Connect with us
deccal deccal

Paranormal Şahsiyetler

Deccal Kimdir Nedir Ne Zaman Gelecek

Deccal, İlâhî dinlerde kıyamet alametlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı kabul edilen olağan üstü güçlere sahip kişidir…Peki Deccal kimdir? Deccal ne zaman gelecek? Hıristiyanlık ve Yahudilik’te Deccal inancı nasıldır?

Published

on

Deccalİlâhî dinlerde kıyamet alametlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı kabul edilen olağan üstü güçlere sahip kişidir…Peki Deccal kimdir? Deccal ne zaman gelecek? Hıristiyanlık ve Yahudilik’te Deccal inancı nasıldır?

Deccal Nedir

Sözlükte “bir şeyi örtmek, yaldızlamak veya boyamak” anlamındaki decl kökünden türeyen bir sıfat olup klasik kaynaklarda “ahir zamanda ortaya çıkıp göstereceği hârikulâde olaylar sayesinde bazı insanları dalâlete sürükleyeceğine inanılan kişi” diye tarif edilir. Deccal kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemektedir. Hz. Peygamber’e nisbet edilen rivayetlerde “muhatabını aldatmak gayesiyle güzel sözler söyleyen kişi; bir kaşı ve gözü bulunmayan kötü kimse” anlamındaki Mesih kelimesiyle birlikte “el-Mesihu’d-Deccal” ve “Mesihu’d-dalâle” şeklinde kullanılmıştır.

Yahudilik ve Hıristiyanlık’ta Deccal

Yahudi dinî literatüründe ilk defa milâttan önce II. yüzyıldan itibaren, “son günler”de Allah’a karşı gelecek güçlü bir varlıktan bahsedilmeye başlanmıştır (Daniel, 7/8 vd., 11/40). Bazı âlimler bu inancın kökünü, eski Bâbil mitolojisindeki sular ve dipsiz karanlıkların hâkimi Tiamat’ın yukarıdaki tanrılara isyan edip Tanrı Ea’nın oğlu Marduk tarafından mağlûp edilmesi mitine bağlarken bazıları da bunun başlangıcını eski İran inançlarında görülen iyilik ve kötülük güçlerinin muhalefetindeki düalizmde aramışlardır.

Yahudi Kutsal Kitabında Deccal

Yahudi kutsal kitabındaki bazı anlatımların Deccal kavramı için zemin hazırladığı kabul edilir. Hezekiel kitabının 38-39. bablarında geçen Gog ve Magog kıssası bunlar arasındadır. Bu kıssada ahir zamanda, Yahudilerin düşmanlarına kumandanlık edecek Gog’un Rab Yahve tarafından nasıl mağlûp edileceği anlatılır. Yahudi kutsal kitabının Yoel, Zekarya, Daniel bölümlerinde de buna benzer anlatımlar vardır. Ancak bu metinlerde Mesih adı geçmemektedir. Hezekiel’de adı verilen Gog ise tarihî bir şahsiyet olarak gözükmemektedir. Daniel’de Deccal için müşahhas bir örnek verilmekte, “küçük boynuz, canavar” tabirleriyle sembollendirilen (Daniel, 7, 8) ve insan üstü özelliklerle tasvir edilen bu örnekle Yahudilere zulüm ve eziyette bulunan IV. Antiochus Epiphanes (ö. m.ö. 163) kastedilmektedir. Antiochus zalim bir hükümdar, büyük orduların kumandanı, üç kralı yenen, azizlere zulmeden, Allah’ın mâbedini tahrip eden bir Deccal tipidir.

Belial – Deccal Bağlantısı

Yahudi kutsal kitabının dışındaki apokrif metinlerden biri olan “On İki Kabile Büyüğünün (esbât) Ahdi”nde Dan kabilesine mensup ve İsrâil’in Allah’a ibadetten vazgeçmesine yol açtığı anlatılan şeytani bir şahsiyet olan Belial da (Beliar) bir Deccaldir. Levi kabilesinden çıkacak Mesih onu yenecek ve ebedî ateşe atacaktır (IDB, I, 141). Diğer bazı apokrif metinlerde de benzer anlatımlara rastlanmaktadır (IV. Ezra, 11-12; IDB, a.y.).

