Cinli Bağ Evinde Yaşadıklarımız

Cinli Korku Hikayeleri – Haydar C., arkadaşlarıyla beraber; cinli olduğunu bilmeden mangal yapmak için gittikleri bağ evinde yaşadıkları korku dolu paranormal olayın hikayesini anlatıyor.

Cinli Korku Hikayeleri – Başımdan geçen korkutucu bir paranormal bir olayı anlatmak istiyorum. Normal şartlarda asla anlatmam ama bu konulara çok meraklı olan gençlere ders olsun diye anlatma gereği duyuyorum. Merak kediyi öldürdü derler. Fazla merak iyi değildir. Şu an 25 yaşındayım. Ancak anlatacağım olay başıma geldiğinde 20 yaşındaydım. İnsanda o yaşlarda cehaletin verdiği bir deli cesareti oluyor demek ki. 5 sene çok olgunluk katıyor insana. Bu sene bunu öğrendim ben. 

4-5 kişilik bir arkadaş grubu olarak, aramızdan birinin babasına ait olan bir bağ evine gittik. Mevsim yaz, hava güzel. Bağ evine vardığımızda akşam olmak üzereydi. Bunun sebebi yola geç çıkmış olmamızdı çünkü geceyi orada geçirmeyi planlıyorduk. Eve varınca hemen mangal yaktık, neşe ve huzur içinde muhabbet ettik derken, vakit gece 12 oldu.

Geç saat olmasına karşın biz hala evin verandasında açık havada çay keyfi yapıyorduk. Aramızdan birisi, yemekten kalan ekmek ve yemek artıklarını, bahçe kapısının çıkışının tam karşısına; bir kaya dibine döktü. Bir diğer arkadaşımız ise yemek artıklarının dökülmüş olduğu aynı kaya dibine idrarını yaptı. Biri de mangaldan kalan közleri gidip aynı yere döktü. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir başkası da gece o vakitte kaya dibine atılmış közlerin üzerine su döktü… Tabi biz o zamanlar az önce saydığım bütün bu hareketleri yapmamamız gerektiğinden bi haberdik. Cehalet işte… [1]Cinler Sebebiyle Akşam Saatlerinden Sonra Yapılmaması Gereken Şeyler: Türkiye’de yaygın halk inanışlarına göre; akşam saatlerinden sonra dışarıya çöp; bilhassa yemek artıkları … Continue reading

Bu arada özellikle belirtmek isterim ki bütün bu süreçte herhangi bir şekilde alkol veya madde kullanımı olmadı asla. Bulunduğumuz evin 100-150 metre kadar ilerisinde başka bir ev daha vardı. Dağın yamacında, içinde yaşayan kimse olmayan, harabe halinde bir evdi bu. Tamamen terk edilmiş ve unutulmuş bir yapı…

Cinli Bağ Evi

Biz verandadaki çay keyfimize devam ederken işte bu karanlık evin ışıkları bir anda yanıverdi! Bulunduğumuz yer, şehirden çok uzaktaydı. Evsiz serseriler veya madde bağımlılarının o eve gelmesi imkansızdı. Ayrıca bildiğimiz kadarıyla içinde yaşayan kimse olmadığı için o eve elektrik de verilmiyordu. Bizim bulunduğumuz evde dahi sürekli ikamet olmadığı için biz bile ancak bir jeneratör vasıtasıyla elektrik tedarik edebiliyorduk. Düşünün yani öyle bir yer…

Esrarengiz bir durum olmasına rağmen asıl korkutucu olan karşı evin ışıklarının aniden yanması değildi. Evin penceresinden bize doğru bakmakta olan o şeydi… Bir insanı andırıyordu ama abartısız söylüyorum; kolları en az 1 metre uzunluğundaydı. Kafası küçük, kulakları bayağı geniş ama boyu kısaydı. Bakışlarını hiç ayırmadan, pür dikkat bize bakıyordu. Bunu fark ettiğimizde sessizce birbirimize bakmaya başladık. Ancak herkes sezmişti o şeyin onlardan (cin) biri  olduğunu. Hiçbirimiz, birbirimizi korkutmak, panikletmek istemediğimiz için ani veya sıra dışı bir tepki vermedik. 

