Connect with us

Yaşanmış Korku Hikayeleri

Cin Çağırma “Besmelesiz ve Tersten”

Cin Çağırma – Lise birde yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Aradan 11-12 sene geçti ama hala aklımdan çıkmıyor ve bana büyük bir ders oldu. Bu işlerle bulaşmamak gerektiğini net bir şekilde anladım. Okulun son zamanlarıydı. Dersler bitmiş, öğretmenler derse girmiyorlar, sınıfta herkes sohbet muhabbet havasında. Zaten pek okula gelen de olmuyordu.

Ruh Çağırma Seansı

Beş kız yine böyle boş bir derste, ner’den aklımıza geldiyse “Kendi aramızda ruh çağırma seansı yapsak gelir mi ki?” diye aramızda konuşurken içimizden Işık, daha önce denediğini ve geldiğini söyledi. Sordukları sorulara doğru cevaplar verdiğini, istersek birlikte deneyebileceğimizi söyledi. Tereddütlüydüm açıkçası. O an için saçma geliyordu. Geyiğine “Gelmez ya hadi yapalım bakalım” havasına girmiştim. Gerekli olanlar; defterin orta sayfasından koparılan bir kağıt, çizgilerin belirgin olması için kullanacağımız tahta kalemi, bir tane mum ve bir de fincandı.

Ruh Çağırma Seansı İçin Gerekenler 

O gün zaten Seher’in doğum gününü kutlamıştık. Mumlar elimizde mevcuttu. Aptal gibi “Şanslıyız” diyorduk. Fincanı bulmak için ben ve Seher aşağıya; kantine indik ancak bulamadık. Biz de iki çay bardağı aldık, çıktık yukarı. Işık’a durumu anlattık. “Deneriz” demişti. Biz aşağıda ararken onlar da yukarıda kağıdı ve kalemi ayarlamışlar, bizi bekliyorlarmış. Işık’la Deniz, bardakları aldılar. Ters kapalı olarak kağıdın üzerine tutup, sayfanın üzerinde daireler çizmeye başladılar. Alfabenin harflerini yerleştirdiler yuvarlaklara ve “evet” ile “hayır” kelimelerini. Biz bakıyorduk. Merve huzursuzdu. Normalde korkmaz böyle şeylerden ama o gün neden öyleydi bilmiyorum. Uzak durmak istiyordu sanki. Kağıt tamamen hazırdı. Artık sıra mumu yakmaya gelmişti. Işık ve Merve sigara içerlerdi. Çakmak da hazırdı. Başlamadan; perdeleri çekmeyi, ortamın daha loş olmasını istedik ve tabii kapıyı kapattık.

Zaten gelen olmazdı. Bizden hariç iki-üç kişi vardı; onlar da aşağıda maç mı yapıyorlardı yoksa gitmişler miydi bilemiyorduk? Tek istediğimiz bizi kimsenin rahatsız etmemesiydi…

Aniden Mum Söndü

Neyse başlamadan önce bardağın üstüne hepimizin işaret parmaklarını koyması ve kaldırmaması gerektiğini söyledi Işık ve Deniz. Sanırım daha önceden Deniz de denemişti… “Kimin ruhunu çağırıcaz” diye de kendi aramızda bir tartışma tutturmuştuk bir yandan da. Işık, mumu yaktı ve artık başlıyorduk. Merak sarmıştı içimi. Biraz da saçma geliyordu o an için ne yalan söyleyeyim. Bardağın içine doğru bişeyler mırıldandı Işık. Neler söylediğini duyamadık. Daha da meraklanmıştım. Biraz uzun sürmüştü yaptığı her neyse. “Gelmeyecek işte” dediğim an mum söndü. “Neden söndü bu” derken “Geldi” dedi Işık la Deniz. Şaşırmıştık.

İşte O Zaman Korktuk

Aklımıza gelen soruları sorduk. Saçma sapan şeyler yazıyordu yani anlamsız… Derken sorulara evetler hayırlar başladı. Onları isimler ve cevaplar izledi. Şaşırmıştım. Ara sıra yine o anlamsız şeyleri yazıyordu. Öyle cevaplar gelince kendi aramızda şakalaşıp güya onunla alay ediyorduk. Seher çok tiye alıyordu. En son bayağı aşırıydı sözleri. Bardağa söylemişti sanırım. Hakaret ve küfürler geldi cevap olarak. İşte o zaman korktuk, parmaklarımız çektik refleksle. “Işık, gönder!” dedik “İstemiyoruz artık yeter!”.