Mesih Muhalifi

Yahudiler Deccali, kendilerini kurtaracağına inandıkları Mesihin muhalifi olarak görmüşler, onlara zarar veren Antiochus Epiphanes yanında Neron, Kaligula, Pompey gibi zalim idarecileri de Deccal olarak telakki etmişlerdir. Menkıbevî Yahudi dinî literatüründe Mesihin muhalifi Deccal için Armilus adı kullanılmıştır. Armilus’un, Roma’nın kurucusu olarak görülen efsanevî şahsiyet Romulus’tan geldiği düşünülmektedir. Romalılar putperest bir kavim olarak Yahudilerin yaşadığı kutsal topraklarda hâkimiyet kurmuş, onlara işkence etmiş, mâbedlerini yıkmışlardır; böylece Mesihin semavî ve ebedî krallığına karşı geçici dünyevî şeytani gücü ve şeytanın krallığını temsil ettiklerine inanılmıştır. Dâvûd neslinden gelen Mesih tarafından öldürüleceğine inanılan Armilus adı, ilkin Saadiah Gaon’un Emunot ve-De’ot’unda zikredilmiştir. Sonraki apokaliptik midraşim edebiyatında geçen bir anlatıma göre Armilus, Roma’da güzel bir kadının mermerden heykelinin çocuğudur. Dünyanın kötü insanları o heykelle kendilerini aldatmışlar, heykel bu insanların tohumlarını içinde muhafaza etmiş, böylece onlardan bir çocuk oluşturmuştur. Armilus adı verilen bu hilekâr varlık 5 m. boyunda, sarı saçlı, ayak tabanı yeşil ve iki başlıdır (EJd., III, 476). Yine bu literatüre göre Armilus kendisinin tanrı olduğunu ileri sürecek, on kralla birlikte olacak, Kudüs’ü ve Antakya’yı zaptedecek, Yahudileri topraklarından çıkaracak, Nehemiah b. Hushiel’i (Yûsuf’un oğlu Mesih) öldürüp dürüst insanları yasa boğacaktır. Ancak Rab Yahve, Deccal Armilus ve ordularını Arbel vadisinde yok edecek, Armilus Dâvûd oğlu Mesih’in nefesiyle öldürülecek (İşaya, 11/4) ve Tanrı’nın krallığı yeryüzüne hâkim olacaktır. Bu literatürde Armilus insan üstü şeytani bir varlık, Mesihin muhalifi bir şahsiyet olarak kötülüğün temsilcisidir.

Hıristiyanlık’ta Deccal

Hıristiyanlık’ta Deccal, “anti-christ” tabiriyle Mesihin düşmanı olarak Kitâb-ı Mukaddes’teki Yuhanna’nın mektuplarında yer alır (I. Yuhanna, 2/18-22, 4/3; II. Yuhanna, 7). Ahir zamanda zuhur edecek düşman şeklinde telakki edilen Deccal Yeni Ahid’de birçok yerde geçer (Matta, 12/28; Luka, 11/20; Vahiy, 12/8, 13/ 1, 16/13, 20/1-7; Selânikliler’e II. Mektup, 2/3-12). Süryânî çevrelerde “antichrist” tabiri için İslâmî kaynaklardaki Deccal teriminin aslı olduğu ileri sürülen daggala kelimesi kullanılır. Hıristiyan dünyasında kökleri Helenist Yahudiliğe kadar giden, İslâmî çevrelerce de paylaşılan bu terim ve onunla ilgili telakkiler tarihî seyri içinde inanç, teoloji, sanat, edebiyat ve siyasette önemli roller oynamıştır.

Fesat Adamı

Yahudilik’te Mesih muhalifi olarak gelişen bu kavram, Hıristiyanlık’ta Mesihin ikinci gelişinden önceki muhalifi olan şeytani veya yarı şeytani yarı insanî bir varlığı ifade etmek üzere kullanılmıştır.

Yeni Ahid’deki Deccal ile ilgili anlatımlar, Yahudilerin kurtuluş öncesinde kötülüğün artacağı ve bir şahısta odaklaşacağı gibi inançlarından etkilenmiş, özellikle Daniel kitabından alınan örnekler bolca kullanılmıştır. Pavlus’un Selânikliler’e yazdığı, Deccal hakkında Yeni Ahid’deki en eski ifadeleri ihtiva eden II. mektubunda (2/3-12) Deccal “fesat adamı, helâk oğlu” şeklinde nitelendirilmektedir; onun ibadet edilen her şeye karşı çıkacağı, tanrılık iddiasında bulunacağı ve ortaya çıkmasının ahir zaman alâmeti olduğu belirtilmektedir.

Deccal Portreleri

Yeni Ahid’in Vahiy kitabında Deccalin iki canavar şeklinde sembolik portreleri verilir. Bunlardan biri denizden çıkan on boynuzlu, yedi başlı bir canavardır. Onun başları üzerinde küfür isimleri bulunur. Bu canavar Daniel kitabındaki dört canavarın birleştirilmiş şeklidir. Kendisine hulûl etmiş olan şeytandan kudret ve hâkimiyet almıştır. İnsanlar arasında kendisine tapanların da bulunduğu bu canavar Deccaldir. Bir bütün olarak Roma İmparatorluğu’nu, dört başından her biri ise kendisine tapınılan bir imparatoru temsil eder; bu başlardan biri de Neron’u gösterir. Mesih yeryüzüne döndüğünde semavî orduları ile bunları etkisiz hale getirir ve ateş gölüne atar, takipçilerini de ağzından çıkan kılıçla katleder (Vahiy, 11/7, 13/1-10, 17/3-18, 19/ 19-21; Daniel, 7/1-9, 15-27). Vahiy kitabında bu Deccal ve sahte Mesih tasvirinin mecazi, sırrî, bâtınî anlamları bulunmaktadır. Hıristiyan kilisesinde Deccal geleneği Yahudilik’teki gibi şu veya bu şekilde asırlarca sürüp gitmiştir. İslâmî gelenekte Hz. Îsâ veya mehdî tarafından öldürülecek Deccal inancı, diğer iki semavî dinde bulunan ilgili inançlarla benzerlik gösterir.

