. Millete en sonunda bıkkınlık gelince dayımın ve bizim arabalara binip, anaannemle dedemin evine gidiyoruz. Orası tek katlı, Adapazarı Merkez’den 5-10 dk. uzaklıkta, mısır tarlasının içinde, mis gibi bir ev. Biz çocuklar yer yataklarına, çekyatlara yatırıldık, uyutulduk hemen. Büyükler ayaktaymış. Onlar depremin oluşunu, şehirden gelen kıyamet seslerini, yıkılan bina seslerini, sonrasındaki çığlıkları, havaya kalkan tozu görüp, kaosu yaşadılar. 

Biz anca sersem sersem bir oyana bir bu yana sallandık. Önemli olan depremi anlatmak değil. Onu zaten onlarca kez okumuşsunuzdur ama o gece; o cinli, bizi dayımın yıkılan apartmanından kurtardı. O 4 katlı apartman tost gibi oldu… 20 kadar ceset çıktı o enkazdan. Eğer o gece cinler ve cinli akraba tarafından uyarılmasaydık; enkazdan çıkan ceset sayısı en az 30 olurdu.

4- Cinli Eski Ev 

Hikaye 4: Üniversitede okuduğum yıllarda iki arkadaş eve çıkmaya karar verdik. Diğer iki arkadaş da kiralık ev arıyor. Sonunda bunlar 3+1 ev bulmuşlar. Full eşyalı. Kirası da aylık 200 lira! İkisi bize “Oğlum ne ballıyız! Full eşyalı ev bulduk. Hem de 3+1!” Hiç sormadan sağa sola; bir yıllık kontrat yapmışlar. Ev sahibi de hiç söylemiyor evin mimli olduğunu. Neyse; bunlar çıktılar eve. Sağdan soldan komşular anlatmışlar “… böyle böyle… Kime kiraladılarsa kaçtı. Siz neden tuttunuz burayı?!” diye.

Arkadaşlar da böyle şeylere hiç inanmaz. Ben de inanmazdım. Bunlar bir ay evde kaldıktan sonra, evden sesler gelmeye başlıyor tabi. Bunlar da kıllanmaya başlıyorlar ama kontrat yaptıkları için çıkamıyorlar da evden… Bayram günü arkadaşın teki memleketine gitti. Diğeri yalnız kaldı. Telefonla beni arayıp “Oğlum evde yalnızım. Acayip şeyler olmaya başladı. Acele gel.” dedi. Ben de dalga geçiyor sanıyorum. Neyse; gittim bunun evine.

Evde; sigara, muhabbet… otururken içerdeki odanın kapısı “çat” diye kapandı. Cereyan filan yapmıştır diye kendimizi kandırıyoruz ama evde açık pencere yok. Bu bahaneyle kendimizi sakinleştirdik. Yattık; arkadaş yan odada bense memlekete giden arkadaşın odasında yatıyorum. Sabah, tan yeri ağarırken uyanmışım ama uyku mahmurluğu ile yatakta uzanıyorum hala. Biri bana tokat att! Yataktan düştüm. Arkadaş geldi içeriye; gürültüye… Gittim; tuvalet aynasından yüzüme baktım; kocaman bir elin beş parmağının izi suratıma çıkmış. Arkadaşa dedim “Toplan! Gidiyoruz…” Bir daha da böyle söylentilerin geçtiği yerlerden uzak durdum…

5- Cin mi Hayalet mi?

Hikaye 5: Eskişehir’e üniversite için yeni gelmişim, ev tutuyorum… Ev sahibi kadın “Kirayı yerleşmeden alayım. Kocamın kırkı için lazım.” dedi. “Eyvallah” dedik, verdik kirayı yerleşmeden. Daha sonra İzmir’e bir iş için döndüm. Rüyamda; gece evde yatıyorum… Kapılar çarpılıyor. Uyanıyorum en sonunda. Evimin kapısı çalıyor. Bir dede “Evladım su var mı?” diyor. Suyu veriyorum. İçtikten sonra gidiyor. Eskişehir’e geri döndüm. Ev arkadaşım Ankara’ya gitti. Evde yalnızım. Zil çaldı. Kapı deliğinden baktım: Aynı dede! Altıma sıçmadan döndüm, zorla uyudum gece. Ertesi gün ev sahibine gittim. O da üst katımızda oturuyor. Ziyaret ettim. Komidinin üstünde bir fotoğraf dikkatimi çekti. Kim diye sorunca; rahmetli kocası olduğunu söyledi. Olanları arkadaşa anlattım ve korkudan en kısa zamanda evden çıktık. 

Advertisement
2 Comments

2 Comments

  1. Pingback: Cinli Bez Bebek - Paranormal Haber

  2. Pingback: Kısa Cin Hikayeleri "Annemin Kılığına Giren Cin" - Paranormal Haber

Soru Sor - Fikrini Yaz