Adam kendi suratına filan vuruyor, bizi izliyordu. Arada kafasını sağa sola çeviriyor, sonra dönüp tekrar bize bakıyordu. Dikkat çekecek kadar tuhaf ve anlamsız hareketler… Dediğim gibi sanki hepimiz söz birliği etmişçesine sükunetimizi korumaya çalışıyorduk. Ancak ben kilitlenmiştim sanki. Bilincim neredeyse kaybolma derecesine gelmişti korkudan. O varlıktan bir anda tuhaf bir ses geldi. Sanki bize çağrıda bulundu. Bir anda herkes korku ve panikle ayağa kalktı. Apar topar arabaya bindik. Biner binmez son hızla o bölgeden uzaklaştık. Yol boyunca kimse kimseyle tek kelime konuşmadı ama…

Sözlerimin başında da dediğim gibi o yaşlarda insanda cehaletin verdiği bir deli cesareti oluyor. Sabah oldu;arkadaşlarla tekrar bir araya geldik. Evvelki gece yaşadıklarımızı konuştuk. Sonuç olarak; dini bilgisi hepimizden fazla olduğu için hoca dediğimiz bir arkadaşı da yanımıza aldık. Akşam hep beraber o eve geri gittik. Saat bu sefer 10 filan. Amacımız sanki üzerimize vazifeymiş gibi cinleri oradan kovmak

Hoca, dualar okumaya başladı olay yerinde. Yanımızda bir de köpek vardı o sırada. Köpek acı acı ulumaya başladı. Derken o şey tekrar belirdi o evin penceresinde! Ama bu sefer herkes felç oldu resmen. Hoca diye getirdiğimiz en başta kaçtı. Biz arkasından. Köpek de kaçıyor bizimle. Arabaya bindik üst üste ama marşa bastık almadı. İkinci defa bastık aldı ama bu sefer el frenini unuttu arkadaş. Köpek insan gibi bağırmaya başladı. Bir kaçışımız vardı ki evlere şenlik. Allah kimseye vermesin!

Hoca dediğimiz kişi korkudan bayıldı bayılacak. Adamı evine bir bıraktık. Adam binaya koşarak girdi. Şehir merkezine girmiştik ama hala korkuyorduk. Olayı anlattığımız aile büyüklerimiz, bu işlerden daha iyi anlayan bir hoca bulup hepimizi okuttular. [2]Okumak: Cin, nazar vb. durumlardan etkilenenleri gerek korumak gerekse de şifalandırmak amacıyla Kuran’daki bazı ayetler ve şifa dualarının, hastanın yanında okunması işlemi. Bundan sonra o yaratıklar peşimizi bıraktılar… Yoksa bizi o gün götüreceklermiş…

Siz siz olun; delikanlılık yapmayın bu gibi işlerde aman diyim! Bu arada; sonradan öğrendiğimiz bir bilgiye göre; o evin sahibi kendini vurup intihar etmiş orada. Bizim de korkutulma sebebimiz kaya dibine döktüğümüz közler ile yemek artıklarının üzerine idrar yapılmasıymış. Meğer yemek artıklarını cinler yermiş ve üzerine atılan, dökülen köz, idrar, sıcak su gibi şeyler onlara zarar verirmiş. 

Ana Sayfa * Paranormal Deneyimler * Google Haberler’de takip et

References

References
1 Cinler Sebebiyle Akşam Saatlerinden Sonra Yapılmaması Gereken Şeyler: Türkiye’de yaygın halk inanışlarına göre; akşam saatlerinden sonra dışarıya çöp; bilhassa yemek artıkları atılmaz, köz, sıcak su dökülmez ve dışarıda hacet giderilmez. Bunların; o saatlerde etrafta dolaşan cinlere zarar verip, onları rahatsız edebileceğine ve bunun neticesinde cinlerin intikam almak için bunları yapanlardan intikam almak gayesiyle onla zarar verebileceğine inanılır.
2 Okumak: Cin, nazar vb. durumlardan etkilenenleri gerek korumak gerekse de şifalandırmak amacıyla Kuran’daki bazı ayetler ve şifa dualarının, hastanın yanında okunması işlemi.
Keşfet

Leave a Reply