Hıristiyan İnancına Göre Deccal’in Yapacakları

Yeni Ahid’in Vahiy kitabında yer alan Deccal ile ilgili açıklamaların, Yahudi kutsal kitabı Hezekiel’deki (38-39) Gog ve Magog ile Daniel’deki anlatımlara dayandığı bilinmektedir. Sonraki Yahudi apokaliptik literatürü de özellikle Deccalin bedenî tasvirinde kaynak oluşturmuştur. Hıristiyan literatüründe en zengin ve çeşitli Deccal motifleri Hıristiyan apokrif metinlerinde ortaya çıkmıştır. Yahudi kökenli “Hezekiah’ın Ahdi” başlıklı metin, I. yüzyılın sonlarından itibaren gelişmiş bir Deccal geleneğini yansıtır. Metin, muhtemelen Yahudi geleneğine bağlı bir Hıristiyan tarafından yazılmıştır. Bu metinde ahir zamanda karışıklıklar, fitne ve fesatların çıkması, Mesihin gelişinden kısa bir süre önce bu âlemin şeytani kralı Belial’ın annesini öldürmüş bir “fitne kral” olarak insan şeklinde zuhur etmesi, kiliseyi dağıtması, on iki havâriden birini (Petrus) öldürmesi, Mesih gibi davranıp konuşması, kendisini tanrı olarak sunması, hârikalar göstermesi, halkın tapınması için her şehre heykelini koydurması, üç buçuk yıl boyunca birçok insanın onu takip etmesi, daha sonra inananların beklemekte olduğu gerçek Mesih’in melekler ve orduları ile gelip Belial ve ordularını cehenneme göndermesi gibi hususlar yer alır.

Deccal Kavramının Kökenleri

Deccal kavramının nereden geldiği hususunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Ön Asya kavimlerindeki, “zamanın sonu”nda yaratıcı Tanrı’ya karşı çıkan fesat canavarı efsanesi, siyasî olaylardan kaynaklanan sonun düşmanı fikri, Belial’ın efsanevî şahsiyeti, Neron efsanesinin gelişmesi gibi fikirler üzerinde durulmuştur (ER, I, 322).

Yahudi ve Hıristiyan tarihlerinin incelenmesinden, Deccal inancının yayılmasına eski efsanelerin mevcut siyasî durumlara göre yorumlanmasının yol açtığı, ayrıca Yahudi ve Hıristiyanlara zulmedenlere zamanla efsanevî bir hüviyet kazandırıldığı ve böylece menkıbeler oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Romalı İmparator Neron’a, ölümü ve geri dönmesi, yeniden dirilmesi ve nihaî karşılaşmada Mesih’e hasım olması şeklinde böyle bir hüviyet kazandırılmıştır. Bu husus, aynı zaman dilimi içinde yazılan Yahudi ve Hıristiyan metinlerinde (İşaya’nın Göğe Yükselmesi, 4/1-4; Sibylline’nin Kehanetleri, 3/63-74, 4/119-150; Vahiy, 13, 17) görülmektedir. Sahte Mesih veya Deccal, Yahudi kaynaklarından alınan fikirlerle Hıristiyanların geliştirdiği kavramlardır. Ancak Hıristiyanlar bu kavramları işleyerek sonraki Yahudi literatürünü etkilemişlerdir.

Hıristiyan Kaynaklarında Deccal’in Tasvirleri

Hıristiyan dünyasında Deccal, konusundaki gelişme tarihî seyri içerisinde büyük bir çeşitlilik göstermiştir. Sahte Yuhanna’nın Vahyi, Tsefanya’nın Vahyi, Esdras’ın Vahyi (Grekçe) gibi eserlerde Deccal hain ve çirkin bir dev olarak yer alır. Sonraki eserlerde anlatım genişler. Deccal bazan kör, bazan tek gözlü, bazan da gözleri yerlerde çirkin, topal bir yaratıktır. Bazı eserlerde ise akıllı, becerikli bir kimsedir. Kaşlarının arası çok açık, parmaklarının ucu baş şeklinde, elinde bir kılıç bulunan, görenler tarafından hemen tanınan, saçları pis ve uzun bir kimsedir.

II ve III. yüzyılın Hıristiyan yazarları Deccal hakkındaki çeşitli rivayetleri değerlendirmeye çalışmışlar, onun bir tek kişi olduğu veya birden çok kişiyi temsil ettiği, Yahudi ya da Roma asıllı, sahte bir mürşid veya işkenceci bir imparator olduğu hususunda tartışmalara girişmişlerdir. Îsâ Mesih üzerindeki kristolojik tartışmalar onun muhalifine de yansımıştır. III. yüzyılın başında Romalı Hippolytus Antichristo adlı bir risâle yazmıştır. Ona göre Deccal de Mesih gibi Yahudi fakat onun zıddı olacaktır. Hippolytus’un bazı takipçileri, Deccal’in Neron tarafından temsil edilen Romalı zalim tipi ile sahte Yahudi Mesihi tipini tartışmışlardır.