Gitmiyor…

Işık, bardağa bir şeyler söyledi. Cevap “Hayır!”. “Ne dedin? dedik “Gitmiyor.” dedi. Yazmaya devam ediyordu. “Güzelsin…” “Kim güzel?” diye sorduk birbirimize. Öğrenmek istiyorduk. Cevap geldi “Küpe”… “Küpe mi? Nasıl küpe? Ne küpesi?” diye birbirimize baktık. Yine cevap geldi “yıldız”… “Yıldız küpe mi? diye herkes anlamaya çalışıyordu ne olduğunu. Seher’le Merve birbirine bakıyorlardı. Seher ağlamaya başladı. “Gönderin!” diyordu. Merve ve Deniz “Küpesi yıldız, onu mu diyor?” dedikçe daha da artıyordu bağırışları. Işık sakindi aramızda. Bir şey söyledi bardağa; cevap geldi “Hayır!”. “Gitmiyor.” dedi yine. “Bardağı kırsak mı?” diye konuşurken o an Seher yerinden fırladı, bardağı sınıfın camından karşı duvara çarptı. Cam ve duvar arası dört-beş metre var yok. Ek binanın çıkıntısı bizim sınıfa yakındı çünkü… Bardak yere düştü. Normalde kırılması gerekir.  Ağız kısmından küçük bir parça kırılmış sadece. Hemen aşağı indik bardağa bakmaya. Seher ayakları altında çiğnemeye başladı. Yapacak bir şey yoktu artık. Bardak kırılmıştı.

Besmelesiz ve Tersten

Hepimizin aklında “Gerçekten kurtulduk mu?” sorusu kalmıştı. Çıktık yine sınıfa. Neydi bu olanlar diye birbirimize bakıyorduk. Işık’a sordum “En başta bardağa ne söyledin?” diye. “Duayla gelir.” dedi. “Ne okudun?” dedim. “Fatiha” dedi. “Ne yani her Fatiha’yı okuyunca birileri böyle geliyor mu yani?” dedim. “Besmelesiz ve tersten” dedi. “Besmelesiz” deyince kötü bir şeyler olacağını anlamıştım ama artık çok geçti. “Tersten” demesini anlamamıştım ama korkudan soramadım açıkcası. Gördüklerimden sonra öğrenesim de gelmemişti.

Ruh Gelmez Cin Gelir

Kızdım Işık’a “Neden böyle bir şey yaptın? En baştan söylemeliydin!” diye. Deniz “Gelen ruh değildi zaten. Ruh gelmez cin gelir. Size söyleyemezdik.” dedi. Merve de biliyormuş ama bir şey diyemediğinden bizi de biliyor sanıp susmuş. Seher şok olmuş gibiydi. Korkudan ağlıyordu. Bu arada okul tamamen boşalmış, herkes evine gitmişti. Bir biz kalmıştık koca okulda. Onu da gelen hizmetliden anladık “Niye hala bur’dasınız?” diye sorunca. “Gidiyoruz” dedik, apartopar çıktık. Herkes evine dağıldı. Eve gelince yüzümden annem anlamıştı “bi’ b.klar yediğimi”. Anlattım pişmanlığımı. Dua etmemi söyledi. Kızdı “Niye yaptın? Bi’ daha bulaşma böyle işlere!” diye…

O Gün Bu Gündür…

O gün bu gündür ruh çağırma, cin çağırma yok. Hiç karışmam, yanımdaki kimseyi de bulaştırmam. Tövbe ettim. Derslerinde başarılı bir öğrenci olan arkadaşım Seher o sene okulu bıraktı. Lise birden terk o güzelim kız… Yazık oldu arkadaşıma. Sebep belki buydu veya değildi bilemem ama ben bu olay olarak gördüm her zaman ve bana da ders oldu.

Advertisement
1 Comment

1 Comment

  1. Pingback: Cin Deneyimi "Rüyayla Gelen" - Paranormal Haber

Soru Sor - Fikrini Yaz