Müştak Baba Kehanetleri “İstanbul Başkent; Musul, Suriye Irak, Türkiye’nin Olacak”

Müştak Baba Kehanetleri “İstanbul Başkent; Musul, Suriye Irak, Türkiye’nin Olacak”
Eylül 02 15:51 2018

Araştırmacı – Yazar Serhat Ahmet Tan, 1830’larda yaşamış bir sufi olan Müştak Baba’nın kehanetlerinin, Nostradamus’un kehanetlerinden daha isabetli ve daha anlaşılır olduğunu ileri sürdü. Daha 1800’lü yıllarda yani İstanbul, Türkiye’nin başkenti iken Ankara’nın başkent olacağını öngören Müştak Baba’nın kehanetlerine göre içinde yaşamakta olduğumuz devirde; Ortadoğu’da büyük değişimler yaşanacak ve İstanbul yeniden başkent olacak. İstanbul’un; bugün Yuşa Tepesi olarak bilinen meşhur tepesi ise TBMM’nin yeni adresi olacak.

Büyücü Diye İdam Edilmiş

“İstanbul başkent olacak. Türk ordusu Kuzey Irak’a girecek. İsrail önümüzdeki yıllarda dünyada tek söz sahibi ülke olacak.” Dünyanın en büyük kahini olduğuna inanılan Nostradamus’ın dahi söylemeyemediği bu kehanetlerin sahibi II. Mahmut döneminde yaşamış olan Müştak Baba… Büyücülük yaptığı iddiasıyla 1830′larda idam edilen şair Müştak Baba, temeli sayılara dayanan ve geleceği öğrenmeye yardımcı olduğuna inanılan ‘ebced’ ilminin de üstadı.

Hindistan’dan Avrupa’ya hatta Afrika’ya kadar dünyanın her yerini gezen ve buralarda yaşadıklarını “Divan-ı Müştak Baba” isimli bir kitapta toplayan Müştak Baba’nın Ankara’nın 1923′te başkent olabileceğini tam 100 yıl öncesinden söylemesi ve kendi ölüm tarihini bilmesi kehanetlerini daha da ilgi çekici kılıyor. 

Müştak Baba Divanı

Araştırmacı – Yazar Serhat Ahmet Tan, Müştak Baba’nın divanında kaleme almış olduğu Ankara şiiriyle karşılaştıktan sonra merakının iyice arttığını ifade etti ve sözlerini şöyle sürsürdü: “Televizyonda bir beyefendi ‘Müştak Baba’da tek bir satırdan farklı gelecek bilgisi yoktur.’diye bir şey söyledi. Kısa zamanda divana göz attım ve ne şekilde bir mucizedir bilmem, şiirleri çözebildiğimi fark ettim. Hala da çözmeye devam ediyorum. Çünkü şiirlerin hepsi gelecekten bahsediyor. ”

Tan, şu ana dek yanlızca 4 şiiri tam olarak çözümlediğini bildiriyor. Ejder, Timsah, Reh Mevla ve Ankara şiirlerinin ilk çalışmaları olduğunu söylemekte. Tan’ın kendi yorumuyla çözümlediği şiirlerde enteresan olduğu kadar çarpıcı iddialar da var: “Divanda ejder şiiri hazineden bahsediyor. Timsah ise Cumhuriyet’in zorlu yıllarını anlatmakta. Reh mevla, Allah yolunda karşılıksız sevgiyle çarpışanları işliyor.

“Ankara’da ise 1923 senesi verilerek şehirde bin insanın yönetici olacağı söyleniyor. 100 sene evvel başta tek bir sultan varken Osmanlı’nın yerine Ankara’yı başkent olarak merkeze alacak yeni bir oluşumdan söz etmek ve tarih vermek akıl almaz bir iş. Daha sonrasında 93 sene geçince başkentin tekrar İstanbul olacağı belirtilmiş. 

İstanbul Yeniden Başkent Olacak

Müştak Baba’nın kehanetlerine göre Beykoz’daki bugün Yuşa Tepesi olarak bilinmekte olan geniş ormanlık araziye kompleks olarak inşa edilecek bulunan TBMM, Genelkurmay ve bakanlıklar, Ankara’dan İstanbul’a taşınacak ve Ankara’da devleti idare eden herhangi bir kurum kalmamış olacak. “

Lübnan Suriye Irak Türkiye’ye Katılacak

Tan, Müştak Baba’nın Osmanlı’yı ve Cumhuriyeti tek bir yapı olarak görmüş olduğunu ifade ediyor: “İsrail’in gelecek 200 yıla ait macerasını ayrıca dünyanın gelecek tarihi olarak tasarlayıp anlatmış. İstanbul başkent olduktan sonraki süreçte Musul eyaleti referandum yaparak Türkiye’ye katılmak isteyecek. Daha sonrasında ise Irak’ın tamamının Türkiye’ye katılmayı arzu etmesi de durumu da karşımıza çıkacak. Bundan bir iki sene sonra ise Suriye ve Lübnan Türkiye’nin himayesi altına girmek isteyecek. 2023′te ise artık İsrail ile sınır komşusu konumuna gelen Türkiye’nin bu yeni konumu, ilişkilerin gerilmesine neden olacak.”

Müştak Baba, Osmanlı’nın son devresinde II. Mahmut vaktinde yaşamış bir bilge… Aile eşrafı Hakkarili. Gördüğü bir rüya üzerine Bağdat’a gitmiş ve Şeyh Halidi Bağdadi ile görüşmüş. Şahsına 40 adet derviş ve Abdülkadir Geylani’nin tacını vermekte olan Şeyh Bağdadi “12 derviş ve bu tacı yanından ayırma, tüm Osmanlı toprağında gezilmedik köşe bucak bırakma” demiş. Bunun üstüne Müştak Baba, Hakkari’deki aşiret işlerini bırakmış, düşmüş yollara. Hindistan, Avrupa ve bütün Osmanlı topraklarını gezmiş. Ünlü “Divanı-ı Müştak Baba” böyle ortaya çıkmış.

Tüm yolculuklarında sürekli İstanbul’a uğrayıp bir müddet kalmış. Kadiri tarikatına mensup olduğu bilinmektedir. Uzun seneler İstanbul’da Eyüp Selami dergahında ikamet etmiş ve II. Mahmud’un nedimi (sohbet arkadaşı) olmuş. Arapça ve Farsça bilen Müştak Baba’nın şiirlerini kapsayan divanı, ölümünden sonrasında 1847′de basılmıştır.

view more articles

About Article Author

write a comment

1 Comment

    Add a Comment

    Your data will be safe! Your e-mail address will not be published. Other data you enter will not be shared with any third party.
    All * fields are required.