Deccal Kavramının Politik Göndermeleri

İlk inanç eseri olarak Didache’de Deccal dünyanın zalim hâkimi, şeytani kuvvetlere sahip bir varlıktır. Irenaeus’den (ö. 202) itibaren kilise babalarının konuları arasına Deccal de girmiştir. Irenaeus, “anti-christ”in (Deccal) mistik 666 sayısı üzerinde durup onu Roma İmparatoru Lateinos veya tercihen Teitan ile özdeşleştirirken Vahiy kitabındaki imparatorun şeytani Deccal olduğunu belirten açıklamaya dayanmıştır. Tertullian (ö. 220) Deccal terimini bütün dinsiz ve âsi kimseler, Cyprian da (ö. 258) ayrılıkçılar için kullandı. Origen (ö. 254) birçok Deccalin çıkacağını ve en büyüğünün ahir zamanda geleceğini yazdı. Hippolytus’tan sonra Victorinus Vahiy kitabına yazdığı tefsirde, daha sonra Lactantius da meşhur eseri Divine Institutes’in VII. cildinde Deccal geleneğini ele aldılar. Konu Commodian tarafından V. yüzyılın ortalarında geliştirildi. Gotlar’ın Roma’yı alıp Hıristiyanları rahatlatmalarından sonra Neron Roma’yı yeniden ele geçirerek onlara üç buçuk yıl zulüm yapmıştı. Bu olay üzerine Yahudilerin ülkesini yeniden zapt edip kendisine taptıran bu ikinci Deccali Mesihin yeneceği, ülkeleri dinine döndürüp Kudüs’te krallığını kuracağı inancı doğdu. Zamanla Deccalle ilgili çok sayıda risâle yazıldı ve Ephrem, Bede, Methodius, Adso, Nerses, Kudüslü Cyril, Chrysostom ve diğerlerine atfedildi. Halk arasında bu menkıbeler büyük ilgi gördü. Bunlar üzerinde Grekçe, Latince, Süryanice, Koptça, Ermenice, Farsça, Arapça başta olmak üzere çeşitli dillerde eserler yazıldı. İslâm’ın doğuşundan sonra ortaya çıkan Grekçe sahte Metodius metni Latince’ye de çevrilmiş, bu eserdeki Deccal tasvirleri Ortaçağ kiliselerinin vazgeçmediği kör, topal ve her türlü melânete cüret eden bir insan şeklinde halkı şartlandırmıştır.

Doğu Hıristiyanlığı’na mensup bazı babaların, daha sonra da Batılılar’ın Hz. Muhammed’i de 666 sayısına uydurmaya çalışarak (Maometis şeklinde) Deccal ilân etmeye kalkışmaları, Batı’da iç kavgalarda ileri gelen dinî siyasî liderlerin birbirlerini Deccal, Deccalin öncüsü diye itham etmeleri, Yahudilerin Haçlı seferlerinde Deccale bel bağlayarak Türk denilen bir Deccalin İsrâil’in intikamını alıp Hıristiyan kiliselerini ahıra dönüştüreceğini yaymaları, Deccal fantezisinin insanlarca nerelere kadar çekilebileceğinin örneklerini oluşturmuştur.

Deccal Ne Zaman Gelecek

Ortaçağ’da kilise vâizleri Vahiy kitabındaki 666 rakamına 1000 ekleyerek Deccalin çıkış tarihini (1666) vermeye başlamışlar, bu durum büyük sıkıntılar meydana çıkarmış ve idareciler sonunda bunu yasaklamışlardır. Florisli Joachim (ö. 1202) Deccali bir sahte papa olarak düşündü. Çünkü papalık Waldensiyenler’e, spiritüel Fransiskenler’e eziyet etmekteydi. İmparator II. Frederick ile Papa IX. Gregory arasındaki kavgada da (1239) iki taraf birbirini Deccallikle suçladı. Reform öncesi ve sonrasında bütün Protestan reformcular Roma kilisesini ve papalığı Deccallikle suçlarken kendileri de aynı ithama mâruz kaldılar.

Deccallikle Suçlananlar

1760’tan bu yana Batı’da Deccal konusu yeniden ilgi toplamış, Fransız İhtilâli de bunu kamçılamıştır. Batılılar Hz. Peygamber’i, Müslümanları, Türkler’i, Büyük Peter’den Kraliçe Mary, Oliver Cromwell, Napolyon Bonapart, III. Napolyon, Vladimir Lenin, Kaiser Wilhelm, Adolf Hitler ve Joseph Stalin’e kadar birçok ileri gelen kimseyi Deccal olarak kabul ederken Afrikalı Müslümanlar Avrupalı sömürgecileri Deccal olarak görmüşlerdir. 1927’de yayımlanan bir İngiliz hükümet raporunda bu inancın Afrikalı Müslümanları ayakta tuttuğu belirtilmiştir (Sarıtoprak, s. 47).

Günümüzde çağdaş Batılı yazarlar Deccal kavramını tarihî şahsiyetlerle özdeşleştirmeyi uygun görmemektedir. Genel anlayışa göre Deccal henüz zuhur etmemiştir.

