Cinli Bağ Evinde Yaşadıklarımız

Haydar C., arkadaşlarıyla cinli olduğunu bilmeden mangal yapmak için gittikleri bağ evinde yaşadıkları korku dolu olayın hikayesini anlatıyor.

Haydar C. anlatıyor…

Arkadaşlarla Bağ Evine Gidelim Dedik

Cinli Bağ Evinde Yaşadıklarımız - Yaşanmış gerçek cinli Türk kısa korku hikayeleri
Cinli Bağ Evinde Yaşadıklarımız – Yaşanmış gerçek cinli Türk kısa korku hikayeleri

Tamamıyla benim başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Hiçbir şekilde yanlış, yalan bir durum söz konusu değildir. Normal şartlarda asla anlatmam ama çok meraklı olan gençler iyi dinlesin. Fazla merak iyi değildir.

Yaş şu an benim 25. Bu olay başıma 20 yaşında iken geldi ki tam bir cahiliye dönemidir… İnsanda o yaşlarda deli cesareti oluyor demek ki. 5 sene çok olgunluk katıyor insana. Bu sene bunu öğrendim ben.

Şimdi biz 4-5 kişilik bir arkadaş grubu olarak, aramızdan birinin babasına ait olan bir bağ evine gittik. Yaz ayları. Hava güzel. Geç saatte gittik. Orada kalacağız. Mangal filan yaktık. Neyse… Hoş sohbet, vakit gece 12 oldu.

Arkadaş Ekmek Kırıntılarının Üzerine Hacet Giderdi

Çay içiyoruz. Aramızdan birisi kalan ekmekleri ve kırıntıları, bahçe kapısının çıkışının tam karşısına; bir kaya dibine dökmüş. Aramızdan biri de bilmiyor; çok af edersiniz; küçük su dökmeye oraya gidiyor. Biri de mangaldan kalan kozu gidip, oraya döktü. Yetmedi bir başkası da gece o vakitte üstüne su döktü…

Neyse; oturuyoruz… Herhangi bir alkol veya madde kullanımı asla yok bu arada. Tam 100-150 metre ileride bir ev var. Dağın yamacında. Kör zindan karanlık ortalık. O evde yaşayan yok. Harabe zaten. Hiçbir şekilde kullanım yok.

Zaten şehirden çok uzağız; balicisi, tinercisi de o eve gelmez. Evin bir anda ışığı yandı! Buraya elektrik de vermemiş devlet çünkü yaşayan yok. Biz de jeneratörden çekiyoruz. Düşünün yani öyle bir yer…

Karşı Evin Penceresindeki Tuhaf Yaratık

Karşı evin penceresinden birisi bize bakıyor… Kolları abartısız söylüyorum 1 metre uzunluğunda. Kafası küçük, kulakları bayağı geniş ama boyu kısa. Adam döndü; bize bakıyor pür dikkat.

Birbirimize bakmaya başladık ama herkes sezmiş onların! olduğunu. Kimse birbirine panik vermiyor. Adam suratına filan vuruyor, bizi izliyor. Kafasını sağa sola çeviriyor. Dönüyor bize bakıyor filan…

Ama ben kilitlendim iyice. Bilincim gitme derecesinde. O varlıktan bir anda tuhaf bir ses geldi. Sanki bize çağrıda bulundu. Bir anda herkes kalktı; arabaya bindik. Biner binmez uzaklaştık. Kimse kimseyle konuşmuyor ama…

Hoca Getirdik Bizden Önce Kaçtı

Sabah oldu; tekrar bir araya geldik. Bir tane hoca dediğimiz arkadaşı aldık ama o da cahil, korkak. Akşam o eve geri gittik. Saat bu sefer 10 filan. Hocaya olayları anlattık. Hoca okumaya başladı olay yerinde. Dualar filan ama bir cacıklık olacak besbelli.

Derken o lavuk tekrar bir çıktı cama! Yanımızda köpek var. Köpek bağırmaya bir başladı acı acı ama bu sefer herkes felç oldu resmen. Hoca diye getirdiğimiz en başta kaçtı. Biz arkasından. Köpek de kaçıyor bizimle.

Arabaya bindik üst üste ama marşa bastık almadı. İkinci defa bastık aldı ama bu sefer el frenini unuttu arkadaş. Köpek insan gibi bağırmaya başladı. Bir kaçışımız var Allah kimseye vermesin!

Okunmasaydık Cinler Bizi Götüreceklermiş

Hoca dediğimiz kişi bayıldı bayılacak. Adamı evine bir bıraktık. Adam binaya koşarak girdi. Şehre girdik ama hala korkuyoruz. Hepimizi okudular, üflediler de peşimizi bıraktılar… Yoksa bizi o gün götüreceklermiş…

Siz siz olun; delikanlılık yapmayın bu gibi işlerde aman diyim!

Sonradan öğrendiğimiz bir bilgiye göre o evin sahibi kendini vurmuş orada. Bizim de rahatsız edilme sebebimiz o ateş ve kırıntıya maalesef idrar değmesiymiş.

Cinlerle İlgili Bilgi ve Halk İnançları

Facebook Grubu

Okuduklarını nasıl buldun?
+1
0
+1
1
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
Abone Ol

Leave a Reply