Hızır Aleyhisselam Kimdir

Mehdi Kimdir Ne Zaman Gelecek

 

Advertisement
3 Comments

3 Comments

  1. Pingback: Adnan Oktar'dan İddialı Kehanetler "2-3 Ay İçinde Büyük Felaketler Patlak Verecek" - Paranormal Haber

  2. Pingback: Azazil Ne Demektir ve Azazil Kimdir - Paranormal Haber

  3. Pingback: Şeytan Nedir - Farklı Kültürlerde Şeytan - Paranormal Haber

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paranormal Şahsiyetler

Elizabeth Bathory Vampir miydi?

Elizabeth Bathory hakkında bazıları onun şeytandan daha kötü olduğunu söyleseler de işlediği suçlar “kötü” kavramının çok ötesindeydi…

Published

on

By

Elizabeth Bathory Vampir miydi?

Elizabeth Bathory 1560-1614 yılları arasında yaşamış olan Macar kontesi. Bazıları onun şeytandan daha kötü olduğunu söyleseler de işlediği suçlar “kötü” kavramının çok ötesindeydi.

Bram Stroker, vampirler hakkındaki romanının araştırmasını yaptığı sıralarda Sabine Baring – Gould’un “The Book Of Werewolves” adlı kitabına rastladı. Bu çalışmada “Blood Countess” denilen merhametsiz bir kadının yaptıkları anlatılıyordu. Görünüşe bakılırsa bu hikaye Stroker’ın Kont Drakula‘yı yaratmasında ilham kaynağı olmuştur. Gerçekte Elizabeth’in kuzeni Stephan Bathory bir gün Transilvanya’da bir prens olacaktı.

Kan Banyosı İle Cilt Bakımı

Elizabeth Bathory iyi eğitim görmüş, akıllı bir kadın olmasına rağmen çok acımasız ve zalim bir kişiliğe sahipti. Anlaşılan kocasının ölümünden sonra ortaya çıkan ölüm korkusuyla, uşaklarına ve kölelerine karşı sadist davranışlar içersine girmişti. Sonsuzluk ya da uzun hayat olmazsa bile en azından kan banyosu yaparak genç görünümlü bir ten elde etme çabasındaydı. Kocası bir asker olarak, savaşta esir düşmüş Türk askerlerine duygusuzca işkence ederdi ve Elizabeth Bathory aslında, nasıl zulmedileceği hakkında bilgileri kocasından almıştı.

Söylendiğine göre Elizabeth Bathory çok sayıda kadın öldürmüş ve yaptığı insanlık dışı eylemlerinde kendinden mevki olarak aşağıdaki kimseler tarafından yardım görmüştür.

Elizabeth Bathory 650 Kızı Öldürüp Kanlarını İçmiş

Elizabeth Bathory, kurbanlarını dövmeyi alışkanlık haline getirdiği gibi aynı zamanda onları sakat bırakırdı. Yine söylentilere bakılırsa Castle Csejthe adlı evinin yakınlarında kurbanlarından bazılarını kışın karlı ve soğuk havasında üzerlerine buzlu su dökerek dondururdu. Bunun dışında olası yamyamlık davranışları da sergilemekteydi.

İddiaya göre Elizabeth Bathory bir defasında, yaşayan hizmetçi bir kızın vücudundan birçok ısırık almıştır. Kanlı Kontesin genç kalma umutları için bakire genç kızların kanıyla banyo yaptığı gibi efsanevi hikayeler de vardır. Başka bir kaynağa göre de 650 kızı öldürüp kanlarını içtiği söylenir. Yine de kesin olan tek bir şey vardır ki, o da Elizabeth Bathory gerçekten var olmuş ve şeytanca işler yapmıştır.

Ölü sayısı arttığında Elizabeth Bathory’nin hizmetçileri cesetleri şatonun dışına attılar. Kan içindeki ölü vücutları bulan köylüler doğal olarak onların vampirler tarafından öldürüldüğünü düşündüler dedikodular böylelikle yayılmaya başladı.

Karpat Dağlarındaki Şatosuna Hapsedildi

Elizabeth Bathory 1610 yılında, genç yaştaki kızları öldürme teşebbüslerinden sonra tutuklandı. Büyücülükle ilgisi olduğu iddiası tutuklama nedeni olarak gösteriliyordu. Söylentilere göre, kurbanların cesetleri kanlar içinde şatosunda bulunmuştu. 1611 yılında yapılan 2 duruşmada Elizabeth Bathory’nin işlediği suçlar hakkında tek ve gerçek ifadesi alındı. Kendisi bizzat mahkemede ortaya çıkmadığı halde, uşakları orda bulunuyordu. Mahkemenin ardından kontes’in sadık uşakları yetkililer tarafından öldürüldü ve Elizabeth, Karpatya dağlarında bulunan şatosundaki yatak odasına, ölümünden yıllar sonrasına değin hapsedildi. O’nun hakkında anlatılan efsaneler hala devam etmektedir. Bugün bile bazı insanlar Elizabeth Bathory’nin hayaletinin, anavatanı olan Karpatya’da geceleri etrafta dolaşarak kan aradığını söylerler.

Elizabeth Bathory’nin İşkence Yöntemleri

Bir başka efsanede Kanlı Kontesin yaptığı işkenceler ve cinayetler şöyle anlatılır. Kocası öldükten sonra büyücülükle uğraşmaya başlamıştır. Hatta at ve diğer hayvanların kurban edildiği ayinlere katıldığı düşünülmektedir. 40 yaşına geldiğinde yaslanmaya başladığını düşünüp güzelliğini kaybedeceği telaşına düşer. Bir gün, genç bir hizmetçi kız, sacını tararken yanlışlıkla biraz çeker ve o da kızın eline sert bir şekilde vurur, kızın elinden akan kan Elizabeth’in elinin üstüne düşer ve oda kızın güzelliğini ve tazeliğini aldığını düşünür. Daha sonra baş uşağına emir vererek kızın bütün kanını bir tekneye akıttırır ve orada “kan banyosu” yapar.

Daha sonra işi iyice abartır ve zaman içerisinde 612 genç kızı kaçırarak bunların ölümüne sebep olur. Kızlar, tepeye asılı bir kafeste işkence görür ve Elizabeth de bu kafeslerden akan kanla duş alır. Çok ses çıkartan bir hizmetçisinin de ağzını diktiği söylenir, ayrıca bakire cesetlerini ormana atarak kurt adam ve vampir söylentilerinin çıkmasına neden olur. Kurbanlarını önce bağlar sonra atardamarlarına delikler açarak kanın dışarı daha kolay boşalmasını sağlar. Kurban için kan kaybından ölmeyi beklemekten başka çare yoktur artık.

Kurbanlarından biri kaçmayı basarmış ve Castle Csejthe de dönen olaylar böylelikle gün yüzüne çıkmıştır. En sonunda bu yaptıkları anlaşılır ve 1611 de kazığa bağlanıp diri diri yakılmaya mahkum edilir ancak saraylı olduğu için bu cezayı şatosunda küçük bir odaya kapatmaya ve ölene kadar orada kalma cezasına dönüştürürler. Yalnız yemeğinin verilebilmesi için küçük bir delik bulunan bir oda… 1614 yılında burada ölü olarak bulunur.

Tarihin Kaydettiği Bilinen En Şeytani 9 Kadın

Tarihin Kaydettiği En Şeytani 10 Kadın

Osmanlı Döneminde Yaşanmış Esrarengiz Vampir Vakası

Osmanlı Döneminde Yaşanmış Esrarengiz Vampir Vakası

Continue Reading

Paranormal Şahsiyetler

Türklerin Ayı Kralı Abakan

Abakan, Abakan Irmağı’nda boğulduğuna inanılan ve Hakasların (Bir Türk boyu) atası olarak kabul edilen efsanevi kişidir. Yağmur yağdırdığı ve Altayları koruduğu inanışı Hakaslar arasında oldukça yaygındır.

Published

on

By

abakan ne demek neresi kimdir mitoloji efsane

Abakan, Abakan Irmağı’nda boğulduğuna inanılan ve Hakasların (Bir Türk boyu) atası olarak kabul edilen efsanevi kişidir. Özelde aynı isimli bir Hakas boyunun ve daha geniş kapsamlı olarak tüm Hakasların atası olarak anılır. Yağmur yağdırdığı ve Altayları koruduğu inanışı Hakaslar arasında oldukça yaygındır.

Abakan Efsaneleri

  • Bir söylentiye göre Abakan Irmağı’nın adı, kıyısında yaşayan Aba Han (“Ayı Han”) adlı bir savaşçının atıyla birlikte bu nehrin sularında boğulması nedeniyle verilmiştir. Ayrıca Hakasya’nın başkenti (Hakasça: Ağban) adını yine bu kahramandan alır.
  • Ayı, Hakaslarda kutsal ve soyundan gelinen bir hayvan olarak görülür. Hakaslar, Abakan Han’ın bu ırmağın kaynağında yaşadığını ve koruyuculuğunu yaptığını düşünürler. Atıyla ırmağın bir kıyısından diğer kıyısına atladığı anlatılır. Küçük ve Büyük Abakan ırmaklarının kavuştuğu yerde ayıya benzer biçimli kayalar bulunmaktadır.
  • Bir efsâneye göre bu isimdeki adlı bir genç, köylüleri kaçıran bir ayı ile savaşarak onu yener ve öldürür. Bunun üzerine ayının gövdesinden bir ırmak doğar.
  • Bir başka rivâyette ise, Abakan Irmağı’nın etrafında geçmişte çok fazla ayı yaşadığı için ırmağa bu adın verildiği öne sürülür.
  • Abakanların ayıdan türediklerine dair inanışları, ayının bir ongun (totem) hayvanı olarak kabul görmesine neden olmuştur. Bazı Türk boylarında “Aba Tös” (Ayı Ruhu) adlı bir ongunun bulunduğu da bilinmektedir.

Abakan Ne Demek

“Ayı Han” veya “Ayı Kanı” demektir. Anadolu Türkçesi’nde bu sözcük cömert, şerefli, onurlu anlamlarına gelir. Abartmak ve Azmak fiillerinde olduğu gibi bu kökten gelen sözcüklerde büyüklük ve şiddet içeriği bulunur. Abi (büyük erkek kardeş) ve Aba/Apa (baba, dede) manaları da yine bu isimle alakalıdır. Eski Moğolca ile Mançuca’da Aba ve eski Türkçe’de Ab sözcükleri av, avlanmak manalarını da barındırır. Moğolca’daki “Abgalday (Avgalday)” sözcüğü ise “şaman maskesi” anlamına gelir ve çoğunlukla ayı biçimli olarak simgelenir.

Altay Prensesinin Laneti

Hızır Aleyhisselam Kimdir

 

Continue Reading

Paranormal Şahsiyetler

Azazil Ne Demektir ve Azazil Kimdir

Published

on

By

azzazil kimdir nedir ne demek cinler

Azazil, Yahudi ve Hıristiyan kaynaklarında; Azazel, Azael, Hazazel gibi isimlerle geçer. Kur’an’da ve sahih hadislerde bu kelimeye rastlanmaz.

Azazil: Hem Göklerde Hem Yerde Duayen

İslam mutasavvıflarından Hallac, Azazil’i “Hem göklerde hem yerde duayen idi, gökte meleklere duayenlik yapmaktaydı” şeklinde tanımlayarak, Azazil’in gökte meleklere iyilikleri, güzellikleri gösterdiğini, kovulduktan sonra yerde ise insanlara çirkinlikleri, kötülükleri öğrettiğini açıklamaktadır. Hallâc’a göre, “İblisin adı onun adından türemişti; sonradan Azazil şeklinde değiştirildi”. Hallâc’ın görüşü doğrultusunda Azazil, ister istemez cin-melek konusuyla yakından ilgili bulunmaktadır.

Muteber hadis kitaplarında bulunmayıp, tefsirlerde İbni Abbas’a dayandırılan bazı rivayetlere göre, üreyip çoğalmakla meleklerden ayrılan ve cin – şeytan sınıfına giren varlıklar, aslında insanlar gibi iyisi, kötüsü bulunan cinlerdir. İblis, aslı cin olan (bk. el-Kehf 18/50) ancak meleklerin arasına girip çıkan, Hz. Âdem’e secde meselesinde meleklerin aksine emre itaat etmeyen (bk. el-Bakara 2/34; el-A‘râf 7/11; el-Kehf 18/50), böylece onların arasına katılmaktan veya Hz. Âdem’le birlikte bir yeryüzü cenneti olan Aden’de bulunmaktan menedilen (bk. el-A‘râf 7/13, 18) bir varlıktır. Onu melek iken sonra itaatsizlik yapmış bir varlık olarak görmek yanlış olur (bk. HÂRÛT ve MÂRÛT). Çünkü melekler itaatsizlik yapmaz, yüce Allah’a isyanda bulunmazlar (bk. et-Tahrîm 66/6). Ancak cinlerden şeytanlaşanlar olduğu gibi cinni şeytan zümresinde iken imana gelenler de bulunabilir.

Cahiliye devri Araplarında da hayır ve şer ile ilgili cinler hakkında inanışlar vardı. Hz. Peygamber, “Resulü’s-sekaleyn” (insan ve cinlerin peygamberi) olması dolayısıyla cinlere Kur’an sureleri öğretip onları Müslüman yapmış bir peygamber olarak bilinir.

İblis ve Azazil Aynı mı

Hallâc, kendisine has bir görüşle, Azazil kelimesindeki ayn”ın, “iblisin gayesinin ululuğu”na, zânın “himmetinin ziyadeliği”ne, elif’in “ülfetinin büyüklüğü”ne, ikinci zâ’nın “zühdünün derinliği”ne, yâ’nın “kendi ululuk ve yüksekliğine sığınması”na, lâm’ın “ıstırap ve imtihanındaki mücadelesi”ne işaret ettiğini ileri sürer. Azazil ile iblisi tam bir aynilik içinde gören Hallâc, Azazil’in Adem’e neden ve ne gibi bir mantıkla secde etmediğini ve böylece Allah tarafından niçin lânetlendiğini açıklamaktadır. Yine Hallâc, İblis’e Azazil denmesinin sebebi olarak onun kendi saltanatı içinde “azledilmiş” olmasını da düşünmekte ve onun diğer vasıflarını sıralamaktadır.

Nefilimlerin Babası

İbranice’de Azazel, “Tanrı’nın kuvvetlendirdiği” anlamına gelir. Azazel hakkındaki en eski Yahudi kaynaklı rivayet, mevsuk sayılmayan Enoch (Hanuk: Hz. İdrîs) kitabında görülmektedir. İnsan türünden olan kızların güzelliğine kapılarak Hermon dağı üzerinde yere inmiş 200 meleğin reisleri arasında onun adı Azael (Enoch, VI, 7) ve Azazel (Enoch, LXIX, 2-4) olarak geçmektedir. Bu, Tevrat’ın Tekvîn kitabının altıncı babında söz konusu edilen “Allah oğulları” kıssası ile ilgilidir. Bu kıssaya göre insan türünden olan kızlar ile birleşmelerinden peyda olan devlerin yeryüzüne saçtıkları kötülükler yüzünden tufan suları dünyayı kaplamadan önce Allah bu melekleri cezalandırmış, bu arada Azazel’in de ellerini ve ayaklarını büyük meleklerden Rafael’e bağlatarak Dudael’deki bir çukura attırmıştır (Enoch, X, 4-6). Yahudiler arasında mevcut olup İsrailiyat edebiyatı vasıtasıyla Cahiliye devri Arapları arasında da yayılan, karanlık gecelerde yolculara türlü eziyetler eden sayısız çöl cinlerinden birinin bu Azazel olduğuna dair inanış, muhtemelen bu tahrif edilmiş kıssadan gelmektedir.

Tevrat’ta biri Rab, öteki Azazel’e sunulacak iki keçiden bahsedilmektedir (Levililer, 16/8-10). Bu keçilerden ilki bir kurban iken ikincisinin Azazel’e, İsrâiloğulları’nın günahını çöle taşıması, halkı günahlarından temizlemesi için gönderildiği anlaşılmaktadır. Azazel’in burada tabiat üstü ruhanî bir varlık olarak kabul edildiği görülmektedir. Çöl, cinlerin ve ruhanî varlıkların meskeni olarak bilindiğinden (Levililer, 13/21, 17/7), kötülükten onu geldiği yere iade ederek kurtulmak istenmektedir. Dolayısıyla Azazel, Enoch kitabında yeryüzüne indiği, yaptıklarından dolayı lânetli olarak son güne kadar kalmaya mahkûm edildiğinden bahsedilen çöl cini olmalıdır.

Cinlerin Yazdığı İddia Edilen Yasaklı Kitap

Deccal Kimdir Nedir Ne Zaman Gelecek

Hızır Aleyhisselam Kimdir

Mehdi Kimdir Ne Zaman Gelecek

 

Continue Reading

Paranormal Şahsiyetler

Osmanlı’nın Kudretli Cinci Hocası

Sultan İbrahim’i etkisi altına alarak devrin siyasî olaylarında mühim rol oynayan padişah hocası ve Anadolu kazaskeri ama aynı zamanda cin ve büyü işlerinin ustası Cinci Hoca lakaplı Hüseyin Efendi’nin hayat hikayesi…

Published

on

By

cinci hoca

Sultan İbrahim’i etkisi altına alarak devrin siyasî olaylarında mühim rol oynayan padişah hocası ve Anadolu kazaskeri ama aynı zamanda cin ve büyü işlerinin ustası Cinci Hoca lakaplı Hüseyin Efendinin hayat hikayesi… (daha&helliip;)

Continue Reading

Paranormal Şahsiyetler

Mehdi Kimdir Ne Zaman Gelecek

İslam’da Mehdi İnancı, Diğer Dinlerde Ahir Zaman ve Mehdi, Mehdi Ne Zaman Gelecek ve Ne Kadar Hüküm Sürecek, Mehdi Kimin Soyundan Gelecek, Mehdi’nin Doğumu, Mehdi’nin Özellikleri, Mehdi Nerede Yaşayacak, Mehdi Neler Yapacak, Mehdi’den Sonra Neler Olacak, İslam İnancında Mehdi…

Published

on

By

mehdi

Mehdi, dünyanın son zamanlarında ortaya çıkıp doğru inancı ve adaleti yeryüzüne hakim kılacağına inanılan kurtarıcıdır.  İleride gelecek bir kurtarıcı (Mesih, mehdi) inancı büyük dinlerde olduğu gibi ilkel dinlerde de görülmekte, bu inanç bir bakıma tarihte ve günümüzde bazı dini-siyasi hareketlerin güç kaynağını oluşturmaktadır. (daha&helliip;)

Continue Reading

Öne Çıkan Haberler

Hızır Aleyhisselam Kimdir

Hızır Aleyhisselam kimdir, nasıl görünür ve nasıl görülür? Hızır Aleyhisselam peygamber mi yoksa Allah dostu mudur? Sonsuza kadar yaşayacak mıdır? Hızır Aleyhisselamla ilgili ayet ve hadisler hangileridir. Diğer kutsal kitaplarda Hızır Aleyhisselamdan söz ediliyor mu?

Published

on

By

hızır aleyhisselam kimdir

Hızır Aleyhisselam kimdir, nasıl görünür ve nasıl görülür? Hızır Aleyhisselam peygamber midir yoksa Allah dostu mudur? Sonsuza kadar yaşayacak mıdır? Hızır Aleyhisselamla karşılaşmak için neler yapılmalıdır. Hızır Aleyhisselamla ilgili ayet ve hadisler hangileridir. Diğer kutsal kitaplarda Hızır Aleyhisselamdan söz ediliyor mu?

(daha&helliip;)

Continue Reading
Advertisement

Facebook Sayfamızı Takip Edin

Advertisement
Advertisement

Popüler